SAYGI HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI UZMANI PROF.DR. KÜRŞAT UZUN: “ALERJİ MEVSİMİ: İLKBAHAR VE SONBAHAR”
Saygı Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Yoğun Bakım Uzmanı Prof.Dr. Kürşat Uzun, alerji ile ilgili yaptığı açıklamada, dünyanın birçok yerinde ilkbahar...

09 Mayıs 2024 Perşembe 14:33
Saygı Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Yoğun Bakım Uzmanı Prof.Dr. Kürşat Uzun, alerji ile ilgili yaptığı açıklamada, dünyanın birçok yerinde ilkbahar ve sonbaharın alerji mevsimi olduğunu söyleyerek alerjinin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını ancak birtakım önlemler alınarak alerjik reaksiyonların ortaya çıkmasının önlenebileceğini söyledi.
Günümüzde yaygın olan ve birçok insanı etkileyen "alerji" konusunda Saygı Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Yoğun Bakım Uzmanı Prof.Dr. Kürşat Uzun önemli açıklamalarda bulundu. Uzun, "Alerji, çoğu insan için zararsız olan çevredeki maddelere kişinin bağışıklık sisteminin tepki vermesiyle ortaya çıkar. Alerjenler, toz akarlarında, evcil hayvanlarda, polenlerde, böceklerde (özellikle arı), havayla taşınan küflerde, gıdalarda (yer fıstığı, kabuklu deniz ürünleri, yumurta ve süt gibi), lateks veya dokunduğunuz diğer maddeler ve ilaçlarda (penisilin) bulunur. Alerjiniz olduğunda, bağışıklık sisteminiz belirli bir alerjeni zararlı olmadığı halde zararlı olarak tanımlayan antikorlar üretir ve vücutta bir takım reaksiyonlar başlar, bunun sonucunda alerjik belirtiler ortaya çıkar" ifadelerini kullandı.
"Alerjisi olanlarda akciğer enfeksiyonu gibi durumlara yakalanma sıklığı daha yüksek"
Alerjenle temas edildiğinde, bağışıklık sisteminin tepki olarak cilt, burun, göz, sinüsler, solunum yolları veya sindirim sistemini etkileyebileceğini kaydeden Uzun, "Atopi, alerjenlere maruz kalmaya yanıt olarak yüksek IgE düzeyi gösteren genetik bir yatkınlıktır. Atopik kişilerde alerjik hastalıkların görülme sıklığı yüksektir. Alerjilerin şiddeti, kişiden kişiye değişir ve küçük tahrişlerden potansiyel olarak hayatı tehdit eden acil bir durum olan anafilaksiye kadar değişir. Uluslararası verilere göre bazı ülkelerde yetişkinlerin yaklaşık 4'te 1'i ve her 4-5 çocuktan 1'inde mevsimsel alerji bulunmaktadır. Bu oranlar ülkeden ülkeye ve ülke içinde bölgesel değişkenlik gösterebilir. Bu oranlar yaklaşık olarak Türkiye içinde geçerlidir. Erkek çocuklarda mevsimsel alerji görülme ihtimali kız çocuklardan daha yüksektir. Ailesinde astım veya saman nezlesi, kurdeşen veya egzama gibi alerji öyküsü olanlar, kendisinde astım veya başka bir alerjik rahatsızlığı olanlarda alerji gelişme ihtimali yüksektir. Alerjisi olanlarda astım görülme sıklığı normal kişilere göre daha yüksek olup, sinüzit ve akciğer enfeksiyonu gibi durumlara yakalanma sıklığı da daha yüksek olabilir" dedi.
"Dünyanın birçok yerinde alerji mevsimi: İlkbahar ve sonbahar"
Dünyanın birçok yerinde ilkbahar ve sonbaharın alerji mevsimi olduğunu söyleyen Uzun, "Her yıl benzer zamanlarda ortaya çıkan alerjiler (mevsimsel alerjiler) genellikle ağaçlardan, otlardan ve yabani otlardan gelen polenlerden kaynaklanır. Çoğu ağaç ilkbaharda polen salgılar, bunu ilkbahar sonu ve yaz başında otlar ve yaz sonu ve sonbahar başında da yabani otlar takip eder. Bazen, özellikle ağaçlar polenlerini erken bıraktığında veya yağmurlu bir bahar daha fazla bitki ve küfe neden olduğunda, mevsimsel alerjiler üst üste gelir. Dolayısıyla, nerede yaşadığınıza, yakınınızda hangi bitkilerin yetiştiğine ve alerjilerinizi neyin tetiklediğine bağlı olarak bir yıl içinde uzun bir alerji sezonu geçirebilirsiniz. Ailesinde astım veya saman nezlesi, kurdeşen veya egzama gibi alerji öyküsü olanlar, kendisinde astım veya başka bir alerjik rahatsızlığı olanlarda alerji gelişme ihtimali yüksektir. Alerjisi olanlarda astım görülme sıklığı normal kişilere göre daha yüksek olup, sinüzit ve akciğer enfeksiyonu gibi durumlara yakalanma sıklığı da daha yüksek olabilir" şeklinde konuştu.
