“TÜRKİYE’DE 2040 YILINDA HER YIL 400 BİN KİŞİYE KANSER TANISI KONULABİLİR”
Kanser konusunu ele alan uzmanlar, son verilere göre Türkiye'de her yıl yaklaşık 234 bin yeni kanser tanısı konduğuna dikkat çekerek, bunun 2040 yılında...

10 Aralık 2023 Pazar 12:58
Kanser konusunu ele alan uzmanlar, son verilere göre Türkiye'de her yıl yaklaşık 234 bin yeni kanser tanısı konduğuna dikkat çekerek, bunun 2040 yılında her yıl 400 bin yeni kanser tanısına yükselebileceği tahmininde bulundu.
Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği (TROD) tarafından 2 yılda bir düzenlenen ve bilimsel gelişmelerin tartışıldığı Ulusal Radyasyon Onkolojisi Kongresi'nin (UROK) 15'incisi, 6-10 Aralık tarihleri arasında Antalya Kemer'de gerçekleştirildi. Kongrede yurtiçi ve yurtdışından alanında deneyimli 154 bilim adamı bilgi ve deneyimlerini paylaşırken, alanında söz sahibi toplam 13 uluslararası konuşmacı yer aldı.
Kongrenin basın toplantısında kanser konusuna değinen 15. Ulusal Radyasyon Onkolojisi Kongresi Başkanı Prof. Dr. Gökhan Özyiğit, kanserin halen dünyada ve Türkiye'de en önemli halk sağlığı problemlerinden biri olduğuna işaret etti. Son verilere göre Türkiye'de her yıl yaklaşık 234 bin yeni kanser tanısı konulduğunu ve 126 bin kanser hastasının hayatını kaybettiğine dikkati çeken Özyiğit, "2040 yılında ise ülkemizde her yıl 400 bin yeni kanser tanısının konması ve kansere bağlı ölümlerin de yüzde 85 oranında artış göstererek 233 bine yükseleceği tahmin edilmektedir" dedi.
"Birçok kanser türünde tedavi zaten mümkün"
Her gün çıkan "kanser tedavisi bulundu" haberlerine eleştirilerde bulunan Özyiğit, "Henüz böyle bir kanser tedavisi yoktur. Bununla beraber birçok kanser türünde tedavi zaten mümkündür. Dahası birçok kanseri önlemek de mümkündür. Yani çözümün önemli bir kısmı aslında gözümüzün önündedir. Kanser ölümleri ülkelerin ekonomik ve bilimsel gelişmişlik düzeyi ile çok yakından ilişkilidir. Bu açıdan bakıldığında kanser ölümlerinin yüzde 70'i düşük ve orta gelir seviyeli ülkelerde gözlenmektedir. Kanser tedavisi pahalıdır, üst düzey teknoloji gerektirir. Bu nedenle bilimsel olarak gelişmiş ve ekonomik açıdan refah düzeyi yüksek ülkelerde birçok kanser türünde kanser kontrol programları başta olmak üzere güncel cerrahi, modern radyoterapi teknikleri ve sistemik tedavilerle tam şifa mümkündür. Bugün Avustralya rahim ağzı kanserini bir aşı ile kıtadan yok etmek üzeredir. Öte yandan ülkemizde halen HPV aşıları gündemde bile değildir" ifadelerini kullandı.
"Tütün mamulleriyle mücadelede zayıflama gözlenmeye başladı"
Özyiğit, Türkiye'de tütün mamulleri ile mücadelede zayıflama emareleri gözlenmeye başladığına işaret ederek, "Bu noktada kontrolü sağlayacak idari yaptırım makamlarının etkinliğinin günden güne azalması, gençlerde sigara alışkanlığının önüne geçilememesi ve benzeri birçok faktör ülkemizde kanser kontrol programlarının etkinliğini azaltmaktadır. Bir takım gerçek dışı komplo teorilerinin peşinden koşmak yerine, gözümüzün önünde insanlığı yok eden, bir nevi kitle imha silahı olan tütün ürünlerinin arkasındaki lobilerin takipçisi olmalıyız" diye konuştu.
