ÇOCUKLARDA ALERJİNİN KONTROL ALTINA ALINABİLMESİNDE EN BÜYÜK GÖREV AİLELERE DÜŞÜYOR
Bayındır Söğütözü Hastanesi Pediatri ve Çocuk Alerji Uzmanı Prof. Dr. Müge Toyran, alerjik reaksiyonların ortaya çıkmasında kişilerin genetik yapılarıyla gelen bir kalıtımsal yatkınlığın söz konusu olduğunu söyledi.

06 Kasım 2023 Pazartesi 22:49
Bayındır Söğütözü Hastanesi Pediatri ve Çocuk Alerji Uzmanı Prof. Dr. Müge Toyran: "Beslenme, sigara ve hava kirliliği maruziyeti, erken yaşta doğal yaşamla iç içe olma, erken yaşta bazı viral enfeksiyonlara maruz kalma, alerjenlerle temas gibi çeşitli etkenler alerjinin ortaya çıkmasında rol oynuyor"
Bayındır Sağlık Grubu'ndan yapılan açıklamaya göre, insan vücudu bağışıklık sistemi sayesinde, yapısında bulunmayan yabancı maddelerle karşılaştığında onlarla savaşıyor. Ancak bazı kişilerde bağışıklık sistemi, vücuda zararlı olmayan, diğer insanların bağışıklık sistemlerinin yanıt vermediği bazı maddeleri düşman olarak algılıyor ve onlara karşı saldırıya geçiyor.
Bu saldırı sırasında bağışıklık hücreleri tarafından salgılanan maddeler, vücutta kaşıntılı döküntülerden şok tablosuna kadar değişen birçok belirtiye neden olabiliyor ve bu durum alerji olarak adlandırılıyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Bayındır Söğütözü Hastanesi Pediatri ve Çocuk Alerji Uzmanı Prof. Dr. Müge Toyran, alerjik reaksiyonların ortaya çıkmasında kişilerin genetik yapılarıyla gelen bir kalıtımsal yatkınlığın söz konusu olduğunu belirtti. Toyran, "Bununla beraber yatkınlığı olan her bireyde alerji ortaya çıkmıyor. Anne karnında ve doğumdan sonra etkileşim sağlanan çevre koşulları da alerjinin ortaya çıkmasında rol oynuyor. Beslenme, sigara ve hava kirliliği maruziyeti, erken yaşta doğal yaşamla iç içe olma, erken yaşta bazı viral enfeksiyonlara maruz kalma, alerjenlerle temas gibi çeşitli etkenler alerjinin ortaya çıkmasında rol oynuyor." ifadelerini kullandı.
- Çocuklarda sık görülen alerjik hastalıklar
Alerjinin çocuklarda oldukça farklı klinik tablolar halinde kendisini gösterebildiğini ifade eden Toyran, "Hava yolu alerjenleri (ev tozu akarları, polenler, hayvan epitelleri, küf mantarları vb.) ile duyarlanan çocuklarda astım, alerjik rinit, atopik dermatit gibi hastalıklar görülebiliyor. Besinlere karşı alerjisi olan çocuklarda atopik dermatit, mide-bağırsak sistemi belirtileri (özefajit, proktokolit vb.) ve şok tablosuna neden olabilen anafilaksi tablosu ortaya çıkabiliyor. Ayrıca arı venomuna alerjik olan çocuklarda da anafilaksi tablosu gelişebiliyor. Bazı ilaçlar da çocuklarda basit deri döküntülerinden anafilaksiye kadar değişen şiddette alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor." açıklamasında bulundu.
- Bu belirtiler alerjik bir hastalığa işaret edebilir
Prof. Dr. Toyran, alerjik hastalıkların vücutta hemen her sisteme ait belirtiler gösterebildiğini aktararak, şunları kaydetti:
"Deride kaşıntılı kabarık plaklar halinde döküntüler (kurdeşen/ürtiker) ve egzama tarzı yaralar en sık görülen belirtilerdir. Solunum sisteminde, üst hava yollarında burun akıntısı, kaşıntısı, tıkanıklığı, hapşırma, alt hava yollarında nefes darlığı, öksürük, göğüs ağrısı, egzersizle çabuk yorulma şeklinde belirtiler görülebilir. Mide-bağırsak sisteminde, kusma, ishal, kanlı kaka, yemek yerken yutma zorluğu, takılma hissi, gıda reddi gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Birden çok sistemin katılımıyla daha ağır bir tablo olan ve hayatı tehdit edebilen anafilaksi tablosu da alerji sonucu ortaya çıkabilir. Bununla beraber bu belirtiler sadece alerjik hastalıklarda görülmez, birçok hastalığın belirtisi olabilir. Alerjik hastalığa bağlı olup olmadıklarının anlaşılması için hastaların ayrıntılı bir öykü ve muayene, sonrasında gerekli testler ile değerlendirilmesi gerekir."
Çocuklarda ortaya çıkan belirtilerin, diğer hastalıklara ait olabilecek muayene ve test bulgularının olmaması durumunda alerjik hastalıklardan şüphe edildiğini belirten Toyran, "Alerjik hastalıkların teşhisi için deriye uygulanan alerji testleri, kanda bakılan alerji testleri, solunum fonksiyon testleri gibi testlerden yardım alınır. Bazı durumlarda alerjinin gösterilmesi için alerji yapan maddenin düşük dozlarda ve reaksiyona müdahale edilebilir koşullarda çocuğa verilerek izlenmesi şeklinde yapılan provokasyon testleri uygulanır." ifadelerini kullandı.
