DİYETİSYENLİĞE İLGİ ÜNİVERSİTELERDE KONTENJANLARI ARTTIRDI
Diyetisyenlik son yıllarda üniversite adayı gençlerin ilgisini çeken popüler bir meslek haline gelirken, üniversitelerdeki beslenme ve diyetetik bölümü sayıları 10 yılda 3, kontenjanları ise 7 yılda 2 katın üzerinde artış gösterdi.

06 Haziran 2021 Pazar 11:10
- Türkiye'de ilk kez 1962'de Hacettepe Üniversitesinde açılan ve 1998'e kadar tek bölüm olarak varlığını sürdüren beslenme ve diyetetik bölümünün üniversitelerdeki sayısı 2020'de 96'ya yükselirken, 2014'te 2 bin 600 olan kontenjan 2020'de 6 bin 307'ye çıktı - Türkiye Diyetisyenler Derneği Başkanı Ayhan Dağ: - "Beslenme ve diyetetik bölümü kontenjanlarında yukarıya doğru bir trend var. Neredeyse kontenjanlarının tamamını da dolduruyor. Tıp fakülteleri, diş hekimliği, hukuk gibi bölümlerle aynı oranda, doluluk oranları çok yüksek. Özellikle vakıf üniversitelerine cazip gelen tarafı da bu, çünkü talep görüyor" - "Öğrenciler çok yüksek puanlarla giriyorlar. KPSS'de 90 alan diyetisyen atanamayabiliyorken, başka mesleklerde 70-75 alanlar atanabiliyor. Yani akademik donanım olarak üst düzey bir grup. Eğitimi de güzeldir, yoğundur" - "Önemli ve kıymetli olan, bireylerin sağlıklarını kaybettikten sonra bunun geri kazandırılması değil, koruyucu sağlık hizmetleriyle sağlıklarını kaybetmesinin önlenmesi. Bu da birinci basamak sağlık merkezleri olan aile sağlığı, sağlıklı yaşam, toplum sağlığı merkezleri gibi yerlerde mutlaka diyetisyen istihdamının gerekliliğini ortaya koyuyor"
Beslenme ve diyetetik bölümü, Türkiye'de ilk kez Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) ilk başkanı Prof. Dr. İhsan Doğramacı'nın öncülüğünde 1962'de Hacettepe Üniversitesi'nde açıldı ve 1998'e kadar tek bölüm olarak varlığını sürdürdü. 1998'de Erciyes, 1999'da da Başkent üniversitelerinde bu bölümde eğitim verilmeye başlandı.
2004'e kadar Türkiye'de sadece 3 üniversitede olan bölümün sayısı 2005'te 4, 2006'da 6, 2007'de 9, 2008'de 14, 2009'da 23, 2010'da 32, 2011'de 37 oldu. 2012'de büyük bir artışa geçerek 55'e çıkan beslenme ve diyetetik bölümü sayısı, 2013'te 56'ya, 2014'te 58'e, 2015'te 60'a, 2016'da 64'e, 2017'de 73'e, 2018'de 93'e, 2019'da 94'e, 2020'de 96'ya yükseldi.
Üniversitelerin Sağlık Bilimleri Fakülteleri ve Sağlık Meslek Yüksekokullarındaki Beslenme ve Diyetetik Bölümü toplam kontenjanı ise 2014'te 2 bin 600 iken, 2015'te 3 bin 308'e, 2016'da 3 bin 960'a, 2017'de 4 bin 378'e, 2018'de 4 bin 704'e, 2019'da 5 bin 258'e, 2020'de 6 bin 307'ye çıktı.
Türkiye Diyetisyenler Derneği (TDD) Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Ayhan Dağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, beslenme ve diyetetik Bölümü mezunlarının 4 yıllık lisans eğitimi aldıklarını, bu eğitimin ilk 3 yılını pratiği ve laboratuvar uygulamaları olan teorik derslerin oluşturduğunu söyledi.
Öğrencilerin birinci sınıfta temel, ikinci sınıfta alan derslerine hazırlık ihtiva eden dersleri, üçüncü sınıfta ise alan derslerini aldıklarını kaydeden Dağ, son sınıfta ise ilk 3 yılda alınan teorik bilgilerin sahada bir yıl stajla geçtiğini ve öğrencilerin bu 4 yıllık eğitim süresinin sonunda diyetisyen unvanıyla mezun olduklarını anlattı.
Diyetisyenlik mesleğinin, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcarasına Dair Kanun'da sağlık meslek mensubu olarak tanımlandığını aktaran Dağ, diyetisyenliğin son yıllarda oldukça aktüel ve popüler bir meslek grubu olduğunu söyledi.
Dağ, beslenmenin sağlıkla ilişkisi, ileri yaşlarda ortaya çıkan sağlık sorunlarının temelinde yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı ortaya çıkan hastalıklar ile sağlık alanında çalışmak isteyen öğrencilerin tercihleri arasında olması gibi durumların bu popülerliği artırdığını ifade etti.
