“ÇOCUKLARIN VERECEKLERİ TEPKİLER, BASİT BİR EBEVEYN KAYBINDAN DAHA FAZLA OLACAKTIR”
Kahramanmaraş'ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, depremi yaşayan her insanı olduğu gibi, belki de en çok çocukları derinden etkiledi.

13 Şubat 2023 Pazartesi 09:43
Kahramanmaraş'ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, depremi yaşayan her insanı olduğu gibi, belki de en çok çocukları derinden etkiledi. Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Sevcan Karakoç, depremde ailesini ya da bazı aile üyelerini kaybetmiş çocukların deprem sonrasında yas tutma süreçleri, ölümü algılama ve deprem sonrasında normal hayatlarına dönmeleri konularında açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Karakoç, "Çocukların kayıpları çok büyük. Ebeveyn kayıpları dışında yaşadıkları yer, okul kaybı gibi. Güvenli dünya ile temas kurduğu pek çok alanda kayıp yaşadılar. Bu nedenle bu çocukların verecekleri tepkiler çok çeşitli ve basit bir ebeveyn kaybından daha fazla olacaktır" dedi.
Depremi yaşayan her depremzede gibi küçük çocuklar da deprem nedeniyle derinden etkilendi. Kimi çocuklar depremde hayatını kaybederken kimisi de annesini, babasını, kardeşini ya da ailesinin diğer fertlerini kaybetti. Depremde ailesini ya da yakınlarını kaybeden çocukların depremden ne denli etkilendikleri, deprem sonrasında yas tutma süreçleri ve daha sonrasında hayatlarına geri dönmeleri hususunda Doğuş Üniversitesi Öğr. Üyesi Çocuk ve Genç Psikiyatristi Prof. Dr. Sevcan Karakoç açıklamalarda bulundu. Karakoç, depremi yaşayan çocukların erişkinlerden daha farklı etkilendiklerini ve bu nedenle çocuklara karşı yaklaşımın erişkinlere göre daha farklı olmasını gerektiğini belirtti.
"Çocukların verecekleri tepkiler basit bir ebeveyn kaybından daha fazla olacaktır"
Prof. Dr. Sevcan Karakoç, "Normalde bir kayıptan sonra verilen tepkiler kabaca 5 gruba ayrılır. İlkinde şok evresi dediğimiz dönem oluyor, donakalıyorlar ve hiçbir tepki vermeyen bir grup olabiliyor. Şoka eşlik eden bir inkâr dönemi oluyor. Daha sonrasında öfke, pazarlık, depresyon, kabullenme şeklinde sürecin devamlılığı var. Çocuklarda genelde karşılaştığımız, akut dönem, ilk günler ve ilk haftalarda göreceğimiz tepki şu anda şok, inkâr ve belki de öfke şeklinde olacak. Bir diğer nokta, aslında çocukların kayıpları çok büyük. Ebeveyn kayıpları dışında yaşadıkları yer, okul kaybı gibi. Güvenli dünya ile temas kurduğu pek çok alanda kayıp yaşadılar. Bu nedenle bu çocukların verecekleri tepkiler çok çeşitli ve basit bir ebeveyn kaybından daha fazla olacaktır" dedi.
"5 yaşındaki çocuğun hayattaki gördüğü kayıplar, 25 yaşında, 50 yaşındaki birinin yaşadığı kayıplardan daha farklı"
Prof. Dr. Karakoç, "Çocuklar aslında erişkinlerden iki şekilde farklılar. Birincisi bilişsel anlamda. Yani sahip oldukları dünyayı anlama, beyinlerinin gelişimi ve kapasitesi noktasında erişkinlerden farklılar. Çocuk dediğimiz 0 – 18 yaş ama bebek, erken çocukluk, ilkokul çocukluğu ve ergenlik döneminde yasa verilen tepkiler erişkinlere göre kıyasladığımızda çok farklı. Oyun dönemi dediğimiz, 6 yaştan öncesi çocuklar somut kavramları daha fazla anlayabilirler. Ölmek gibi soyut kavramları tam olarak anlayamayabilirler. Ölümün aslında evrensel, geri dönüşümü olmayan bir kavram olduğunu da küçük çocuklar bilmez. Bu noktada da erişkinlerden farklıdırlar. Ölen kişinin geri dönmeyeceği, acı çekmeyeceği, artık yaşamadığı bilgisinin çocuklara aktarılması gerekiyor. Erişkinlerden bir diğer farkı da bilişsel kapasitelerinin yanı sıra yaşam deneyimleri. Sonuçta 5 yaşındaki çocuğun hayattaki gördüğü kayıplar, kıyasladığımızda 25 yaşında, 50 yaşındaki birinin yaşadığı kayıplardan daha farklı. Küçük çocuklar, belki hayatlarında bir balıkları bile ölmeden aslında çok sevdiği kişilerin kaybıyla karşılaşmış oldu. Hem bilişsel hem deneyim açısından erişkinlerden farklı özelliklere sahipler" diye konuştu.
