YENİ YÖK BAŞKANI KONUŞTU
YÖK’ün bazı yetkilerinin üniversitelere devredilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Yekta Saraç, “Üniversitelerimizi aykırı fikirlerin barınabildiği emin bir liman haline getirmek arzusundayız” dedi

12 Kasım 2014 Çarşamba 09:08
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından cuma günü YÖK Başkanlığı'na vekâleten atanan Prof. Dr. Saraç dün resmen bu göreve getirildi.
YÖK'ün yeni patronu Prof. Dr. Yekta Saraç Milliyet'in sorularını cevaplandırdı. YÖK'ün bundan sonra sorun üreten değil, sorun çözen bir kurum haline geleceğini belirten Prof. Saraç, "Üniversitelerimizi aykırı fikirlerin barınabildiği emin bir liman haline getirmek arzusundayız" dedi. YÖK'ün bazı yetkilerinin üniversitelere devredilmesi gerektiğini vurguladı. "En iyi yasa ile yine yanlış icraatlar ortaya konabilir" şeklinde konuştu. İşte Prof. Saraç'ın sorularımıza verdiği yanıtlar:
YÖK KALDIRILSIN MI?
Siz de bir önceki Başkan Gökhan Çetinsaya gibi YÖK'ün artık işlevini yitirdiğine ve kaldırılması gerektiğine, bu şartlarda yapılacak bir şey kalmadığına inanıyor musunuz?
Öncelikle bir kurumun başında bulunurken o kurumun hukuk âleminden kaldırılması gerektiğinin söylenmesini tasvip etmiyorum. Her şart altında iyileştirme adına bir şeyler ortaya konabilir. Benim görüşüm YÖK'ün daha küçültülmesi ama verimli çalışan bir yapıya büründürülmesi gerekir. Hantal yapısından kurtarılmalı, bazı yetkilerinden soyutlanması tercih edilmeli. Bundan dolayı iki sene önce YÖK tarafından hazırlanan ve MEB'e gönderilen yasa taslağına, ben ve bazı üyeler, YÖK'ün yetkilerini artırdığı ve kurumun daha da büyütüldüğü gerekçesiyle muhalefet şerhi yazmış, fakat azınlıkta kalmıştık.
YÖK'ün yükünü hafifletmek için örneğin bazı yetkileri üniversitelere devredilemez mi, yasal bir engel var mı?
Yükseköğretim sorunlarının pek çoğu yasalardan değil uygulamalardan kaynaklanmaktadır. 2547 sayılı yasanın elbette kısıtladığı hususlar var ve bunların değiştirilmesi için girişimlerde bulunmak gerekir ama bu yasa ile de üniversitelerimizde bir iyileşme sağlanabilir. Yeter ki konulara tecrübe ve dirayetle yaklaşılabilsin. Pek yakında bunun örneklerini göreceğimizi umuyorum. İşe uygulamadan kaynaklanan sorunları gidermekten başlamak yerine yasalardan şikâyete sığınmayı doğru bulmuyorum. En iyi yasa ile yine yanlış icraatlar da ortaya konabilir.
'YENİ BİR HEYECAN GEREK'
Uzun yıllardır YÖK'te görevlisiniz. YÖK'e başkan olarak atanan kişinin içeriden olmasının avantajları var mı?
Her profesörün yükseköğretim sistemini, sorunlarını bildiği sanılır ama bu yanlıştır. Her yeni YÖK başkanı atandığında önce kurul üyelerini tanıma sürecini yaşar. Daha sonra kurumu yakından tanımak ister. Dairelerden brifing alır. Bu bilgilendirmeleri kendi süzgecinden geçirmeye çalışır. Daha sonra üniversiteleri, rektörleri, sorunları tanıma süreçleri yaşanır. Yıllar geçer, sürenin bitmesine yaklaşıldığında ise yeni projeleri hayata geçirmek için vakit kalmaz. Dolayısıyla bu tanıma süreçlerinin maliyetini yükseköğretim kuruluna ödettirmemek lazım. Bunu on yıla yakın zamandır YÖK'te bulunan bir üye olarak söylüyorum.
