ÜSTÜN ZEKALI ÇOCUKLARI ÖĞRETMENLERİ "PROBLEM ÇOCUK" OLARAK GÖREBİLİYOR
Üstün Zekalı ve Yetenekli Çocuklar Derneği (ÜZYEÇDE) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Özcan Kars, üstün zekalı çocukların, öğretmenleri tarafından "problemli çocuk" olarak değerlendirilebildiğini, bazı akranları tarafından da dışlandıklarını söyledi.

12 Aralık 2022 Pazartesi 11:08
Üstün Zekalı ve Yetenekli Çocuklar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Doktor Özcan Kars: "Bu çocukların bazılarının hiperaktif olduğunu da düşündüğümüzde sınıfta öğretmenler tarafından 'problem çocuk' olarak algılanma ihtimalleri çok yüksek. Çocuk aynı anda birkaç işi yapabilse bile 'Bu çocuk ders dinlemiyor' veya 'Sınıfın huzurunu bozuyor' denilerek cezalandırılabiliyorlar"
"Farklılıkları nedeniyle üstün zekalı çocukların akran grupları tarafından dışlanmaları söz konusu olabiliyor. Özel yetenekli çocukların ortak özelliklerinden biri de bu bağlamda kendilerinden 3-5 yaş daha büyük çocuklarla bir arada olmayı tercih ediyorlar"
Kars, AA muhabirine üstün zekalı ve özel yetenekli çocukların akranları ve öğretmenleriyle yaşadığı sorunları değerlendirdi.
Üstün zekalı ve özel yetenekli çocukların güçlü hafıza, yüksek sportif beceriler, resim çizme, liderlik ve sözel zeka gibi yeteneklere sahip olduğunu belirten Kars, Dünya Sağlık Örgütüne göre bu çocukların sayısının nüfusun sadece yüzde 2'si kadar olduğunu aktardı.
Kars, üstün zekalı çocukların akranlarından farklı olarak birkaç işi aynı anda yapabileceğine dikkati çekerek, "Bu çocuklar bir yandan öğretmeni dinleyip not alırken aynı zamanda ritim tutup dışarıyı seyredebilir. Özellikle bu çocukların bazılarının hiperaktif olduğunu da düşündüğümüzde sınıfta öğretmenler tarafından 'problem çocuk' olarak algılanma ihtimalleri çok yüksek. Çocuk aynı anda birkaç işi yapabilse bile 'Bu çocuk ders dinlemiyor' veya 'Sınıfın huzurunu bozuyor' denilerek cezalandırılabiliyor." şeklinde konuştu.
Öğretmenlerin sınıfa soru sorduklarında farklılıkları nedeniyle üstün zekalı çocukların cevap vermesini istemeyerek "Sen dur. Arkadaşların cevap versin" şeklinde yaklaşımla kendilerini göstermelerine engel olabildiğine işaret eden Kars, "Halbuki sadece üstün zekalı ve yetenekli çocuklar değil her çocuk özeldir ve onları farklılıklarıyla kabullenmek gerekir." dedi.
Üstün zekalı çocukların ışığa ve sese yüksek hassasiyet gösterme, hiperaktivite ve mükemmeliyetçilik gibi özellikleriyle kendilerini fark ettireceğini ifade eden Kars, bu çocukların eğer ödevi 100 puan alacak şekilde yapamayacaksa hiç teslim etmeyebileceğini kaydetti.
- Öğretmenler üstün zekalı çocuklara daha fazla ceza ve ödev verebiliyor
Üstün zekalı çocukların, uygun eğitim koşulları sağlanamadığında öğrenme güçlüğü yaşayabileceğini belirten Kars şunları dile getirdi:
"Bu çocukların ortak özellikleri yüksek ses ve ışığa karşı hassasiyet göstermeleri. Sınıf içinde öğretmenin, çocukları azarlar şekilde yüksek ses tonuyla konuşmasından aşırı rahatsız olabilirler. Hiperaktif de olmaları nedeniyle etrafta gezmeye dolaşmaya çalışan çocuklar olabilirler. Bizim eğitim sistemimizde sınıfta çocukların sabit durması öğretmenin dolaşması gibi bir yaklaşım benimsendiği için bu çocuklar odak kaybı ve öğrenme güçlüğü yaşayabilirler."