"Alerjik reaksiyonların önlenmesi, sahip olduğunuz alerjinin türüne bağlıdır"
Prof.Dr. Kürşat Uzun, alerjinin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını ancak birtakım önlemler alınarak alerjik reaksiyonların ortaya çıkmasının önlenebileceğini söyleyerek, "Alerjik reaksiyonların önlenmesi, sahip olduğunuz alerjinin türüne bağlıdır. Eğer şikayetlerinize neden olan alerjeni biliyorsanız tedavi görüyor olsanız bile ondan kaçınmak gerekiyor. Örneğin, polenlere alerjiniz varsa, polenlerin yoğun olduğu zamanlarda pencereler ve kapılar kapalı olacak şekilde içeride kalınmalı. Evdeki alerjen seviyelerini azaltmak için, sert zeminleri (tozun çökebileceği yüzeyleri, kapıların üst kısımlarını ve pencere çerçeveleri) nemli bir şekilde paspaslama ve halıları süpürmeyi içeren haftalık bir temizlik rutini olmalı. Toz akarlarına alerji varsa, tozları güçlü süpürgeler küçük partikül veya yüksek verimli partikül hava (HEPA) filtresi olan bir elektrikli süpürge kullanılabilir ve yatak takımlarını (çarşaf, yastık kılıfları ve battaniyeler haftada en az bir kez) sık sık yüksek derecede yıkanmalı. Alerjisi olan kişi temizlik yaparken bir maske takmalı veya temizliği başka birine yaptırabilir. Evinizi 20- 22 derece rasında ve nemi %50 veya altında tutun. Isı ve nem, toz akarlarını ve küfü daha da kötüleştirecektir. Merkezi ısı ve hava sistemlerinizdeki küçük partikül filtrelerini ayda en az bir kez temizleyin veya değiştirin. Biblolar, süs eşyaları, kitaplar ve dergiler gibi toz toplayan eşyaları kaldırın. Tozlanmalarını önlemek için oyuncakları, oyunları ve doldurulmuş hayvanları plastik kutularda saklayın. Halıların yerine sentetik ev tozu akarı barındırmayan gereçler kullanılabilir. Evinizdeki hamam böceklerini satın alacağınız ilaçlar veya bir ilaçlama şirketi ile gidermeye çalışabilirsiniz. Hamamböceğinin bulunmuş olabileceği sert yüzeyleri iyi temizleyin. Sıcak havalarda ve alerji mevsiminde kapı ve pencereleri kapatın ve küflenmeyi önlemek için klima veya diğer cihazlar kullanın. Çatınızda ve tavanlarınızda sızıntı olup olmadığını kontrol edin. Küf bulaşmış her şeyi yüzde 5 klor solüsyonu ile yıkayın. Yastıklar, şilteler ve bazalar üzerinde toz akarı kılıfları kullanabilirsiniz. Evde sigara içilmesine izin vermeyin" dedi.
Uzun devamında, "Dış mekan alerjenlerinden korumak için ne yapılabiliriz dersek; alerjenlerin en yoğun olduğu saatlerde, genellikle sabah 10 ile öğleden sonra 4 arasında, dışarı çıkmaktan kaçınılmalı. Polen ve küf sayısının yüksek olduğu veya rüzgarın toz ve polenleri savurabileceği zamanlarda kapalı alanlarda kalınmalı. Fazla miktarda polen solunmasını azaltmak için bir yüz maskesi takılabilir. Polen mevsimi boyunca bir beyzbol şapkası takın ve içeri girdiğinizde kapıda bırakın. Ayakkabılar kapıda bırakılmalı, kıyafetler değiştirilmeli ve içeri girdikten hemen sonra duş alınabilir. Evcil hayvanlar da polen getirebilir. Bu yüzden kedilerinizi veya köpeklerinizi yatak odasından uzak tutun. Gözlerinizi polenlerden korumak için güneş gözlüğü takabilirsiniz. Araba kullanırken arabanın camlarını kapatın ve klimayı kullanın. Bahçe işlerini başka birine yaptırın. Alerjik semptomlarınıza neyin neden olduğunu veya kötüleştirdiğini belirlemeye çalışırken, aktivitelerinizi ve ne yediğinizi, semptomların ne zaman ortaya çıktığını ve neyin yardımcı olduğunu günlük tutarak takip edin. Bu, sizin ve doktorunuzun tetikleyicileri belirlemenize yardımcı olabilir. Eğer şiddetli bir alerji atağı geçirme riskiniz varsa tıbbi uyarı bileziği takabilirsiniz. Dudaklarınız, ağzınız, boğazınız veya diliniz aniden şişerse, çok hızlı nefes alıyorsanız veya nefes almakta zorlanıyorsanız, boğazınız sıkışıyor veya yutkunmakta zorlanıyorsunuz, cildiniz, diliniz veya dudaklarınız maviye, griye veya soluk renge dönerse, aniden kafanız çok karışır, uykulu olur veya başınız dönerse veya çocuğunuz bayılır ve uyandırılamazsa veya normalde olduğu gibi tepki vermiyorsa Acil 112'yi arayın" şeklinde konuştu. "Alerji teşhisi için mutlaka bir uzman doktora başvurulmalı" diyen Uzun, "Medikal tedavi ile birlikte uzmanınız size alerjinizi nasıl yöneteceğinizi açıklayan bir alerji yönetim planı verecektir" ifadelerini kullandı.
