TEK ÇOCUK SAHİBİ OLMA EĞİLİMİ YENİ AİLE TİPLERİNE YOL AÇACAK
Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eryurt:

10 Temmuz 2023 Pazartesi 11:03
"Bir süredir Türkiye'de tek çocuk normu belirgin bir şekilde oluşuyor. Bunu ideal çocuk sayılarında da, üreme çağının sonuna gelmiş 45-49 yaş grubundaki kadınlar arasında tek çocuk sahibi olanların oranındaki artıştan da görebiliyoruz. Bu yönelimin alışık olmadığımız sonuçları olur"
"En başta nüfus azalmaya başlar ve yeni aile tipleri, hane halkı kompozisyonları ile karşılaşırız. Artık kardeşi olmayan, kuzeni olmayan, teyzesi, halası, amcası, dayısı olmayan bireyler söz konusu olmaya başlar"
Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Eryurt, Türkiye'de bir süredir devam eden ailelerin tek çocuk sahibi olma eğiliminin, alışık olunmayan sonuçları olacağını ifade ederek, "En başta nüfus azalmaya başlar ve yeni aile tipleri, hane halkı kompozisyonları ile karşılaşırız. Artık kardeşi olmayan, kuzeni olmayan, teyzesi, halası, amcası, dayısı olmayan bireyler söz konusu olmaya başlar." dedi.
Eryurt, Türkiye'nin nüfus projeksiyonuna ilişkin güncel durumu AA muhabirine değerlendirdi.
Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü ve başka kurumların nüfus projeksiyona ilişkin çalışmalar yürüttüklerini ancak, Türkiye için resmi nüfus projeksiyonlarının Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapıldığını anlatan Eryurt, "Yeni nüfus projeksiyonu sonuçları yakında paylaşılacak ama en son açıklanan 2018-2080 dönemi projeksiyon sonuçlarına göre Türkiye nüfusunun 2050 itibarı ile 104 milyonu, 2080 itibarı ile de 107 milyonu aşması bekleniyor." diye konuştu.
Birleşmiş Milletlerin (BM) tüm ülkeler için nüfus projeksiyonu yaptığını aktaran Eryurt, BM'nin Türkiye nüfus projeksiyonlarına göre, 2050 itibarıyla ülke nüfusunun 96 milyona yaklaşması, sonrasında azalmaya başlayarak 2100'de 82 milyona düşmesinin öngörüldüğünü ifade etti.
Hem TÜİK hem BM projeksiyonları için farklı senaryolar olduğunu kaydeden Eryurt, Türkiye'nin nüfusunun 100 milyon olmasına ilişkin tahminin çok uzun süredir konuşulduğunu belirtti. Eryurt, şöyle devam etti:
"TÜİK'in projeksiyon sonuçları bunun gerçekleşeceğine işaret ediyor. Ancak kişisel görüşümü soracak olursanız, daha düşük bir nüfusa işaret eden BM projeksiyonunda bile toplam doğurganlık hızı, yani kadın başına ortalama çocuk sayısı varsayımı Türkiye için 1,88 ve TÜİK'in açıkladığı 2022 doğum istatistiklerine göre ise toplam doğurganlık hızı 1,62. Aileler artık çok daha az çocuk sahibi olmaya başlamış görünüyorlar. Doğurganlık seviyesi düşmesine rağmen, doğurganlık düzeyinin yüksek olduğu dönemde nüfusa dahil olan geniş bir kuşağın bugün üreme çağında olması nedeniyle, teknik tabiri ile nüfus momentumu nedeniyle nüfusumuz artmaya devam ediyor. Ama o etki de yavaş yavaş ortadan kalkıyor. TÜİK verilerine göre yıllık nüfus artış hızı 2021 yılında binde 12,7 iken, 2022 yılında binde 7,1 olmuş durumda. Dolayısıyla bu eğilimin devam etmesi durumunda göç nedeniyle nüfus artışı olmayacağını varsayarsak, doğal artış dinamikleri ile Türkiye nüfusunun 100 milyona ulaşması ihtimali zayıf görünüyor."
