UZMANLARDAN "SÜT ANNELİK"TE HASTALIK RİSKİ UYARISI
Bebeğin sağlıklı gelişiminde anne sütünün taşıdığı öneme işaret eden uzmanlar, farklı anneden edinilen sütün taşıdığı hastalık riski konusunda ebeveynlere uyarılarda bulundu.

07 Ağustos 2025 Perşembe 11:08
Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Uzmanı Prof. Dr. Sevilay Topçuoğlu: "Kontrol edilmemişse, anne enfeksiyon açısından değerlendirilmemişse, aldığı ilaçlar ve tıbbi durumu değerlendirilmemişse, bu durumda alınan sütün bebek için kullanılması faydadan çok zarar getirebilir. Çünkü uygun anne sütü alındıktan sonra pastörize edilmesi ve bebeğe öyle verilmesi gerekiyor"
Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Emre Dinçer: "Anne sütlerinde biliyoruz ki sabah verilen süt ile akşam verilen dahi farklı. Buna bile dikkat ettiğimiz bir evrede her ne kadar yararlı olduğunu bilsek de anne sütünü başka bir bebeğin kullanmasını ne yazık ki öneremiyoruz"
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonunun (UNICEF) her yıl yayımladığı Küresel Emzirme Puan Kartı'na göre BM'nin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin konu başlıkları arasında emzirme önemli yer tutuyor.
UNICEF'in verilerine göre, şu anda dünya çapında 6 ayın altındaki bebeklerin yüzde 48'i anne sütü alırken, anne sütüyle beslenmenin ve emzirmenin artırılması kapsamında hükümetler birçok politikayı hayata geçiriyor.
Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Uzmanı Prof. Dr. Sevilay Topçuoğlu, 1-7 Ağustos "Dünya Emzirme Haftası" kapsamında AA muhabirine yaptığı açıklamada, anne sütünü "mucize bir besin" olarak tanımlayabileceklerini söyledi.
Topçuoğlu, anne sütünü "ilk aşı" olarak nitelendirdiklerini aktararak, "Bebeğin emzirilmesi ve bu emzirmenin devam ettirilmesi sadece annenin sorumluluğunda olmamalı. Aslında birey olarak hepimizin annelere destek olmamız ve toplumsal olarak annelerin bu emzirme işini kolaylaştırmamız ve sürdürülmesini sağlamamız gerekiyor. Bu açıdan da sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi için en önemli katkıyı vermiş oluyoruz aslında." diye konuştu.
Donör anne sütü kullanımına değinen Topçuoğlu, "En ideali tabii bebeğin kendi annesinin sütüyle beslenmesi ancak özellikle 1 kilo 500 gramın altındaki bebeklerde eğer anne sütü yoksa donör anne sütüyle beslenebileceğine dair öneriler mevcut. Yalnız burada anne sütünü alırken bunun profesyonel kaynaklardan yani anne sütü bankacılığıyla olması gerekiyor. Kontrol edilmemişse, anne enfeksiyon açısından değerlendirilmemişse, aldığı ilaçlar ve tıbbi durumu değerlendirilmemişse bu durumda alınan sütün bebek için kullanılması faydadan çok zarar getirebilir. Çünkü uygun anne sütü alındıktan sonra pastörize edilmesi ve bebeğe öyle verilmesi gerekiyor. Ancak ülkemizde böyle bir sistem olmadığı için rutin olarak önermiyoruz bunu." ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Topçuoğlu, süt veren anneye yapıcı davranılması, onun rahatlatılması gerektiğini belirterek, "Özellikle ilk günlerde sütünün az olabileceği ve bunun bebek için yeterli olduğu konusunda annenin bilgilendirilmesi lazım." dedi.
Anne sütüne dair verilere dikkati çeken Topçuoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
"Dünya Sağlık Örgütünün 2025 yılı için hedefi, bebeklerin en az yüzde 50'sinin ilk 6 ay boyunca sadece anne sütüyle beslenmesi. Dünyada bu oran yüzde 44, ülkemizde de yüzde 40 civarında. Yine hedef, bebeğin en az 24 ay boyunca anne sütüyle beslenmesi, ülkemizde bu süre 17 ay civarında. Aslında hedeflerin biraz da gerisindeyiz. Ancak Sağlık Bakanlığının bu konuda yürüttüğü programlarla hem sağlık çalışanları hem de ailelerin bu konuda bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor."
