UZMANLARDAN TALASEMİ HASTALIĞI İÇİN "EVLİLİK ÖNCESİ TEST" UYARISI
Uzmanlar evlilik öncesi sağlık taramalarında yapılan talasemi testlerinin hayati önem taşıdığını, hastalığın evlenmeye engel olmadığını, doğru bilgilendirme ve zamanında yapılan testlerle sağlıklı çocukların dünyaya gelmesinin mümkün olduğunu bildirdi.

08 Mayıs 2025 Perşembe 11:03
Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Itır Şirinoğlu Demiriz: "İki talasemi taşıyıcısının evlenmesi durumunda çocuklarının yüzde 25'i majör hastası olabilir. Yüzde 50'si taşıyıcı, yüzde 25'i ise sağlıklı olabilir. Talasemi majör hastası bir çocuk, tedavi edilmezse yaşam süresi ciddi şekilde kısalabilir"
Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Rafet Eren: "Doğru bilgilendirme ve zamanında yapılan testlerle sağlıklı nesillerin önünü açmak mümkündür. Bu nedenle özellikle genç bireylerin evlilik öncesi testleri ihmal etmemesi ve sağlık okuryazarlığının artırılması büyük önem taşımaktadır"
Halk arasında "Akdeniz Anemisi" olarak da bilinen talasemi, genetik geçişli ve önlenebilir bir kan hastalığı olarak özellikle Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yüksek taşıyıcılık oranlarıyla dikkati çekiyor.
Koruyucu hekimlik dahilinde evlilik öncesinde yapılan "talasemi taşıyıcılığı tarama testleri", Sağlık Bakanlığınca 2002'de çıkarılan "Hemoglobinopati Kontrol Programı" kapsamında yüksek riskli bölgelerde evlilik öncesi zorunlu hale getirildi.
Bu program sayesinde yüksek riskli bölgelerde testler yaygın olarak yapılsa da düşük riskli bölgelerde talasemi farkındalığına dikkat çekilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, AA muhabirine, evlilik öncesinde yapılan taramaların önemini ve yapılmadığı takdirde ortaya çıkacak riskleri anlattı.
- "Tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmaları önerilebilir"
Talasemi taşıyıcılığı tarama testinde evlenecek adayların her ikisinin de taşıyıcı olarak tespit edilmesi ve evlenmesi halinde tüm çocukların talasemi hastası olarak doğabileceğini vurgulayan Liv Hospital Vadistanbul Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Itır Şirinoğlu Demiriz, hastalığın evlenmeye engel olmadığını, çiftlerde taşıyıcılık olması halinde genetik uzmanı tarafından danışmanlık hizmeti verildiğini söyledi.
Prof. Dr. Demiriz, "Tarama testlerinde her iki aday taşıyıcı olduğunda hasta çocuk doğumunu engellemek adına tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmaları önerilebilir. Eş adaylarından birisi sağlıklı ise diğeri taşıyıcı ise taşıyıcı çocuk doğma oranı beyan edilir ancak bu defa çocuklar hasta doğmaz. İki talasemi taşıyıcısının evlenmesi durumunda çocuklarının yüzde 25'i majör hastası olabilir. Yüzde 50'si taşıyıcı, yüzde 25'i ise sağlıklı olabilir. Talasemi majör hastası bir çocuk, yaşam boyu düzenli kan nakline ve demir şelasyon tedavisine ihtiyaç duyar. Tedavi edilmezse yaşam süresi ciddi şekilde kısalabilir." ifadelerini kullandı.
Talasemi taşıyıcısı olduğunu bilen bireylerin hematoloji uzmanı takibine bağlanmalarının önemine işaret eden Demiriz, "Bu bireylerin kan değerleri hakkında eğitim almaları, olası nutrisyonel anemilere yatkınlıkları ve gerekli bazı elementlerin yerine koyma tedavileri için yakın takip hayati önemdedir. Olumsuz sonuçlardan korunma ve elbette yaşam kalitesi olarak daha yüksek şekilde yaşayabilmeleri adına tarama testlerinin önemi, hastalar kadar birinci basamak sağlık merkezlerine de hatırlatılmalıdır." dedi.
Demiriz, talasemi hastalığında farkındalığın çok önemli olduğunu, evlilik çağına gelen bireyler için televizyon ve sosyal medya gibi kanallar kullanılarak halkı bilinçlendiren kampanyalar yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
- "Taşıyıcılık bir hastalık değil, genetik özellik"
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Rafet Eren de talasemi taramalarının yasal zorunluluk kapsamında olduğunu söyledi.
Taşıyıcı olduğu tespit edilen çiftlere genetik danışmanlık verildiğini belirten Eren, "Bu danışmanlık sürecinde hastalığın ne olduğu, çocuklarına geçme riski ve yapılabilecek önlemler anlatılır. Gerekirse prenatal tanı yöntemleri önerilir. Bazı çiftler preimplantasyon genetik tanı (PGT) ile sağlıklı embriyonun seçilmesi yolunu tercih edebilir." diye konuştu.