- "Depremin önemli demografik etkileri olma potansiyeli var"
Prof. Dr. Eryurt, 6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremden, geçici koruma kapsamındaki Suriyeli sığınmacılar da dahil edildiğinde yaklaşık 16 milyon kişinin yaşadığı bir bölgenin etkilendiğini belirterek, "Deprem bölgesi, Türkiye ortalamasına göre çocuk ve genç nüfusun daha yüksek oranda olduğu bir bölge. Depremin önemli demografik etkileri olma potansiyeli var. Depremin tek sonucu göç olmayacaktır. Evlenme ve doğurganlık davranışlarında da değişim söz konusu olacaktır." dedi.
Eryurt, depremin bozucu etkilerine çözüm üretebilmek için ilgili kamu kurumlarının verilerini kamuoyu ve araştırmacılarla paylaşmalarının özellikle bu dönemde çok daha önemli olduğunu anlattı. Sürecin planlı hareket etmeyi gerektirdiğine dikkati çeken Eryurt, ihtiyaç analizi çalışmalarının ve müdahale programlarının periyodik olarak güncellenmesi ve ona göre hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
- "Çok yaşlı nüfusa sahip olduğumuzu söylemek yanlış olmayacaktır"
Türkiye'de nüfusun hızla yaşlandığını söyleyen Eryurt, "Yaşlı nüfus derken, 65 yaş ve üzeri nüfusu kastediyoruz. Nüfusun yaşlanması kavramıyla da toplam nüfus içerisinde yaşlı nüfusun payının artması eğilimini ifade ediyoruz." dedi.
Dünya Sağlık Örgütünün, genç, erişkin, yaşlı ve çok yaşlı nüfus belirlemedeki parametrelerinden de bahseden Prof. Dr. Eryurt, şunları kaydetti:
"DSÖ, 65 yaş ve üzerindeki yaşlı nüfusun toplam nüfus içerisindeki oranının yüzde 4'ten az olması durumunda o toplumu 'genç nüfus' olarak, yüzde 4-7 arasında olması durumunda 'erişkin nüfus' olarak, yüzde 8-10 arasında olması durumunda 'yaşlı nüfus' olarak, yüzde 10'un üzerinde olması durumunda ise 'çok yaşlı nüfus' olarak değerlendiriyor. TÜİK'in en son açıkladığı 2022 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre yaşlı nüfusun oranı yüzde 9,9, yani 'çok yaşlı nüfus' olmanın eşiğindeyiz. Hatta bu oranın 2022 sonuna ait olduğunu, şimdi ise 2023'ün ortasında olduğumuzu düşünürsek artık yüzde 10'u geçtiğimizi ve çok yaşlı nüfusa sahip olduğumuzu söylemek yanlış olmayacaktır."
Eryurt, gelişmiş ülkelerde uzun döneme yayılan yaşlanma sürecinin Türkiye'de çok daha hızlı yaşandığını kaydetti. Fransa'da yaşlı nüfus oranının yüzde 7'den yüzde 14'e çıkmasının 115 yılda gerçekleştiğini işaret eden Eryurt, "Türkiye'de yaşlı nüfus oranının yüzde 7'den yüzde 14'e çıkmasının 27 yılda gerçekleşmesi bekleniyor." dedi.
Türkiye'de nüfusun yaşlanma hızını daha iyi anlayabilmek için karşılaştırmalı değerlendirmenin faydalı olacağını belirten Eryurt, "1950 yılında yaşlı nüfus oranı dünyada yüzde 5,1, gelişmiş ülkelerde yüzde 7,7, Türkiye'de ise yüzde 3,8. BM projeksiyonlarına göre 2050 yılında Türkiye'de yaşlı nüfus oranının yüzde 21 ile dünya ortalamasının 5 puan üzerinde olması, 2100'de yüzde 33,9 ile gelişmiş ülkelerdeki yaşlı nüfus oranını da geçmesi bekleniyor. Türkiye hızlı bir şekilde yaşlanıyor." diye konuştu.
