AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI PROF. DR. YEREBAKAN, "KALP SAĞLIĞI HAFTASI" ETKİNLİĞİNDE KONUŞTU:
Kalp ve damar hastalıklarının önlenmesine yönelik farkındalık amacıyla her yıl 14-20 Nisan'da kutlanan Kalp Sağlığı Haftası kapsamında, Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği (TKDCD) öncülüğünde özel bir etkinlik düzenlendi.

21 Nisan 2025 Pazartesi 11:38
"Türkiye'de kalp damar cerrahisi alanına baktığımız zaman müdahale edemediğimiz hiçbir alan yok. Türkiye, geldiği noktada belki de birçok konuda dünyaya bilgisini paylaşan, öğreten noktaya gelmiş vaziyette"
"Stresten uzak durmak, bel çevresini inceltmek yani aşırı kilolu olmamak, tansiyonu dengede tutmak, kan yağlarını kontrol altında tutmak çok önemli. Ayrıca sigara ve diğer bağımlılık yapan maddelerden uzak durmalıyız. Bu 5 temel başlığı düzelttiğimizde kalp sağlığımız için çok büyük bir adım atmış oluruz"
Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde (PSM) düzenlenen etkinliğe katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Sağlık Politikaları Başkanı ve Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği (TKDCD) üyesi Prof. Dr. Halit Yerebakan, AA muhabirine, kalbin aynı zamanda duyguların da merkezi olduğunu söyledi.
Yerebakan, kalbin sevgiyi, cesareti, korkuyu ve hayalleri de beraberinde taşıdığını aktardı.
Sosyal hayatın da kalp üzerinde büyük etkisi olduğuna işaret eden Yerebakan, stresin en önemli değiştirilebilir risk faktörlerinden biri olduğunu kaydetti.
Yerebakan, stressiz bir hayatın mümkün olmadığına dikkati çekerek, "Hayata tutunmak için zaten belirli bir strese ihtiyacımız var. Fazla stres kalbin kırılmasına sebep olabilir mi? Pek tabii ki olabilir. Kırılmış kalp sendromu dediğimiz bir durum var. Çok ağır bir duygusal travma sonucunda bu karşımıza gelebilir." diye konuştu.
Yaşam boyu süren stresin damar sağlığı üzerinde de etkili olduğunu belirten Yerebakan, "Kısacası kalbi duygularla etkilenebilen ve bu sayede hasta olabilen bir organ olarak da değerlendiriyoruz. O yüzden kalbi anlatırken sadece mekanistik özellikleri ve fiziksel hastalıklarla değil, duyusal hastalıklarla da ilişkilendirmek gerektiğini söylüyoruz." ifadelerini kullandı.
- "Bugün müdahale edemediğimiz hiçbir yer ve hastalık yok"
Prof. Dr. Yerebakan, kalp ve damar cerrahisinin hayatın devamlılığını sağladığını belirterek, kalp cerrahları olarak damar tıkanıklıklarını açtıklarında aslında hayatın da devamlılığını ve yaşamın sürdürülebilirliğini sağlamaya gayret ettiklerini söyledi.
Türkiye'nin kalp ve damar cerrahisinde erişim ve uygulama kapasitesi açısından dünyayla yarışır düzeye ulaştığını vurgulayan Yerebakan, şöyle devam etti:
"Türkiye'de kalp damar cerrahisi alanına baktığımız zaman müdahale edemediğimiz hiçbir alan yok. Türkiye, geldiği noktada belki de birçok konuda dünyaya bilgisini paylaşan, öğreten noktaya gelmiş vaziyette. Türkiye Cumhuriyeti'nde kalp merkezi olarak ruhsatlandırılmış tüm hastanelerde her türlü işlem gerçekleştirilebiliyor. Bunların hepsi de sürdürülebilir sosyal devlet politikası anlayışıyla, yani tamamen vatandaşlarımıza kamu hizmeti olarak verilebiliyor."
