SÖZLEŞMELİ PERSONEL, SORUNLAR YA DA EŞİT İŞE FARKLI STATÜ VE FARKLI ÜCRET
Yeni Şafak Gazetesi yazarı Ahmet ÜNLÜ bugün köşesini; sözleşmeli personel istihdamında yaşanan sorunlara, aynı işi yapan ama farklık ücretler alan ve farklı statülerde bulunan personele ayırmıştır.

27 Aralık 2020 Pazar 21:28
Sözleşmeli personel, sorunlar ya da eşit işe farklı statü ve farklı ücret
Bu köşede kaleme aldığımız "Kadrolu ve sözleşmeli personel arasındaki farklar ve düşündürdükleri" başlıklı yazımız sonrasında bize gelen mesajlar sözleşmeli personelin çok büyük sorunları olduğunu görmüş olduk. Aşağıda yer verdiğimiz okuyucu mesajında da görüleceği üzere, yaşanan sorunları ve aynı işi yapan ama farklı ücretler alan ve farklı statülerde bulunan personeli göreceğiz.
Eşit iş, farklı statü ve farklı ücret
Kamu kurumlarının belirli bölgelerde personel istihdamında yaşadığı sorunlar beraberinde bir arayışı getirmiştir. İşi kolaydan çözmek için çakılı pozisyon oluşturmak ilk akla gelen pratik bir çözümdü. Ancak, ilerleyen zaman diliminde bu yöntemin birçok sorunu ve dramı beraberinde getirdiği görüldü.
Bu çerçeveden bakıldığında eşit işe eşit ücret hem kamuda hem de özel sektörde her zaman arzulanan bir uygulama olmuştur. Hal böyle iken aynı işi yapıp ta hem farklı ücret hem de farklı çalışma şartlarına sahip personeli görünce eşit işe eşit ücreti nasıl sağlayacağımızı düşünmeden edemiyoruz. Hatta aynı teşkilatta görülen bu tür ayrımlar çalışma barışını da zedeler hale gelmiştir. Demek ki ayaküstü ve günü kurtarmaya yönelik çözümler başka sorunlara yol açıyormuş.
Sözleşmeli personel istihdamındaki 31 farklı mevzuat ve düşündürdükleri
Sözleşmeli personel istihdamındaki dağınıklığı ve kafa karışıklığını herhalde 31 farklı mevzuat kadar daha güzel hiçbir şey açıklayamaz. Bir de bu mevzuattın içindeki farklı maddelerle düzenlenen sözleşmeli personel istihdamını hesaba katarsak konu daha iyi anlaşılacaktır.
Dağınık haldeki mevzuatın gözden geçirilerek önce mevzuatın tekleştirilmesi daha sonra da uygulamadaki aksaklıkların analizi oldukça önem arz ediyor. Bu nedenle, kamu personel istihdam stratejisinin olmayışı herhalde ortaya çıkan sorunların temelinde yatmaktadır. Bir tarafta 1978 tarihli Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar, diğer tarafta ise yaklaşık 31 değişik sözleşmeli personel mevzuatı. Kaldı ki aynı mevzuatın değişik maddelerindeki düzenlemeleri ise 31 değişik mevzuatın içinde saymıyoruz. Sistem adeta dağılmış ve lime lime olmuştur. Üstüne üstlük bir de sözleşmeli personelin sahipsizlik algısı iyice sorunları devleştirmektedir. Bazıları yarayı kaşıdığımı düşünebilir ama bırakın yarayı kaşımayı yara zaten kanıyor ve zamanında müdahale olmazsa uzuv kaybı yaşanacak.
Aynı görev üç farklı statüdeki personelle yapılıyor
Derdi en iyi dert sahibi anlatırmış mucibinden hareket ederek bir sözleşmelinin bize göndermiş olduğu e-mailden yola çıkarak yaşanan sorunları açıklamaya çalışacağız.
Bu bağlamda, sadece Diyanet İşleri Başkanlığı'nda çalışan sözleşmeli personelin yaşamış olduğu sorunları bilginize sunacağım. Başka sözleşmeli personellerin de benzer sorunları yaşadığını tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yoktur herhalde.
Okuyucumuz diyor ki, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görev yapan (Din Hizmetleri Sınıfı olarak) personel kadrolu, sözleşmeli ve 3+1 sözleşmeli olarak 3 kısma bölündük.