"Kanser ölümlerinin en sık gözlendiği yer Afrika ülkeleri"
Kanser tedavisinde radyoterapinin önemine de vurgu yapan Özyiğit, şunları söyledi:
"Kanser tedavisinde yüzyılı aşkın süredir sistemik tedavilerin olmadığı yıllardan beri kullanımda olan radyoterapi hayati önemdedir. Modern ve güncel kanser tedavisinde birçok kanserin tedavisinde radyoterapi uygulanmadan şifa sağlanması mümkün değildir. Günümüzde kanser ölümlerinin en sık gözlendiği yer Sahra altı Afrika ülkeleridir. Bu ülkelerde gelişmiş radyoterapi cihazlarının olmaması nedeniyle her yıl yüzbinlerce yaşam yitip gitmektedir. Halbuki bu ülkelerde de sıklıkla görülen erken evre akciğer, gırtlak, prostat ve rahim ağzı gibi sık görülen kanserlerde tek başına radyoterapi veya eş zamanlı radyoterapi ve ilaç tedavileri ile kür sağlanması mümkündür. Yüksek riskli birçok kanser hastasında cerrahi ve ilaç tedavileri uygulansa dahi, endikasyonu olan radyoterapi verilmezse kanserin tedavi olasılığı ciddi derecelerde azalır. Doğru soruyu doğru kişiye sormak, doğru cevabın alınması için anahtar husustur. Kanser konusunda uzman olmayan, tek bir kanser hastası tedavi etmemiş, bu işin bilimi ile uğraşmamış kişilere lütfen itibar etmeyiniz. Toplum önünde muteber kişiler haline gelmesini sağlamayınız. Çünkü kanser konusunda tek hatalı bir bilgi kırıntısı dahi, biz onkologların işini çok güçleştirmenin yanı sıra, yüz binlerce kanser hastasının hayatını tehlikeye sokabilir. Bu noktada biz hekimlerin de öz kritik yapmamız, sağlık konusunda basınla doğru iletişim kanallarını kurma noktasında kendimizi geliştirmemiz gerekliğinin de farkındayız."
"HPV nedenli kanserlerden aşı ile korunmak mümkün"
HPV (Human Papillomavirus) ile ilgili konuşan Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Uğur Selek, bu virüsün cinsel yolla bulaşan bir virüs olduğunu, genital siğiller gibi hafif enfeksiyonlardan ciddi kanserlere kadar çeşitli sağlık sorunlarına neden olabileceğine işaret etti.
Bu virüsten ve yol açabileceği sorunlardan sakınmak için korunma yolarını aktaran Selek, "HPV aşısı son 10 yılda gündemimize giren ve bu virüsün önemli türlerine karşı bağışıklığımızı sağlayan çok önemli bir koruma şemsiyesidir. Bu aşının mümkünse ergenlik döneminde yapılabilmesi, değilse genç yetişkinlere uygulanması önerilmektedir; mümkünse cinsel aktivite yaşlarından önce yapılmasının bağışıklığı arttırdığı bilinmektedir. HPV enfeksiyonunun kanser riskini arttırabilecek olan sigaradan da uzak kalmak önemlidir. Sigara ve alkolden uzak sağlıklı bir yaşam tarzı, düzenli egzersizle aktif bir beden, Akdeniz diyeti ağırlıklı dengeli beslenme ve yeterli uyku, bağışıklık sistemimizi destekleyecektir. Ayrıca tüm kanserlerde olduğu gibi erken teşhis yaşam kurtarıcı olduğundan, HPV ile ilişkili kanserler için düzenli tarama testleri gündemimizde olmalı, özellikle rahim ağzı kanseri için kadınların Pap smear testi ve HPV testi yaptırması önerilmektedir. Tarama testi erkekler için rutin önerilmese de, HPV aşısının erkek çocuklar ve genç erkeklerde yapılması HPV enfeksiyonunun yaygınlığını sınırlamak için önemlidir" dedi.