Prof. Dr. Eren, şunları kaydetti:
"Test yapılmadığında her iki birey de taşıyıcı olduğunu bilmeden evlenebilir. Bu durum ağır talasemi hastası çocukların doğmasına neden olabilir. Hastalık doğduktan sonra hem çocuk hem de aile için fiziksel, psikolojik ve ekonomik açıdan çok ciddi yükler oluşturur. Bu nedenle evlilik öncesi testler hem bireysel hem de toplumsal sağlığı korumada büyük önem taşır. Toplumda talasemi farkındalığını artırmak için okullarda, üniversitelerde, sağlık kuruluşlarında ve medya aracılığıyla bilgilendirme kampanyaları yapılmalı. Özellikle taşıyıcılık oranının yüksek olduğu bölgelerde toplumsal eğitim programları düzenlenmeli. Ayrıca, aile hekimleri ve evlilik danışma merkezleri bu konuda daha aktif rol almalı. Sağlık Bakanlığının bu konudaki farkındalık çalışmalarını daha da yaygınlaştırması önemli."
Talaseminin önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkati çeken Eren, "Taşıyıcılık bir hastalık değil, genetik özelliktir. Doğru bilgilendirme ve zamanında yapılan testlerle sağlıklı nesillerin önünü açmak mümkündür. Bu nedenle özellikle genç bireylerin evlilik öncesi testleri ihmal etmemesi ve sağlık okuryazarlığının artırılması büyük önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı.
- "Bu testler yapılmadan nikah işlemlerine geçilmemektedir"
İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) VM Medical Park Florya Hastanesi Hematoloji Uzmanı Dr. Serkan Ocakçı ise Türkiye'de daha sık olarak saptananın "beta talasemi" taşıyıcılığı olduğunu aktardı.
Bu durumun kişilerde hafif kansızlık yapabileceğini belirten Ocakçı, "Kansızlık olmadan kırmızı kan hücrelerinin küçük olması veya evlilik öncesi yapılan tarama testi olan hemoglobin elektroforezi testiyle saptanabilir. Gözlerde, yüzde, kollarda veya gövdede sarılık, kanda artan bilirubin nedeniyle fark edilebilir. Hafif talasemi bozuklukları kişinin günlük hayatını etkilemez. Bu kişilerde de toplumda en sık kansızlık olan demir eksikliğine bağlı kansızlık görülebilir. Varsa demir tedavileri alabilirler." ifadelerini kullandı.
Ağır talasemi bozukluklarında vücutta demir birikimi olacağı için demir eksikliğinin beklenmediğini ve demirin verilmediğini dile getiren Ocakçı, şöyle devam etti:
"Aksine demiri vücuttan atan ilaçlar kullanılır. Önemli olan taşıyıcıların saptanarak iki taşıyıcının evlenmesinin önlenmesi, evlilik varsa konu hakkında bilgilendirilmeleri ve ağır talasemili bir çocuk doğmaması için kadın doğum hekimi yönetiminde genetik bozukluğu olmayan bir gebelik oluşturulması gereklidir. Ağır talasemi hastalarında kan üretimindeki yetersizlik nedeniyle gelişme geriliği olur. Bazı kemiklerde aşırı kan üretimi yapıldığı için normalden farklı görünüm gelişir. İlerleyen yıllarda özellikle düzenli kan alması neticesinde demir birikmesi sonucu kalp, karaciğer yetmezlikleri ve hormonsal bozukluklar ortaya çıkar. Kemik erimesi, bacaklarda ağır yaralar, pıhtılar, safra kesesi taşları olabilir. Karaciğer ve özellikle dalak kasığa kadar büyüyebilir, karnın karşı tarafına geçebilir."
- "Ağır talasemiyi önlemenin yolu, evlilik ve gebelik öncesi değerlendirme"
Ocakçı, ağır talasemili çocuk doğumunun hasta ve ebeveynler için zor yılların başlaması anlamına geldiğini dile getirdi.
Söz konusu hastalar için doğumdan itibaren düzenli kan verilmesi, sık doktor takibi, hastane yatışı, sürekli ilaç kullanımı, kemik iliği nakli, dalak alınması gibi tüm hayatı etkileyecek bir sürecin başlayacağını söyleyen Ocakçı, bu hastaların ömürlerinin hastalıksız kişilerden daha kısa süreceğini anlattı.
Ocakçı, bugün talasemi hastalarının modern tedaviler ve takiple izlendiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Yaşam süreleri artmıştır ancak tıpta en önemli husus önleyici hekimliktir. Ağır talasemiyi önlemenin yolu, evlilik ve gebelik öncesi talasemi durumunun dikkatlice değerlendirilmesidir. Ülkemizde çiftler evlilik için başvuru yaptıklarında kendilerinden talasemi tarama testi olan 'hemoglobin elektroforezi' istenmektedir. Bu testler yapılmadan nikah işlemlerine geçilmemektedir. Test sonuçlarında bozukluk olduğunda taşıyıcılık veya hastalık durumu belirlenmesi için hematoloji uzmanına yönlendirilmektedirler. Bu uygulamanın titizlikle ve kesin kararlılıkla uygulanması, hastalık farkındalığı ve ağır talasemili bebek doğumunun önüne geçilmesi için son derece önemli ve doğru yaklaşımdır."
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










