ZEYTİNYAĞI MI HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI MI?
Baştan belirteyim: Hindistancevizi yağını zeytinyağı ile kıyaslamak zeytinyağına ayıp olur. Belki tereyağı ile kıyaslayabiliriz. Peki ‘Hindistancevizi yağı mı, tereyağı mı?” derseniz, yanıtı aşağıda...

10 Mart 2017 Cuma 16:34
Önce şunu bilelim: Zeytinyağı dünyanın en kaliteli, en sağlıklı, en güvenli yağıdır. Bu kesin! Sonra da şu cümleyi not düşelim: Soğuk sıkım sızma zeytinyağı tabiatın bize sunduğu bir armağandır. Nedeni çok: Yaşlanmanın temel nedeni inflamasyonun ilacı zeytinyağıdır. Bir başka yaşlanma tetikleyicisinin, oksidasyonun panzehri de yine bu yağdır. Kanser önleyici, damar koruyucu, ağrı kesici, cildi, saçları güzelleştirici etkilerini ise zaten biliyoruz. Zeytinyağı mükemmelliğini öncelikle harika bileşimine borçlu.
TEK EKSİK: OMEGA-3
Yapısının %70-75’ini tekli doymamış, %10-15’ini doymuş, %10’unu da çoklu doymamış yağlar oluşturuyor.
Peki, bir eksiği veya ayıbı yok mu? Maalesef var! Mesela içinde yeteri kadar omega-3 yağ asidi yok. Mesela fiyatı çok pahalı. Keşke daha ucuza satılsaydı.
Hindistancevizi yağına gelince. Onu zeytinyağı ile kıyaslamak zeytinyağına ayıp etmek olur. Belki tereyağı ile kıyaslayabiliriz o kadar! Çünkü içinde %60’tan fazla doymuş yağ var. Zaten bu nedenle de oda ısısında süratle katılaşıyor. Yapısında antienflamatuar laurik asit ve damar koruyucu kısa zincirli trigliseridler olsa da bu avantajlarıyla bile zeytinyağı ile yarıştırılamaz. Peki, “Hindistancevizi yağı mı, tereyağı mı?”
Burada da yanıtım net ve açıktır: Tereyağı!
EN ÇOK PREBİYOTİK NELERDE VAR
Bağırsaklarımızdakİ trilyonlarca dost bakterinin varlıklarını sürdürebilmeleri, işlerini doğru dürüst yapabilmeleri için onlara yeteri kadar PREBİYOTİK gıda yani “YEM” vermek zorundayız.
Çünkü onlarla aramızdaki ilişkide “besle kargayı oysun gözünü” durumu değil, “bir koy beş al” ilişkisi var. Çoğu sağlık sorunundan (kilo, kanser, alerji, iltihap, ishal, kabızlık) onlar sayesinde korunuyoruz. Kısacası prebiyotik yemlerin neler olduğunu bilmemiz, sofralarımızı buna göre düzenlememizde fayda var. Prebiyotik bakımından güçlü olan besinlerin bazıları şunlar:
- Soğan ve sarımsak
- Yerelması
- Pırasa
- Muz (yarı olgun)
- Elma
- Kuşkonmaz
- Kakao
- Arpa ve yulaf
- Ketentohumu
LİMON SUYU NE YAPAR?
Sabah, öğle, akşam içmeniz fark etmiyor, 1/5 çay bardağı limon suyu (üzerine su ekleyebilirsiniz) size pek çok avantajı aynı anda sağlayabiliyor. Mesela mı?
1. Sizi C vitamini zengini yapar, potasyum ve folik asit gücünüze de güç katar.
2. Antioksidan sisteminizi destekler.
3. İştahınızı dengeler.
4. Kabızlığa çare olabilir.
5. Enerji verir, egzersiz performansınızı yükseltir.
6. Ruhsal durumunuzu dengeler, belleğinizi destekler.
7. Vücudunuzu alkalize edip asit yükünüzü azaltır.
8. Kanserle mücadeleyi destekler.
9. Detoks sistemlerinizi aktifleştirir.
10. Dikkatinizi keskinleştirir.
İŞTAH KONTROLÜNDE ON MÜHİM ÖNERİ
1. Daha çok protein: Kahvaltıda yumurta ve peynir. Öğle ve akşam et, balık, tavuk, yoğurt. İçecek olarak da ayran.
2. Daha çok posa: Kahvaltıda salatalık, yeşil biber, domates, yulaf ezmesi. Öğle ve akşamları sebze çorbası, bol salata, haşlanmış sebze ve/veya bakliyat.
3. Bol su: Fırsat buldukça (yemek yerken değil, aralarda) sık aralıklarla kaliteli, mineral zengini su.
4. Daha fazla omega-3: Yağlı balıklar, omega-3’lü yumurtalar, semizotu ve ceviz.
5. Bitter çikolata: En az %85’ten fazla kakao içeren siyah çikolata da iştahı baskılayabilir. Tabii ki miktarı abartmamanız koşuluyla. Tavsiyem 25 gramla yetinmenizdir.
6. Biraz daha zencefil: Çorbalara zencefil, aralarda da zencefilli çay.
7. Daha çok baharat: Özellikle de kapsaisin zengini kırmızıbiber ve de tarçın.
8. Daha çok ve sık egzersiz: Şu üç egzersiz daha çok tok tutuyor: Bir, yürümek. İki, yürümek. Üç, yürümek!
9. Daha uzun çiğneme çalışması: Lokmalar en az 20 kez çiğnenmeden yutulmayacak. Hedef 40’lı rakamlara ulaşmak olacak.
10. Daha az stres: Stres arttıkça duygusal açlık artıyor.
HİPERTANSİYON SALGINININ TEK SORUMLUSU TUZ MU?
Aşırı tuz tüketimi tabii ki mühim bir hipertansiyon tetikleyicisi. En önemli sorumlu da muhtemelen o.
Ama problem sadece ondan kaynaklanmıyor; bir bölümünü de “sodyum/potasyum oranının bozulması” ile “kilo salgını” oluşturuyor. Özeti şu: Son elli yılda besinlerle sadece gereğinden çok sodyum kazanmıyoruz.
Aynı zamanda yeteri kadar potasyumu da bedenimize dâhil edemiyoruz. Neticede sodyum/potasyum oranımız bozuluyor, oran bozulunca da tansiyonumuz yükselmeye başlıyor.
ÖZETİ ŞUDUR:
Ayrıca kilo salgını da mühim bir tetikleyici zaten.
Özellikle İNSÜLİN DİRENCİ ile birlikte olan ve bel çevresini genişletip ideal kiloyu %10 aşan kilo kazanımlarında hipertansiyon beklenen bir sonuç. Özeti şudur: Tuzu, sodyum içerikli paketlenmiş gıdaları azalt! Potasyum zengini gıdaları (muz, kayısı, portakal) çoğalt. Bedenine daha fazla magnezyum (ceviz, kabak çekirdeği, bakliyat) ve kalsiyum (yoğurt, peynir) kazandırmaya bak! Ve tabii ki kilonu dikkatle izleyip bel çevreni özenle takip etmeyi ve her gün 30-45 dakika “yürümeyi” sakın ihmal etme.
Osman MÜFTÜOĞLU
HÜRRİYET
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