Prof. Dr. Yerebakan, Türkiye'nin bilimsel alanda da güçlü bir üretim kapasitesine sahip olduğunu, kalp ve damar cerrahisinde dünyada çok önde gelen ülkelerden birisi haline geldiğini anlattı.
TKDCD'nin çıkardığı bilimsel yayınlarla birlikte 3 ayrı literatür kaynağının var olduğuna değinen Yerebakan, "Ama sadece bu değil, Türkiye'deki bilim insanlarının ortaya koydukları bilimsel eserleri bütün dünyada yayınlamaya devam ediyor." diye konuştu.
Türkiye'nin cerrahi kapasitesindeki artışın, sosyal devlet anlayışıyla sağlanan kamu hizmetlerinin bir sonucu olduğuna dikkati çeken Yerebakan, "Cerrahi kapasitemizdeki ilerleme, sosyal güvenceyle birlikte vatandaşlarımızın ulaşabildikleri kalp sağlığı hizmeti sayesinde ciddi oranda büyüdü. Bugün müdahale edemediğimiz hiçbir yer ve hastalık yok. Dünyada çok önemli bir noktaya geldik ve vatandaşlarımızın hepsi bu tedavilere ulaşabiliyor." değerlendirmesinde bulundu.
- "Türkiye'nin sağlık sisteminin artık değer üreten bir yapıya kavuştu"
Prof. Dr. Yerebakan, Türkiye'nin sağlık teknolojileri alanında da büyük bir potansiyele sahip olduğunun altını çizdi.
"Nasıl ki savunma teknolojilerinde adımızı duyuruyorsak, bayrağımızı bütün dünyada dalgalandırıyorsak, sağlık hizmetimiz de ülkemizde geldiğimiz noktayla artık aşikar." diyen Yerebakan, birçok branşta hem bilimsel veri hem de tıbbi sonuçlar bakımından dünyayla yarışır sonuçlar elde ettiklerini söyledi.
Türkiye'nin sağlık sisteminin artık değer üreten bir yapıya kavuştuğuna işaret eden Yerebakan, "Sağlık sistemimiz değer üretiyor. Bu değeri dünyaya yaygınlaştırabilmek için sağlık teknolojileriyle de var olmamız gerekiyor." dedi.
Yerebakan, bilim insanlarının, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) gibi kurumlar aracılığıyla sağlık teknolojileri alanında çok daha ileri projelere imza atacağına inandığını kaydetti.
Türkiye'de hızla artan diyabet vakalarına da dikkati çeken Yerebakan, toplumda kan şekeri, tansiyon ve kolesterolü bozuk olanların sadece yüzde 11'inin bunları kontrol altında tutabildiğini belirtti.
Bu nedenle koruyucu hekimliğin büyük önem taşıdığını dile getiren Yerebakan, "Aile hekimliği ve koruyucu hekimlik bu yüzden önemli. Sağlık Bakanımız bu konuda öncülük yaptı. Bugün çok ciddi bir şekilde kronik hastalıkları takip ediyoruz. Umut ediyoruz ki buradaki mücadelemiz başarıyla sonuçlanacak." diye konuştu.
- "Ben meslektaşlarımı yalnızca cerrah değil, toplumun şifacıları olarak görüyorum"
Prof. Dr. Yerebakan, kalp ve damar cerrahisinin derin duygusal yük taşıyan bir meslek olduğunu, elleriyle kalplere ve aslında hayatlara dokunduklarını, her ameliyatla bir insanın hayatına temas ettiklerini dile getirdi.
