TÜRKİYE’DE ERKEKLERİN YÜZDE 15, KADINLARIN YÜZDE 25’İ OBEZ
Birçok kronik hastalığın nedeni veya risk faktörü olarak kabul edilen obezite, tüm dünyada adeta bir salgın gibi yayılıyor.

02 Mart 2024 Cumartesi 12:23
Birçok kronik hastalığın nedeni veya risk faktörü olarak kabul edilen obezite, tüm dünyada adeta bir salgın gibi yayılıyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, 4 Mart Dünya Obezite gününde hastalıklara yol açan bu soruna bir kez daha dikkat çekerek "Türkiye'de erkeklerin yaklaşık yüzde 15, kadınların yaklaşık yüzde 25'i obezdir" dedi.
Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre obezite, vücutta sağlığı bozacak ölçüde anormal veya aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmaktadır. Obezite, günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde en önemli sağlık sorunu olarak görülmekte olup ICD-10'da hastalık olarak tanımlamıştır. Medipol Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, obezitenin pek çok sebebi olan karmaşık bir sağlık sorunu olarak varlığını sürdürdüğüne ilişkin vurgu yaparak çeşitli açıklamalarda bulundu.
"Dünyada yaklaşık 2 milyon civarında fazla kilolu veya obez kişi bulunmaktadır"
Doç. Dr. Osman Civil, "Obezite son yıllarda dünyada ve ülkemizde ciddi oranda artış göstermiştir. DSÖ yakın dönem verilerine göre dünyada yaklaşık 2 milyon civarında fazla kilolu veya obez kişi bulunmaktadır. Bunlardan yaklaşık 600 bini obezite sınırları içindedir. Türkiye'de de durum çok farklı değildir. TÜİK verilerine göre ülkemizde her 5 kişiden bir tanesi fazla kiloludur. 2008 yılındaki çalışma ile karşılaştırıldığında 2015 yılında obezite ülkemizde yüzde 30 oranında artmıştır. Günümüzde toplumda erkeklerin yaklaşık yüzde 15, kadınların yaklaşık yüzde 25'i obezdir" açıklamasını yaptı.
"Polikistik over sendromu, kısırlık gibi hastalıklara da neden olmaktadır"
Obezite yaygınlığı giderek arttığını ve beraberinde pek çok fiziksel, psikolojik, sosyal, ekonomik sorunlar getiren çok faktörlü bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Civil, "Obezite, tedavi edilememesi ve tekrarlaması durumunda birey ve toplum sağlığı açısından ciddi yıkıcı sonuçlara neden olabilir. Obezite; diyabet, hipertansiyon, koroner kalp hastalığı, iskelet sistemi ve eklem rahatsızlıkları, solunum güçlüğü, bazı kanser türleri, yağlı karaciğer ve siroz, polikistik over sendromu, kısırlık gibi hastalıklara da neden olmaktadır" uyarısında bulundu.
Doç. Dr. Osman Civil, obezitenin halk tarafından yalnızca fiziksel görünüş bozukluğu olarak algılandığını ancak sadece fiziksel görünüş bozukluğu değil çok ciddi hastalıkları beraberinde getiren ya da getirecek olan dünyadaki en ciddi sağlık problemlerinden biri olduğunu söyledi.
Obezite oluşumunda etkili olan risk faktörleri
Obeziteye yol açan çok sayıda faktör arasında yanlış beslenme ve fiziksel aktivite yetersizliğinin en önemli obezite nedenleri olarak kabul edildiğini belirten Doç. Dr. Osman Civil, "Genetik, çevresel, nörolojik, fizyolojik, biyokimyasal, sosyo-kültürel ve psikolojik pek çok faktör birbiriyle ilişkili olarak obeziteye neden olmaktadır. Çevresel faktörler; günümüzde insanların sürekli apartman hayatı yaşaması, sürekli oturarak çalışması, spor yapma imkânının az olması şeklinde örneklendirilebilir" şeklinde konuştu.
Kötü beslenme alışkanlıklarının da obezite sebebi olduğuna değinen Do. Dr. Sivil sözlerine şunları ekledi:
"Günümüzde kötü beslenme alışkanlıkları da obezite sebebidir. Daha çok düzensiz ve fast food beslenme, işlenmiş gıdaların pratik olması sebebiyle organik gıdaların yerine diyette tercih edilmesi, gece geç saatlerde yemek yeme veya bir şeyler atıştırma gibi alışkanlıklar obeziteye sebep olur. Obezitenin genetik faktörlerinde ise ebeveynlerin obez olması çocukların da obez olma ihtimalini arttırmaktadır. Her iki ebeveyn de obez ise çocuklarının obez olma ihtimali yüzde 80'lere, ebeveynlerden biri obez olma durumunda ise çocuğun obez olma ihtimali yüzde 40'lara kadar yükselebilir. Hormonel sebepler ise özellikle mide ve bağırsaktan salınan bazı hormonların fazlalığı ya da yetersizliği şeklinde açıklanabilir. Tüm bu faktörler ayrı ayrı obeziteye zemin hazırlar."
