TEB BAŞKANI ÇOLAK: "KAN ÜRÜNLERİ TÜRKİYE'DE ÜRETİLMİYOR"
Türk Eczacıları Birliği Başkanı Erdoğan Çolak: "Bu ürünler Çin–Almanya hattında birtakım yabancı şirketler tarafından üretiliyor, yasaya aykırı bir şekilde, adeta alım garantisi varmışcasına eczaneleri de devreden çıkartıp tekelleşme yoluna gidiliyor"

03 Eylül 2019 Salı 16:57
Türk Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı Erdoğan Çolak, kan ürünleri üretiminin Sağlık Bakanlığınca bir firmaya verildiğini ancak bu ürünlerin Türkiye'de üretilmesi yerine yurt dışından temin edildiğini öne sürerek, "Bu ürünler Çin-Almanya hattında birtakım yabancı şirketler tarafından üretiliyor, yasaya aykırı bir şekilde, adeta alım garantisi varmışçasına eczaneleri de devreden çıkartıp tekelleşme yoluna gidiliyor." dedi.
Çolak, birliğin konferans salonunda kan ürünlerinin teminine ilişkin basın toplantısı gerçekleştirdi.
Kan ürünlerinin insan kanından üretilen ve lazım olduğunda kan kadar gerekli ürünler olduğunu vurgulayan Çolak, bu ürünlerin yurt dışında düşük fiyatlara bulunabilmesine karşın Türkiye'de fiyatlarının bir hayli yüksek olduğunu ifade etti.
Türk Eczacıları Birliğinin de desteklediği "ilaçta yerelleşme" hedefinin 2014 yılında ortaya koyulduğunu söyleyen Çolak, şöyle konuştu:
"Bu kapsam içinde bir ihale açılıp yerelleşme hedefi doğrultusunda dört farklı gruptaki kan ürünleri, Sağlık Bakanlığı tarafından bir firmaya verilmişti. İhale esaslarına göre, Kızılayın Türkiye'de topladığı kan plazmaları işlenecek ve kan ürünleri artık Türkiye'de üretilecekti. Ancak gelinen noktada söz konusu firma yükümlülüklerini yerine getirmiyor. Yani ihale şartlarına uymayarak ülke ekonomisi, kamu yararı ve halk sağlığını ilgilendiren, son derece önemli olan yerli ilaç üretimi ile ilgili atması gereken adımları atmıyor. Bu ürünler Çin-Almanya hattında birtakım yabancı şirketler tarafından üretiliyor, yasaya aykırı bir şekilde, adeta alım garantisi varmışçasına eczaneleri de devreden çıkartıp tekelleşme yoluna gidiliyor."
- "Kızılay sürecin dışında mı bırakıldı?"
Çolak, bu konuda cevaplanması gereken soruları olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
"Öncelikle bu firmaya neler vadedildi ve sözleşme kaç yıllığına yapıldı? Bunun karşılığında firma neler vadetti? Kızılay kendi görevini yerine getirdi mi? Kan topladı mı, yurt dışına gönderdi mi? Yoksa Kızılay sürecin dışında mı bırakıldı? İhale aşamasında öne sürülen yerlileşme koşulu gerçekleştirildi mi? Gerçekleştiyse hangi ölçüde gerçekleşti? Üretilen plazmalar yerli plazma mı? Değilse hangi ülkeden temin edildi? Söz konusu firma en başta yapması gerektiği gibi üretim merkezini açtı mı ya da bununla ilgili herhangi bir girişimde bulundu mu? Üretim merkezini açmadıysa, yerli bir firmanın halihazırda ürettiği kan ürünlerinin ruhsatını kendi üzerine alarak SGK aracılığı ile hastanelere dağıtımını gerçekleştirdi mi?"
