UZMANINDAN "EKO-KAYGI PANİK ATAKLARA NEDEN OLABİLİR" UYARISI
Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Okan Taycan: "Eko-kaygı, evimiz olan gezegenimizin insan eliyle yok edilme tehdidi karşında gösterdiğimiz doğal bir tepkidir”

18 Kasım 2021 Perşembe 10:05
"Eko-kaygının aşırı olması bazı insanlarda çevreyle ilgili haberler ve dünyanın gidişatı hakkında aşırı üzülme, huzursuzluk, bazı durumlarda panik nöbetlere varan kaygı atakları, öfke nöbetleri hatta saldırganlık tepkilerine, bir kısım insanlarda ise tam tersine ekolojik meselelerden kaçınma, çaresizlik, umutsuzluk ve hatta uç durumlarda inkar etmeye kadar varabilen tepkilere yol açabilir"
Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Okan Taycan, "Eko-kaygı dünyamız için bir şeyler yapmamız gerektiğinin sinyalidir, çoğu durumda tıbben müdahale edilerek düzeltilecek bir sapma ya da bozukluk değildir. Burada çözüm bireysel reçetelerden ziyade toplumsal tavır almada saklıdır." ifadelerini kullandı.
Yeditepe Üniversitesi'nden yapılan açıklamada, eko-kaygıya ilişkin görüşlerine yer verilen Taycan, eko-kaygının dünyanın insan eliyle yok edilme tehdidi karşısında gösterilen doğal bir tepki olduğunu belirtti.
Her ilişkinin bir karşılıklılığa dayanmasına rağmen insanların çevresiyle kurduğu ilişkinin tek taraflı olduğunu ifade eden Taycan, "Dünyayı, kaynaklarımızı ne kadar tüketsek de bitmeyeceğine, çevremizi ne kadar kirletsek de doğanın kendini yenileyeceğine inandık. Yani ne yaparsak yapalım, gezegenimizin bir şekilde bunu halledeceğini ve bize bir karşılık vermeyeceğini zannettik. Ama gerçekler katidir ve eninde sonunda insanın sorumsuzca doğayı tahrip etmesiyle iklim değişikliği denen çevresel felaket kapımızı çaldı ve tüm gerçekliği ile yüzümüze çarpılmış oldu. Kimileri içinde bulunduğumuz bu süreci ‘küresel yok oluş’ olarak adlandırmaktadırlar ki eğer gidişatı değiştirmeyi başaramazsak varacağımız noktanın orası olacağı açık. Eko-kaygı dünyamız için bir şeyler yapmamız gerektiğinin sinyalidir, çoğu durumda tıbben müdahale edilerek düzeltilecek bir sapma ya da bozukluk değildir. Burada çözüm bireysel reçetelerden ziyade toplumsal tavır almada saklıdır." değerlendirmesinde bulundu.
- "Çiftçiler arasında intihar oranları arttı"
Prof. Dr. Okan Taycan, doğanın, sel felaketlerinden orman yangınlarına, hava kirliliği nedeniyle oluşan kardiyovasküler hastalıklardan, salgınlara kadar pek çok şekilde tepki vererek, sağlık ve yaşamları tehdit ettiğini belirtti.
Sosyal yapı ve fiziksel sağlığı tahrip eden iklim değişikliğinin ruh sağlığı üzerinde de bazı etkilerinin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Taycan, şunları kaydetti:
"İklim değişikliği, doğrudan müsebbibi olduğu çevresel felaketlerden sonra travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, çeşitli anksiyete bozuklukları gibi akut dönem etkilerinin yanında, uzun dönemde stres birikimiyle çaresizlik ve kaybolmuşluk hislerine, saldırganlık, intihar oranlarının yükselmesine, ümitsizlik gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Dünyanın pek çok yerinde kuraklık nedeniyle yeterince ürün alamayan ve ekonomik zorluklar yaşayan çiftçiler arasında intihar oranları artmaktadır. Örneğin Hindistan’da son 30 yılda 60 bin çiftçinin kuraklık nedeniyle intihar ettiği bildirilmiştir."
Taycan, kuraklık, deniz seviyesinin yükselmesi ve aşırı sıcaklar gibi nedenlerle insanların yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kaldığını anımsattı.
Zorunlu göçün başlı başına bir travma olmakla birlikte insanın doğup büyüdüğü ve derin bağlarla bağlı olduğu mekanı terk etmesinin, kesif bir kaybolmuşluk duygusuna, amaç ve anlamın kaybolmasına yol açtığını vurgulayan Taycan, "Tüm bunların yanında kirlenen hava, su ve tükenen kaynaklarımız fiziksel olarak da hastalanmamıza; uyku sorunları, unutkanlık, bağışıklık sisteminin baskılanması, yeme alışkanlığımızın değişmesi ve mide-barsak sorunlarının artmasına neden olmaktadır." ifadelerini kullandı.
- Eko-kaygı ne zaman patolojik olur?
Taycan, "eko" kelimesinin Yunanca "ev" anlamına geldiğini, dolayısıyla eko-kaygının insanların evi olan gezegenin yine kendi eliyle yok edilme tehdidi karşında gösterdiği doğal bir tepki olduğunu belirtti.
Özü itibarıyla kaygının, yaşamı devam ettirebilmeyi, olası tehditler karşısında tedbir almayı ve harekete geçmeyi sağladığını vurgulayan Taycan, bu çerçevede bir miktar eko-kaygının çok da geç kalmadan gezegeni kurtarabilmek için gerekli ve de sağlıklı olduğunun altını çizdi.