Heyecanını kaybeden YÖK ve üniversiteler için motivasyon aracı ne olabilir?
Tespitiniz doğru. Üniversite için insan kaynağı diğerlerinden önce gelir. Onu zinde tutmak, bilim aşk ateşini harlamak gerekir. Öncelikle YÖK ile üniversiteler arasında koptuğunu gözlediğimiz iletişim yeniden tesis edilmeli. Rektörler sorunlarını doğrudan iletebilmeli. YÖK üniversitelere elini uzatmalı, anlamaya çalışmalı, sorun üreten değil sorunların çözümüne katkıda bulunmalı. Ayrıca her unvan grubundaki akademisyenlerin sorunları birbirinden farklı. Ve bunların birçoğu biliniyor. Bu sorunlar giderilmeye başlandığında motivasyon da yavaş yavaş oluşmaya başlayacaktır. Ayrıca akademisyenlerin, bilimsel çalışmalarının devlet nezdinde ve toplumda bir karşılığının olduğunun görmelerini sağlamalıyız. Fakat motivasyonun öncelikle bulunması gereken kurum elbette YÖK.
'KALİTE KURULU'NA İHTİYAÇ VAR'
YÖK'ün yeni dönemdeki yakın hedefleri ne olacak?
Artık sadece girdi değil, çıktı kalitesini de ölçmeye başlamamız gerekir.
Şu anki uygulamada bu görevi de YÖK üstlenmiş durumda, ki bu doğru değil. Vakit kaybetmeden YÖK'ün dışındaki paydaşlara da açık bir 'Kalite Kurulu'nun teşekkül ettirilmesi gerekir. Bunun için yasal zeminin oluşturulmasının uzun zaman almayacağını düşünüyorum. Ayrıca dört yıl önce belirlenen ve geliştirilmeyen lisans ve lisansüstü eğitim için belirlenen kriterleri, yine bu bağlamda doçent ve profesör unvanları için öngörülen asgari sınırları da gözden geçirmemiz gerekir. Diğer bir ifadeyle, eğitimde kalite konusu söylemden çıkmalı ve kararlara, icraata yansımalıdır. Toplumun yükseköğretim camiasından en büyük beklentisinin bu olduğunu düşünüyorum. Ayrıca üniversitelerimizde farklı statülerde bulunan araştırma görevlilerin durumları tekrar gözden geçirilmeli. Doçentlik de dahil, akademik yükseltilmelerin liyakat esasına göre yapıldığından şüphe duyulmayacak bir sisteme hemen geçilmeli. Temel bilimler, su ürünleri gibi bazı sorunlu alanlara yönelik hızlı tedbirler alınmalı. En önemlisi, bazı üniversitelerimize başarıları, topluma katkıları ve akademik olgunlukları dikkate alınarak belli alanlarda hemen bazı serbestlikler verilebilir.
'AKADEMİK CAMİA SUSTURULDU MU?'
Prof. Çetinsaya'nın, "Susturulmuş bir akademik camia var" dediği için görevden alındığını söyleyenler var. YÖK ve üniversiteler üzerinde dünden bugüne böylesi bir baskı söz konusu mu?
Üniversite hocalarının toplumsal meselelerde fikir açıklama konusunda isteksizlikleri olabilir, bu isteksizlik bugünün sorunu değil. Dün de böyleydi. Bunun sebeplerini araştırmak gerekir. Ama bu durumu 'susturulmuş' olmayla izah etmeyi isabetli bulmuyorum. Bize düşen usulüne uygun ifade edilen, hakaret ve şiddet içermeyen her söyleme, akademi camiası içinde hoşgörü ile bakmak, hatta üniversitelerimizi aykırı fikirlerin barınabildiği emin bir liman haline getirmektir.