2013 yılından öncekiler kadrolu memur statüsünde görev yapıyorlar. 2014 - 2018 arası göreve başlamış olanlar süresiz sözleşmeli. 2019'dan sonra işe başlayan ve başlayacak olanlar ise 3+1 sözleşmeli yani 3 sene sonra kadrolu. Arada kalan 2014-2018 arası işe başlamış olan 18.000 kişi ise süresiz sözleşmeli, kaderine terk edilmiş ne olacağını bilemeyen değindiğiniz gibi hiçbir özlük hakkı olmayan, yükselme sınavlarına başvuramayan, kısaca hayal bile kuramadan, önünü görmeden çalışan süresiz sözleşmeli personeller olarak gerçekten çok sıkıntılı bir durumla karşı karşıyayız.
Görev yerleri A, B, C ve D olarak dört gruba ayrılmıştır
Şöyle ki din hizmetleri sınıfında görev yapan personelin görev yapacağı camiler A, B, C ve D grubu olarak 4 sınıfa ayrılmış durumdadır. D grubu en alt sınıf köy ve mezra camileridir.
Kadrolu personel 3 sene çalışma ve müktesep puanı toplamak şartıyla bir üst sınıf olan C grubu camiye, 5 seneyi tamamladığı ve müktesep puanı toplamak şartıyla bir üst sınıf olan B grubu camiye, 8 sene görev ve müktesep şartını karşıladığı taktirde A sınıf bir camiye geçme hakkına sahiptir.
Lakin bu kurumda yaklaşık 7 senedir sözleşmeli olarak çalışan personelin böyle bir hakkı yoktur. Sözleşmeli personel kaç sene görev yaparsa yapsın ne kadar müktesep puanı toplamış olursa olsun D grubu köy camilerinden başka yerde görev yapma veya tercih etme hakkı tanınmamaktadır.
Biz de masum bir soru soralım. Din aynı ve dini bilgi ihtiyacı da zengin, fakir, köylü, şehirli ayrımı olmadan inanan her Müslüman için aynı olduğuna göre A, B, C ve D grubu ayrımının herhalde bir izahı olsa gerektir.
Sözleşmeli personel açılan sınavlara giremiyor
Türkiye genelinde her ay açılan boş cami sınavlarına kadrolu personel her ay istediği il ve ilçe olmak üzere başvuru yapabiliyorken, sözleşmeli personele boş camiler için başvuru hakkı tanınmamaktadır. Merkezlerdeki camiler boş kalsa dahi sözleşmeli personel yine de sınava girerek bu camilerde görev alamaz.
Kadrolu personel her türlü yükselme sınavlarına başvuru yapabiliyorken, sözleşmeli personel ne kadar eğitimli ve donanımlı olsa dahi yükselme sınavlarına başvuramamaktadır.
Kadrolu personel unvan değişikliği yapabiliyorken, (İmamlıktan Müezzinliğe veya Kur'an Kursu öğreticisi, şef, murakıp, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, hademe vb.) sözleşmeli personel doktora dahi yapmış olsa hiçbir unvana başvuramıyor.
Aynı görevi yapan kadrolu personelden 400-600 TL daha düşük ücret alıyor
Kadrolu personel, yurtdışı göreve gitmek için başvurabiliyorken, sözleşmeli personel yurtdışı görev için başvuru yapamıyor. Kadrolu personel çalıştığı yıllara göre kıdem derecesine göre maaş alabiliyorken, sözleşmeli personel kaç sene görev yaparsa yapsın kıdem derece gibi hakları olmadığından, aynı görevi yaptığı kadroludan eğitim, evlilik ve çocuk sayısı bakımından farklı olmakla beraber yaklaşık 400-600 TL daha düşük maaşla çalışıyor.
Bunların içinde en can alıcı ve can yakıcı olanı ise takdir edersiniz ki sözleşmeli personel ne kadar eğitimli ve donanımlı olursa olsun, köy camilerinden başka bir yerde görev yapma hakkı verilmemesidir. İnanın binlerce İmam arkadaşımızın körelmesine sebep olmaktadır.
Son olarak şunu da belirtmek isterim ki, 2014 yılından sonra Diyanet İşleri Başkanlığı'na kadrolu personel alınmadığı için, merkezi yerlerde yani nüfusun yoğun olduğu bölgelerde İmam ve müezzin sıkıntısı yaşanıyorken, 2014-2018 arası bu kurumda işe başlamış sözleşmeli personel nüfusun olmadığı kırsal alanlarda mahpus edilmiş bir vaziyette kendisine verilecek hakkı beklemektedir.
Benzer sorunlar diğer sözleşmeli personel için de geçerlidir
Diyanet İşleri Başkanlığı'nda süresiz sözleşmeli personelin sorunları kendi kalemlerinden dinledik. Biz sadece sorunları bir düzene koyduk ve sistematize ettik. Biliyoruz ki çok sayıda sözleşmeli personelin de benzer ve daha dramatik hikayeleri vardır. Güzel hikayeler dinlediğimiz günler dileklerimle.
