"TÜRKİYE'DE HEMŞİRE OLMANIN İLAVE ZORLUKLARI VAR"
Hemşirelerin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Prof. Ayişe Karadağ, "Türkiye'de hemşire olmanın ilave zorlukları var" dedi.

18 Mayıs 2018 Cuma 13:20
Tülay Karabağ/NTV
Türkiye’de hemşirelik eğitimindeki en önemli sorunun, eğitimin lise düzeyinde verilmesi olduğunu belirten Karadağ, “Henüz kendi bakımını bile üstlenebilecek fizyolojik ve psikolojik olgunluğa erişmemiş çocuk yaştaki hemşireler, hem kendi sağlıklarının geleceği hem de ‘bakım’ gibi ağır bir yükün travması altına konuldukları için toplum sağlığı açısından ciddi tehlike oluşturmaktadır” diye konuştu.
Hemşirelik mesleği sağlık hizmetlerinin en önemli ayaklarından biri. Hem toplumun hastalıklardan korunmasında rol oynayan hem de sağlığın bozulması durumunda hekim tarafından verilen tedaviyi yapan, hasta bakımını planlayan, uygulayan, denetleyen ve izleyen kişi olması nedeniyle hemşirelik çok önemli bir meslek.
Hasta bedenleri şifalandırmak için emek harcayan, gündüz mesaileri ile gece nöbetleri arasında koşuşturan, hasta ve hasta yakınlarıyla iletişimde her zaman “güler yüzlü” olmaları beklenen hemşireler, uzun çalışma saatleri, ağır iş yükü, ücretlendirme, eğitim, özlük haklar gibi birçok başlık altında irdelenebilecek sorunlarla karşılaşıyor. Çok sayıda hemşire ise bütün bu mesleki zorluklara ve gösterdikleri fedakarlıklara rağmen hak ettikleri değeri görememekten şikayetçi
12- 18 Mayıs Hemşirelik Haftası nedeniyle hemşirelerin yaşadığı sorunlara değinen Koç Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayişe Karadağ, hemşireliğin varoluş nedeninin insanın “bakım” ihtiyacı olduğunu söylüyor.
![]() |
| Prof. Dr. Ayişe Karadağ |
“HEMŞİREYE VERİLEN DEĞER, TOPLUM SAĞLIĞINA VERİLEN DEĞERİN YANSIMASI”
Hemşirelerin, bireyler ve toplumlar için vazgeçilmez bir hizmeti sunduklarını ve bu hizmetin, insan henüz anne karnındayken başlayıp ölüme kadar devam eden kesintisiz bir süreç olduğunu vurgulayan Karadağ, İngiltere gibi bu hizmetin önemini kavramış toplumların hemşirelik mesleğinin gelişmesini her zaman desteklediklerini belirterek şunları söylüyor:
“Bakım, insanın temel bir özelliğidir. İnsan bakan, bakılan, bağımsız yaşayamayan bir varlıktır. Büyümek, gelişmek, sağlıklı, mutlu ve üretken yaşayabilmek için bakım elzemdir. Bu denli önemli olan bakımın profesyonelleşmiş hizmete ve bir mesleğin uğraş alanına dönüşmesi ‘hemşirelik bakımı’nın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu nedenledir ki gelişen bilim ve teknolojinin birçok mesleğin doğasını değiştirmesine, ortadan kaldırma tehlikesi oluşturmasına rağmen ‘bakım’ ihtiyacı, özellikle yaşlı ve kronik hastalığı olan nüfusun artmasına paralel olarak tüm dünyada artmaktadır.
Hemşireler, toplumu bilgilendirerek sağlığın korunmasında, geliştirilmesinde ve hasta olduklarında ise en yakınlarının bile yapamayacağı tüm bakım hizmetlerini vererek insanların yeniden sağlıklarına kavuşmalarında öncü olan sağlık çalışanlarıdır. Bu nedenledir ki aslında toplumun, devletlerin, hükümetlerin hemşireliğe verdikleri değer, katkı, haklar ve algılar özünde kendi sağlıklarına verdikleri değerin yansımalarıdır.”
HEMŞİRELİĞİN TÜRKİYE’DE İLAVE ZORLUKLARI VAR”
Mesleğini severek ve yüksek motivasyonla yapan hemşireler olduğu gibi, sorun ve sıkıntılara katlanarak çalışmak durumunda olan hemşireler de var. İsmini açıklamak istemeyen ancak “Mesleğimi büyük bir heyecanla yapıyorum, insanlara şifa vermek beni son derece mutlu ediyor” diye konuşan hemşirelerin yanı sıra, “Gece nöbetleri, uzun çalışma saatleri ve ay sonunu zar-zor getirmeme ancak yetecek kadar maaşımla, başka seçeneğim olsa bu mesleği yapmam” diyen hemşireler de var. Bu bağlamda “Türkiye’de hemşire olmak sizce kolay mı, zor mu, iyi mi, kötü mü?” şeklindeki soruya, hemşirelik eğitimi veren Profesör Karadağ’ın yanıtı:
“Öncelikle belirtmek isterim ki bu sorunun kendisi zor. Aslında her meslek gibi hemşirelik de bu zıtlıkları kendi içinde barındıran bir meslek. Cevaplamaya kolay kısımları ile başlayayım. Hemşirelik ‘iyi’ bir meslek. Çünkü mesleğin felsefesinde, doğasında bir başkasına planlı iyilik yapmak, yarar sağlamak var. Bir meslek düşünün ki profesyonelce icra ettiğinizde her gün yüzlerce insana fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak ‘iyi’ olması için yardım ediyorsunuz. Bu harika bir görev. Ancak hemşirelik kolay bir meslek değil, zor bir meslek, Türkiye’de ise ilave zorlukları var.”