- Düzenli takip ve tedavi ile mutlu bir çocukluk geçirilebilmesi mümkün
Müge Toyran, çocuklarda alerjik hastalıkların tedavisinin daha çok alerjiye neden olan maddelerden kaçınma, belirtilerin ortaya çıkmasını azaltmaya yönelik önlemler alınması, koruyucu ilaçlar kullanılması ve belirtiler ortaya çıktığında onların ilaçlarla tedavi edilmesi şeklinde olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Alerjik hastalıkların birçoğu için hastalığı ortadan kaldıracak bir tedavi yöntemi yoktur. Bununla beraber bu hastalıkların bir kısmı çocuk büyüdükçe kendiliğinden tamamen geçer. Burada önemli nokta, hastalık devam etse bile, alerjik hastalıkları olan çocukların ilaçlarını düzenli kullanmaları ve almaları gereken önlemlere dikkat etmeleri durumunda sağlıklı ve aktif bir hayat geçirebilmeleridir. Alerjik hastalıklar iyi tedavi edildiğinde çocuklar mutlu, canlı, üretken bir hayat sürdürebilir. Alerjik hastalıkların tedavisinde hastalığın seyrini değiştirebilme özelliği olan tek tedavi şekli aşı tedavisidir. 4 ile 5 yıl arasında süren bu tedavi yöntemi önce haftada sonra ayda bir olmak üzere düşük doz alerjenin vücuda enjeksiyon ile verilmesi şeklinde uygulanır. Her gün dil altına uygulama şeklinde bir yöntem de mevcuttur. Tedavi sonunda hastaların önemli bir kısmında alerjene karşı cevapsızlık, yani alerjenle karşılaştığında artık belirti ortaya çıkmaması durumu görülür. Ancak bu tedavi her hastalık ve her hasta için uygun değildir. Uygun hasta seçimi önemlidir."
Diz Kireçlenmesinde Son Çare: Protez Ameliyatı İle Yaşam Kalitesi Artıyorİleri düzey diz kireçlenmesi nedeniyle hareket kabiliyeti kısıtlanan hastalarda uygulanan diz protezi ameliyatı, ağrıları sonlandırarak günlük yaşama dönüşü kolaylaştırıyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:42BASIN HABERLERİ
Astımlı Çocuklarda A Vitamini ile Akciğer Hacmi Arasında Bağlantı BulunduNefes darlığı ve astım şikayeti olan çocuklarda yürütülen araştırmada, kandaki A vitamini oranının yüksekliği daha büyük solunum kapasitesiyle ilişkili bulundu.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:40BASIN HABERLERİ
Omega-3 ve D Vitamini Biyolojik Yaşlanmayı Yavaşlatabilirİsviçre’de yürütülen DO-HEALTH araştırmasının analizi, günlük 1 gram omega-3 takviyesinin D vitamini ve egzersizle birleştiğinde hücresel yaşlanmayı yavaşlatabildiğini gösterdi.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:38BESLENME VE DİYET
Uçakta Rahatsızlanan Yolcuya İlk Müdahale Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan GeldiBatman ve Siirt programları dönüşünde Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun bulunduğu uçakta rahatsızlanan yolcuya ilk müdahaleyi Bakan Memişoğlu ve beraberindeki heyet yaptı.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:36BASIN HABERLERİ
Kalp Krizinin Sessiz Sinyallerine Dikkat: Yalnızca Göğüs Ağrısıyla GelmiyorKardiyoloji uzmanları; nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı ile çene veya kol ağrısının da kalp krizinin önemli habercileri olabileceği konusunda uyarıyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:34BASIN HABERLERİ
Her Sabah Poğaça Yiyenler Dikkat: Gizli Şeker ve Yağ Yükü Kalbi ve Bağırsakları Tehdit EdiyorHızlı bir kahvaltı alternatifi olarak görülen poğaça ve açma gibi hamur işleri, yüksek karbonhidrat ve doymuş yağ içeriği nedeniyle uzun vadede sağlığı olumsuz etkiliyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:33BASIN HABERLERİ
Dünya Sağlık Örgütü Uyardı: Alkol Kanser Riskini Doğrudan ArtırıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, alkolü insanlarda kansere yol açtığı kanıtlanmış Grup 1 kanserojen maddeler arasında sınıflandırıyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 16:55DÜNYADA SAĞLIK
İnsan Ömrünün Üst Sınırı Kaç Yıl? Bilim İnsanlarından Yeni Yaşam Süresi ModeliGeliştirilen yeni bir matematiksel model, yaşlanmanın bilinen tüm olumsuz etkileri giderilse dahi insan ömrünün DNA hasarları nedeniyle teorik bir sınıra takılabileceğini ortaya koydu.03 Ağustos 2026 Pazartesi 16:28BASIN HABERLERİ
Zayıflama İğnelerinde Hızlı Kilo Kaybı Riski: Uzmanlar Hekim Kontrolü Şart DiyorPopüler zayıflama iğneleriyle gelen hızlı kilo kaybı, yüzde çökme ve saç dökülmesi gibi sorunlara yol açarken uzmanlar sürecin hekim denetiminde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 11:55BASIN HABERLERİ
40'lı Yaşlarda Tüketilen Kahve İlerleyen Yıllarda Zihinsel ve Fiziksel Sağlığı KoruyorYapılan bilimsel araştırmalar, orta yaşlarda günde yaklaşık 3 fincan kahve içmenin yaşlılık döneminde zihinsel ve fiziksel formu korumaya yardımcı olduğunu ortaya koydu.03 Ağustos 2026 Pazartesi 11:49BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










