YERKEN DÜŞÜNDÜREN HAREKET "SLOW FOOD" GLOBALE KARŞI YÖRESELİN YANINDA
Kapitalizmin yaygınlaşmasına aracılık eden fast food zincirlerinin önüne geçmek, lokal üreticileri ve unutulan yöresel yemekleri korumak için İtalya'da başlatılan Slow Food (Yavaş Yeme) hareketi, dünyada 60'tan fazla ülkede milyonlarca taraftara ulaştı.

25 Ağustos 2021 Çarşamba 11:08
Herkesin iyi, temiz ve adil gıdaya erişmesini sağlamayı hedefleyen harekete üye şehirler arasında Kars, İzmir, Adapazarı, Iğdır, Ankara, Aydın, Ayvalık, Gaziantep, Bodrum, Samsun ve İstanbul da bulunuyor Doç Dr. Nihal Büyükuslu: "Slow Food hareketi, gıdanın korunması noktasında farkındalığı artırırken, yemeği keyif haline getirmeyi, iyi gıda kullanmayı ve adil gıda paylaşımını da hedefliyor. O yemeğin nereden geldiğini, size nasıl ulaştığını, onun için kimlerin emek harcadığını düşünerek yemeyi öncelikliyor"
"Slow Food, size en yakın gıda kaynaklarını kullanmanızı öneriyor. Bu kavramı benimseyen tüketici, ne yediğini bilen, israftan kaçınan ve kendi sağlığı için beslenmesine dikkat eden tüketicidir. Sorumlu bir tüketici, gıdayı israf etmez"
Son yıllarda yeme alışkanlıklarının değişmesiyle insan hayatına giren fast foodun önüne geçmek için 1980'lerde İtalya'da Carlo Petrini ve bir grup aktivist tarafından başlatılan Slow Food (Yavaş Yeme) hareketi, hızlı yeme alışkanlığını ortadan kaldırmayı, yerel üreticileri korumayı, yemek kültürlerinin ve geleneklerinin kaybolmasını önlemeyi amaçlıyor.
Dünyada 60'tan fazla ülkede milyonlarca taraftar bulan hareket, herkesin iyi, temiz ve adil gıdaya erişmesini sağlamayı hedefliyor. Kar amacı gütmeyen, üyelik ve gönüllülük esasına dayanan Slow Food hareketi, insanların GDO’suz, temiz, organik gıdaya ulaşmalarına dikkati çekmek ve toplumda bir baskı unsuru oluşturmak istiyor.
Türkiye'de Kars, İzmir, Adapazarı, Iğdır, Ankara, Aydın, Ayvalık, Gaziantep, Bodrum, Samsun ve İstanbul Slow Food hareketine üye şehirler arasında yer alıyor.
Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç Dr. Nihal Büyükuslu, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, "Slow Food" hareketinin bugünün yükselen trendlerinden biri haline geldiğini belirterek, hareketin çıkış noktasının, kapitalizmin yaygınlaşmasına aracılık eden fast food zincirlerinin önüne geçmek ve lokal üreticileri korumak olduğunu söyledi.
- "Slow Food özellikle lokal olmayı öncelikliyor"
Büyükuslu, Dünya Sağlı Örgütü verilerine göre, dünyada 650 milyon obez insana karşılık, 821 milyon aç insan olduğunu belirterek, dünya çapında obezitenin birçok hastalığa yol açtığını kaydetti.
Hayatının gelişen teknoloji ile çok hızlı aktığını ve insanların yavaş yemek yeme gibi bir şanslarının olmadığını dile getiren Büyükuslu, bunun için hem gıda hem de beslenme sistemlerinin değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kanser, diyabet ve obeziteye bağlı hastalıkların en önemli nedenlerinin başında beslenme şeklinin geldiğine vurgu yapan Büyükuslu, "Sağlıklı beslenmek için sağlıklı gıdaya, bunun için de sağlıklı toprağa, havaya ve suya ihtiyacımız var. Ancak günümüz dünyasında, su kaynaklarının ve toprağın kalitesi oldukça bozuldu. Tohum yapısının değiştirilmesiyle GDO'lu ürünler besin sistemimize girdi. Tarımda kullanılan maddeler, yiyeceklerdeki kimyasal yükü artırdı. Bu nedenle günümüzde en önemli sorun aslında sağlıklı gıdaya ulaşmak." diye konuştu.
