SİGARA VE ALKOLÜ BIRAKMAK KANSER RİSKİNİ YÜZDE 50 AZALTIYOR
Alkol tüketimi ve HPV virüsü daha yaygın olduğu için geniz ve ağız içi kanserleri Avrupa ve Amerika’da daha yaygın. Ancak ırklardan çok bölgelerdeki yaşam şekilleri bu kanserde etkili oluyor

10 Ocak 2017 Salı 14:32
Baş ve boyun kanserlerinin en büyük tetikçileri olan sigarayı ve alkolü bırakmak, hastalığın görülme oranını yüzde 50 azaltıyor. Erken teşhiste ise başarı oranı yüzde 80. Ancak birçok hastanın tedavinin kozmetik sonuçlarından korktukları için hekime başvurmadığını ve tedavide geç kalındığını söyleyen Medical Park Bahçelievler Hastanesi Radyasyon Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Berrin Pehlivan, "Bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında hem cerrahi, hem de radyoterapideki güncel yöntemler, baş ve boyun kanserlerinde fonksiyonel ve kozmetik olarak hastalarımızı üzmeden tedavi etmeye olanak sağlıyor" diyor. Doç. Dr. Berrin Pehlivan, konuyla ilgili bilgiler verdi...
AVRUPA VE AMERİKA'DA YAYGIN
Nasopharynks dediğimiz burnun arka kısmında görülen kanserler, başta Çin olmak üzere Asya ülkelerinde endemik olarak sık görülür. Alkol tüketimi ve HPV virüsü daha yaygın olduğu için geniz ve ağız içi kanserleri Avrupa ve Amerika'da daha yaygındır. Ancak ırklardan çok bölgelerdeki yaşam şekilleri etkilidir. Baş ve boyun kanserleri için meslek hastalığı diyemeyiz ancak paranazal (sinüs) kanserleri odun kesen işçilerde daha fazla gözlenir.
Baş ve boyun kanserleri insan vücudunun en dikkat çeken bölgesinde ortaya çıkar, yerleşim yerleri itibariyle erken teşhis imkanı daha fazladır. Baş-boyun bölgesinde şişlik ve hassasiyet, ses kısıklığı, yutmada, konuşmada zorluk, işitme problemleri, dilde ağrı, ağız içinde veya ciltte geçmeyen inatçı yaralar oluşması durumunda mutlaka bir kulak burun boğaz uzmanına başvurulmalıdır.
TEŞHİS BİYOPSİ İLE KONULUR
Baş ve boyun kanserleri, erken evrede yakalanırsa tedavide yüzde 80 oranında başarı sağlanır ancak ileri evrede teşhis edildiğinde tüm tedavi alternatiflerine rağmen başarı oranı düşüktür. Hastaların birçoğu kendilerindeki belirtileri fark ettikleri halde alabilecekleri tanıdan ve tedavide yüz bölgesinde oluşacak deformasyondan korktukları için doktora başvurmaktan çekiniyorlar. Ancak bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında hem cerrahi, hem de radyoterapideki güncel yöntemler; görsel olarak da hastalarımızı üzmeden tedavi etmeye olanak sağlıyor.
Baş ve boyun kanserlerinde asıl teşhis biyopsi yapılarak konur. Ancak şikayetlerle doktora başvurulduğunda fizik muayene ve endoskopinin yanı sıra bilgisayarlı tomografi, MR ve pozitro emisyon tomografi dediğimiz PET'den yararlanılır.
BİRDEN ÇOK EKİP ÇALIŞIR
Baş-boyun kanserlerinin tedavisi multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Tedavilerin nasıl yapılması gerektiğine kulak burun boğaz, radyasyon onkoloji ve medikal onkoloji uzmanlarının yanı sıra plastik cerrahlar, diş hekimleri, radyolog, patolog ve diyetisyenlerin de katıldığı multidisipliner tümör konseylerinde karar verilmesi gerekir.
