SON YILLARDA ARTAN KIZAMIK VAKALARINI ÖNLEMEDE EN ETKİLİ YÖNTEM AŞI
Son yıllarda kızamık vakalarında artış gözlenirken, bu hastalığa karşı yüzde 99 oranında koruma sağlayan aşının çocukluk çağında yaptırılması gerektiği ifade edildi.

14 Haziran 2023 Çarşamba 21:47
SBÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlyas Dökmetaş: "Son 1-1,5 yıldan beri kızamık vakalarını zaman zaman gözlemliyoruz. Türkiye çapında bundan 1, 2, 3 yıl öncesine kadar vakalar 10'lu rakamlara doğru inmişken, şimdi 500'ün üzerine doğru çıkan vakalardan bahsediliyor. Bir artış söz konusu"
Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Gökmen Alpaslan Taşkın: "Kızamıktan korunmak için öncelikle aşısını zamanında yaptırmalıyız. Genelde 1 ve 4 yaşlarında yapılıyor ama özellikle riskin arttığı durumlarda 4 yaşında yapılacak aşı 9'uncu aya çekilebiliyor"
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlyas Dökmetaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kızamık hastalığını, "daha çok çocukluk çağında geçirilen, ateşli, döküntülü, komplikasyonları ve istenmeyen etkileri olabilen, ölüme ve salgına yol açabilen viral enfeksiyon" diye tanımladı.
Çocukken aşılanmayan kişilerin erişkin yaşlarda da kızamık geçirebildiğini söyleyen Dökmetaş, toplumda uygun şekilde aşılar yapılırsa çocukluk çağından itibaren kızamığın neredeyse hiç görülmeyeceğini anlattı.
Prof. Dr. Dökmetaş, aşının yapıldığı yaşa ve aralığına bağlı olarak yüzde 98-99 oranında koruyucu olduğuna dikkati çekerek, sadece bireyin değil toplumun korunması için aşılanma oranının yüzde 90'larda olması gerektiğini vurguladı.
Aşılanmayan çocukların oranı yükseldiği takdirde aşı olanların da kızamık geçirilebileceğini ancak bu kişilerde hastalığın daha hafif seyredebileceğini, komplikasyonlar ve ölümler olmayabileceğini belirten Dökmetaş, aşısız olanlarda ise zatürre ve beyin iltihaplanmalarından dolayı ölümler görülebileceğini kaydetti.
Dökmetaş, son zamanlarda aşılanma oranının biraz düştüğünün söylendiğini aktararak, "Kızamık vakalarında eskiye göre bir artışımız var. Son 1-1,5 yıldan beri kızamık vakalarını zaman zaman gözlemliyoruz. Türkiye çapında bundan 1, 2, 3 yıl öncesine kadar vakalar 10'lu rakamlara doğru inmişken, şimdi 500'ün üzerine doğru çıkan vakalardan bahsediliyor. Yıl sonunda bu belki 1000 belki 1500 olabilir, kesin bir şey söylemek zor. Ama bir artış söz konusu." değerlendirmesini yaptı.
- "Enfeksiyon hastalıkları içerisinde en yüksek bulaştırıcılık katsayısına sahip"
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF'in kızamık salgını için "kusursuz fırtına" yorumunu yaptığına işaret eden Dökmetaş, salgınların en büyük nedeninin aşı yaptırmamak veya aşıya ulaşamamak olduğunu söyledi. Prof. Dr. Dökmetaş, Kovid-19 salgını nedeniyle insanların hastanelerden uzaklaşması ve hekimlerin yeteri kadar aşılama yapamamasının da salgının artışında etken olduğunu ifade etti.
Ayrıca Somali, Afganistan, Etiyopya gibi fakir ve altyapısı düzgün olmayan bazı ülkelerde aşıya erişimde eşitsizlik yaşanmasına da dikkati çeken Dökmetaş, bu sebeplerin dünyada da kızamık salgınının artmasına yol açtığını, ülkeler arasında geçişe neden olabildiğini kaydetti.