- "Kontenjanlarında yukarıya doğru trend var"
Dağ, sağlığın giderek gelişen bir alan olduğuna işaret ederek, "Toplum yaşlanıyor ve sağlık ihtiyaçları artıyor. Bu anlamda da üniversitelerin sağlık bilimleri fakültelerindeki bölümlere talep artıyor. Beslenme ve diyetetik bölümleri de sağlık bilimleri fakülteleri içerisinde yer alan bölümlerden biri. Sağlık alanında çalışmak isteyen lise mezunları Beslenme ve Diyetetik Bölümlerini çoğunlukla tercih ediyor." dedi.
Son yıllarda üniversitelerde beslenme ve diyetetik bölümlerindeki kontenjanların arttığına işaret eden Dağ, şöyle devam etti:
"Beslenme ve diyetetik bölümü kontenjanlarında yukarıya doğru bir trend var. Neredeyse kontenjanlarının tamamını da dolduruyor. Tıp fakülteleri, diş hekimliği, hukuk gibi bölümlerle aynı oranda, doluluk oranları çok yüksek. Özellikle vakıf üniversitelerine cazip gelen tarafı da bu, çünkü talep görüyor. Öğrenciler çok yüksek puanlarla giriyorlar. KPSS'de 90 alan diyetisyen atanamayabiliyorken, başka mesleklerde 70-75 alanlar atanabiliyor. Yani akademik donanım olarak üst düzey bir grup. Eğitimi de güzeldir, yoğundur. İster klinikte, ister poliklinikte çalışın, isterseniz kendi özel beslenme danışma merkezinizi açın, böyle bir imkanınız da var. Bizim bir başka alanımız toplu beslenme yapılan kurumlar. Bakanlıklar, bankalar, kamu kurumları, buralarda servis edilen öğle yemekleri, fabrikalarda toplu işçi yemekleri, baktığımızda oldukça geniş bir yelpaze var. Besin endüstrisinde çalışan meslektaşlarımız var. Hem saygın bir meslek hem de yapılacak çok iş var."
- "Aile Sağlığı Merkezlerinde diyetisyen istihdamı" önerisi
Doç. Dr. Dağ, toplum sağlığının geliştirilmesi, yaşam kalitesinin artırılması, birtakım sağlık sorunlarının ortadan kaldırılabilmesi için diyetisyen istihdamının son derece önemli olduğunu vurguladı.
Aile Sağlığı Merkezlerinde diyetisyen istihdam edilmesi gerektiğini belirten Dağ, şu değerlendirmede bulundu:
"Önemli ve kıymetli olan, bireyler sağlıklarını kaybettikten sonra bunun geri kazandırılması değil, koruyucu sağlık hizmetleriyle sağlıklarını kaybetmesinin önlenmesi. Bu da birinci basamak sağlık merkezleri olan aile sağlığı merkezi, sağlıklı yaşam merkezi, toplum sağlığı merkezi gibi yerlerde mutlaka diyetisyen istihdamının gerekliliğini ortaya koyuyor. Türkiye'de 7-8 bin civarında Aile Sağlığı Merkezi var. Eski bakanlarımızdan Sayın Recep Akdağ'ın döneminde bu çok ciddi bir projeydi ancak süreç içinde bu proje biraz ötelendi ama Sağlık Bakanlığından aldığımız birtakım bilgiler bu projenin tekrar hayata geçirileceğini gösteriyor. Bunu önemsiyoruz. Nasıl aile hekimliği kavramı varsa aile diyetisyenliği kavramının da önümüzdeki dönemde Türkiye'de mutlaka hayata geçirileceğini düşünüyorum."
- Artan bölüm sayıları ve kontenjan iş imkanlarını kısıtladı
Beslenme ve diyetetik bölümü sayıları ile kontenjanlarının artmasının ve kamuya diyetisyen atamalarının azalmasının iş bulma olanaklarını zorlaştırdığını belirten Dağ, "2014'te atanan diyetisyen sayısı 164, 2015'te 125, 2016'da 489, 2017'de 107, 2018'de 205, 2019'da 300, 2020'de 170 civarında. Sayılar, mezunların bazı yıllar yüzde 7-8'inde kalıyor, bazı yıllar yüzde 11-12'ye çıkıyor. 11-12'ye çıktığı yıl bir tek 2016'da, genellikle yüzde 7'lerde kalan bir oran var. Bu zor şartlar dünya genelinde atlatıldıktan, bu kriz durumu aşıldıktan sonra ümit ediyoruz ki Türkiye'de de şartlar iyileşecek. Aile Sağlığı Merkezlerinde diyetisyen istihdamı sağlandığında hem toplu olarak kazançlı çıkılacak hem de meslektaşlarımızın da atamalarının yapılmış olması sağlanacak." diye konuştu.
Dağ, bölüm sayılarının artmasının alandan öğretim üyesi bulma sorununa ve alan dışı akademisyenlerin bu alana kaymasına neden olduğunu, doğru bir insan kaynağı planlaması yapılmadan açılan bölümlerin öğrencilerin eğitim kalitesini olumsuz etkilediğini de vurguladı.
Doç. Dr. Ayhan Dağ, beslenme ve diyetetik eğitimi ile diyetisyenliğin çok keyifli olduğunu ifade ederek, insanlara hizmet etmekten ve yaptıkları işin sonuçlarını görmekten mutlu olacak gençlere bu bölümü tercih etmeleri tavsiyesinde bulundu.
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










