“UYKU APNESİ OLANLARDA TRAFİK KAZASI RİSKİ 3 KAT FAZLA”
Uyku bozukluğu sonucu gelişen trafik kazalarında ölüm oranının yüzde 11.4, diğer sebeplerle olan kazalarda ise ölüm oranının yüzde 5.6 bulunduğuna...

13 Mayıs 2024 Pazartesi 11:43
Uyku bozukluğu sonucu gelişen trafik kazalarında ölüm oranının yüzde 11.4, diğer sebeplerle olan kazalarda ise ölüm oranının yüzde 5.6 bulunduğuna dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Emir Ruşen, "Trafik kazası yapma riski tüm sürücüler açısından değerlendirildiğinde, gündüz aşırı uyku eğilimine yol açan uyku apneli olgularda riskin yaklaşık 3 kat daha fazla olduğu saptanmıştır" dedi.
Uyku apnesinin, uyku sırasında tekrarlayan solunum durmaları ile karakterize, oksijen düşmeleri ve uyku bölünmelerine neden olan, ani ölüm riski oluşturan ve birçok vücut sistemini ilgilendiren ciddi bir hastalık olduğuna dikkat çeken Medical Park Bahçelievler Hastanesi'nden Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Emir Ruşen, hastalıkla ilgili bilgiler verdi.
"Uykuda geçici boğulmalar yaşanabilir"
Uyku apnesi sırasında genellikle birkaç saniye süren geçici boğulmalar yaşanabildiğini vurgulayan Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Emir Ruşen, "Bu boğulma anında kandaki oksijen seviyesi düşerek, beynin uyanmasını sağlar. Beyin solunum fonksiyonlarının durduğunu haber vermek için vücudu uyandırır. Santral (Merkezi, Beyin Kaynaklı) ve Obstrüktif (Tıkayıcı) tipte olabilir. Santral tipte uyku apnesi çok daha nadir görülür ve beynin solunumu kontrol eden kaslara doğru sinyaller göndermemesi sonucunda ortaya çıkar. Obstrüktif uyku apne sendromu (OSAS) ise; uyku sırasında bazı kişilerde nedenini tam bilemediğimiz bir şekilde üst hava yollarında tıkanmalar, daralmalar neticesinde oluşmaktadır" ifadelerini kullandı.
"Uykuları sık bölündüğünden yorgunluk artar"
Uyku sırasında solunumun durması sırasında kandaki oksijen miktarının azaldığını, beynin bu azalmayı algıladığını ve uyku derinliğini azaltarak hava yolunun tekrar açılmasını sağlamaya çalıştığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ruşen, "Bu kişiler gece birkaç kez uyanabilir, uykuları sık sık bölündüğü için de ertesi gün bu sorunu hatırlayamazlar. Bu durum da tekrarlayan zaman dilimleri içinde kişide yorgunluk ve halsizlik hissine neden olur" diye konuştu.
"Sabah baş ağrıları, gece boğulma şikâyetleriyle uyanırlar"
Uyku apnesinin belirtilerinden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Ruşen, "Uzun süre devam eden horlama, gündüz aşırı uyku hali ve yakınları tarafından fark edilen gece uykuda solunum durması en tipik üç bulgudur. Bunun dışında yorgunluk, sabah baş ağrıları, gece boğulma hissi ya da çarpıntı ile uyanmalar sık saptanır. Halsizlik, gece sık tuvalete kalkma, depresyon ve sinirlilik diğer görülen bulgulardır. Uyku hastalıklarına bağlı gündüz artmış uyku hali, hastaların işlerini yapmasını engelleyerek onları başarısızlığa sürükleyebilmektedir. Uyku apneli hastalarda genellikle sosyal ve cinsel fonksiyonlarda azalma, ruh sağlığı ve kişinin kendi enerjisinin azaldığını hissetmesi gibi belirtiler görülür" dedi.
"Kısa boyunlularda ve sigara içenlerde daha fazla"
Uyku apnesi toplumda oldukça yaygın saptandığını, kadınların en az yüzde 2'sinde ve erkeklerin yüzde 4'ünde uyku apnesi geliştiğini işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Ruşen, hastalarda belirli bir meslek özelliği olmadığını; ancak obezite, boyun kısalığı, uzun süre sigara ve alkol tüketen bireylerde hastalığın görülme sıklığının daha fazla olduğunu söyledi.
"Trafik kazalarının yüzde 22'sinden uykusuzluk sorumlu"
Kötü ve yetersiz uykunun, dikkat azalmasına yol açtığını, ayrıca uykusuzluk ve uykuya bağlı hastalıklar sonucu trafik kazalarının görülme riskinin de arttığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Ruşen, şu uyarılarda bulundu: "Türkiye'de ve dünyada geçmiş yıllarda yapılan araştırmalarda trafik kazalarının yüzde 22'sinde uyku sorunlarının ve direksiyon başında uyuklamanın rol aldığı gösterilmiştir. Bu durumda oluşan trafik kazaları daha ölümcül seyretmektedir. Uyku bozukluğu sonucu gelişen trafik kazalarında ölüm oranı yüzde 11.4, diğer sebeplerle olan kazalarda ise ölüm oranı yüzde 5.6 bulunmuştur. Trafik kazası yapma riskinin tüm sürücüler değerlendirildiğinde gündüz aşırı uyku eğilimine yol açan uyku apneli olgularda yaklaşık 3 kat daha fazla olduğu saptanmıştır. Bu tür vakalarda gece apneler nedeniyle sık tekrarlanan uyku bölünmeleri gündüz uyku eğiliminin artmasına yol açmakta, uzun yolda araç kullanırken de kaza yapma riski artmaktadır. Kişinin uyku sorununun farkında varması, buna yönelik uygun tedavi alması trafik kazası riskini azaltacaktır."
"Gece boyunca beyin aktiviteleri kaydediliyor"
Uyku laboratuvarında yapılan polisomnografik testle hastanın gece boyunca beyin aktiviteleri ve vücuduyla ilgili farklı fonksiyonları kaydedilerek hastalığın tanısının konulup, ağırlık derecesinin belirlendiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Ruşen, böylece her hasta için en uygun tedavi şeklinin planlandığını dile getirdi. Tedavi uygulanan hastaların bir uyku laboratuvarı veya merkezinde düzenli takibi, hasta ve eşinin eğitimi son derece önemli olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Ruşen, "Yalnızca horlamanın kesilmesi, tedavi yanıtı açısından yeterli değildir. Ağırlığı ne olursa olsun, OSAS (Obstrüktif uyku apne sendromu) tedavisinde ilk aşama genel önlemlerin uygulanmasıdır" dedi.
Uyku apnesi tedavisinin aşamaları
Dr. Öğr. Üyesi Ruşen, 3 aşamada planlanan Obstrüktif uyku apne sendromu tedavisini şöyle anlattı: "İlk aşamada kilo verme, yatış pozisyonu düzeltilmesi, Alkol ve Sedatif-Hipnotiklerden sakınma ve eşlik eden hastalıkların tedavisi planlanır. Sonraki aşamada ise Pozitif havayolu basıncı tedavisi (CPAP) ve gerekmesi halinde cerrahi yapılabilir."
"Sabahları baş ağrısına yol açabilir"
Uyku apnesi tedavi edilmediği takdirde kısa dönemde ev, iş veya trafik kazaları, uzun dönemde de kalp-damar hastalıkları ile ölüm oranlarında artış olduğunu işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Ruşen, "Oksijen düşüklüğü sonucu beyne giden oksijen azalması nedeniyle sabahları baş ağrısı olabilmektedir. Karar verme yeteneğinde azalma, hafıza zayıflaması, unutkanlık, kişilik ve davranış değişiklikleri gibi özellikler sıklıkla ağır dereceli OSAS'lılarda görülür. Hastaların yaklaşık yüzde 30'una depresyon eşlik etmektedir. Özellikle şiddetli uyku apnesi olan olgular, tedavi edilmediği takdirde aşağıdaki hastalıklarda artış olduğu gösterilmiştir" dedi.
"Kalp ve damar hastalıklarından ölümü tetikleyebilir"
Dr. Öğr. Üyesi Ruşen, uyku apnesinin en önemli tehlikelerini ise şöyle sıraladı:
"Kalp damar sistemi: Kalp krizi, kontrol altına alınmakta zorlanılan hipertansiyon, kardiyak ritm düzensizlikleri ve hatta ani ölümler.
Sinir sistemi: Beyin felçleri, baş ağrıları, depresyon, unutkanlık, karar verme yeteneğinde azalma.