Prof. Dr. İlyas Dökmetaş, tüm dünyada ve Türkiye'de kızamık aşısının yıllardan beri yapıldığını ve yan etkilerinin yok denecek kadar az olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Aşılanmazsanız öldürücü hastalığa yakalanma oranı ve bu hastalığı geçiren kişinin çevresine bulaştırıcılığı da daha fazla. Çünkü kızamık enfeksiyon hastalıkları içerisinde en yüksek bulaştırıcılık katsayısına sahip bir hastalık; 12-16 kat daha yüksek. Şu anda ülkemizdeki kızamık görülme oranı Avrupa kıtasının en yüksek seviyesinde. Dünyanın diğer ülkelerinde ise bizden fazla olanlar var. Örneğin; Rusya, Tacikistan veya Afrika ülkelerinin birçoğunda çok yüksek rakamlar mevcut. Bazı aileler, 'Çocuğum doğal yolla hastalığı geçirsin, aşı olmasa da olur. Aşının içerisinde bazı istenmeyen maddeler var.' diyor ki bunların doğruluk payı çok yok. Aşıların istenmeyen etkileri son derece az, koruyuculuk oranı son derece yüksek. 'Doğal olarak hastalığı geçirsin.' dediğinizde çocuğunuz komplikasyonlarla zatürreyle beyin iltihabıyla ölebilir. Çocuğunuzun hastalanması sonucu toplumdaki kızamık aşısının koruyuculuk etkisinin düşmesiyle başkaları da hastalanabilir ve ölebilir. Hastanın çevresinde hamile biri varsa o da kızamık geçirebilir ve doğacak çocuğunda da komplikasyonlar olabilir. Bu mikroorganizmanın, virüsün bulaşması hapşırmayla öksürükle mümkün. Böyle bir durumda 1-2 haftalık virüsün çoğalma dönemi denilen süreçte, kızamık hastasının yakınındaki kişide de belirtiler ortaya çıkabilir."
- "Artış devam ederse hasta yüküyle karşı karşıya kalırız"
Dökmetaş, kızamığa karşı aile sağlığı merkezlerinin iyi çalışması, hekimlerin hastalara ulaşması, aşının öneminin basın yayın organlarıyla veya birebir anlatılması gerektiğini vurgulayarak, aşı olunmadığında kızamık artarken bununla yakın ilişkisi olan suçiçeği gibi farklı komplikasyonların da çıkabildiğini anlattı.
Prof. Dr. İlyas Dökmetaş, kızamık vakalarındaki artışla ilgili panik yapılmaması gerektiğini, şu anda büyük bir salgın olmadığını dile getirdi. İlerleyen süreçte bunun salgına dönüşüp dönüşmeyeceğine yönelik ise Dökmetaş, "Bu bir ön salgın gibi veya korkulabilen, dikkat etmemiz gereken bir hastalık diyebiliriz. Fakat bu artış böyle devam ederse kaçınılmaz bir hasta yüküyle karşı karşıya kalırız. Sadece kızamıktan değil kızamığın istenmeyen etkilerinden, hastalığın komplikasyonlarından veya diğer viral enfeksiyonlar ve döküntülü hastalıklardan kaybettiğimiz insanlar olabilir." değerlendirmesini yaptı.
Türkiye'de aşıya erişimde devlet, Sağlık Bakanlığı ya da süreç bazında bir sıkıntı olmadığını belirten Dökmetaş, "Ancak bireylerin aşılanmaya yeteri kadar gelmemesi ve Kovid-19 salgınından dolayı başka işlerle uğraşma sürecinde bazı aksamaların olması nedeniyle kızamık aşısının koruyuculuk oranları, etkileri düşmüş olabilir." diye konuştu.
Bir kişide ateş ve döküntü varsa mutlaka hekime başvurulmasının, kızamıktan şüphelenen hekimin ise bulaşı önlemek için koruyucu önlemler alması gerektiğini söyleyen Dökmetaş, hastanın veya ayırıcı tanı konan kişinin komplikasyonlara ya da ileri dönemde görülebilecek ve beyinde ciddi hasarlarla seyreden "SSPE" ve "ADEM" denilen hastalıklara karşı takip edilmesi, ayrıca hastayla yakın temaslı kişilerin de kızamığa karşı bağışıklığının incelenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
- "Aşı reddine dezenformasyon yol açıyor"
Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Gökmen Alpaslan Taşkın ise Sağlık Bakanlığı Çocukluk Dönemi Aşı Takvimi'nde yer alan ve rutin olarak tüm çocuklara ücretsiz uygulanan kızamık aşısının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Son dönemde aşı reddinin artmaya başladığını, bazı ailelerin çocuklara yapılması gereken tüm aşıları reddettiğini belirten Taşkın, bu nedenle çocukların risk altında kalabildiğine dikkati çekti.
Aşı reddine dezenformasyonun yol açtığını, ailelerce aşıların çocuklarında otizme ya da farklı sağlık sorunlarına yol açabileceğinin düşünüldüğünü anlatan Taşkın, şöyle devam etti:
"Bu yeni değil yıllardır olan bir aşı. Rutin aşılama programlarını sanki sağlıklı bir çocuğa mikrop enjekte ediliyormuş gibi düşünüyorlar. Zayıflatılmış mikrop veriliyor ama bunun amacı vücudun o mikropla tanışması, vücut bu mikropla gerçekten karşılaştığında da onu alt edebilmesi... Dezenformasyonun yanı sıra aşının içerisinde katkı maddesi olduğu düşüncesinden de kaynaklanıyor. Halbuki eser miktarda bazı maddeler var ve bunlarla günlük kullandığımız gıdalarda da karşılaşabiliyoruz. Kızamıktan korunmak için öncelikle aşısını zamanında yaptırmalıyız. Genelde 1 ve 4 yaşlarında yapılıyor ama özellikle riskin arttığı durumlarda 4 yaşında yapılacak aşı 9'uncu aya çekilebiliyor. Kızamık, kızamıkçık, kabakulak genelde beraber yapılıyor."