Prof. Dr. Topçuoğlu, halk arasında çokça dile getirilen bir endişe olan "süt kesilmesi"ne ilişkin de "Sütü kesilen annelerde relaktasyon tekrar gerçekleşebiliyor ve bu konuda özellikle bu annelerle ilgilenen poliklinikler mevcut. Yine her hastanede laktasyon uzmanlarımız, emzirme danışmanlarımız var. Bunlar anne eğer gereklilik hissederse yardımcı olabiliyorlar." değerlendirmesinde bulundu.
- "Anne emzirmeye programlı bir şekilde doğuruyor"
Hastanenin Yenidoğan Yoğun Bakımı Uzmanı Doç. Dr. Emre Dinçer de içerisindeki bağışıklık ögelerine dikkati çekerek, anne sütüyle beslenen bebeklerin erken çocukluk çağlarından bazı kronik hastalıklara kadar birçok konuda korunduklarını söyledi.
Dinçer, anne sütünün yalnızca bir besin olmadığını vurgulayarak, "Anne-bebek bağının kurulması için de anne sütü önemli bir öge. Postpartum depresyonu dediğimiz annelerin doğum sonrası depresyonunun önemli tetikleyicilerinden birisi aslında yeterlilik konusu. 'Ben bu çocuğa bakabilecek miyim, bebeğime yeterli olabilecek miyim?' Aslında anne sütü bu konuda da önemli bir önleyici çünkü kendi ürettiğiniz bir şey çocuğunuzun 6 ay boyunca başka bir şeye gerek duymadan büyümesini, gelişmesini ve diğer çocuklara göre bir adım öne geçmesini sağlıyor." diye konuştu.
Emzirme konusundaki endişelerle ilgili olarak da Dinçer, "Anne emzirmeye programlı bir şekilde doğuruyor. Diğer yandan çocuklar da emmeye programlı bir şekilde doğuyor. Yenidoğan refleksleri dediğimiz bir şey var ki bununla bebekler doğumda refleks olarak göğsü, annenin kokusunu aramaya, göğsünü bulmaya ve emmeye programlı şekilde doğuyorlar. O yüzden bir insanın emzirebilmesi için yapması gereken tek şey akışına bırakması, stresten arınması, çocuğuyla beraber olması, aynı odada bulunması ve dış streslerden arınması." ifadelerini kullandı.
Dinçer, anne sütünün içeriğine dikkati çekerek, konuşmasına şöyle devam etti:
"Emzirirken süt akışı sadece anneden çocuğa doğru değil, hafif bir geri akış da oluyor. Mesela çocuğun boğaz enfeksiyonu ya da herhangi bir bakteriyel enfeksiyonu var ve bu enfeksiyon kaynağı tabii ki çocuğun boğazında ve ağzında da bulunuyor. Bu enfeksiyon ögeleri geri akışta anne tarafıyla beraber anne meme süt salgı hücrelerine doğru geliyor ve burada bir bağışıklık yanıtı oluşuyor. Bu yanıt oluştuktan sonra bu bağışıklık ögelerini içeren süt çocuğa tekrar geçiyor ve o çocuğun o hastalığını atlatması için yararlı olabiliyor."
Başka bir annenin sütünü kullanmayı önermediklerini dile getiren Dinçer, "Anne sütlerinde biliyoruz ki sabah verilen süt ile akşam verilen dahi farklı. Akşam sütü çok güzel uyutuyor, uyutucu ögeler sabah sütlerinde daha az ve çocuk daha uyanık oluyor. Buna bile dikkat ettiğimiz bir evrede her ne kadar yararlı olduğunu bilsek de anne sütünü başka bir bebeğin kullanmasını ne yazık ki öneremiyoruz. Şöyle riskleri var tabii ki, kontrolsüz bir şekilde temin edilmiş sütün özellikle prematüre bebeklerde enfeksiyonların geçişi açısından sıkıntılar yaratabileceğini biliyoruz." dedi.
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