Eryurt, bir yandan doğurganlık seviyesinin düşmesi, diğer taraftan ortalama yaşam süresinin uzaması nedeniyle genç nüfusun toplam nüfus içerisindeki payı azalırken, yaşlı nüfusun payı arttığına dikkati çeken Eryurt, "Nüfusun yaşlanması açısından en önemli faktörlerden birisi doğurganlık seviyesi. İkinci faktör, yaşam beklentisinin, insan ömrünün uzaması. Hem dünyada hem de Türkiye'de yaşam süresi çok belirgin şekilde uzamış durumda. Diğer bir faktör de doğuşta yaşam beklentisi. 1950'li yıllarda Türkiye'de 50 yaşın altında olan doğuşta yaşam beklentisi günümüzde 78 yaş seviyesine çıktı." bilgilerini verdi.
- "Türkiye'de tek çocuk normu belirgin bir şekilde oluşuyor"
Türkiye'de uzun süredir iki çocuk normunun hakim olduğunu aktaran Eryurt, sosyoekonomik pek çok gelişmeyle beraber, çocuğun maliyetinin artmış olmasının çiftleri tek çocukla sınırlandırmaya yönelttiğini söyledi.
Türkiye'deki tek çocuk yöneliminin alışık olunmayan sonuçlar doğuracağına dikkati çeken Eryurt, şunları anlattı:
"Bir süredir Türkiye'de tek çocuk normu da belirgin bir şekilde oluşuyor. Bunu ideal çocuk sayılarında da, üreme çağının sonuna gelmiş 45-49 yaş grubundaki kadınlar arasında tek çocuk sahibi olanların oranındaki artıştan da görebiliyoruz. Bu yönelimin alışık olmadığımız sonuçları olur. En başta nüfus azalmaya başlar ve yeni aile tipleri, hane halkı kompozisyonları ile karşılaşırız. Artık, kardeşi olmayan, kuzeni olmayan, teyzesi, halası, amcası, dayısı olmayan bireyler söz konusu olmaya başlar."
Mehmet Ali Eryurt, dünyada en uzun yaşam süresinin olduğu ülkelerle en az olduğu ülkeler arasında halen yaklaşık 30 yıllık bir fark olduğunu söyledi.
Japonya'da ortalama yaşam süresinin 84 yıl olduğunu, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Nijerya gibi bazı ülkelerde ise 55 yıl ve altında kaldığını belirten Eryurt, "Kalkınma ve yaşam süresi arasında doğrudan bir bağlantı var, ülkelerin kalkınmışlık düzeyindeki farklılıklar, eşitsizlikler bazı ülkelerde doğan insanların diğerlerinden 30 yıl daha az yaşamasıyla sonuçlanıyor. 8 milyar insanın refahını artırmak, mutlu kılmak, eşitsizlikleri gidermek gibi önemli bir görev var hepimizin önünde." değerlendirmesinde bulundu.