Kars, üstün zekalı ve özel yetenekli çocukların fark edilmesi ve uygun eğitimi alabilmelerinde rehber öğretmen ve sınıf öğretmenlerine sorumluluk düştüğünü kaydederek, şöyle devam etti:
"Bu çocuklar fark edilmediği takdirde ilgisiz bırakılma veya sürekli sınıftan çıkarılma gibi ayrımcılığa maruz kalabiliyor. Fark edildiklerinde ise öğretmenler çocuklara çok fazla ödev verebiliyor. Diğer öğrencilerden daha fazla ödev verilerek ayrımcılık uygulandığını hisseden çocuk içine kapanarak yeteneğini köreltebiliyor. Dolayısıyla öğretmenlerin 'parlak çocuk' diye adlandırdıkları çocuklara iyi niyetli olarak fazla sorumluluk yüklemelerinin çocukların potansiyelini ortaya koymasında olumsuz sonuçları olabiliyor."
Yetenekli çocuklara fazladan ödev vermek yerine ödevlerini ilgiyle yapmalarını sağlamanın çocukların araştırma isteklerini yükselteceğini vurgulayan Kars, bunun özel çocukların topluma daha fazla fayda sağlayabilmesinin önünü açacağını ifade etti.
- Üstün zekalı çocuklar akranları tarafından dışlanabiliyor
Kars, üstün zekalı ve yetenekli çocukların zihinsel bazı becerilerinin akranlarına göre daha geliştiğine ancak sosyalleşmekte zorluk çekebildiklerine işaret ederek, "Bu çocuklar farklılıkları dolayısıyla akran grupları tarafından dışlanabiliyor. Özel yetenekli çocukların ortak özelliklerinden biri bu bağlamda kendilerinden 3-5 yaş büyük çocuklarla bir arada olmayı tercih ediyorlar. Çocukların zihinsel olgunluğu ve ince mizah yetenekleri kendilerinden daha büyük çocuklarla daha iyi anlaşmasını sağlıyor." diye konuştu.
Bazı üstün zekalı çocukların liderlik becerileri ve isteğinin çok baskın olduğunu, bu nedenle arkadaş gruplarını yönetmeye çalıştıklarını aktaran Kars, bu çocukların ayrımcılığa maruz kalmamaları için yetiştirilirken grubun parçası oldukları ve diğerleri ile eşit sorumlulukları bulunduğunu ifade etmenin önemine dikkati çekti.
Kars ayrıca üstün zekalı ve özel yetenekli çocukların akranlarından zorbalık gördükleri veya ayrımcılığa uğradıklarında büyüklerine şikayet etmeyebilecekleri ve bunun çocuklar için sorunları büyütebileceği uyarısında bulundu.
Üstün zekalı çocukların yetiştirilmesinde aileler kadar devlete de sorumluluk düştüğünün altını çizen Kars, sözlerini şöyle tamamladı:
"Özel yetenekli çocuğa sahip olmak aileler açısından tahmin edilenden daha yorucu ve maliyetli. Aileler bu konuda neredeyse tek başlarına mücadele ediyor. Özel yetenekli çocukların derslerde hızlı öğrenmeleri ve bunun sonucunda çabuk sıkılmaları, yaramazlıkları, yerinde duramaz tavırları sınıf içi düzeni de olumsuz etkiliyor. Bunun sonucunda bazı çocuklar ailelerine şikayet edilmekte ya da 'Biz bu çocuğa yetemiyoruz, çocuğunuzu başka bir okula verin' denilmektedir. Aileler çocuklarının ihtiyaçlarına çoğu zaman el yordamıyla ya da rehber öğretmenlerimizin yönlendirmeleriyle karşılık verebiliyor. Zaman zaman bu süreçte ebeveynler de desteğe ihtiyaç duyuyor."
