SİGARA KULLANANLARDA BAŞ, BOYUN KANSERİ GELİŞME RİSKİ 10 KAT FAZLA
Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği Baş Boyun ve Tiroid Cerrahisi Okulu Başkanı Prof. Dr. Korkmaz: - "Sigara kullanan kişilerde baş, boyun kanseri gelişme riski yaklaşık 10 kat daha artmaktadır."

31 Mart 2018 Cumartesi 13:24
Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği Baş Boyun ve Tiroid Cerrahisi Okulu Başkanı Prof. Dr. Hakan Korkmaz, sigara kullanan kişilerde baş, boyun kanseri gelişme riskinin yaklaşık 10 kat daha arttığını bildirdi.
Korkmaz, yazılı açıklamasında, baş, boyun kanserlerinin, burun, geniz, ağız, boğaz, yutak, gırtlak ve yemek borusunun dahil olduğu üst solunum ve sindirim sisteminde gelişen tüm kanserleri tanımladığına değinerek, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl 600 binden fazla yeni hastaya baş, boyun kanseri tanısı konulduğunu kaydetti.
Tedavi yöntemlerindeki birçok gelişmeye rağmen halen 300 binin üzerinde hastanın kansere bağlı nedenlerle kaybedildiğini aktaran Korkmaz, şu bilgileri paylaştı:
"Türkiye Kanser İstatistikleri (2013) verilerini incelediğimizde sadece gırtlak kanserlerinin erkeklerde görülen ilk 10 kanserden birisi olduğu göze çarpmaktadır. Bu nedenle, baş, boyun kanserleri gerek dünya gerekse ülkemiz için önemli bir sağlık sorunu oluşturmaktadır. Uluslararası Baş Boyun Kanser Epidemiyolojisi Konsorsiyumunun 26 bine yakın baş, boyun kanserli olgu ile yaklaşık 35 bin sağlıklı bireyi karşılaştırıldığı bir incelemesinde, sigara kullanımı ve alkol tüketiminin en önemli risk faktörleri olduğu açıkça ortaya konulmuştur. Sigara kullanan kişilerde baş, boyun kanseri gelişme riski yaklaşık 10 kat daha artmaktadır. Ayrıca sigara ve alkolü bıraktıktan sonra dahi bu etkenlerin kanser yapıcı etkilerinin ortadan kalkması için uzun yıllar gerekmektedir. Yakın akrabalarında baş, boyun kanseri ve akciğer kanseri olan ve sigara ve/veya alkol tüketen kişilerde ise kanser gelişme riski çok daha fazla artmaktadır. Baş, boyun kanseri nedeniyle tedavi görmüş olan hastaların sigarayı bırakmamaları durumunda sağ kalımlarında yüzde 30 dolayında azalma, hastalığın tekrarlama riskinde ise yüzde 25’ten fazla artış görülmektedir."
Korkmaz, nargilenin de sigara gibi benzer olumsuz etkilere sahip olduğunu vurgulayarak, "Nargile kullanımının özellikle ağız içi kanserlerinin gelişme riskini 4 kattan fazla artırdığı rapor edilmiştir. Bunlarla birlikte, son yıllarda, sigaraya kıyasla daha güvenli olduğu ileri sürülerek piyasalara sunulmuş olan dumansız sigara veya elektronik sigaraların da düşünülenin aksine kanser yapıcı etkilerinin azımsanamayacak kadar yüksek olduğu belirlenmiştir." ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Korkmaz, ağız hijyeni yetersizliklerinin de özellikle ağız kanserlerinin gelişiminde rol oynadığına işaret etti.
- "Tedavi sonrasında yapılacak düzenli takipler de çok önemli"
Okulun başkan yardımcısı Doç. Dr. Görkem Eskiizmir de baş, boyun bölgesinde birçok önemli yapı bulunduğunu ve bu bölgelerde gelişen kanserlere bağlı farklı belirti ve bulguların ortaya çıktığını belirterek, bunların başlıcalarını "3 haftadan uzun süren ses kısıklığı", "solunum güçlüğü", "dudak veya ağızda iyileşmeyen yaralar", "ağızdan veya boğazdan kanlı balgam gelmesi", "yutkunma ve yutma güçlüğü", "ağrılı yutma" ve "boyundaki şişlikler" şeklinde sıraladı.
Baş, boyun kanserlerine yakalanma olasılığını en aza indirgemek için sigara başta olmak üzere risk faktörlerinden uzak durulması gerektiğinin altını çizen Eskiizmir, erken tanı alan baş, boyun kanserlerinde yüzde 80-90 gibi yüksek oranlarda tedavi başarısı ve hastalıksız sağ kalım sağlanabilirken, ileri evre baş boyun kanserlerinde çok daha yoğun tedavilere rağmen sağ kalım oranlarının yüzde 50'lerin altına düştüğünü anlattı.
Eskiizmir, ileri evre baş, boyun kanserli hastalarda gerek kanserin gerekse kanser tedavisinin yarattığı yan etkiler sonucunda fonksiyonel kayıplar artarken, yaşam kalitesinin önemli ölçüde azaldığına işaret ederek, özellikle risk grubundaki hastalar başta olmak üzere sıralanan belirti ve bulguların görülmesi durumunda en kısa sürede bir kulak burun boğaz hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini vurguladı.