Cerrahi müdahalelerin ardında sadece fizyolojik değil, insan hikayelerinin de yer aldığından bahseden Yerebakan, "Belki bir annenin evladına duyduğu sevginin, belki yaşlı bir insanın hayata tutunma mücadelesinin izini görüyoruz. Belki de bir aşkın kalpteki hasarını ya da doğuştan gelen bir yapısal bozuklukla mücadele eden bir çocuğun çırpınışını görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Genç meslektaşlarına da seslenen Yerebakan, şöyle devam etti:
"Kalp cerrahisi çok meşakkatli, çok emek isteyen bir alan. Genç meslektaşlarım idealist yaklaşır, gerçekten severek yaparlarsa başarı mutlaka gelecektir. Her dokunduğu kalbi sadece onarılması gereken bir kas yumağı olarak görmemelerini ve mesleğe bu emeği verebilmek için kalpten bu mesleğin faydalarına da inanmaları gerektiğini söylüyorum. Dolayısıyla hem duygusal hem de fiziksel olarak fayda sağlayabildiklerini gördüklerinde zaten bu meslekte çok daha başarılı yerlere gelecekler. Ben meslektaşlarımı yalnızca cerrah değil, toplumun şifacıları olarak görüyorum."
- "Hayatımızda yapacağımız değişiklikler, kalbimizi korumamız için en önemli araçlardan biri"
Kalp ve damar cerrahı Prof. Dr. Yerebakan, kalp sağlığını korumayı yüzde 70 oranında kişinin kendisinin belirlediğini söyledi.
Bu yüzde 70'i etkileyen değiştirilebilir risk faktörlerinin de olduğunu belirterek, hayatta yapılacak değişikliklerin kalbi korumak için en önemli araçlardan biri olduğunu aktardı.
Yerebakan, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kalp sağlığındaki belirleyici rolüne dikkati çekerek, şu tavsiyelerde bulundu:
"Stresten uzak durmak, bel çevresini inceltmek yani aşırı kilolu olmamak, tansiyonu dengede tutmak, kan yağlarını kontrol altında tutmak çok önemli. Ayrıca sigara ve diğer bağımlılık yapan maddelerden uzak durmalıyız. Bu 5 temel başlığı düzelttiğimizde kalp sağlığımız için çok büyük bir adım atmış oluruz. Birçok kişi, 'Bu zamana kadar sağlıksız yaşadım, bundan sonra bir şey değişir mi?' diye soruyor. Ben diyorum ki 'Hiçbir zaman geç değildir. Sağlıkla ilgili her zaman bir 'U dönüşü' yapılabilir. Daha sağlıklı tercihlere her zaman geçilebilir."
- Gerçek anlamda sağlığınızın savunucusu öncelikle siz olmalısınız"
Değişimden korkmanın en büyük engel olduğunun altını çizen Yerebakan, "Çoğu zaman sadece değişimden korktuğumuz için sağlıklı yaşamdan uzak duruyoruz. Buradan tüm vatandaşlarımıza sesleniyorum. Gerçek anlamda sağlığınızın savunucusu öncelikle siz olmalısınız." dedi.
Yerebakan, erken önlem almanın bir hekime ihtiyaç duyulmadan da hayat kurtarabileceğine işaret ederek, "Hayatınızda yapacağınız iyileştirmeler, belki de bizimle hiç karşılaşmadan önce atacağınız en büyük adım olacak. Belki hiç tedaviye ihtiyaç duymayacaksınız, belki de hastalıkla çok geç bir evrede karşılaşmamış olacağız." diye konuştu.
TKDCD Başkanı Doç. Dr. Murat Sargın ise programda basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Türkiye'de 2 bin 500 kalp damar cerrahisinin görev yaptığını söyledi.
Sargın, bunların 500'ünün genç olduğunu anlatarak, "Kalplerimiz onlara emanet. Türkiye'de yılda 80 bin civarı kalp ameliyatı yapılıyor. Ülkemiz kalp damar cerrahisi hizmetlerini gelişmiş ülkeler oranında veriyor." bilgisini verdi.
Kalp ve damar cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez de etkinlikte "kalbin felsefesini" anlattı.
Dr. Karin Bozkurt'un konuk sanatçı olarak sahne aldığı, Ferhat Göçer'in de "İlk Görüşte Aşk" adlı bir müzikal sunduğu etkinlikte, "Kalbine Daha İyi Bak" sloganıyla kalp sağlığına dikkati çekildi.
