YÜKSEK BASINÇLA YER SEVİYESİNE HAPSOLAN KİRLETİCİLER İSTANBUL'U KİRLİ HAVAYA BOĞDU
- İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Kuzu:

31 Ocak 2025 Cuma 11:18
- "Yüksek basıncın olduğu dönemlerde bu tarz hava kirliliğiyle karşılaşmak mümkün çünkü normal emisyonlara ilave olarak olumsuz hava şartları neticesinde bu hava kirliliğiyle karşılaşabiliyoruz. Yüksek basınç olduğunda genellikle kirleticilerin atmosfere karışması çok mümkün olmuyor dolayısıyla yer seviyesinde baskılanmış oluyorlar"
"Özellikle ara sokaklara girdiğinizde kirletici değerleri bir anda değişebiliyor çünkü kirleticilerin bulunması atmosferin dinamiğiyle alakalı. O yüzden belki cadde üzerinden değil de bir arka sokaktan yürümek bile bir çözüm sağlayabilir"
İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Kuzu, İstanbul'da etkili olan yüksek basınç nedeniyle kirleticilerin yer seviyesinde baskılanarak atmosfere yükselemediğini bunun da hava kirliliğine yol açtığını kaydetti.
Nüfus yoğunluğu, çarpık kentleşme, fosil yakıt kullanımındaki artış, endüstriyel tesisler, trafik yoğunluğu ve orman yangını gibi etkenler hava kirliliğinde artışa yol açıyor.
İsviçre merkezli hava kalitesi teknoloji şirketi IQ Air'in yıllık ortalama PM2,5 (ince partikül madde) konsantrasyonunu baz alarak hazırladığı rapora göre 2023'te Bangladeş metreküp başına 79,9 mikrogram PM2,5 konsantrasyonu ile en kirli ülke oldu. Onu, metreküp başına 73,7 mikrogram ile Pakistan, metreküp başına 54,4 mikrogram ile Hindistan, metreküp başına 49 mikrogram ile Tacikistan ve metreküp başına 46,6 mikrogram ile Burkina Faso takip etti. Türkiye ise metreküp başına 20,3 mikrogram PM2,5 konsantrasyonu ile listenin 44. sırasında yer aldı.
Temiz Hava Hakkı Platformu tarafından geçen yılın eylül ayında yayımlanan Kara Rapor 2024'e göre dünya genelinde her yıl 4 milyondan fazla kişi PM2,5 kaynaklı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye'de nüfusun en az yüzde 92'sinin kirli hava solduğu belirtilirken bir kişinin, yıllık ortalamada metreküp başına 26 mikrogram PM2,5 kirliliğine maruz kaldığı ve bu değerin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kılavuz değerinin 5 katına denk geldiği ifade ediliyor.
İstanbul'un yıllık PM2,5 ortalaması 2021'de metreküp başına 23,56 mikrogramken, 2022'de 23,76 mikrograma yükseldi. İstanbulluların 2022 yılı boyunca ortalama metreküp başına 38,41 mikrogram yani DSÖ'nün kılavuz değerinin 2,5 katı PM10 kirliliğine maruz kaldığı ve PM2,5'un ise yeterince ölçülmediği tespit edildi.
- Trafik kaynaklı kirlilik öne çıkıyor
Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı (UHKİA) verilerinin değerlendirildiği raporda, 2022'de PM10 parametresi için yeterli veri alınabilen istasyonlar arasında PM10 kirliliği en yüksek üç istasyon, 2021'de de havası en kirli bölgeler olarak öne çıkan Sultangazi-3, Esenyurt ve Mecidiyeköy istasyonları olarak belirlendi. Esenyurt ve Mecidiyeköy'de kirliliğin ana kaynağının trafik, Sultangazi'de ise ilçe sınırları içinde kalan taş ocakları olduğu gözlemlendi.
PM10 düzeyi yıllık ortalamasının metreküp başına 39,77 mikrograma ulaşarak DSÖ kılavuz değerinin 2,65 katına çıktığı 2023'te PM10 düzeylerine bakıldığında, yeterli veri alınabilen istasyonlar arasında PM10 kirliliği en yüksek üç istasyon Göztepe, Kağıthane ve Tuzla istasyonları oldu. Göztepe istasyonu "kentsel-trafik" istasyonu, Kağıthane ve Tuzla istasyonu "kentsel arka plan" istasyonu olarak sınıflandırılırken, Göztepe'de trafiğin yoğun olduğu yerlerde PM10'a yüksek düzeyde maruz kalındı. PM10 değerleri Göztepe'ye göre daha düşük olmakla birlikte Kağıthane ve Tuzla'da daha yaygın bir alanda ve daha çok sayıda kişinin yüksek PM10 kirliliğine maruz kaldığı belirlendi.