Tıp Dünyasının Gözü İstanbul’da: 33 Yıl Sonra Dev Kulak Burun Boğaz Kongresi (IFOS) BaşladıDünyanın en köklü ve prestijli sağlık organizasyonlarından biri olan Uluslararası Kulak Burun Boğaz Dernekleri Federasyonunun (IFOS) Dünya KBB Kongresi, 33 yıl aranın ardından İstanbul’da kapılarını açtı.11 Eylül 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Bipolar Bozuklukta Tedavi Uyumsuzluğu Alarm Veriyor: Pekin’deki Araştırmada Hastaların %42,7’si İlk Yılda İlacı BıraktıPekin’de 3.034 bipolar bozukluk hastasını kapsayan kapsamlı gerçek yaşam araştırması, kronik ruhsal hastalıklarda tedavi sürekliliğinin en kritik sorunlardan biri olduğunu gözler önüne serdi.11 Eylül 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
"Süper Besin" Hürafesine Son: Karaciğer Sağlığının Anahtarı Tek Yiyecekte Değil, Akdeniz Tipi BeslenmedeKaraciğeri detoks içecekleriyle veya tek bir mucizevi besinle temizleme iddialarının bilimsel temeli olmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:33BASIN HABERLERİ
Donuk Omuz Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar: Takviyeler Değil, Doğru Egzersiz ve Bütüncül Tedavi İyileştiriyorOmuzda şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığıyla seyreden donuk omuz (adezif kapsülit) hastalığında vitamin, mineral veya bitkisel takviyelerin iyileştirici etkisine dair güçlü bilimsel kanıt bulunmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:31BASIN HABERLERİ
Ölümcül Astım Atağında Şaşırtıcı Keşif: Bağışıklık İzleri Akciğerle Sınırlı Kalmıyor, Bağırsak Lenflerine Kadar UzanıyorNature Communications dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir çalışma, ölümcül astım krizlerinde bağışıklık sistemindeki sapmaların yalnızca akciğerlerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Afyonkarahisar’da Feci Kaza: 15 Yaşındaki Çocuğun Kopmak Üzere Olan Kolu Konya’da 8 Saatlik Ameliyatla KurtarıldıAfyonkarahisar'da motosiklet kazası geçiren 15 yaşındaki Muhammet Ali Şimşek'in omuz seviyesinden kopmak üzere olan sağ kolu, Konya'da 3 farklı branştan uzman ekibin katıldığı 8 saatlik zorlu bir multidisipliner operasyonla ampute edilmekten kurtarıldı.11 Eylül 2026 Cuma 16:25BASIN HABERLERİ
34 Haftalık Prematüre Bebeğe Mucize Müdahale: Kalbindeki Delik Kasıktan Girilerek KapatıldıManisa'da 34 haftalıkken prematüre doğan ve kalbinde 4 milimetrelik delik tespit edilen Mehmet Fatih bebek, İzmir Şehir Hastanesinde 16 günlükken gerçekleştirilen başarılı anjiyo operasyonuyla sağlığına kavuştu.11 Eylül 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
Kongo’da Ebola Salgını Büyüyor: Doğrulanmış Vaka Sayısı 6 Biti Aştı, Can Kaybı 3 Bin 267’ye UlaştıDünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 10 Eylül 2026 tarihli raporuna göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor.11 Eylül 2026 Cuma 16:22BASIN HABERLERİ
Kafein Hücresel 'Yaşlanma Şalterini' Kapatıyor: 500 Milyon Yıllık Genetik Mekanizma Keşfedildiİngiltere’de yürütülen uluslararası bir araştırma, kafeinin hücrelerde enerji dengesini ve DNA onarımını sağlayan 500 milyon yıllık evrimsel bir biyolojik mekanizmayı uyardığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:20BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Okul Reddine Dikkat: Arkasında Ayrılık Kaygısı ve Zorbalık Yatıyor OlabilirKTÜ Farabi Hastanesi uzmanlarından Dr. Öğretim Üyesi Volkan Şahin, çocukların okula gitmek istememesinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.11 Eylül 2026 Cuma 16:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