Nihal Büyükuslu, hızlı yaşam ve çalışma düzeninin, dışarda yeme alışkanlığını da beraberinde getirdiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu da karbonhidrat, şeker ve yağ ağırlıklı atıştırmalık denen birçok ürünün piyasaya çıkmasına neden oldu. Bunlarla karnımız doyuyor ama sağlıklı beslenemiyoruz. Bunun sonucu olarak da hastalıklarla karşı karşıya kalıyoruz. Beslenmemize dikkat etsek, birçok hastalıktan korunmuş olacağız. İşte Slow Food hareketi, yemeği keyif haline getirmeyi, iyi gıda kullanmayı ve adil gıda paylaşımını amaçlıyor. O yemeğin nereden geldiğini, size nasıl ulaştığını, onun için kimlerin emek harcadığını düşünerek yemeyi hedefliyor. Slow Food, unutulan yöresel yemekleri korumanın yanı sıra doğal tohumları da korumayı amaçlıyor, zira iyi tohum olmazsa iyi besin ve gıda da olmaz. Bu nedenle iyi gıda için öncelikle iyi tohuma ihtiyacımız var. Slow Food özellikle lokal olmayı öncelikliyor. Size en yakın gıda kaynaklarını kullanmanızı öneriyor. Slow Food'un kavramını benimseyen tüketici, ne yediğini bilen, israftan kaçınan ve kendi sağlığı için beslenmesine dikkat eden tüketicidir. Sorumlu bir tüketici, gıdayı israf etmez. Kaldı ki dünyada gıdanın 3'te 1'i israf ediliyor. Oysa attığımız bu gıdalarla dünyada 600 milyon insanın doyması mümkün."
- "Hızlı da yeseniz yavaş da yeseniz sağlıklı yiyin"
Doç. Dr. Büyükuslu, Slow Food'un temelinde sağlıklı yeme alışkanlığının yattığına dikkati çekerek, "Yapılan araştırmalar, Slow Food beslenme şeklinin fast fooda göre daha sağlıklı olduğunu gösteriyor. Ama hızlı ya da yavaş yemekten daha önemli olan ne yediğinizdir. Organik tohumlarla üretilen ve kimyasal maddelere maruz kalmamış yiyecekler yiyin. Hızlı da yeseniz yavaş da yeseniz sağlıklı yiyin yeter." dedi.
Belediyelerin, yerel yöneticilerin gerekli sertifikaları aldıktan sonra Slow Food hareketinin bir parçası olabildiğini aktaran Büyükuslu, şunları kaydetti:
"Slow Food'un çıkış noktası, kapitalizmin yaygınlaşmasına aracılık eden fast food zincirlerinin önüne geçmek ve lokal üreticileri korumaktır. Bu hareket, yerel üreticiyi korurken, gıdanın korunmasının farkındalığını da artırıyor. Sağlıklı kalmanın yolu sağlıklı beslenmeden geçiyor, sağlıklı beslenme de sağlıklı gıdadan geçiyor. Zaten geçmişimizde var olan beslenme kültürünü geleceğe aktardığımızda önemli bir adım atmış oluruz. Bir de kendi topraklarımızda ileri teknoloji ile sağlıklı gıdayı nasıl üreteceğimiz konusuna odaklanmalıyız. Gıda ekilen arazilerimizi korumalı, sağlıklı gıdaları üretmeli ve bunları gelecek nesiller için de sürdürülebilir hale getirmeliyiz. Şu an beslenebiliyor olmamız sorunları çözmüyor. Gelecek nesillerin bu topraklardan beslenmemesini sağlamak bizim en büyük sorumluluğumuz. Bu gün bu sorumluluğu göstermezsek yarın çok geç olacak zira dünya gıda sistemi çok büyük tehlikeler altında."
İklim koşullarındaki olumsuz değişimlerin gıda kaynaklarını olumsuz etkilediğine vurgu yapan Büyükuslu, "Gelecekte sağlıklı gıda ve suya erişmek dünyanın en önemli sorunlarından biri haline gelecek. Şu an savaş nedeniyle kitlesel göçleri görüyoruz ama yarın dünyamızda gıdaya ve suya erişim için göçleri ve çatışmaları görebiliriz. Bunları bu günden yapmazsak yarın için çok geç olabilecek." ifadelerine yer verdi.
Doç. Dr. Büyükuslu, Slow Food hareketine herkesin web sayfası üzerinden belirli bir ödeme yaparak üye olabildiğini belirterek, "Bir Convivium (bölgesel organizasyon) oluşturmak için harekete üyeliği tamamlanmış en az beş kişi bir araya gelerek, başkanlarını seçer. Oluşturdukları conviviuma bir isim verirler. Türkiye'de daha önce açılan convivium isimleri arasında Ankara, Antalya, Balkon Bahçeleri, Fikir Sahibi Damaklar bulunuyor. Bu isim amaca uygun bir isim olabileceği gibi şehir, kasaba, köy ya da bölge ismi de olabilir ama ülke ismi olamaz. Conviviumun kuruluş amacını belirten bir istek yazısı, İtalya'nın Bra şehrindeki merkeze iletilerek başvuru yapılabilir." değerlendirmesinde bulundu.