Üniversitelerde kontenjanların YÖK tarafından keyfi olarak belirlenmesi konusunda görüşünüz nedir?
Aynı altyapı ve imkânlarla devlet üniversiteleri daha az, vakıf üniversiteleri ise daha çok öğrenci alma eğiliminde. YÖK'ün bu talepleri kamu yararını düşünerek adil hakem pozisyonunda değerlendirmesi lazım. Eğitim kalitesi, istihdam, toplumun beklentileri, bunları birlikte ele almamız gerekiyor. Ama artık YÖK'ün evetlerinin ve hayırlarının gerekçelerini üniversiteler de bilmeli. Her konunun kuralları belli olmalı, uygulama ona göre yapılmalı. Kurallar gerekiyorsa değiştirilmeli, ama keyfiliğe yönelmemek lazım. Kontenjan belirleme kriterleri açık, anlaşılır olmalıdır.
SINAV SİSTEMİ DEĞİŞİR Mİ?
Üniversiteye giriş sistemi sizce adil mi? Yeni düzenlemeler düşünülmeli mi?
Giriş sisteminin usulünü belirleme yetkisi YÖK'e ait. Uygulamasını ise ÖSYM yapıyor. Merkezi sınavlara yönelik eleştiriler olmakla birlikte meşruiyeti konusunda büyük kabul var. Mevcut sistemi öneren komisyon başkanı olarak ana kurgusunun doğru olduğunu, fakat daha yalın hale getirilmesinde yarar bulunduğunu, yılda birden fazla sınav yapılabileceğini, ayrıca açık uçlu soruların kademeli olarak kolaylıkla sisteme dahil edilebileceğini, bunların da sisteme yönelik temel şikayetleri gidereceğini düşünüyorum. Umarım bu değişikliklerin çok kısa zamanda hayata geçirildiğini hep birlikte görürüz.
Abbas Güçlü/Milliyet
Prof. Dr. Yekta SARAÇ kimdir?

21. 03.1963 tarihin de İstanbul'da doğdu. Lisans Eğitimini 1981-1985 yılları arasında İ.Ü. Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatında tamamladı. 3.12.1985 tarihinde İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı, Eski Türk Edebiyatı ABD. da araştırma görevlisi oldu.
Aynı üniversitede 1987-1991 yılları arasında doktora eğitimini aldıktan sonra, 25.06.1992 tarihinde yardımcı doçent, 04.10. 1994 tarihinde doçent ünvanını kazandı. 2000 yılında profesör oldu. 2005-2006 yıllarında KKTC Doğu Akdeniz Üniversitesinde görev yaptı.
19.10 2005 tarihinde YÖK Genel Kurul üyesi oldu. 19.10.2010 tahinde YÖK üyeliğine ikinci defa olarak tekrar atandı. 13.3.2008 tarihinden itibaren YÖK Yürütme Kurulu üyesi ve 21.01.2010 tarihinden itibaren de YÖK Başkan Vekilliği görevini yürütmektedir.
Basılı sekiz kitabı ve pek çok dergide yayınlanan alanı ile ilgili makaleleri bulunan M.A.Yekta Saraç'ın uzmanlık alanı Eski Türk Edebiyatı, metin şerhi, belagat-retoriktir.
Yeni YÖK Başkanı'nın ataması Resmi Gazete'de Yeni YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç'ın ataması Resmi Gazete'de yayımlandı.