Prof. Dr. Taycan, şunları kaydetti:
"Ancak ne zaman ki çevre ile ilgili kaygımız beklenenden daha şiddetli olur veya gereğinden daha uzun sürüp işlevselliğimizi ve kişiler arası iletişimimizi bozacak şekilde kontrol dışına çıkarsa, o zaman patolojik bir eko-kaygıdan ya da eko-kaygı ile ilişkili bir bozukluktan bahsedebiliriz. Eko-kaygının aşırı olması bazı insanlarda çevreyle ilgili haberler ve dünyanın gidişatı hakkında aşırı üzülme, huzursuzluk, bazı durumlarda panik nöbetlere varan kaygı atakları, öfke nöbetleri hatta saldırganlık tepkilerine, bir kısım insanlarda ise tam tersine ekolojik meselelerden kaçınma, çaresizlik, umutsuzluk ve hatta uç durumlarda inkar etmeye kadar varabilen tepkilere yol açabilir. Burada başta eko-kaygı olmak üzere iklim değişikliğinin ruhsal etkilerinin tıbbileştirilmemesinin de özellikle vurgulanması gerekir. Tüm bunları yaparken insan merkezciliğin tuzağına düşmememiz gerektiğini de özellikle eklemek isterim. Sadece ama sadece bir parçası olduğumuz ve birlikte yaşadığımız tüm canlı-cansız varlıkları kuşatan bir kavrayış olmaksızın çözümün mümkün olmadığını bilmeliyiz. Dünyamız hasta iken biz sağlıklı olamayız."
Gürültü kirliliği kalp ve damar sağlığını etkiliyorÇağın önemli sorunlarından gürültü kirliliği, kalp ve damar sağlığını da olumsuz etkiliyor. 53 desibelin üstündeki gürültü kalp hastalığı riskini artırıyor, 45 desibelin üstündeki gürültü ise kalp ritmini bozuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:19BASIN HABERLERİ
Her öksürükte 'antibiyotiğe sarılmayın' uyarısıUzmanlar, solunum yolu enfeksiyonlarının birçoğunun sebebinin viral enfeksiyonlar olduğunu, viral enfeksiyonlarda da antibiyotiğin yeri bulunmadığını söyledi.03 Şubat 2026 Salı 14:13BASIN HABERLERİ
Dişlerinizin durumu erken ölüm riskinin habercisi olabilirYapılan araştırmalar, kaybedilen diş sayısının beklenenden daha erken ölüm riskine işaret ettiğini gösterirken; yeni bir çalışma, ağızda kalan dişlerin durumunun da hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:11BASIN HABERLERİ
Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi', Ankara'da açıldıSağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Normal Doğum Eylem Planı ve 'Her Gebeye Bir Ebe' yaklaşımı kapsamında, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Kadın Doğum Hastanesi bünyesinde Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi' hizmete açıldı.03 Şubat 2026 Salı 14:05BASIN HABERLERİ
En yaygın böbrek taşlarının içinde bakteri bulunduAraştırmacılar, en yaygın böbrek taşı türünün içinde bakteri bulunduğunu ortaya koydu. Bu keşif, böbrek taşı oluşumunda daha önce fark edilmemiş bir biyolojik bileşenin rol oynayabileceğine işaret ediyor.03 Şubat 2026 Salı 14:02BASIN HABERLERİ
Tarama, aşı, erken tanı ve tütünden uzak yaşam kanserden korunmada etkin rol oynuyorTürk Jinekolojik Kanser Vakfı Başkanı Prof. Dr. Polat Dursun, birçok kanser türünde, tarama programlarına katılım, İnsan Papilloma Virüsü (HPV) ile Hepatit B aşılarının yaygınlaştırılmasıyla kanserden korunmanın mümkün olduğunu belirtti.03 Şubat 2026 Salı 12:03BASIN HABERLERİ
Farelerdeki pankreas kanserini tedavi eden araştırmacılara klinik deneyler için en az 30 milyon avro gerekiyor"Üçlü kombinasyon tedavisi"yle farelerdeki pankreas tümörünü yok eden İspanyol araştırmacılar, klinik deneyler için en az 30 milyon avroya ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.03 Şubat 2026 Salı 11:56DÜNYADA SAĞLIK
Depremlerde sağlık altyapısı zarar gören Hatay'ın her ilçesine devlet hastanesiDepremlerde 11 devlet hastanesinden 5'i yıkılan Hatay'da, sağlık altyapısının ayağa kaldırılması için 9 yeni hastane yapılarak vatandaşların hizmetine sunuldu.03 Şubat 2026 Salı 11:54BASIN HABERLERİ
Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldıBitlis Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldı. Laboratuvarda, uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, narkolepsi ve parasomnia gibi uyku bozukluklarının tanı ve tedavisi yapılmaya başlandı.03 Şubat 2026 Salı 11:52BASIN HABERLERİ
AB'den bebek mamalarında toksinin düşürülmesi tavsiyesiAvrupa Birliğinin (AB) gıda güvenliğinden sorumlu kurumu, bebek mamalarında bulunan sereulid toksini için kabul edilebilir eşik değerinin düşürülmesini tavsiye etti.03 Şubat 2026 Salı 11:51DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