Yutma, konuşma, işitme ve koku alma gibi birçok önemli fonksiyonu barındıran, aynı zamanda kozmetik öneme sahip bu bölgenin kanserlerinin tedavisinde; görsel bütünlüğün ve fonksiyonların korunması ve hastanın tedavi süreci sonrasındaki hayat kalitesinin etkilenmemesi için tüm bu branşların beraber çalışması büyük önem taşıyor.
Güncel yaklaşımlar her ne kadar evreye göre değişiklik gösterse de cerrahi, kemoterapi ve radyoterapiden biri ya da hepsinden yararlanılmaktadır. Kanser ileri evrede yakalandığı zaman ise iki tedavi seçeneği bulunmaktadır. Cerrahi ve sonrasında radyoterapi/kemoradyoterapi veya organ koruyucu yaklaşımın parçası olarak doğrudan cerrahi olmadan eşzamanlı kemoradyoterapi planlanır. Hastalık ve tedavi sürecinde önemli olan noktalardan biri de hastalarımızın hayat kalitesidir. Tedavi edilmeleri kadar tedavi sırasındaki ve sonrasındaki hayat kalitesinin sağlanması da önemlidir.
IŞIN TEDAVİSİ ETKİLİ
Moleküler biyoloji, genetik ve immünoloji (bağışıklık bilimi) alanında son yıllardaki keşif ve yenilikler, tümör gelişiminde moleküler düzeydeki odakların belirlenmesini sağlamıştır. Bu bilgiler de kanser gelişimin daha iyi anlaşılmasına ve klinik uygulamalara aktarılmasına yardımcı olmaktadır.
Baş ve boyun kanserlerinde cerrahi, kemoterapi, ve diğer ilaçlarla uygulanan radyoterapi yöntemlerinde teknolojik gelişmelere bağlı olarak tedavi mantalitesi de değişmiştir. Işınların mümkün olduğunca hastalıklı dokuya yönlendirilmesi, diğer alanların en az doza maruz kalmasını sağlayacak yöntemler geliştirilmiştir.
Günümüzde tedavi başarısından bahsederken sadece bölgesel kontrol ya da sağ kalım oranlarını değil, hastanın tedavi sırasındaki ve sonrasındaki hayat kalitesini de dikkate almaktayız. Kanser hastalarının artık uzun bir yaşam süreleri var ve tedavi süreçleri tamamlandıktan sonra hayatlarına normal bir şekilde devam etmeleri de en az tedavi edilip bu hastalıktan iyileşmeleri kadar önemlidir.
YILDA BİR KEZ DİŞ KONTROLÜ RİSKİ AZALTIR
Baş ve boyun kanseri riskini azaltmak için nelere dikkat etmeliyiz?
Baş boyun kanserlerinin en sık nedenleri olan sigara ve alkol kullanımından vazgeçilmesi, kanserden korunmayı ve bu tür kanserlerin yarı yarıya ortadan kaldırılmasını sağlıyor. Bunun yanında ağız içi hijyen de çok önemlidir. Dişlerin sık sık fırçalanması, ağız temizleme suları kullanılması, yılda bir kez düzenli diş kontrolü ve ağız içinde tahrişe sebep olan etkenlerin ortadan kaldırılması bu kanserlerden korunmada alınacak önlemlerdir. HPV aşısının, kadın genital kanserleri üzerindeki koruyucu etkisini baş-boyun kanserlerinde de gösterebileceği tahmin edilse de baş-boyun kanserleri üzerindeki koruyucu etkisini gösteren bir çalışma henüz bulunmamaktadır.
ÇİNKO VE SELENYUM EKSİKLİĞİ NEDEN OLABİLİR
Selenyum ve çinko eksikliği ağızda yaralara ve tiroid bozukluklarına neden olur. Bu nedenle çinko ve selenyum eksikliğine dikkat etmek gerekiyor. Bu eksiklikler ağız sağlığını bozuyor, bu da dikkat edilmediğinde ağız kanserine neden olabilir. Bu nedenle balık, sebze, yumurta, tahıllı ürünler gibi selenyumdan zengin, süt, patates, fasulye gibi çinkodan zengin besinlerin yeterli miktarda tüketilmesine özen gösterilmelidir.