Dr. Öğretim Üyesi Taşkın, kızamık vakalarında artış yaşanıp yaşanmadığına yönelik değerlendirmesinde, "Döküntülü hastalıklarda artış var ki bizim de şüphelendiklerimiz oluyor. Son aylarda belki 1-2 hastamız pozitif geldi diye hatırlıyorum ama en azından bizim hastanemiz düzeyinde çok yoğun vaka görmedik. Fakat çevreden duyuyoruz, devlet ve eğitim araştırma hastanesinde çalışanlar daha çok vakayla karşılaşıyor." ifadelerini kullandı.
Taşkın, A vitamini eksikliği olan çocukların kızamığı ağır geçirip zatürreye yakalanabildiklerine dikkati çekerek, A vitamini takviyesi ve bu vitaminden zengin gıdalar almanın komplikasyonu önlemede koruyucu olabileceğini belirtti.
Almanya’da "Ölüm Meleği" Doktor Skandalı: 12 Hastayı Öldürdüğünü İtiraf Eden Doktora Müebbet!Almanya'nın başkenti Berlin'de bir palyatif bakım merkezinde ağır hasta 15 kişiyi ilaç karışımıyla öldürmekle suçlanan 41 yaşındaki Alman doktor Johannes M., hakim karşısına çıktı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:54DÜNYADA SAĞLIK
Bursa’da Kanserle Mücadelede Erken Tanı Seferberliği: Başarılı Hekimlere Teşekkür Belgesi!Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Ulusal Kanser Kontrol Programı kapsamında kent genelinde yürütülen ücretsiz tarama çalışmalarının hayati önem taşıdığını vurguladı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:49BASIN HABERLERİ
İstanbul’un Sağlık Ağı Genişliyor: 1120. Aile Sağlığı Merkezi Arnavutköy’de Hizmete Açıldı!İstanbul Valiliği, yerel yönetimler ve hayırseverlerin iş birliğiyle yapımı tamamlanan Durusu Şehit Polis Ayhan Ölçer Aile Sağlığı Merkezi törenle açıldı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:47BASIN HABERLERİ
Sağlıkta Kurumsal Dönüşüm: Sağlık Bakanlığı’nın Yeni Çalışma Kıyafetleri ve Kimlik Kılavuzu Hatay’da Tanıtıldı!Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerinde standartlaşmayı sağlamak ve kurumsal duruşu güçlendirmek amacıyla yeni "Kurumsal Kimlik Kılavuzu" ve modern çalışma kıyafetlerini uygulamaya aldı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:46BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Karabük’te: "Dünyanın Neresinde Muhtaç Varsa Türkiye Orada!"Sağlık yatırımlarını incelemek üzere Karabük’e gelen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık alanında dünya liginin en üst sıralarında yer aldığını vurguladı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:43BASIN HABERLERİ
Kırıkkale’de Çevre Dostu Hamle: Atık İlaçlar ASM’lerde Toplanarak İmha Edilecek!Kırıkkale Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, tarihi geçmiş ve kullanılmayan ilaçların doğaya zarar vermesini önlemek amacıyla şehir genelindeki Aile Sağlığı Merkezlerine (ASM) "Atık İlaç Getirme Kutuları" yerleştirmeye başladı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:41BASIN HABERLERİ
Kireçlenmeye Karşı Doğal Formül: Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’ndan Çınar Yaprağı Kürü!Bitkisel tedavi yöntemleriyle tanınan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, kireçlenme ve eklem ağrılarından şikayetçi olanlar için çınar yaprağı kürünü önerdi.10 Temmuz 2026 Cuma 17:05BASIN HABERLERİ
Türk Tabipleri Birliği’nde Yeni Dönem: TTB’nin Yeni Başkanı Dr. Pınar Mualla Saip Oldu!Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) 78. Büyük Kongresi’nde seçilen Merkez Konseyi, yaşanan istifaların ardından yedek üyelerin katılımıyla son şeklini aldı.10 Temmuz 2026 Cuma 16:57BASIN HABERLERİ
Türk Bilim İnsanı Öncülüğünde Dünya Çapında Keşif: Nemden Enerji Üreten Doğada Çözünür Batarya Geliştirildi!TÜBİTAK destekli projesiyle ABD'de araştırmalar yürüten Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Şahin ve uluslararası ekibi, tıp dünyasında çığır açacak yeni nesil bir giyilebilir sağlık teknolojisine imza attı.10 Temmuz 2026 Cuma 16:38BASIN HABERLERİ
Şanlıurfa’da Kaçak Diş Kliniklerine Dev Operasyon: İki İş Yeri Mühürlendi!Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesinde, İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen baskında, ruhsatsız şekilde diş tedavisi uygulayan iki kaçak klinik suçüstü yakalandı.10 Temmuz 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