Fibromiyaljide Yeni Tedavi Yaklaşımı: Yalnızca Ağrıya Değil, Yaşam Kalitesine OdaklanılıyorUzmanlar, tahlillerde çıkmayan bu hastalığın tedavisinde mucizevi tek bir ilaç yerine kişiye özel bütüncül yaklaşımların şart olduğunu vurguluyor.21 Ağustos 2026 Cuma 17:04BASIN HABERLERİ
Finlandiya’dan Kapsamlı Araştırma: Kahve Tüketimi Vücut Yağ Dağılımı ve Metabolizmayı Etkiliyor2 bin 264 yetişkinin incelendiği yeni bir araştırma; düzenli kahve tüketimi ile daha düşük karın içi yağlanma, daha yüksek iskelet kası kütlesi ve olumlu kan şekeri göstergeleri arasında dikkat çekici bağlantılar saptadı.21 Ağustos 2026 Cuma 17:02BASIN HABERLERİ
Mayo Clinic’ten Pankreas Kistleri Araştırması: Risk, Taşınan "Endişe Verici" Özellik Sayısına Göre KatlanıyorMayo Clinic araştırmacılarının Gastroenterology dergisinde yayımlanan çalışması, rastlantısal olarak saptanan pankreas kistlerinin kansere dönüşme riskinin "endişe verici" bulguların sayısına bağlı olarak belirgin şekilde arttığını ortaya koydu.21 Ağustos 2026 Cuma 16:49BASIN HABERLERİ
Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesi İlk Öğrencilerini Aldı: Başarı Sıralamasında 27’nci Sıraya Yerleşti2026-2027 eğitim-öğretim yılında ilk kez öğrenci kabul eden Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesi, yüksek başarı sıralamasıyla dikkat çekti.21 Ağustos 2026 Cuma 16:47BASIN HABERLERİ
İzmir Şehir Hastanesi’nde Akıllı Dönem: İç Mekan Navigasyon Sistemi Devreye AlındıTürkiye'nin en büyük 4'üncü şehir hastanesi olan İzmir Şehir Hastanesi, karmaşık bina yapısı içinde hastaların yönlerini kolayca bulabilmesi için QR kod ve kamera destekli İç Mekan (Indoor) Navigasyon Sistemi’ni kullanıma sundu.21 Ağustos 2026 Cuma 16:45BASIN HABERLERİ
Eskişehir Şehir Hastanesi’nden Dijital Sağlık Adımı: Yatağa Bağımlı Hastalara Uzaktan Takip HizmetiEskişehir Şehir Hastanesi, "Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi" ile kronik, engelli ve yatağa bağımlı hastaların tahlil, tetkik ve tedavi takiplerini hastaneye gelmelerine gerek kalmadan dijital ortamda gerçekleştiriyor.21 Ağustos 2026 Cuma 16:42BASIN HABERLERİ
Bilkent Şehir Hastanesi’nden Kalp Sağlığı Uyarısı: Kalp Nakline Götüren Yol Obeziteden GeçiyorAnkara Bilkent Şehir Hastanesi Kalp Nakli Sorumlusu Prof. Dr. Ümit Kervan, kronik ve metabolik hastalıkların kalp yetmezliğini tetiklediğini belirterek, kalbi korumanın en temel kuralının obeziteden uzak durmak olduğunu vurguladı.21 Ağustos 2026 Cuma 11:51BASIN HABERLERİ
İstanbul'da Trafik Kazası Sonrası İhmal İddiası: Hastane Bahçesinde Baygın Bulunan Genç Hayatını KaybettiEsenyurt’ta motosiklet çarpması sonucu yaralanan 22 yaşındaki Beşşar Al Tawıl, kaldırıldığı hastanenin bahçesinde 2 gün sonra baygın halde bulundu.21 Ağustos 2026 Cuma 11:23BASIN HABERLERİ
Mısır'da Sahte Sağlık Çalışanlarına Operasyon: 3 Ruhsatsız Akupunktur ve Fizik Tedavi Merkezi KapatıldıMısır Sağlık Bakanlığı, Kahire, İsmailiye ve Giza'da yürüttüğü denetimlerde ruhsatsız çalışan 3 merkezi kapattı. Operasyonlarda kendilerini doktor olarak tanıtan Çin vatandaşlarının da aralarında bulunduğu sahte sağlık çalışanları yakalandı.21 Ağustos 2026 Cuma 10:27BASIN HABERLERİ
Yozgat İl Sağlık Müdürü Karaarslan'dan Sıcak Havası Uyarısı: "11.00 - 16.00 Arasında Dışarı Çıkmayın"Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Akif Karaarslan, yükselen hava sıcaklıklarına karşı vatandaşları uyararak, özellikle kronik hastalığı olanlar ve yaşlıların günün en sıcak saatlerinde açık alanda bulunmamaları gerektiğini vurguladı.21 Ağustos 2026 Cuma 10:25BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










