10 KOAH HASTASINDAN SADECE BİRİ HASTALIĞINI BİLİYOR
Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı'nın (KOAH) toplumda sık görülmesine rağmen yeteri kadar bilinmediğini, 10 KOAH hastasından sadece birisinin tanı aldığına dikkat çekti.

20 Kasım 2018 Salı 17:45
Prof. Dr. Hasan Bayram, 21 Kasım Dünya KOAH Günü nedeniyle yaptığı değerlendirmede, KOAH'lı hastaların günlük yaşamlarında aktif kalabilmelerinin mümkün olabileceğini vurgulamak için egzersizin ve hareketin önemine değinmek amacıyla "Her Adımda Sağlıklı Nefese" sloganıyla Türkiye genelinde 21 Kasım'da hasta eğitimleri, solunum fonksiyon testi ölçümleri, bilimsel toplantılar ve fiziksel aktiviteye dikkat çekecek çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirtti.
Bayram, “KOAH’ın erken tanısın, hastalığa bağlı sakatlık ve ölüm oranlarını azaltmakta, bu nedenle 40 yaş üstü, sigara içmiş veya içmekte olan, meslek icabı veya çevresel ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde müzmin seyirli öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde, kişinin bir göğüs hastalıkları hekimi tarafından görülüp "nefes ölçüm testi" yaptırması gerektiğini belirtti.
“KOAH YETERİNCE TANINMIYOR”
KOAH'ın nefes yollarında mikrobik olmayan iltihaplanmaya bağlı oluşan, kronik bronşit ve hava keseciklerinin harabiyetine neden olan ilerleyici bir akciğer hastalığı olduğuna değinen Bayram, şöyle devam etti:
"KOAH, tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına karşın, kamuoyu tarafından yeterince bilinmeyen bir hastalıktır. KOAH'ın görülme sıklığı 40 yaş üstü yetişkinlerde yüzde 15-20'dir. Türkiye'de 40 yaş üzerinde her 5 kişiden birinde KOAH vardır. Ancak doktora başvuru ve tanı konulma oranı ise daha düşüktür. Hali hazırda 10 KOAH hastasından sadece biri tanı almış durumdadır. Küresel Hastalık Yükü Çalışması verilerine göre, KOAH yılda 2,9 milyon ölüme neden olmaktadır. Günümüzde tüm dünyada üçüncü ölüm nedeni haline gelen KOAH, tüm ölümlerin de yüzde 5,5'inden sorumludur. Türkiye'de solunum sistemi hastalıkları en sık görülen üçüncü ölüm nedenidir ve bu ölümlerin yüzde 61,5'i KOAH nedeniyle olmaktadır. Toplumun KOAH konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması, hastalığın erken tanısını ve etkin tedavisini güçleştirmektedir."
“EN BİLİNEN RİSK FAKTÖRÜ SİGARA, ANCAK BAŞKA SEBEPLER DE VAR”
KOAH gelişimi için en yaygın görülen risk faktörünün sigara dumanı olduğunu belirten Bayram, sigara içenlerin içmeyenlere göre, daha fazla solunumsal şikayete, daha fazla solunum fonksiyon kaybına ve daha yüksek KOAH ölüm oranlarına sahip olduğunu belirtti.
Pipo, puro, nargile gibi tütün ürünü kullanımı ve çevresel tütün dumanının da KOAH gelişimine katkıda bulunduğuna işaret eden Bayram, KOAH gelişiminde genetik risk faktörlerinin rolü henüz çok iyi aydınlatılmasa da sağlıkta eşitsizlik, çocukluk döneminde yeterince beslenememe, yoksulluk, özellikle biyomas (odun, tezek benzeri yakıt) dumanına maruziyet, iç ortam hava kirliliği ve tozlu-dumanlı iş yerlerinde çalışmanın en önemli çevresel risk faktörleri olduğunu belirtti.
Bayram, fiziksel aktivitede azalma ve hareketsizliğin de bir risk faktörü olarak kabul edildiğinin altını çizerek, KOAH'da en sık görülen yakınmaları nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarma şeklinde sıraladı. Nefes darlığı nedeniyle fizik aktivitede azalma ortaya çıktığını, eforda nefes darlığı çeken kişinin, yol yürümek istemediğini ve günlük işlerini azalttığını anlatan Bayram, giderek artan fiziksel aktivite azalmasının hastanın yaşam kalitesini bozarak hastalığın ilerlemesine neden olduğunu, sakatlık ve ölüme yol açtığını söyledi.