Obezitenin teşhis ve tedavisi
Doç. Dr. Osman Civil, konuşmasını çağımızın küresel sorunu olan obezitenin teşhis ve tedavisinden bahsederek şu sözlerle tamamladı:
"Obezite tanımlamasında Vücut Kitle İndeksi(VKİ) kullanıyoruz. VKİ kilogram olarak vücut ağırlığının metre olarak vücudun karesine bölünmesi ile bulunuyor. VKİ 18-25 arasındaki kişiler sağlıklı bireylerdir. 25 ile 29 arasındaki bireyler kilolu, 30'un üzerindekiler obez, 40'ın üzerindekileri morbit obez, 50 üzerindekileri süper obez olarak tanımlıyoruz. Dengeli ve sağlıklı beslenerek, yeterli su tüketerek, düzenli egzersizi bir yaşam tarzı haline getirerek obeziteyi önlemek mümkündür. Yine de obezite sorunundan muzdarip olan kişilerde birinci basamak tedavi olarak diyet, spor ve ilaçlarla tedavi denenir. Birinci basamak tedavide başarılı olunamazsa ki başarı şansı yüzde 1-2 civarıdır; cerrahi tedaviler gündeme gelir. Günümüzde obezitenin en etkin tedavi yöntemi cerrahi tedavidir. Cerrahi tedavi ile başarı şansı yüzde 90'ların üzerindedir. Ancak her obeziteden muzdarip bireyin cerrahi tedavisi uygun olmayabilir. Cerrahi tedavi öncesi hastaların metabolik ve psikiyatrik olarak değerlendirilmesi önemlidir. Mümkünse genel cerrahi, endokrinoloji, psikiyatri, diyetisyen ve anestezi hekimlerinden oluşan bir konseyden değerlendirilerek karar verilmesi uygundur."
Sivas'ta Kene Tehdidi: 10 Kişi Hayatını Kaybetti, 13 Hastanın Tedavisi Sürüyor!Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'nde bu yıl kene tutunması şikayetiyle başvuran 129 kişiden 10'u Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedeniyle yaşamını yitirdi.22 Temmuz 2026 Çarşamba 16:49BASIN HABERLERİ
Pankreas Kanserine Karşı Önleyici Aşı Araştırmasında Umut Veren Gelişme!Aşılanan 20 kişinin 18’inde güçlü T hücresi bağışıklık yanıtı elde edilirken uzmanlar, çalışmanın henüz ilk aşamada olduğunu ve kanseri tamamen önlediğini kanıtlamadığını vurguladı.22 Temmuz 2026 Çarşamba 15:19BASIN HABERLERİ
Kan Dolaşımını İyileştiren Besinler Hangileri? Bilimsel Araştırmalar Ne Söylüyor?Pancar, yağlı balıklar, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kuruyemişlerin damar sağlığını desteklediği bilinse de uzmanlar ve bilimsel araştırmalar tek bir besinin "kendiliğinden damar açamayacağı" uyarısında bulunuyor.22 Temmuz 2026 Çarşamba 14:58BESLENME VE DİYET
Protein Yaşlanmasında Devrim Niteliğinde Adım: Kalıcı Sanılan Hasarı Silen Enzim Geliştirildi!Mühendislik ürünü CMLase enzimi, laboratuvar ortamında yaşlı insanlardan alınan damar, deri ve göz dokusu örneklerinde biriken kimyasal yaşlanma hasarlarını belirgin şekilde azalttı.22 Temmuz 2026 Çarşamba 14:56BASIN HABERLERİ
Aşırı Sıcaklar Türkiye'de: Güneş Çarpması ile Sıcak Bitkinliğini Birbirine Karıştırmayın!Erdem Hastanesi Çakmak İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Muazzez Caymaz, Avrupa'dan gelen sıcak hava dalgası sebebiyle kronik hastalar, yaşlılar ve çocukların yüksek risk altında olduğunu bildirdi.22 Temmuz 2026 Çarşamba 11:37BASIN HABERLERİ
Şifalı Kaynak Suları Organ İflasına Yol Açabilir: Türk Böbrek Vakfı’ndan Hayati Uyarı!Halk arasında böbrek taşını düşürdüğüne ve böbreklere iyi geldiğine inanılan analiz edilmemiş kaynak suları, hayati tehlike saçıyor.22 Temmuz 2026 Çarşamba 11:15BASIN HABERLERİ
Erzurum’da 19 Yıllık Sevgi Büyüklüğü: Eşine Karaciğerini Bağışlayarak Hayata Tutunmasını Sağladı!Erzurum'da yaşayan 46 yaşındaki Murat Kılıç, 12 yıldır portal hipertansiyon hastalığıyla mücadele eden 19 yıllık eşi Fadime Kılıç'a karaciğerini bağışladı.22 Temmuz 2026 Çarşamba 11:07BASIN HABERLERİ
Elektronik Sigara Diş Etlerini Tehdit Ediyor: "Duman Çıkmaması Zararsız Olduğu Anlamına Gelmez!"Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burcu Karaduman, elektronik sigara kullanımının diş eti hastalıkları ve çene kemiği kaybı riskini önemli ölçüde artırdığı uyarısında bulundu.21 Temmuz 2026 Salı 16:01BASIN HABERLERİ
Eldeki Uyuşma Karpal Tünel Değil Boyun Fıtığı Olabilir: "Sinyal Boyunda Bozulup Alarm Elde Çalabilir!"Prof. Dr. Erdinç Tunç, parmaklardaki uyuşma, karıncalanma ve güç kaybının her zaman el bileğindeki karpal tünel sendromundan kaynaklanmadığını, bu şikayetlerin arkasında boyun fıtığının yatabileceğini açıkladı.21 Temmuz 2026 Salı 15:54BASIN HABERLERİ
Yaz Sıcaklarında Limonata Tehlikesi: "Oda Sıcaklığında En Fazla 2 Saat Kalmalı!"Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, yaz aylarının vazgeçilmez serinleticilerinden limonatanın oda sıcaklığında 1–2 saatten fazla bekletilmemesi gerektiğini açıkladı.21 Temmuz 2026 Salı 15:18BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