Söz konusu firmanın isminin ne olduğunu ve bu firmanın hangi parametreler doğrultusunda seçildiğini de soran Çolak, sözlerine şöyle devam etti:
"Söz konusu firmaya alım güvencesi verildi mi? Verildiyse bu güvence kaç yıllığına verildi? Alım güvencesinin tek bir firmaya verilmesi ile ilaç alanında bir tekel yaratılmış olunmayacak mı? Eğer bir tekel yaratılırsa bunun adı kamunun özel sektöre kaynak aktarması değil midir? Tek firmaya kaynak sağlanması ve alanda tek başına olmasına izin verilmesine karşı, bizi Rekabet Kurumuna şikayet edenlerin diyeceği bir söz var mı? Ayaktan tedavide kullanılan kan ürünleri, SGK-TEB-Eczacı Odaları iş birliğinde son derece güvenli çalışan bir sistemle hastalara zaten ulaştırılıyorken neden birinci basamak sağlık merkezi olan eczaneler bu sistemin dışına çıkarılmak isteniyor? Eczaneleri saf dışı bırakma noktasında kan ürünleri sadece bir başlangıç mı, başka hangi ilaç gruplarının hastaya ulaştırılmasında eczanelerin saf dışı bırakılması planlanıyor?
Pek çoğunun cevabını bildiğimiz ya da tahmin ettiğimiz bu sorular, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Sağlık alanı, karanlıkta bırakılmaya müsait bir alan değil."
Çolak, sağlığa ayrılan bütçenin yetersiz olduğuna da dikkati çekerek, "Akılcı ilaç kullanımında gerideyiz. Pek çok ilaç piyasada yok. Bazı ilaçların geri ödeme listesinden çıkarılması gündemde. Kendi ilacımızı üretemiyoruz. Hammaddede dışa bağlıyız. İlaçta kur farkından kaynaklanan sıkıntılar bitmek bilmiyor. Kamu kurum iskontoları artırılıyor. Tüm bunlar olurken sessiz kalmamız, olanı biteni köşeden sessizce izlememiz beklenemez. Biz bu gidişe artık dur demek istiyoruz. Tekelleşme değil, yerelleşme istiyoruz." ifadelerini kullandı.
- "Türkiye'de üretim merkezi kurulu değil"
Gazetecilerin, Türkiye'de üretim tesisinin açılıp açılmadığını sorması üzerine Çolak, 2014'te Sağlık Bakanlığı-SGK arasında sözleşme imzalandığını, 20'ye yakın firmanın ihaleye girdiğini, 5 firmanın ihalede kaldığını, bir firmaya işin verildiğini anlattı. Çolak, "Ama en ucuz yapan firmaya da verilmedi. Bu firma, üretim merkezi kuracaktı ancak şu ana kadar bir üretim merkezi kurulmuş değil." şeklinde konuştu.
Çolak, bir gazetecinin, "Açıklamalarınıza göre, şu an hastalara ulaştırılan ürünler Türkiye'den elde edilen ürünler değil mi?" sorusuna, "Değil, yurt dışından." yanıtını verdi.
Sorularının cevapsız kalmayacağını düşündüğünü ifade eden Çolak, "Bu son derece önemli bir konu olduğundan yanıt verilmeyeceğini düşünmüyorum. Çünkü, bir yerleri rahatsız edecektir. Beş yıllık bir anlaşma yapıp, anlaşmanın sonucunda firma herhangi bir girişimde bulunmuyorsa ve birileri de bir grup ilacın sadece ruhsatını alıp ülkeye vermeye çalışıyor ve buna kaynak aktarıyorsa cevapsız kalmamalı." değerlendirmesinde bulundu.
Çolak, ayrıca bir başka soru üzerine, geri ödemeden çıkarılan ilaçların 133 kalem olduğunun söylendiğini, bunların ödemeden çıktığı andan itibaren fiyatının arttığını sözlerine ekledi.