Sağlık sektörünün yapay zeka sınavıSağlık alanında yapay zeka uygulamaları hızla yaygınlaşırken, veri ön yargısı, mahremiyet ve hukuki sorumluluk tartışmaları da aynı hızla derinleşiyor.24 Şubat 2026 Salı 16:23BASIN HABERLERİ
Kayseri'ye 800 yataklı hastane yatırımıErciyes Üniversitesi (ERÜ) kampüsüne yapılması planlanan 800 yataklı yeni hastanenin, Kayseri'nin yanı sıra bölge illerine de sağlık hizmeti sunması hedefleniyor.24 Şubat 2026 Salı 16:16BASIN HABERLERİ
Kalp damarları 10 saniyede görüntüleniyor, teşhis kolaylaşıyorKocaeli Üniversitesi (KOÜ) Hastanesinde uygulanan sanal koroner anjiyografi yöntemi, kalp damarlarının girişimsel işlem yapılmadan 10 saniyede görüntülenmesini sağlayarak hastalıkların tanısında kolaylık sağlıyor.24 Şubat 2026 Salı 16:14BASIN HABERLERİ
Sağlık Bilimleri Üniversitesinde kişiye özel üretilen probiyotiklerle bağırsak florası yeniden düzenleniyorSağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Teknoloji Geliştirme Merkezinde yürütülen çalışmalar kapsamında, bireyin bağırsak florasına göre tasarlanan kişiye özel probiyotikler geliştiriliyor.24 Şubat 2026 Salı 16:02BASIN HABERLERİ
Bakan Memişoğlu: Aile hekimi sayısını 45 binlere çıkarmayı planlıyoruzMemişoğlu, bugün yaklaşık 30 bin aile hekiminin olduğunu, bu sayıyı 40-45 bin bandına çıkarmak için planlama yaptıklarını kaydetti.24 Şubat 2026 Salı 15:59BASIN HABERLERİ
İngiliz hasta şifayı Türkiye'de bulduİngiliz hastanın ülkesinde tedavi edilemeyen kronik ayak bileği sorunu, Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesinde gerçekleştirilen "yeniden yapılandırma" ameliyatıyla giderildi.24 Şubat 2026 Salı 15:58BASIN HABERLERİ
Diş hekimi eşini çocuklarının yanında öldürdü! Katil hakkında istenen ceza belli olduBursa'da boşanma aşamasındaki eşi diş hekimi Yasemin Uludağ Çetin'i (52), sokakta çocuklarının yanında 3 kurşunla başından vurup öldüren diş teknikeri Atilla Çetin’in (61), ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi.24 Şubat 2026 Salı 15:55BASIN HABERLERİ
Biriktirme bozukluğu tedavi edilmezse fiziksel ve dijital alanlar 'çöplüğe' dönüşebilirZonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Atasoy, biriktirme bozukluğunun tedavi edilmemesi halinde fiziksel ve dijital alanların “çöplüğe” dönüşebileceğini söyledi.24 Şubat 2026 Salı 15:53BASIN HABERLERİ
Diyarbakır'da doktor adayları, 3'ü ABD'den getirilen kadavralar üzerinde uygulamalı eğitimle mesleğe hazırlanıyorDiyarbakır'da Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesinde geleceğin cerrahları, önce maket ardından kadavra üzerinde uygulamalı eğitimle mesleğe hazırlanıyor.24 Şubat 2026 Salı 15:50BASIN HABERLERİ
Onkoloji hastaları el sanatlarıyla yaşam motivasyonlarını artırıyorKonya Şehir Hastanesi Onkoloji Servisindeki hastalar için zorlu tedavi sürecinde yaşam motivasyonlarını artırmak amacıyla el sanatları branşlarında kurslar düzenleniyor.24 Şubat 2026 Salı 14:49BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