Gazze'deki Aksa Şehitleri Hastanesi Elektrik Kriziyle Karşı Karşıya: Ameliyatlar İptal EdiliyorGazze Şeridi'nin orta kesiminde yaklaşık 500 bin kişiye hizmet veren Aksa Şehitleri Hastanesi, jeneratör arızaları nedeniyle ciddi bir elektrik krizi yaşıyor.02 Haziran 2026 Salı 17:01BASIN HABERLERİ
Çocukken Hastane Koridorlarında Büyüdü, Yıllar Sonra Annesiyle Aynı Acil Serviste Göreve BaşladıKilis'te 29 yıllık hemşire Emine Hakan ile doktor olan oğlu Serkan Kemal Hakan, aynı hastanenin acil servisinde birlikte görev yapıyor. Anne-oğul, sağlık hizmeti sunarken aynı mesaiyi paylaşmanın mutluluğunu yaşıyor.02 Haziran 2026 Salı 16:59BASIN HABERLERİ
Doğumlarını Yaptığı Bebekler Yıllar Sonra Meslektaşı OlduKadın hastalıkları ve doğum uzmanı Prof. Dr. Ali Acar, yıllar önce riskli gebelik süreçlerini takip ederek dünyaya gelmelerine katkı sağladığı doktor ve hemşirelerle bugün aynı serviste görev yapıyor.02 Haziran 2026 Salı 16:49BASIN HABERLERİ
ASYOD'dan Dünya Tütünsüz Günü Mesajı: Gençler Nikotin Ürünlerinin HedefindeAkciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD), 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında yaptığı açıklamada, sigara ve nikotin ürünlerinin özellikle gençler üzerinde oluşturduğu bağımlılık riskine dikkat çekerek tütünsüz yaşam çağrısında bulundu.02 Haziran 2026 Salı 14:28BASIN HABERLERİ
10 Yıl Böbrek Nakli Bekledi, Organ Bağışıyla Hayaline Bir Adım Daha YaklaştıGiresun'da yapılan organ bağışı sayesinde uygun böbreğe kavuşan Sari, hem sağlığına yeniden kavuştu hem de yıllardır kurduğu hac ibadeti hayalini gerçekleştirebilme umudunu güçlendirdi.02 Haziran 2026 Salı 14:26BASIN HABERLERİ
Deneysel İlaç Pankreas Kanseri Hastalarında Yaşam Süresini Neredeyse İki Katına ÇıkardıBilim insanlarının yürüttüğü yeni araştırma, deneme aşamasındaki bir ilacın pankreas kanseri tedavisinde umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu gösterdi.02 Haziran 2026 Salı 14:24BASIN HABERLERİ
Dünya Tütünsüz Günü'nde Uzmanlardan Kritik Uyarı: Sigara ve Puff İnme Riskini ArtırıyorTürk Beyin Damar Hastalıkları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Semih Giray, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında yaptığı açıklamada sigara, elektronik sigara ve puff gibi nikotin içeren ürünlerin inme riskini artırdığını belirtti.02 Haziran 2026 Salı 14:23BASIN HABERLERİ
Fil Hastalığı Nedeniyle Sol Bacağı 3 Kat Büyüyen Genç Kadın Tedaviyle Yeniden Yürümeye BaşladıYaklaşık 10 yıldır lenfödem (fil hastalığı) ile mücadele eden 30 yaşındaki Çiğdem Şeker'in sol bacağı zamanla normal boyutunun üç katına ulaştı.02 Haziran 2026 Salı 14:22BASIN HABERLERİ
KVKK’dan İşverenlere Biyometrik Mesai Takibi Uyarısı: Parmak İzi ve Yüz Tanıma Sistemlerine SınırlamaKişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), çalışanların mesai takibinde parmak izi, yüz tanıma ve iris taraması gibi biyometrik sistemlerin kullanılmasına ilişkin önemli bir ilke kararı yayımladı.02 Haziran 2026 Salı 09:07DİĞER HABERLER
Yunanistan’daki ada hastanelerinde personel krizi derinleşiyorYunanistan’ın Girit, İyon, Ege ve Kiklad adalarındaki hastane ve sağlık kuruluşları ciddi personel eksikliğiyle mücadele ediyor.01 Haziran 2026 Pazartesi 17:36DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