Bayram, KOAH tanısının, basit ve ağrısız bir test olan "nefes ölçüm testi"yle konulabildiğine işaret ederek, "KOAH’ın erken tanısı, hastalığa bağlı sakatlık ve ölüm oranlarını azaltacaktır. Bu nedenle, 40 yaş üstü, sigara içmiş ya da içmekte olan ve/veya meslek icabı ya da çevresel ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde müzmin seyirli öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde kişinin bir göğüs hastalıkları hekimi tarafından görülüp 'nefes ölçüm testi'ni yaptırması gerekir." dedi.
“SİGARA VE HAVA KİRLİLİĞİNDEN UZAK DURULMALI”
Türk Toraks Derneği KOAH Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Elif Şen ise, KOAH'ın ilerleyici bir hastalık olmasına karşı önlenebildiğini ve tedavi edilebildiğini belirterek, KOAH tanısı konulan kişilerin hastalığa neden olan ve hastalığın kötüleşmesine, ilerlemesine yol açan sigara kullanımını bırakmaları; sigara, zararlı toz, gaz dumanından ve hava kirliliğinden uzak durmaları gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Nefes açıcı özellikte 'inhaler' olarak adlandırılan solunum yolu ile uygulanan ilaçlar ile hava yollarındaki daralmanın açılması, mikrobik olmayan iltihaplanmanın azaltılması ile hastaların nefes darlığının azaltılması, hastalığın alevlenme riskinin düşürülmesi sağlanmaktadır. Solunum yetmezliği olan KOAH'lı hastaların evde oksijen tedavisi ve yine gereken hastalarımızda evde solunum cihazı tedavisi gibi tedavilere ihtiyaç olabilmektedir. Solunum yolu enfeksiyonları hastalık belirtilerinin artması ile kendini gösteren, hastalığın kötüleşmesi ve seyrini etkileyen hatta ölümlere neden olan ataklardan, zatürreden korunmak için grip ve zatürre aşılarının yapılması ve nefes yoluyla alınan ilaç tedavilerinin düzgün uygulanması gerekir. Bunların yanı sıra fiziksel aktivitenin önerilmesi ve gerekirse akciğer rehabilitasyonu uygulanması hastaların günlük yaşamlarının daha kaliteli hale gelmesini sağlar. Yeterli bir fiziksel aktivite için ağır egzersizlere gerek yoktur. Haftanın çoğu günleri yapılan orta yoğunluktaki fiziksel aktivite yeterlidir. Herkesin yapabileceği bir aktivite olan yürüyüş, düzenli fiziksel aktivitenin sağladığı hemen tüm yararları sağlayabilmekte, hastalığın kötü sonuçları üzerinde olumlu etkiler oluşturmaktadır."
“HER TEDAVİ, HER HASTAYA UYGUN OLMAYABİLİR”
Son yıllarda amfizemi olan hastalarda tüm tıbbi tedavilere rağmen hastalık yakınmalarının fazla olması durumunda ayrıntılı incelemelerden sonra bronkoskopiyle yapılan sarmal tel veya valf yerleştirme tedavilerinin, akciğerlerde ortaya çıkan aşırı derecede hacim artışının azaltılması için uygulanabilen girişimsel işlemler olduğuna değinen Şen, şunları söyledi:
"Ancak KOAH'ın tanı ve tedavi uygulamalarında, bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış tedavilerin yer aldığı uluslararası rehberlerde bu tedavilerin uygun olduğu hasta grubu ve yapılmaması gereken hasta grubu için ayrıntılı ölçütler belirlenmiştir. Bu nedenle, bu tedaviler her KOAH'lı hastaya uygulanmamalıdır. Tedavinin gerekliliği değerlendirilmeli, bu tedavilerden yarar görecek hastaların belirlenmesi için ayrıntılı incelemeler yapılmalı ve sadece bu tedaviye uygun durumdakiler için bu tedaviler önerilmelidir. Bu tedavilerdeki en önemli husus hastalığı değil etkilerini geçici bir süre giderebilecek tedaviler olduğudur, yani hastalığın ortadan kalkmasını sağlayan tedavi yöntemi değildir. Bunun dışında son zamanlarda basında farklı şekillerde yer alan, etkili olduğu iddia edilen birtakım girişimsel yöntemlerin KOAH'ta etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Bu nedenle söz konusu yöntemler, hiçbir ulusal veya uluslararası bilimsel kurum veya bu kuruluş tarafından önerilmemektedir."
Sağlık Bakanlığı'ndan Erken Tanı Hayat Kurtarır Çağrısı: 3 Kanser Türünde Ücretsiz Tarama HizmetiTürkiye'de Sağlık Bakanlığı bünyesinde yürütülen Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında meme, rahim ağzı ve kolorektal kanser türleri için belirli yaş grubundaki vatandaşlara ücretsiz tarama yapılıyor.09 Eylül 2026 Çarşamba 17:34BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı'ndan Halk Sağlığı Haftası'nda Obezite İle Mücadele Çağrısı: "Bedenini Dinle, Harekete Geç"3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası'nın 6'ncı gün temasını "Bedenini Dinle, Harekete Geç" olarak ilan eden Sağlık Bakanlığı, obezite ve hareketsizlikle mücadele verilerini paylaştı.09 Eylül 2026 Çarşamba 17:17BASIN HABERLERİ
Bitlis'ten Malatya'ya Hayat Seferi: 1,4 Kilo Doğan Muhammed Bebek Hava Ambulansıyla Sevk EdildiBitlis'te 3,5 ay önce 1 kilo 400 gram dünyaya gelen ve akciğer tansiyonu nedeniyle 2 aydır entübe takip edilen Muhammed Ali bebek, ileri tedavi için Sağlık Bakanlığı'na ait hava ambulansıyla Malatya'ya nakledildi.09 Eylül 2026 Çarşamba 15:25BASIN HABERLERİ
Yaz Aylarında Kazalar Arttı: Yoğun Bakım Yaş Ortalaması 20'lere DüştüÇukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Murat Gündüz, yaz döneminde artan motosiklet, elektrikli bisiklet ve skuter kullanımı nedeniyle ağır trafik kazalarının yükselişe geçtiğini bildirdi.09 Eylül 2026 Çarşamba 15:23BASIN HABERLERİ
"Bacakları Kesilecek" Denen İşçi GATA'da Mikrocerrahiyle Kurtarıldı: İlk Adımlarını AttıAfyonkarahisar'da yüksek gerilim akımına kapılarak ağır yaralanan 55 yaşındaki Özdemir Yılal'ın bacakları, sevk edildiği Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen doku nakli ve mikrocerrahi ameliyatlarıyla kesilmekten kurtarıldı.09 Eylül 2026 Çarşamba 15:21BASIN HABERLERİ
İstanbul ve Ankara'da Sahte Sağlık Ürünü Operasyonu: Kayıt Dışı Para Trafiğine 13 Gözaltıİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyonda, sahte sağlık ürünlerini kaçak yollarla yurt dışına ihraç eden ve elde edilen gelirleri kayıt dışı şekilde ülkeye sokan 13 şüpheli yakalandı.09 Eylül 2026 Çarşamba 15:20BASIN HABERLERİ
Hayalinden Vazgeçmedi: Saldırıda Bacağını Kaybeden Dr. Nida Nur Nergiz Başhekim OlduMersin'de 2023 yılında uğradığı silahlı saldırı sonucu bir bacağını kaybeden Nida Nur Nergiz, azimle sürdürdüğü tedavi sürecinin ardından Tıp Fakültesi'ni tamamlayarak doktor oldu.09 Eylül 2026 Çarşamba 15:18BASIN HABERLERİ
Türkiye, Antalya COP31'de Sağlığı İklim Eyleminin Merkezine Taşıyor: "Antalya Dayanıklı Sağlık Sistemleri Girişimi" Başlatılıyor9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında "Sağlık Günü" düzenlenecek.09 Eylül 2026 Çarşamba 15:16BASIN HABERLERİ
6 Yıl İhmal Etti, Böbreğinden 2,5 Kilo Ağırlığında Dev Kitle Çıkarıldı.İki böbreğin toplam ağırlığının 10 katına ulaşan 2,5 kilogramlık kitle ve sol böbreği başarılı bir operasyonla alınan Atalay, "Dünyaya bir daha geldim" diyerek yaşadıklarını anlattı.09 Eylül 2026 Çarşamba 14:32BASIN HABERLERİ
65 Derecenin Üzerindeki Sıcak Çay ve Kahve Yemek Borusu Kanseri Riskini Üç Katına ÇıkarıyorOxford Üniversitesi tarafından yaklaşık bir milyon kişinin katılımıyla yürütülen dev araştırma, çok sıcak içeceklerin yemek borusu hücrelerine zarar vererek kanser riskini belirgin şekilde artırdığını kanıtladı.09 Eylül 2026 Çarşamba 14:29DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