Didem SEYMEN
Tıp Dünyasının Gözü İstanbul’da: 33 Yıl Sonra Dev Kulak Burun Boğaz Kongresi (IFOS) BaşladıDünyanın en köklü ve prestijli sağlık organizasyonlarından biri olan Uluslararası Kulak Burun Boğaz Dernekleri Federasyonunun (IFOS) Dünya KBB Kongresi, 33 yıl aranın ardından İstanbul’da kapılarını açtı.11 Eylül 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Bipolar Bozuklukta Tedavi Uyumsuzluğu Alarm Veriyor: Pekin’deki Araştırmada Hastaların %42,7’si İlk Yılda İlacı BıraktıPekin’de 3.034 bipolar bozukluk hastasını kapsayan kapsamlı gerçek yaşam araştırması, kronik ruhsal hastalıklarda tedavi sürekliliğinin en kritik sorunlardan biri olduğunu gözler önüne serdi.11 Eylül 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
"Süper Besin" Hürafesine Son: Karaciğer Sağlığının Anahtarı Tek Yiyecekte Değil, Akdeniz Tipi BeslenmedeKaraciğeri detoks içecekleriyle veya tek bir mucizevi besinle temizleme iddialarının bilimsel temeli olmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:33BASIN HABERLERİ
Donuk Omuz Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar: Takviyeler Değil, Doğru Egzersiz ve Bütüncül Tedavi İyileştiriyorOmuzda şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığıyla seyreden donuk omuz (adezif kapsülit) hastalığında vitamin, mineral veya bitkisel takviyelerin iyileştirici etkisine dair güçlü bilimsel kanıt bulunmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:31BASIN HABERLERİ
Ölümcül Astım Atağında Şaşırtıcı Keşif: Bağışıklık İzleri Akciğerle Sınırlı Kalmıyor, Bağırsak Lenflerine Kadar UzanıyorNature Communications dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir çalışma, ölümcül astım krizlerinde bağışıklık sistemindeki sapmaların yalnızca akciğerlerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Afyonkarahisar’da Feci Kaza: 15 Yaşındaki Çocuğun Kopmak Üzere Olan Kolu Konya’da 8 Saatlik Ameliyatla KurtarıldıAfyonkarahisar'da motosiklet kazası geçiren 15 yaşındaki Muhammet Ali Şimşek'in omuz seviyesinden kopmak üzere olan sağ kolu, Konya'da 3 farklı branştan uzman ekibin katıldığı 8 saatlik zorlu bir multidisipliner operasyonla ampute edilmekten kurtarıldı.11 Eylül 2026 Cuma 16:25BASIN HABERLERİ
34 Haftalık Prematüre Bebeğe Mucize Müdahale: Kalbindeki Delik Kasıktan Girilerek KapatıldıManisa'da 34 haftalıkken prematüre doğan ve kalbinde 4 milimetrelik delik tespit edilen Mehmet Fatih bebek, İzmir Şehir Hastanesinde 16 günlükken gerçekleştirilen başarılı anjiyo operasyonuyla sağlığına kavuştu.11 Eylül 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
Kongo’da Ebola Salgını Büyüyor: Doğrulanmış Vaka Sayısı 6 Biti Aştı, Can Kaybı 3 Bin 267’ye UlaştıDünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 10 Eylül 2026 tarihli raporuna göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor.11 Eylül 2026 Cuma 16:22BASIN HABERLERİ
Kafein Hücresel 'Yaşlanma Şalterini' Kapatıyor: 500 Milyon Yıllık Genetik Mekanizma Keşfedildiİngiltere’de yürütülen uluslararası bir araştırma, kafeinin hücrelerde enerji dengesini ve DNA onarımını sağlayan 500 milyon yıllık evrimsel bir biyolojik mekanizmayı uyardığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:20BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Okul Reddine Dikkat: Arkasında Ayrılık Kaygısı ve Zorbalık Yatıyor OlabilirKTÜ Farabi Hastanesi uzmanlarından Dr. Öğretim Üyesi Volkan Şahin, çocukların okula gitmek istememesinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.11 Eylül 2026 Cuma 16:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