|
Meme Kanserinde Erken Tanı Çok ÖnemliTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, erkeklerde görülen meme kanserinde kitlelerin sıklıkla yağ bezesiyle karıştırıldığını ve teşhisin geciktiğini vurguladı.23 Ekim 2026 Cuma 16:12BASIN HABERLERİ
Gaziantep'te Tıp Literatürüne Girecek Olay: İki Kardeşin Kalbindeki Delik Aynı Gün Ameliyatsız KapatıldıGaziantep Şehir Hastanesinde 12 ve 6 yaşlarındaki iki kardeşin kalbinde aynı büyüklükte tespit edilen delikler (ASD), aynı gün gerçekleştirilen anjiyografik işlemle açık ameliyata gerek kalmadan kapatıldı.23 Ekim 2026 Cuma 16:10BASIN HABERLERİ
Uzmandan Dijital Detoks Uyarısı: "Geçici Aralar Değil, Sağlıklı Kullanım Alışkanlığı Önemli"Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Erdoğan, sosyal medya ve interneti tamamen bırakmak yerine sürdürülebilir ve dengeli kullanmanın zihinsel sağlık açısından kritik olduğunu vurguladı.23 Ekim 2026 Cuma 16:07BASIN HABERLERİ
YÖK'ten Öğrenci Affıyla Gelip Yatay Geçiş Yapacaklara Ek DüzenlemeYükseköğretim Kurulu (YÖK), öğrenci affı kapsamında eğitimlerine dönen adayların, kayıt yıllarında açılmamış veya öğrenci almamış programlara yatay geçiş yapabilmelerine ilişkin yeni esasları açıkladı.23 Ekim 2026 Cuma 16:05BASIN HABERLERİ
ABD'de Hekimlerin Zamanının Yüzde 35'i İdari İşlere Gidiyor: Medscape Raporu Tükenmişliği Gözler Önüne SerdiMedscape'in 2026 yılı raporuna göre ABD'deki her 10 hekimden 7'si hastalarıyla geçirdiği zamandan memnun değil; mesai saatlerini aşan dokümantasyon ve sigorta işlemleri hekimlerde tükenmişliği tetikliyor.23 Ekim 2026 Cuma 16:04BASIN HABERLERİ
Selena Gomez'den Elektronik Sigara Uyarısı: "Sesimi Değiştirdi, Bırakmak Çok Zor"Dünyaca ünlü şarkıcı ve oyuncu Selena Gomez, uzun süre kullandığı nikotinli elektronik sigaranın sesini kalıcı olarak değiştirdiğini belirterek bağımlılıktan kurtulma mücadelesini hayranlarıyla paylaştı.23 Ekim 2026 Cuma 16:02BASIN HABERLERİ
Etlik Şehir Hastanesinden Anne Adaylarına Özel Destek: Gebe Sigara Bırakma Polikliniği AçıldıAnkara Etlik Şehir Hastanesinde hizmete giren Gebe Sigara Bırakma Polikliniği'nde, anne adaylarına ilaçsız, motivasyonel görüşmeler ve psikolojik destek odaklı özel hizmet veriliyor.23 Ekim 2026 Cuma 16:01BASIN HABERLERİ
Çapa Tıp Fakültesindeki "Gizli Kamera" Skandalında Şüpheli Tutuklandıİstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) Acil Cerrahi Bölümünde kadın çalışanları tuvalette gizlice görüntülediği tespit edilen erkek personel, şikâyet üzerine tutuklanarak cezaevine gönderildi.23 Ekim 2026 Cuma 16:00BASIN HABERLERİ
DSÖ Dünyayı Uyardı: Shamonda Virüsü İlk Kez Bir İnsanda Tespit Edildi Ve Can AldıDünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Fransa'da hayvanlarda görülen Shamonda virüsünün dünyadaki ilk insan vakasının hayatını kaybettiğini açıkladı.23 Ekim 2026 Cuma 15:59BASIN HABERLERİ
Nobel Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar'dan Beyin Kanseri Tedavisinde Heyecan Veren BuluşDicle Üniversitesinde öğrencilerle bir araya gelen Prof. Dr. Aziz Sancar, insan beyin kanseri hücreleri yerleştirilen farelerde "EdU" ve "TMZ" ilaç kombinasyonu ile tümörü tamamen iyileştiren yeni bir metot geliştirdiklerini açıkladı.23 Ekim 2026 Cuma 15:58BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel











