01 Temmuz 2026
  • Ankara32°C
  • İstanbul29°C
  • Bursa34°C
  • Antalya31°C
  • İzmir34°C

TBMM’DE DİJİTAL RİSKLER VE OKUL ŞİDDETİ MASAYA YATIRILDI: ERGENLERİN YÜZDE 19’U TAMAMEN YALNIZ

TBMM Komisyonu’nda uzmanlar, okul şiddetinin münferit değil yapısal olduğunu vurgulayarak dijital bağımlılık, siber zorbalık ve derinleşen gençlik yalnızlığına karşı acil önlem çağrısı yaptı.

TBMM’de Dijital Riskler ve Okul Şiddeti Masaya Yatırıldı: Ergenlerin Yüzde 19’u Tamamen Yalnız

01 Temmuz 2026 Çarşamba 16:43

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında önemli bir oturum gerçekleştirdi. Okullarda tırmanan şiddet olaylarının ve dijital dünyanın getirdiği tehlikelerin masaya yatırıldığı toplantıda, sosyoloji, psikiyatri, hukuk ve bağımlılık alanında uzman isimler çarpıcı veriler paylaştı. Komisyonda, okullardaki şiddet eğiliminin sadece adli ya da psikolojik bir sorun olmadığı, dijitalleşme ve yapısal sorunlarla beslenen çok katmanlı bir kriz halini aldığı ifade edildi.

"Okul Şiddeti Münferit Değil Yapısal, Her 6 Çocuktan 1'i Siber Zorbalık Mağduru"

Toplantının açılışında konuşan Sosyoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nilay Kaya, Türkiye'deki okul şiddetini sadece bireysel öfke veya tekil güvenlik zaaflarıyla açıklamanın imkansız olduğunu belirtti. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki olayların biçimsel olarak münferit görünse de ortaya çıktıkları zeminin büyük ölçüde yapısal olduğunu belirten Kaya, şu çarpıcı verileri ve tespitleri paylaştı:

"Geçmişte okul çıkışında biten zorbalık, bugün sosyal medya ve çevrim içi gruplar nedeniyle 24 saat kesintisiz sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her 6 okul çağındaki çocuktan 1'i siber zorbalığa maruz kalıyor. Bu yalnızlık ve dijital şiddet döngüsü, bir süre sonra okul ortamına misilleme veya öfke patlaması olarak dönüyor."

Ulusal bir izleme sisteminin eksikliğine dikkat çeken Kaya; MEB bünyesinde "Ulusal Veri ve Erken Uyarı Sistemi" kurulmasını, okullarda çok disiplinli müdahale ekiplerinin oluşturulmasını ve dijital platformlara çocukları korumaya yönelik açık yükümlülükler getirilmesini önerdi.

"Her 5 Ergenden 1'inin Yakın Arkadaşı Yok, Kumar Bağımlılığı Alkolü Geçti"

Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Selçuk Candansayar ise okul şiddetinin ahlaki çöküş ya da ağır psikiyatrik bozukluklardan ziyade yapısal eşitsizliklerin ve kamusal hizmet yetersizliğinin bir sonucu olduğunu savundu. Türkiye’de son dönemde yaşanan en büyük krizlerden birinin "akran yalnızlığı" olduğunu belirten Candansayar, ürkütücü bir istatistiğe dikkat çekti:

"Türkiye'de yakın arkadaşı olmayan ergen oranı 1990'da yüzde 7 iken bugün yüzde 19'a yükseldi. Yani her 5 ergenden 1'i 'Hiç yakın arkadaşım yok' diyor. Bu devasa yalnızlaşma, çocukları dijital platform şirketlerinin insafına bırakıyor."

10 yıldır bir "Ruh Sağlığı Yasası" çıkarılması için mücadele ettiklerini hatırlatan Candansayar; okullara tam zamanlı psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve PDR uzmanı atanmasını, sosyal medya platformlarına yaş filtresi zorunluluğu getirilmesini talep etti.

Yeşilay Akademisi Direktörü Hakan Çetin ise bağımlılık trendlerindeki tehlikeli dönüşümü gözler önüne serdi. Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine (YEDAM) yapılan başvurularda 2024 yılından bu yana kumar bağımlılığının alkol ve madde bağımlılığını geride bıraktığını açıklayan Çetin, internet bağımlılığı başvurularının yüzde 64’ünün 12-18 yaş grubundan geldiğini ve internet bağımlılığı olan gençlerin yasal süreçlerle (suçla) karşılaşma oranının daha yüksek olduğunu bildirdi. Çetin, okullarda "Dijital Detoks Kampı" ve "Sağlıklı Yaşam Ligi" projelerinin yaygınlaştırılmasını önerdi.

"Bakanlıklar Arası Koordinasyon Kopuk, TBMM'de Daimi Mekanizma Kurulmalı"

Hukuki Araştırmalar Derneği Konya Şube Başkan Yardımcısı Av. Fatih Ruşen, Türkiye'de çocuk koruma konusunda bir sistem değil, "koordinasyon" problemi olduğunu vurguladı. Milli Eğitim, İçişleri, Adalet, Sağlık ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarının ortak bir risk yönetim merkezi olmadığını söyleyen Ruşen, "Çocuk Koruma Koordinasyon Kanunu" çıkarılması gerektiğini savundu. Ruşen ayrıca, çocuk güvenliğinin geçici komisyonlarla çözülemeyeceğini belirterek, TBMM bünyesinde sürekli çalışacak daimi bir "Çocuk Güvenliği İzleme Mekanizması" kurulması çağrısında bulundu.

Kaynak: Haber Kaynağı
Yorumlar
SON DAKİKA