Tarama, aşı, erken tanı ve tütünden uzak yaşam kanserden korunmada etkin rol oynuyorTürk Jinekolojik Kanser Vakfı Başkanı Prof. Dr. Polat Dursun, birçok kanser türünde, tarama programlarına katılım, İnsan Papilloma Virüsü (HPV) ile Hepatit B aşılarının yaygınlaştırılmasıyla kanserden korunmanın mümkün olduğunu belirtti.03 Şubat 2026 Salı 12:03BASIN HABERLERİ
Farelerdeki pankreas kanserini tedavi eden araştırmacılara klinik deneyler için en az 30 milyon avro gerekiyor"Üçlü kombinasyon tedavisi"yle farelerdeki pankreas tümörünü yok eden İspanyol araştırmacılar, klinik deneyler için en az 30 milyon avroya ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.03 Şubat 2026 Salı 11:56DÜNYADA SAĞLIK
Depremlerde sağlık altyapısı zarar gören Hatay'ın her ilçesine devlet hastanesiDepremlerde 11 devlet hastanesinden 5'i yıkılan Hatay'da, sağlık altyapısının ayağa kaldırılması için 9 yeni hastane yapılarak vatandaşların hizmetine sunuldu.03 Şubat 2026 Salı 11:54BASIN HABERLERİ
Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldıBitlis Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldı. Laboratuvarda, uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, narkolepsi ve parasomnia gibi uyku bozukluklarının tanı ve tedavisi yapılmaya başlandı.03 Şubat 2026 Salı 11:52BASIN HABERLERİ
AB'den bebek mamalarında toksinin düşürülmesi tavsiyesiAvrupa Birliğinin (AB) gıda güvenliğinden sorumlu kurumu, bebek mamalarında bulunan sereulid toksini için kabul edilebilir eşik değerinin düşürülmesini tavsiye etti.03 Şubat 2026 Salı 11:51DÜNYADA SAĞLIK
Sakarya'da ambulans ile servis çarpıştı: 10 yaralıSakarya'nın Akyazı ilçesinde, ambulans ile servis minibüsünün çarpıştığı kazada 3’ü sağlık personeli olmak üzere 10 kişi yaralandı.03 Şubat 2026 Salı 11:49BASIN HABERLERİ
TEB Başkanı Demirci: Eczacılıkta acilen kontenjan planlaması yapılmalıİrfan Demirci, "Bugün Türkiye'de yaklaşık 31 bin serbest eczane bulunmasına karşılık eczacılık fakültelerinde tüm sınıf düzeylerinde toplam 25 bin 524 öğrenci eğitim görüyor. Genç meslektaşlarımızı istihdam anlamında zorlayan tablonun nedeni budur.'' dedi03 Şubat 2026 Salı 11:47BASIN HABERLERİ
GSK Türkiye liderlik ekibinde yeni atamalarDünyada 300 yılı, Türkiye’de ise 65 yılı aşkın deneyimiyle sağlık sektörünün lider firmaları arasında yer alan global biyofarma şirketi GSK, Türkiye’deki Uzmanlık İlaçları iş birimini yeniden yapılandırdı.03 Şubat 2026 Salı 11:45BASIN HABERLERİ
Pfizer Türkiye'den uluslararası organizasyona atamaPfizer'e 2011 yılında katılan ve Aralık 2024'ten bu yana Pfizer Türkiye Ticari Lideri olarak görev yapan Aytaç Yeğin 1 Şubat itibarıyla Uluslararası Ticari Ofise atanarak Uzmanlık Kategorisi bünyesinde Hastane Portföyü ve Operasyonlar Lideri oldu.03 Şubat 2026 Salı 11:44BASIN HABERLERİ
TJOD Başkanı İtil: Down sendromlu çocuklar bir sömürü aracına dönüştürülmemeliTJOD Başkanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil, “Down sendromlu bebek doğumu sonucu gelişen mağduriyetler doğrudan hekimle ilişkilendirilmekte ve tüm yük hekimlerin omuzlarına bırakılmaktadır.” dedi.03 Şubat 2026 Salı 11:42BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