"HPV ilişkili tümörlerde toplum sağlığına büyük katkı sunduğumuzu söyleyebiliriz"
HPV'nin yol açabildiği rahim ağzı (serviks) kanseri, anal kanal kanseri ve baş boyun kanserlerinde radyasyon onkolojisi uzmanı hekimlerin tedavideki rolünün çok önemli bir yer tuttuğunun altını çizen Selek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çoğu zaman kemoterapi ile eş zamanlı radyoterapi tedavileri ile çok büyük oranda hastamız sağlığına kavuşabilmektedir. Özellikle güncel teknolojik gelişmeleri hastalarımızın lehine kullanarak, sağlıklı dokuları özenle koruyabildiğimiz etkin tedavilerle HPV ilişkili tümörlerde toplum sağlığına büyük katkı sunduğumuzu söyleyebiliriz. Radyasyon onkolojisi uzman hekimleri olarak, erken ya da geç evrelerde olsun, tüm kanser hastalarının yüzde 75-80'inin tedavilerinde yer aldığımız düşünüldüğünde, kanserle savaşta onkolojideki önemli yerimiz görülebilecektir. Bizim önceliğimiz, olabildiğince toplum sağlığını iyileştirmek ve kanseri azaltmak, ortaya çıkmasına yol açan sigara, alkol, şişmanlığa yol açan yanlış beslenme, HPV enfeksiyonu gibi faktörlerle savaşmak, kanser tanısı alındığında ise tüm ilgili branşlarla birlikte hastamıza ve evresine en uygun ve mümkünse organ fonksiyonlarını koruyucu tedavileri uygulayabilmektir. Günümüzün en modern tedavileri konusunda, ülkemizde radyasyon onkolojisi uzman hekimleri bilimsel, teknik donanım ve deneyim açısından gelişmiş ülke standartlarının üzerindedir, ayrıca radyoterapiye ulaşım konusunda da bir zorluk bulunmamaktadır. Hastalarımızın ve yakınlarının kanser tanısı konulduğunda kendilerini değerlendiren ve tedavilerine karar veren ekibin üyeleri arasında bir radyasyon onkolojisi uzmanı bulunup bulunmadığını sorgulaması, tedavilerinde en doğru seçeneğe ulaştıkları konusunda da kendilerini rahat hissettirecektir."
"Stereotaktik radyocerrahi" namı diğer "nokta atışı"
Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Seçilmiş Başkanı ve Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Banu Atalar ise halk arasında "nokta atışı" olarak da tanımlanan "stereotaktik radyocerrahi" yöntemi sayesinde çok küçük veya ulaşılması zor noktalardaki tümörlere dahi ulaşıp, buradaki tümörü tamamen yok edebildiklerini aktardı. Bu teknik sayesinde aynı anda birkaç bölgeyi dahi kısa sürede ışınlayabilmenin mümkün olduğunu belirten Atalar, "Diyelim ki, hastanın vücudunda üç farklı bölgede tümör var ve bu tümörlerin tamamına bir an önce lokal bir tedavi uygulayıp, bir an önce sistemik tedaviye başlamak istiyoruz. Bu durumda bu üç ayrı bölgede 3 tümör için 3 ayrı cerrahi uygulamak hasta için kolay olmayan ve iyileşme süresi uzun olabilecek bir yöntem olacaktır. Halbuki radyocerrahi ile bu üç farklı bölgeye nokta atışı sayesinde tümörü yok etmek mümkün olabilir. Üstelik bu yeni teknoloji sayesinde hastaya kesi, anestezi veya iğne yapmadan üç bölgeye yüksek dozda radyasyon verilip, tümörün kontrolü sağlanabilir ve hastamız hemen ertesi günü alması gereken diğer tedavilere başlayabilir. Ayrıca bu yöntemin gelişmesi sayesinde artık erken evre akciğer kanserlerinde, erken evre prostat kanserlerinde, beyin metastazlarında cerrahi ile aynı sonuçlara ulaşıyoruz" açıklamasına yer verdi.
"Kanser kontrol planı"
Kanser tedavisinde radyoterapinin önemli ve etkili bir yöntem olduğunu ifade eden 15. Ulusal Radyasyon Onkolojisi Kongresi Bilimsel Sekreteri Prof. Dr. H. Cem Önal da, kanserde tedavilerin devam edilebilmesi için ileriye dönük doğru bir planlama yapılması gerektiğini söyledi. Uygulanan tedavilerin devam edebilmesinde sosyoekonomik koşulların zorlu olması nedeniyle kısa, orta ve uzun vadeli planlamalar yapılmasının esas olduğunu kaydeden Önal, "Radyoterapi uygulamaları üst düzey teknolojik donanım ve aynı zamanda donanımlı ekip gerektirmektedir. Ancak bu istihdamın yeterli bir şekilde yapılması, ülkemizdeki merkezlere eşit bir şekilde dağıtılması ve aynı zamanda etkili bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle, ülkemizdeki radyasyon onkoloji merkezlerini belli başlı bölgelerde değil, ülkenin bütün kısımlarına eşit bir şekilde dağıtılması gerekmektedir. Ayrıca istihdam fazlalığının önüne geçebilmek için de, kontrol mekanizmalarının etkin bir şekilde çalışması ve konu ile ilgili kişiler tarafından da bir takım düzenlemeler yapılması önemlidir" ifadelerini kullandı.
Dünya Sağlık Örgütü Demans Rehberini Güncelledi: Toplumdaki Vakaların Yüzde 45'i Önlenebilir Risk Faktörleriyle İlişkiliDünya Sağlık Örgütü (DSÖ), demans riskinin azaltılmasına yönelik küresel önerilerini yeniledi.10 Eylül 2026 Perşembe 17:14BASIN HABERLERİ
Sonbahar Tükenmişliğine Karşı "Eyleme Geçin" Uyarısı: Motivasyonu Beklemeyin!Mevsim geçişlerinde artan yorgunluk, isteksizlik ve enerji kaybının ruh hali üzerindeki etkilerine dikkat çeken Klinik Psikolog Burçin Deniz, sonbaharda yaşanan davranışsal yavaşlama döngüsünü kırma yollarını anlattı.10 Eylül 2026 Perşembe 17:00BASIN HABERLERİ
"Sinsi İlerleyen Diyabete Karşı 'Rakamlarınızı Öğrenin' Çağrısı: 35 Yaş Üstüne Yıllık Kontrol Uyarısı"Diyabetin yıllarca hiçbir belirti vermeden damarları yıpratabildiğine dikkat çeken uzmanlar, 35-40 yaşından itibaren yılda bir kez kan şekeri kontrolü yaptırılmasını öneriyor.10 Eylül 2026 Perşembe 16:46BASIN HABERLERİ
Yılların Öksürük Şurubu Parkinson’a Umut Oldu: Ambroksol İçin Faz 3 Süreci BaşladıYıllardır soğuk algınlığı ve balgam söktürücü tedavilerinde güvenle kullanılan ambroksol etken maddesi, Parkinson hastalığının ilerlemesini durdurma potansiyeliyle tıp dünyasının odağında.10 Eylül 2026 Perşembe 16:44DÜNYADA SAĞLIK
Sağlık Bakanlığı'ndan Suçiçeği Aşısında Yeni Dönem: Çocuklar İçin İkinci Doz Aşılama BaşladıSağlık Bakanlığının yeni düzenlemesi doğrultusunda, 1 Eylül itibarıyla 48. ayını dolduran çocuklara suçiçeği aşısının ikinci dozu uygulanmaya başlandı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:41BASIN HABERLERİ
Yaşlılarda Ani Kafa Karışıklığına Dikkat: Demans Değil "Deliryum" Olabilir!Yaşlı bireylerde aniden ortaya çıkan kafa karışıklığı ve davranış değişiklikleri her zaman demans belirtisi olmayabilir.10 Eylül 2026 Perşembe 16:39BASIN HABERLERİ
Yapay Zekâ Desteği Hekim Performance'ını Artırdı: 3 Ülkeden Katılan Hekimlerle Emsal AraştırmaEndonezya, Kenya ve Hollanda’dan 249 hekimin katıldığı randomize kontrollü yeni bir araştırma, GPT-4o erişimi sağlanan hekimlerin klinik vakalardaki performansının yapay zekâ desteği almayanlara göre daha yüksek olduğunu ortaya koydu.10 Eylül 2026 Perşembe 16:38BASIN HABERLERİ
Erken Akciğer Kanseri Teşhisinde "Kandaki DNA" Umudu: Likit Biyopsilerde Önemli GelişmeKandaki tümör DNA'sı ve metilasyon izlerini inceleyen yeni nesil likit biyopsi testleri, erken evre akciğer kanserini saptamada 2026 verileriyle ümit verici sonuçlar sağladı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:35BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı'ndan Anne ve Bebek Sağlığı İçin Yeni Dönem: RİTAS 81 İlde Devreye AlındıSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gebe ve lohusaların takip süreçlerini daha güvenli ve etkin kılmak amacıyla hazırlanan Riskli Takip Sistemi’nin (RİTAS) 81 ilde uygulamaya girdiğini duyurdu.10 Eylül 2026 Perşembe 16:34BASIN HABERLERİ
Yunanistan'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Son Bir Haftada 34 Yeni Vaka Saptandı, Can Kaybı 30'a YükseldiYunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY), ülkede yıl başından bu yana toplam 324 Batı Nil virüsü vakasının kaydedildiğini açıkladı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:33BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