Alkollü Sürücünün Çarparak Öldürdüğü Üniversite Öğrencisinin Davasında İlk Duruşma GörüldüBartın'da alkollü sürücünün çarptığı üniversite öğrencisi Edanur Tatlıoğlu'nun hayatını kaybettiği kazaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü.04 Haziran 2026 Perşembe 17:15BASIN HABERLERİ
Microsoft ve Mayo Clinic'ten Sağlıkta Yapay Zekâ Hamlesi: Yeni Klinik AI Modeli GeliştiriliyorMicrosoft ile Mayo Clinic, tanı süreçlerini hızlandırmak ve kişiselleştirilmiş tedavi planlarını desteklemek amacıyla sağlık sektörüne özel yeni bir yapay zekâ modeli geliştirmek için iş birliğine gitti.04 Haziran 2026 Perşembe 17:11BASIN HABERLERİ
İstanbul'daki Hastane Yöneticiliğini Bıraktı, Sinop'ta Tavuk Çiftliği Kurdu: Sağlığını ve Huzurunu Geri KazandıSağlık sektöründe yıllarca yöneticilik yapan İsmail Demir, yoğun stres ve sağlık sorunları nedeniyle İstanbul’daki kariyerini bırakarak Sinop’ta tavuk çiftliği kurdu.04 Haziran 2026 Perşembe 17:08BASIN HABERLERİ
Türkiye'deki Yüzme Sularının Yüzde 90'ından Fazlası "Mükemmel" ve "İyi" KalitedeSağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, yüzme sezonu boyunca Türkiye genelindeki deniz ve göl sularını düzenli olarak analiz ediyor. Yetkililer, yüzme sularının yüzde 90'dan fazlasının "mükemmel" ve "iyi" kalitede olduğunu açıkladı.04 Haziran 2026 Perşembe 17:05BASIN HABERLERİ
NKÜ Hastanesi'nde Ameliyathane Kapasitesi Yüzde 50 ArtırıldıTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi'nde gerçekleştirilen yenileme ve kapasite artırımı çalışmaları kapsamında ameliyat masası sayısı 10'dan 15'e çıkarıldı. Artışla birlikte aylık ameliyat sayısı yaklaşık yüzde 40 yükselerek 1400'e ulaştı.04 Haziran 2026 Perşembe 17:02BASIN HABERLERİ
Konya'da Psikiyatri Doktoruna Uyuşturucu Reçetesi Davasında 15 Yıl HapisKonya'da özel kliniğinde para karşılığı uyuşturucu etkisi taşıyan ilaçlar reçete ettiği iddiasıyla yargılanan psikiyatri uzmanı doktor F.K., "Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan 15 yıl 9 ay hapis cezasına mahkûm edildi.04 Haziran 2026 Perşembe 16:26BASIN HABERLERİ
Yüksek Tansiyon Tedavisinde Hangi İlaçlar Daha İyi Tolere Ediliyor? 159 Bin Kişilik Araştırmadan Çarpıcı SonuçlarYüksek tansiyon tedavisinde ilaçların yan etkileri, hastaların tedaviye uyumunu zorlaştıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.04 Haziran 2026 Perşembe 15:03BASIN HABERLERİ
GLP-1 ilaçları kanserle mücadelede yeni bir umut olabilirASCO 2026'da sunulan üç araştırma, GLP-1 sınıfı kilo verme ilaçlarının meme kanseri riskini azaltabileceğini, ölüm oranlarını düşürebileceğini ve bazı kanser türlerinde hastalığın ileri evrelere ilerlemesini yavaşlatabileceğini gösterdi.04 Haziran 2026 Perşembe 15:00BASIN HABERLERİ
Büyük ameliyatlar yaşlılarda kalıcı bilişsel gerileme riskini artırabilirYeni bir araştırma, büyük cerrahi operasyonlar geçiren bazı yaşlı hastalarda hafıza ve düşünme becerilerinde kalıcı gerileme görülebildiğini ortaya koydu. En önemli risk faktörlerinden biri ise ameliyat sonrası gelişen deliryum olarak öne çıktı.04 Haziran 2026 Perşembe 14:58BASIN HABERLERİ
Kongo'da Ebola vakaları yeniden değerlendirildi: Salgının boyutu sanılandan küçük olabilirKongo Demokratik Cumhuriyeti'nde devam eden Ebola salgınında vaka sayıları aşağı yönlü revize edildi. DSÖ, test sonuçlarının birçok şüpheli vakanın Ebola olmadığını ortaya koyduğunu açıkladı.04 Haziran 2026 Perşembe 14:56BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