Tıp Dünyasının Gözü İstanbul’da: 33 Yıl Sonra Dev Kulak Burun Boğaz Kongresi (IFOS) BaşladıDünyanın en köklü ve prestijli sağlık organizasyonlarından biri olan Uluslararası Kulak Burun Boğaz Dernekleri Federasyonunun (IFOS) Dünya KBB Kongresi, 33 yıl aranın ardından İstanbul’da kapılarını açtı.11 Eylül 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Bipolar Bozuklukta Tedavi Uyumsuzluğu Alarm Veriyor: Pekin’deki Araştırmada Hastaların %42,7’si İlk Yılda İlacı BıraktıPekin’de 3.034 bipolar bozukluk hastasını kapsayan kapsamlı gerçek yaşam araştırması, kronik ruhsal hastalıklarda tedavi sürekliliğinin en kritik sorunlardan biri olduğunu gözler önüne serdi.11 Eylül 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
"Süper Besin" Hürafesine Son: Karaciğer Sağlığının Anahtarı Tek Yiyecekte Değil, Akdeniz Tipi BeslenmedeKaraciğeri detoks içecekleriyle veya tek bir mucizevi besinle temizleme iddialarının bilimsel temeli olmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:33BASIN HABERLERİ
Donuk Omuz Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar: Takviyeler Değil, Doğru Egzersiz ve Bütüncül Tedavi İyileştiriyorOmuzda şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığıyla seyreden donuk omuz (adezif kapsülit) hastalığında vitamin, mineral veya bitkisel takviyelerin iyileştirici etkisine dair güçlü bilimsel kanıt bulunmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:31BASIN HABERLERİ
Ölümcül Astım Atağında Şaşırtıcı Keşif: Bağışıklık İzleri Akciğerle Sınırlı Kalmıyor, Bağırsak Lenflerine Kadar UzanıyorNature Communications dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir çalışma, ölümcül astım krizlerinde bağışıklık sistemindeki sapmaların yalnızca akciğerlerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Afyonkarahisar’da Feci Kaza: 15 Yaşındaki Çocuğun Kopmak Üzere Olan Kolu Konya’da 8 Saatlik Ameliyatla KurtarıldıAfyonkarahisar'da motosiklet kazası geçiren 15 yaşındaki Muhammet Ali Şimşek'in omuz seviyesinden kopmak üzere olan sağ kolu, Konya'da 3 farklı branştan uzman ekibin katıldığı 8 saatlik zorlu bir multidisipliner operasyonla ampute edilmekten kurtarıldı.11 Eylül 2026 Cuma 16:25BASIN HABERLERİ
34 Haftalık Prematüre Bebeğe Mucize Müdahale: Kalbindeki Delik Kasıktan Girilerek KapatıldıManisa'da 34 haftalıkken prematüre doğan ve kalbinde 4 milimetrelik delik tespit edilen Mehmet Fatih bebek, İzmir Şehir Hastanesinde 16 günlükken gerçekleştirilen başarılı anjiyo operasyonuyla sağlığına kavuştu.11 Eylül 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
Kongo’da Ebola Salgını Büyüyor: Doğrulanmış Vaka Sayısı 6 Biti Aştı, Can Kaybı 3 Bin 267’ye UlaştıDünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 10 Eylül 2026 tarihli raporuna göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor.11 Eylül 2026 Cuma 16:22BASIN HABERLERİ
Kafein Hücresel 'Yaşlanma Şalterini' Kapatıyor: 500 Milyon Yıllık Genetik Mekanizma Keşfedildiİngiltere’de yürütülen uluslararası bir araştırma, kafeinin hücrelerde enerji dengesini ve DNA onarımını sağlayan 500 milyon yıllık evrimsel bir biyolojik mekanizmayı uyardığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:20BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Okul Reddine Dikkat: Arkasında Ayrılık Kaygısı ve Zorbalık Yatıyor OlabilirKTÜ Farabi Hastanesi uzmanlarından Dr. Öğretim Üyesi Volkan Şahin, çocukların okula gitmek istememesinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.11 Eylül 2026 Cuma 16:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