- Meteorolojik şartların hava kalitesine etkisi
İstanbul'da son günlerde etkili olan hava kirliliğinin nedenlerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Kuzu, hava kirliliğinin sabit ve hareketli emisyonlar olmak üzere iki kaynağı bulunduğunu söyledi.
Prof. Dr. Kuzu, şehirlerdeki hareketli emisyon kaynaklarının ulaşım araçlarının yol açtığı egzoz emisyonlarından, sabit emisyon kaynaklarının ise evsel ısınma için kullanılan doğal gaz gibi yakıtlardan kaynakladığını ifade etti.
Emisyonlarda yıl içinde ufak değişiklikler yaşanmasına karşın genellikle sabit eğilim gösterdiklerini belirten Kuzu, insanların günlük olarak işe gidip gelmelerinde ve ısınma ihtiyacında birkaç gün içinde ciddi farklılıklar olamayacağını ancak değişen meteorolojik şartların hava kalitesinde de ani değişimlere neden olabileceğinden bahsetti.
Kuzu, şöyle devam etti:
"Yüksek basıncın olduğu dönemlerde bu tarz hava kirliliğiyle karşılaşmak mümkün çünkü normal emisyonlara ilave olarak olumsuz hava şartları neticesinde bu hava kirliliğiyle karşılaşabiliyoruz. Yüksek basınç olduğunda genellikle kirleticilerin atmosfere karışması çok mümkün olmuyor dolayısıyla yer seviyesinde baskılanmış oluyorlar. Özellikle birkaç gün öncesinde İstanbul Boğazı'nın etrafında sabahleyin yoğun bir sis vardı ki bu aslında yüksek basıncın varlığıyla alakalı bir durum. Dolayısıyla bu salınan kirleticiler çok fazla yükselemediği için yer seviyesinde kirlilik olarak karşımıza çıkıyorlar."
Son verilere bakıldığında özellikle partikül madde ve azot oksit seviyesinde artış gözlemlendiğini, bunun da çoğunlukla trafik kaynaklı emisyonların bir göstergesi olduğunu aktaran Kuzu, istasyon bazında Aksaray, Esenyurt, Mecidiyeköy, Şirinevler ve Kadıköy'de yüksek konsantrasyonların mevcut olduğunu bildirdi.
İstanbul'un dünyanın diğer büyük şehirleriyle benzer kirlilik değerlerine sahip olduğunu, İngiltere'nin başkenti Londra'da kirlilik değerlerinin limit değerler civarında olduğunu dile getiren Kuzu, ancak bu durumun bölgeden bölgeye değişiklik gösterebildiğine değindi.
- "Şehirlerde en büyük etkenlerden bir tanesi trafik"
Hava kirliliği değerlerinin bazen limit değerleri aşabildiği uyarısında da bulunan Kuzu, şöyle devam etti:
"Bazen de aşağısında kalabiliyor ama yıllık ortalama, metreküp başına 40 mikrogram. Bu hem azot dioksit hem de PM10 için geçerli. Diğer metropollere baktığımız zaman yine benzer değerler karşımıza çıkıyor. Bu da tamamen emisyonların aslında ortak sebebinden açığa çıkıyor. Nedir? Şehirlerde en büyük etkenlerden biri trafik. Büyük şehirlerde çoğunlukla ısınma kaynaklı hava kirliliğinden bahsetmek çok mümkün olmuyor. Bu da neden? Doğal gaz kullanılması sebebiyle. Fakat trafik kaynağı dediğimiz zaman şehirlerde benzer etkiler mevcut."
Emisyonların nispeten sabit kaldığı göz önüne alındığında, İstanbul'daki hava kirliliğinin ilerleyen günlerde etkili olacak meteorolojik şartlar çerçevesinde şekilleneceğini vurgulayan Kuzu, meteorolojik verilere göre hava kirliliği seviyelerinin hafta sonuna kadar benzer şekilde kalacağının tahmin edildiğini bildirdi.
Meteoroloji raporlarına göre, gelecek hafta başı itibarıyla etkili olması beklenen yağmurla kirleticilerin yeryüzüne çökeceğine işaret eden Kuzu, partikül madde ve diğer kirleticilerin yağmurla giderilebileceğini kaydetti.
- Maske tavsiyesi
Hava kirliliğinin özellikle solunum yolu rahatsızlıklarına yol açabileceğini, bu nedenle vatandaşların hava kalitesi indeksini takip ederek kötü hava koşullarında maske takmaları tavsiyesinde bulunan Kuzu, "Bu tabii ki partikül maddeler için bir koruma sağlar, diğer gazlar için çok fazla bir etkisi olduğunu söyleyemiyoruz ama nispeten trafiğin olduğu yerlerden uzak durarak kendimizi korumamız biraz daha mümkün olabilir. Hava kirliliği bölgesel olarak çok farklılık gösterebiliyor. Özellikle ara sokaklara girdiğinizde kirletici değerleri bir anda değişebiliyor çünkü kirleticilerin bulunması atmosferin dinamiğiyle alakalı. O yüzden belki cadde üzerinden değil de bir arka sokaktan yürümek bile bir çözüm sağlayabilir." diye konuştu.