Hormonal sistem: Büyüme hormonunda azalmaya bağlı çocuklarda gelişme geriliği, cinsel isteksizlik, insülin seviyesinde artma, şeker hastalığına yatkınlık.
Diğer: Trafik kazaları, evlilik sorunları, yaşam kalitesinde azalma, reflü."
Tıp Dünyasının Gözü İstanbul’da: 33 Yıl Sonra Dev Kulak Burun Boğaz Kongresi (IFOS) BaşladıDünyanın en köklü ve prestijli sağlık organizasyonlarından biri olan Uluslararası Kulak Burun Boğaz Dernekleri Federasyonunun (IFOS) Dünya KBB Kongresi, 33 yıl aranın ardından İstanbul’da kapılarını açtı.11 Eylül 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Bipolar Bozuklukta Tedavi Uyumsuzluğu Alarm Veriyor: Pekin’deki Araştırmada Hastaların %42,7’si İlk Yılda İlacı BıraktıPekin’de 3.034 bipolar bozukluk hastasını kapsayan kapsamlı gerçek yaşam araştırması, kronik ruhsal hastalıklarda tedavi sürekliliğinin en kritik sorunlardan biri olduğunu gözler önüne serdi.11 Eylül 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
"Süper Besin" Hürafesine Son: Karaciğer Sağlığının Anahtarı Tek Yiyecekte Değil, Akdeniz Tipi BeslenmedeKaraciğeri detoks içecekleriyle veya tek bir mucizevi besinle temizleme iddialarının bilimsel temeli olmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:33BASIN HABERLERİ
Donuk Omuz Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar: Takviyeler Değil, Doğru Egzersiz ve Bütüncül Tedavi İyileştiriyorOmuzda şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığıyla seyreden donuk omuz (adezif kapsülit) hastalığında vitamin, mineral veya bitkisel takviyelerin iyileştirici etkisine dair güçlü bilimsel kanıt bulunmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:31BASIN HABERLERİ
Ölümcül Astım Atağında Şaşırtıcı Keşif: Bağışıklık İzleri Akciğerle Sınırlı Kalmıyor, Bağırsak Lenflerine Kadar UzanıyorNature Communications dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir çalışma, ölümcül astım krizlerinde bağışıklık sistemindeki sapmaların yalnızca akciğerlerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Afyonkarahisar’da Feci Kaza: 15 Yaşındaki Çocuğun Kopmak Üzere Olan Kolu Konya’da 8 Saatlik Ameliyatla KurtarıldıAfyonkarahisar'da motosiklet kazası geçiren 15 yaşındaki Muhammet Ali Şimşek'in omuz seviyesinden kopmak üzere olan sağ kolu, Konya'da 3 farklı branştan uzman ekibin katıldığı 8 saatlik zorlu bir multidisipliner operasyonla ampute edilmekten kurtarıldı.11 Eylül 2026 Cuma 16:25BASIN HABERLERİ
34 Haftalık Prematüre Bebeğe Mucize Müdahale: Kalbindeki Delik Kasıktan Girilerek KapatıldıManisa'da 34 haftalıkken prematüre doğan ve kalbinde 4 milimetrelik delik tespit edilen Mehmet Fatih bebek, İzmir Şehir Hastanesinde 16 günlükken gerçekleştirilen başarılı anjiyo operasyonuyla sağlığına kavuştu.11 Eylül 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
Kongo’da Ebola Salgını Büyüyor: Doğrulanmış Vaka Sayısı 6 Biti Aştı, Can Kaybı 3 Bin 267’ye UlaştıDünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 10 Eylül 2026 tarihli raporuna göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor.11 Eylül 2026 Cuma 16:22BASIN HABERLERİ
Kafein Hücresel 'Yaşlanma Şalterini' Kapatıyor: 500 Milyon Yıllık Genetik Mekanizma Keşfedildiİngiltere’de yürütülen uluslararası bir araştırma, kafeinin hücrelerde enerji dengesini ve DNA onarımını sağlayan 500 milyon yıllık evrimsel bir biyolojik mekanizmayı uyardığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:20BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Okul Reddine Dikkat: Arkasında Ayrılık Kaygısı ve Zorbalık Yatıyor OlabilirKTÜ Farabi Hastanesi uzmanlarından Dr. Öğretim Üyesi Volkan Şahin, çocukların okula gitmek istememesinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.11 Eylül 2026 Cuma 16:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