Baş, boyun kanseri tanısı konulması için şüpheli bölgeden doku örneği (biyopsi) alındığına ve biyopsi sonucunda kanserin tanısı, tipi ve karakteri hakkında ayrıntılı bilgilere ulaşılabildiğine değinen Eskiizmir, şunları kaydetti:
"Baş, boyun kanseri tedavisi, fizik muayene, radyolojik görüntüleme ve patolojik inceleme verileri birlikte değerlendirilerek hastaya özgü en uygun tedavi planlaması yapılmaktadır. Baş, boyun kanserlerinin tedavisinde farklı branş katılımlı multidisipliner bir ekip çalışması tedavinin başarısında kilit rol oynamaktadır. Bu nedenle kulak burun boğaz hastalıkları, radyasyon onkolojisi, tıbbi onkoloji, patoloji, radyoloji ve nükleer tıp uzmanlarının elde edilen tüm veriler birlikte değerlendirerek karar vermesi çok yararlıdır. Günümüzde, bireysel kanser tedavisi stratejileri ile kişiye en uygun tedavi seçeneği belirlenmektedir. Baş, boyun kanserlerindeki temel tedavi yöntemleri, cerrahi, radyoterapi ve kemoterapidir. Erken evre kanserlerde cerrahi veya radyoterapi tek başına etkili iken, ileri evre kanserlerde çoğunlukla bu tedavilerin kombinasyonu gerekmektedir. Başarılı bir tedavi süreci kadar tedavi sonrasında yapılacak düzenli takipler de çok önemlidir. Böylelikle, kanser tekrarı ve ikincil kanser gelişmesi durumunda erken tanı konarak gerekli müdahaleler hızla yapılabilmektedir."
Türkiye Yerli Sağlık Teknolojisinde Büyüyor: 40 Ülkeye Solunum Cihazı İhraç EdiliyorSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Siirt ziyaretinde milli sağlık sanayisindeki gelişmelere dikkat çekerek Türkiye'nin 40 ülkeye solunum cihazı satan bir konuma ulaştığını söyledi.31 Temmuz 2026 Cuma 17:46BASIN HABERLERİ
Giresun'da Beyin Ölümü Gerçekleşen Kişinin Organları 4 Hastaya Yaşam Umudu OlduDenizde boğulma tehlikesi geçirdikten sonra beyin ölümü gerçekleşen 45 yaşındaki kişinin organları, nakil bekleyen dört hastaya ulaştırıldı.31 Temmuz 2026 Cuma 16:09BASIN HABERLERİ
Erken Çocuklukta Şeker Kısıtlaması Demans Riskini Yüzde 23 Azaltıyorİngiltere'de yürütülen kapsamlı bir araştırma, yaşamın ilk iki yılında şeker alımını sınırlamanın ilerleyen yaşlarda beyin sağlığını koruduğunu gösterdi.31 Temmuz 2026 Cuma 16:08DÜNYADA SAĞLIK
Yolculukları Eziyete Çeviren Araba Tutmasına Karşı Etkili ÖnlemlerHalk arasında araba tutması olarak bilinen hareket hastalığı, yolculuk esnasında mide bulantısı ve baş dönmesine yol açarak yaşam kalitesini düşürebiliyor.31 Temmuz 2026 Cuma 16:03BASIN HABERLERİ
Bağırsak Ve Beyin Arasındaki Gizli Bağ: Mikrobiyota Ruh Sağlığını Nasıl Etkiliyor?Bilimsel araştırmalar, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizliklerin depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.31 Temmuz 2026 Cuma 15:33BASIN HABERLERİ
Kalp Sağlığını Tehdit Eden Gizli Tehlike: Günlük Alışkanlıklar Riski ArtırıyorDünya genelinde en yaygın ölüm nedeni olan kalp ve damar hastalıklarından korunmak için yaşam tarzında yapılacak küçük değişiklikler büyük önem taşıyor.31 Temmuz 2026 Cuma 15:33BASIN HABERLERİ
KOAH Tedavisinde Yeni Yöntem: Bronkoskopik Balon Uygulaması Alevlenmeleri AzaltıyorTürkiye'de yürütülen bilimsel araştırmada, kronik bronşit baskın KOAH hastalarında uygulanan yeni balon tedavisiyle nefes darlığının azaldığı ve yaşam kalitesinin arttığı belirlendi.31 Temmuz 2026 Cuma 12:44BASIN HABERLERİ
Havuz Sonrası Kulak Temizliğinde Yapılan Bu Hata Enfeksiyon Riskini ArtırıyorYaz aylarında kulağa kaçan suyu çıkarmak için kulak çubuğu kullanmanın zararlarına dikkat çeken uzmanlar, doğal yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.31 Temmuz 2026 Cuma 12:00BASIN HABERLERİ
Bel Fıtığında Ameliyatsız Tedavi Mümkün mü? Uzmanından Önemli UyarılarBel fıtığı vakalarının çoğunda ameliyatsız tedavi yöntemleri başarı sağlarken, uzmanlar bacakta güç kaybı gibi belirtilerde acil müdahalenin şart olduğunu vurguluyor.31 Temmuz 2026 Cuma 11:58BASIN HABERLERİ
Toksik İlişkiler Erken Yaşlandırıyor! Yüzünüzdeki Kırışıklıkların Sebebi Çevrenizdeki İnsanlar OlabilirAcıbadem Life Klinik Psikoloğu Öykü Gönültaş, yönetilemeyen ilişkisel stresin yalnızca ruh sağlığını değil, telomer kısalması ve hücresel yıpranma yoluyla biyolojik yaşı da doğrudan etkilediğini belirtti.31 Temmuz 2026 Cuma 11:06BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