"Çocuklar soyut kavramları çok algılayamayacakları için somut örneklerle yaklaşmak gerek"
Prof. Dr. Karakoç, "Küçük çocuklar soyut kavramları çok algılayamayacakları için aslında onlara somut örneklerle yaklaşmak gerek. Ağaçtan düşen yapraklar veya daha önce kaybettikleri bir hayvan olabilir. Ya da genelde kelebek ve koza metaforu kullanılıyor. "Kozasından çıkmış bir kelebek uçtu gitti ama geride kozası kaldı" şeklinde kavramlar kullanabiliriz. Özellikle bizim kültürel yapımızda olsa bile bazı dini temalara değinilmemesi gerekebilir. "Melek oldu', "cennete gitti', "Allah yanına aldı" gibi şeyleri özellikle küçük çocuklara söylememek uygun olur. Bu sefer küçük çocuklar da Allah'ın kendi yanına almasını isteyebilir. Veya tam tersine tanrıya karşı isyanda bulunabilir. Küçük çocuklar bu kavramları bilmez. Bu nedenle daha somut örneklerle açıklamak gerekiyor. "Seyahate gitti gelecek', "uzun bir yolculuğa çıktı', bunlar da çocukları belirsiz bir noktada bırakıyor ve çocukları beklentiye sokuyor. "Ne zaman gelecek, nereye gitti" gibi sorular sorabilirler. Bu nedenle daha dürüst olmalı, açık ve net şekilde anlaşılır dille aktarmak gerekiyor" şeklinde konuştu.
"Bu çocukların adaptasyonları çok zor"
Depremde ailesini kaybeden çocukların hayatlarına dönmeleri konusunda açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Karakoç, "Kayıptan sonra normal yaşama dönmenin en temel yanı eski günlük rutine ve düzene dönmektir. Ama deprem gibi bir felaket olduğunda çocukların dönebilecekleri eski evleri yok. Ya da birbirlerinin yedeği olabilecek ebeveynleri de artık olmayabilir. Dönebilecekleri bir okul veya kendi şehirleri de yok. Bu nedenle bu çocukların adaptasyonları çok zor. Geride kalanlar bu çocuklar için neler yapabilir? Tekrar güvenilir şekilde ilişki kurması, dünya ile güvenle temas kurmasına yardımcı olabilir. Onun yanında olduğunu, şu an burada güvende olduğunu teminatını verebilir. Ve çocuğun bundan sonra hayatının nasıl gideceği ile ilgili, mesela çocuk bir yere yerleştirildi, oradaki gidişatı nasıl olabilir gibi net ve belirli bir temanın çizilmesi gerekir. Bu çocuklara karşı anlayışlı olmak gerekir. Bazen biz çocuklara kayıp haberi verdiğimizde çocuklar hiç oralı olmayıp oyunlarına devam edebilirler veya o an ne yapıyorlarsa ona devam edebilirler. "Neden yas tepkisi vermedi', "illa bir tepki verecek" gibi bir beklentimiz olmasın. Çünkü çocuğun bu bilgiyi sindirmesi ve daha sonra bu bilgiye göre hareket etmesini bekliyoruz. Örneğin oyunlarda tekrar eden ölüm kavramı varsa, 5 6 haftayı geçtikten sonra çocuk hala uyku sorunları yaşıyorsa, çok korkulu davranıyorsa, büyüklerine karşı çok hırçınsa demek ki uyum sürecini zor atlatıyor demektir. Çocuklara bakmakta olan kişiler buna dikkat etmeli. O zaman kendilerini aşan bir nokta olduğu için profesyonel yardım almaları gerekiyor" dedi.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