“YIPRANMA PAYI ÖZLÜK HAK OLARAK VERİLMELİ”
Hemşirelik mesleğinin Türkiye’de ilave zorluklarla yapıldığına vurgu yapan Prof. Karadağ, öncelikle yasal düzenlemeden kaynaklanan sorunlara dikkat çekiyor, pratikte yaşanan diğer zorlukların başlıca nedenlerini ve çözüm önerilerini ise şöyle özetliyor:
“Yasal düzenlemelere ilişkin yetersizlikler var. 2007 yılında yapılan Hemşirelik Kanunu ve ona bağlı yönetmeliklerde bazı düzeltmelere ihtiyaç duyuluyor. Örneğin sağlıklı toplumlar için elzem olmasına rağmen yok edilen ‘Halk Hemşireliğinin’ yeniden tanımlanması ve görevlerinin belirlenmesi gerekiyor. Hastanelerde hemşirelik bakım hizmetleri yöneticilerinin, hemşirelik dışındaki sağlık çalışanlarından oluşmaması, yani bunların hemşire olması gerekiyor. Yanı sıra uzun çalışma saatleri kısaltılmalı, hemşirelerin iş yüküazaltılmalı, hemşire başına düşen hasta sayısı standartları belirlenmeli ve uygulanmalı. Hemşireler, hemşirelik dışı görevlerde çalıştırılmamalı, yıpranma payı özlük hak olarak verilmeli, gece ve özellikli birimlerde çalışan hemşirelerin ücretleri iyileştirilmeli.”
Çalışma şartlarına ilişkin sorunları bu şekilde aktaran Dr. Karadağ’a göre, Türkiye’de hemşirelik mesleğinde yaşanan en önemli sorunlardan biri de eğitim. Türkiye’nin 1955 yılında hemşireliği üniversite düzeyinde, lisans programına temellendirmiş öncü ülkelerden olduğunu belirten ve hemşirelik eğitiminin lisans düzeyinde verilmesi gerektiğini vurgulayan Karadağ’ın bu konudaki görüş ve önerileri ise şu şekilde:

“Bugün 124 lisans eğitim programına devam eden öğrenci sayısı 71.538’dir. Lisans eğitim programlarına ilişkin en önemli sorun yüksek kontenjanlardır. Öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısı ülkemizde 45 olup bu rakam, dünyanın hiçbir yerinde bu denli yüksek değildir. Memnuniyetle belirtmek isterim ki Yükseköğretim Kurumu konuyu gündemine almış, bizlerle yakın ilişki içinde çalışarak hemşirelik eğitiminde öğretim üyesini artırma, özellikle de yurt dışı doktora burslarında hemşireliği destekleme konusunda önemli adımlar atmıştır.
“EN ÖNEMLİ SORUN SAĞLIK MESLEK LİSESİ DÜZEYİNDE EĞİTİM VERİLMESİDİR”
Ancak bana göre Türkiye’de hemşirelik eğitimindeki en önemli sorun hala sağlık meslek lisesi düzeyinde hemşire yetiştirilmesidir. Eğitimci kadrosu olmayan, AB’nin belirlediği standartların hiçbirini taşımayan, henüz kendi bakımını bile üstlenebilecek fizyolojik ve psikolojik olgunluğa erişmemiş çocuk yaştaki bu hemşireler ve hemşire yardımcıları, hem kendi sağlıklarının geleceği hem de ‘bakım’ gibi ağır bir yükün travması altına konularak toplumun sağlığı ve güvenliği için ciddi tehlike oluşturmaktadır.