Hava kirliliğinin engellenmesi için trafik yoğunluğunun azaltılması, toplu taşıma kullanımının artırılması, elektrik araçların tercih edilmesi gibi alternatif yollar bulunduğunun altını çizen Prof. Dr. Kuzu, bu yollarla birlikte egzoz emisyonlarında ve dolayısıyla hava kirliliğinde azalış yaşanabileceğini söyledi.
"Ailemde Kanser Var, Kesin Kanser Olur muyum?": Yanıt %5-10 Kalıtsal Gen Değişikliklerinde GizliToplumda en çok merak edilen konulardan biri olan ailevi kanser riski ve genetik aktarım üzerine uzmanlardan iç rahatlatan ancak tedbiri elden bırakmayan açıklamalar geldi.14 Eylül 2026 Pazartesi 14:07BASIN HABERLERİ
DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus'tan Dünya Genelinde Su Krizine İlişkin Ürkütücü UyarıDünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, küresel ölçekte her 4 kişiden 1'inin hâlâ güvenli içme suyuna erişimden yoksun olduğunu açıkladı.14 Eylül 2026 Pazartesi 14:04DÜNYADA SAĞLIK
"İpucu Verilse Bile Hatırlanamıyorsa Dikkat": Prof. Dr. Yaprak Seçil'den 21 Eylül Alzheimer Günü Uyarısıİzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaprak Seçil, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü öncesinde hastalığın erken evre belirtilerine ve korunma yöntemlerine ilişkin kritik açıklamalarda bulundu.14 Eylül 2026 Pazartesi 14:03BASIN HABERLERİ
Tıp Dünyasının Gözü İstanbul’da: 33 Yıl Sonra Dev Kulak Burun Boğaz Kongresi (IFOS) BaşladıDünyanın en köklü ve prestijli sağlık organizasyonlarından biri olan Uluslararası Kulak Burun Boğaz Dernekleri Federasyonunun (IFOS) Dünya KBB Kongresi, 33 yıl aranın ardından İstanbul’da kapılarını açtı.11 Eylül 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Bipolar Bozuklukta Tedavi Uyumsuzluğu Alarm Veriyor: Pekin’deki Araştırmada Hastaların %42,7’si İlk Yılda İlacı BıraktıPekin’de 3.034 bipolar bozukluk hastasını kapsayan kapsamlı gerçek yaşam araştırması, kronik ruhsal hastalıklarda tedavi sürekliliğinin en kritik sorunlardan biri olduğunu gözler önüne serdi.11 Eylül 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
"Süper Besin" Hürafesine Son: Karaciğer Sağlığının Anahtarı Tek Yiyecekte Değil, Akdeniz Tipi BeslenmedeKaraciğeri detoks içecekleriyle veya tek bir mucizevi besinle temizleme iddialarının bilimsel temeli olmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:33BASIN HABERLERİ
Donuk Omuz Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar: Takviyeler Değil, Doğru Egzersiz ve Bütüncül Tedavi İyileştiriyorOmuzda şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığıyla seyreden donuk omuz (adezif kapsülit) hastalığında vitamin, mineral veya bitkisel takviyelerin iyileştirici etkisine dair güçlü bilimsel kanıt bulunmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:31BASIN HABERLERİ
Ölümcül Astım Atağında Şaşırtıcı Keşif: Bağışıklık İzleri Akciğerle Sınırlı Kalmıyor, Bağırsak Lenflerine Kadar UzanıyorNature Communications dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir çalışma, ölümcül astım krizlerinde bağışıklık sistemindeki sapmaların yalnızca akciğerlerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Afyonkarahisar’da Feci Kaza: 15 Yaşındaki Çocuğun Kopmak Üzere Olan Kolu Konya’da 8 Saatlik Ameliyatla KurtarıldıAfyonkarahisar'da motosiklet kazası geçiren 15 yaşındaki Muhammet Ali Şimşek'in omuz seviyesinden kopmak üzere olan sağ kolu, Konya'da 3 farklı branştan uzman ekibin katıldığı 8 saatlik zorlu bir multidisipliner operasyonla ampute edilmekten kurtarıldı.11 Eylül 2026 Cuma 16:25BASIN HABERLERİ
34 Haftalık Prematüre Bebeğe Mucize Müdahale: Kalbindeki Delik Kasıktan Girilerek KapatıldıManisa'da 34 haftalıkken prematüre doğan ve kalbinde 4 milimetrelik delik tespit edilen Mehmet Fatih bebek, İzmir Şehir Hastanesinde 16 günlükken gerçekleştirilen başarılı anjiyo operasyonuyla sağlığına kavuştu.11 Eylül 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