“UZMAN HEMŞİRELER 'UZMAN' KADROSU İLE İSTİHDAM EDİLMİYOR”
Ülkemizde 1968 yılından beri yüksek lisans ve doktora programları ile uzman hemşire yetiştirilmektedir. 2007’de değişen Hemşirelik Kanunu ile Sağlık Bakanlığı uzman hemşireyi tanımladı. Ancak uzmanlık diploması onaylanmış olan hemşire meslektaşlarımız alanda ‘uzman’ kadrosu ile istihdam edilmemekte ve uzmanlığın sağladığı özlük haklarından yararlanamamaktadır. Bu durum, uzman hemşirelerin hastanelerden ayrılmasına ve farklı sektörlere kaymasına yol açmaktadır. Oysa hasta bakım kalitesinin iyileştirilmesi ve toplum sağlığının korunması için uzman hemşirelerin alanda istihdamı olukça önemlidir. İdeal hemşirelik eğitimi, üniversitede lisans düzeyinde, uzman öğretim elemanları, yeterli laboratuvar ve klinik uygulama alanlarını içeren, mezunlarına bilimsel bilgi ile bakım verebilme, kritik düşünme, etik davranabilme ve sorumluluk alabilme yeterliklerini kazandırabilecek nitelikte olmalıdır. Bu standartlar ise ancak hemşirelik eğitim programlarının akredite edilmesi ile sağlanabilecektir.”
Silopi Devlet Hastanesinde İlk: Kaburga Kıkırdağı ile Burun Deliği Onarımı Başarıyla GerçekleştirildiŞırnak'ın Silopi ilçesinde, burun iç bölmesindeki geniş deliği (septal perforasyon) nedeniyle nefes darlığı ve kanama yaşayan hasta, kendi kaburga kıkırdağı ve kas fasyası kullanılarak yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:53BASIN HABERLERİ
2026-TUS 1. Dönem Uzmanlık Dalı Değişikliği Tercihleri BaşladıÖSYM, 2026-TUS 1. Dönem sonuçlarına göre uzmanlık dalı değişikliği yapmak isteyen adaylar için tercih sürecinin başladığını duyurdu. Tercihler 23 Ağustos saat 23.59'a kadar alınacak.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:48BASIN HABERLERİ
Yunanistan'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Vakalar Tırmanışta, Ölü Sayısı 13'e YükseldiYunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) Başkanı Prof. Dr. Theodoros Vasilakopulos, iklim değişikliği ve sivrisinek popülasyonundaki patlama nedeniyle Batı Nil virüsü vakalarında büyük artış yaşandığını duyurdu.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:47DÜNYADA SAĞLIK
Beyin Savunmasında Ezber Bozan Keşif: Kafatası Kemik İliği Hastalıklara Karşı Kalkan OluyorWashington Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları, kafatası kemik iliğinde beyne özgü bağışıklık yanıtı oluşturan ve daha önce bilinmeyen biyolojik yapılar keşfetti.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:45DÜNYADA SAĞLIK
Türkiye’de HPV Aşısı Tartışması: Sağlık Bakanlığı "Profil Farklı" Derken TTB Bilimsel Veri İstiyorSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun HPV aşısının ulusal takvime alınması konusunda bilim kurulunun ikiye bölündüğünü açıklaması, aşı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:28BASIN HABERLERİ
Kanser Tedavisinde Tarihi Dönüm Noktası: Kişiselleştirilmiş mRNA Melanom Aşısı başa çıktı!ABD’li tıp devleri Moderna ve Merck tarafından geliştirilen kişiye özel mRNA melanom aşısının 3. faz klinik deneyleri başarıyla tamamlandı. Aşının, cilt kanserinin nüksetmesini ve diğer organlara yayılmasını büyük oranda engellediği duyuruldu.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:26BASIN HABERLERİ
TTB Merkez Konseyi’nden Sağlık Bakanı Memişoğlu’na Ziyaret: 13 Maddelik Talep Dosyası SunulduTürk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Sağlık Bakanı Dr. Kemal Memişoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmede hekimlerin çalışma koşulları, nöbet hakları, sağlıkta şiddet ve uzmanlık eğitimi gibi 13 kritik başlığı içeren çözüm dosyasını Bakanlığa iletti.20 Ağustos 2026 Perşembe 16:21BASIN HABERLERİ
Mersin Şehir Hastanesi Çalışanlarından "Birbirimize Candan Bağlıyız" Kan Bağışı EtkinliğiMersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi personeli, Türk Kızılay iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte kan bağışında bulunarak hayat kurtarma mücadelesine destek verdi.20 Ağustos 2026 Perşembe 13:27BASIN HABERLERİ
Cell Press’te Yayımlanan Çalışma: 100 Yaşını Aşanların Sağlık Sırrı "Öldürücü T Hücreleri" OlabilirOsaka Üniversitesi bilim insanlarınca yürütülen araştırmada, 100 yaşını aşmış bireylerin bağışıklık sisteminde kanser ve enfeksiyonlarla savaşan nadir bir T hücresi türünün oranının yüksek seviyelere ulaştığı saptandı.20 Ağustos 2026 Perşembe 13:26DÜNYADA SAĞLIK
"Belirtiler Başlarsa Tedavisi Yok": Prof. Dr. Harun Albayrak’tan Hayati Kuduz UyarısıProf. Dr. Harun Albayrak, kuduzun klinik belirtileri başladıktan sonra %100 ölümcül olduğunu belirterek, evcil hayvanların aşılanmasının ve şüpheli temas anında sağlık kuruluşlarına başvurulmasının önemini vurguladı.20 Ağustos 2026 Perşembe 11:34BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel











