ERKEN UYGULANAN KOKLEAR İMPLANT İLE İŞİTME KAYBINA YÜZDE 100'E YAKIN ÇÖZÜM SAĞLANABİLİR
Prof. Dr. Müzeyyen Yıldırım Baylan:

03 Ağustos 2023 Perşembe 12:38
"Koklear implant cihazları hastalarımızın işitme seviyesini tamamen normale çekebilmektedir. En güzeli de ülkemizde bu cihazların her çeşidine ulaşılabilmektedir"
"Biyonik kulaklar sağır ve dilsizliği ya da engelliliği tamamen ortadan kaldıran çağımızın mucizevi bir cihazıdır"
Dicle Üniversitesi (DÜ) Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Müzeyyen Yıldırım Baylan, koklear implant (biyonik kulak) cihazının hastaların işitme seviyesini tamamen normale çekebildiğini ifade ederek, Türkiye'de bu cihazların her çeşidine ulaşılabildiğini söyledi.
Prof. Dr. Baylan AA muhabirine, dış ortamdan gelen ses dalgalarının kulak tarafından beyne iletildiğini ve beyinde algılanması sonucu işitmenin ortaya çıktığını belirtti.
İşitmenin oluşabilmesi için ses, sağlam kulak ve sağlıklı beyin dokusu olması gerektiğine işaret eden Baylan, bu alanlardan birinde hasar olması sonucu işitme kaybının ortaya çıktığını aktardı.
Baylan, ileri derecedeki işitme kayıplarında hastaların dışarıdaki sesleri anlayamadığını, normal konuşma ortamına dahil olamadığını ve sosyal ortamda iletişim kurmasının eksik olduğunu kaydederek, bunun sonucunda da kişide bireyselleşmenin, yalnızlaşmanın, içe kapanmanın ve bir süre sonra konuşma bozukluğunun oluşmasının söz konusu olduğunu belirtti.
- "Koklear implant tıbbın kabul ettiği mucizevi bir cihaz"
İleri derecede işitme kayıplarında hastalara ameliyatla koklear implant taktıklarını anlatan Baylan, "Koklear implant son yıllarda tıbbın kabul ettiği mucizevi bir cihaz. Çünkü koklear implant cihazının keşfinden sonra sağır ve dilsizlik artık yok edildi. Her yaş grubuna uygulayabildiğimiz koklear implant, çocuklara ya da yetişkinlere yeniden işitme sağlayarak kişinin duyusunun yeniden geri gelmesini ve sağlıklı iletişim kurmasını sağlamaktadır." dedi.
İşitme kayıplarının hem doğuştan hem de sonradan oluşabildiğine dikkati çeken Baylan, koklear implantın her yaş grubuna takılabildiğini söyledi.
- "Yoğun bakıma giren her çocuğun işitmesinin dikkatli takip edilmesi gerekir"
Baylan, "Dünyada ve ülkemizde 1000 çocuktan 1'i işitme kaybıyla doğmaktadır. Bu işitme kayıplarının yüzde 40'ı sendromların parçası iken yüzde 60'ı genetik ve sebebi bir sendromdan bağımsız olarak ortaya çıkmaktadır. Yoğun bakımda olan çocuklarda bu oran çok daha yükseliyor. 1000'de 1 iken yoğun bakımda kalan çocukta bu oran yüzde 1'e düşüyor. Yoğun bakıma giren her çocuğun işitmesinin daha dikkatli takip edilmesi gerekiyor." diye konuştu.
Son yıllarda çocukların kreş ve ilkokul döneminden itibaren işitme taramasından geçirildiğini ifade eden Baylan, Dünya Sağlık Örgütü'nün yaşlıların da taramadan geçirilmesini önerdiğini, yaşlıların da işitme duyusunu kaybetmemesinin çok önemli olduğunu kaydetti.
İşitme sayesinde sosyal iletişim kurulabildiğini belirten Baylan, işitme kaybı olan kişilerin iletişim kuramadığını ve eğitim almakta güçlük çektiğini aktardı.
Baylan, amaçlarının hastaların işitme duyusunu geri getirmek olduğunu anlatarak, bu anlamda erken tanı konması amacıyla yenidoğan döneminden başlayarak tarama yaptıklarını ve tanı koyduktan sonra süreci başlattıklarını belirtti.
- "Erken teşhis koklear implantta başarı oranını artırıyor"
Tanı ve implant süreci ne kadar erken olursa, kişinin duyusunu kazanmasının, konuşabilmesinin ve yeniden normal bir birey gibi hayata kazandırılmasının o kadar yüksek olacağına işaret eden Baylan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Erken teşhis koklear implantta başarı oranını artırıyor. Çünkü beyin dokusu, yapısı elastik bir yapıya sahiptir ve verilen bilgiye göre şekillenir. Geciktiğimiz zaman yani yaş büyüdüğü zaman beyin dokusu o güne kadar iplantasyondan gelen uyarıları almadıysa doğru şekillenemeyeceği için implant taktığımız halde başarısı düşük olacaktır. 2 yaşında implant taktığımız çocuktaki başarı ile 20 yaşında implant taktığımız kişideki başarı aynı olmayabilir. Tabii ki bunların ikisi de konuşmayı öğrenmeden önce duyularını kaybettiyse taktığımız süre çok önemli. İmplant takılan çocuk ve yetişkinlerin o duyuya yeniden adapte edilebilmesi için de bir eğitim süreci gerekiyor. İmplantı uygulamamız yetmez, sonrasında ailelere ve eğitimcilere de iş düşmekte. Bunların biyonik kulaklarının kendilerine ait bir yapı olduğunu kabullenip, gelen sesi algılayıp onu duyarak öğrenmesi gerekiyor. Bu sağlandığı takdirde biyonik kulak sağır, dilsizliği ya da engelliliği tamamen ortadan kaldıran çağımızın mucizevi bir cihazı."
Baylan, ileri derecede işitme kaybı yaşayan hastaların veya ailelerin zaman kaybetmeden tedavi için harekete geçmesi gerektiğini belirterek, gecikilmesi halinde hastanın öğrenme süreci veya beyninin şekillenmesi gecikeceğinden implanttan sonra istenilen sonucu alamayabileceklerini söyledi.
Belirli kriterler doğrultusunda Sağlık Bakanlığının cihazın ücretinin tamamını karşıladığını dile getiren Baylan, şunları kaydetti:
"Erken tanı ve erken tedavi her hastalıkta olduğu gibi koklear implantta da oldukça önemli. Koklear implant cihazı doğru zamanda uygulandığında, işitme kaybı ya da sağır ve dilsizliğin tamamen önüne geçilebilir. Belirlenen kriterler sağlandığında bir veya iki kulağa takılan implantın neredeyse tamamı karşılanmaktadır. Cihazın hastalarımıza ulaştırılması ülkemizde çok zor değil."
- "Başarı yüzde 100'e yakın"
Türkiye'de 1990'lı yılların sonuna doğru, Diyarbakır'da da 2010 yılından bu yana koklear implant cihazının uygulandığını belirten Baylan, bölgede genetik nedenle oldukça fazla işitme kaybı bulunan hasta olduğuna dikkati çekti.
Baylan, bu nedenle de yoğun şekilde koklear implant cihazı uygulandığını dile getirerek, şu bilgileri paylaştı:
"600 civarında hastama, klinik olarak da 1000 civarında hastamıza koklear implant cihazı uyguladık. Bu hastalarımızın yüzde 97'ye yakınından çok güzel cevaplar aldık. Aslında hastalarımızın çoğu tamamen duyabilmekte ancak implant cihazı takıldıktan sonra hastanın eğitimi de çok önemli bir süreç. Bu sağlandığında başarı yüzde 100'e yakın. Koklear implant cihazları hastalarımızın işitme seviyesini tamamen normale çekebilmektedir.
En güzeli de ülkemizde bu cihazların her çeşidine ulaşılabilmektedir. Tüm dünyada var olan cihazlar ülkemizde ve hatta Diyarbakır'da da uygulanabilmektedir. Bu konudaki tecrübemizin dünyanın bazı merkezlerinden daha ileride olduğunu söyleyebilirim. Bu nedenle hastalarımızın şehir şehir ya da farklı ülkelerde arayışa girmelerine kesinlikle gerek yoktur. Ülkemizde hem hekim ve cerrahi tecrübe hem de implant cihazlarına ulaşmada yeterli donanım mevcut."
Koklear implant sayesinde hastaların müzik ve ritim duyusunun dahi gelişebildiğine işaret eden Baylan, implant cihazının bir engel, eksiklik gibi görülmemesi gerektiğini, aksine kişiyi yeniden hayata kazandıran, engelini tamamen ortadan kaldıran bir cihaz olduğunun bilinmesini istediğini söyledi.
Prof. Dr. Baylan, vatandaşlara tanı ve tedavide gecikmeden, implant uygulayan merkezlere en kısa sürede başvurmalarını önerdi.
Dünya Sağlık Örgütü Demans Rehberini Güncelledi: Toplumdaki Vakaların Yüzde 45'i Önlenebilir Risk Faktörleriyle İlişkiliDünya Sağlık Örgütü (DSÖ), demans riskinin azaltılmasına yönelik küresel önerilerini yeniledi.10 Eylül 2026 Perşembe 17:14BASIN HABERLERİ
Sonbahar Tükenmişliğine Karşı "Eyleme Geçin" Uyarısı: Motivasyonu Beklemeyin!Mevsim geçişlerinde artan yorgunluk, isteksizlik ve enerji kaybının ruh hali üzerindeki etkilerine dikkat çeken Klinik Psikolog Burçin Deniz, sonbaharda yaşanan davranışsal yavaşlama döngüsünü kırma yollarını anlattı.10 Eylül 2026 Perşembe 17:00BASIN HABERLERİ
"Sinsi İlerleyen Diyabete Karşı 'Rakamlarınızı Öğrenin' Çağrısı: 35 Yaş Üstüne Yıllık Kontrol Uyarısı"Diyabetin yıllarca hiçbir belirti vermeden damarları yıpratabildiğine dikkat çeken uzmanlar, 35-40 yaşından itibaren yılda bir kez kan şekeri kontrolü yaptırılmasını öneriyor.10 Eylül 2026 Perşembe 16:46BASIN HABERLERİ
Yılların Öksürük Şurubu Parkinson’a Umut Oldu: Ambroksol İçin Faz 3 Süreci BaşladıYıllardır soğuk algınlığı ve balgam söktürücü tedavilerinde güvenle kullanılan ambroksol etken maddesi, Parkinson hastalığının ilerlemesini durdurma potansiyeliyle tıp dünyasının odağında.10 Eylül 2026 Perşembe 16:44DÜNYADA SAĞLIK
Sağlık Bakanlığı'ndan Suçiçeği Aşısında Yeni Dönem: Çocuklar İçin İkinci Doz Aşılama BaşladıSağlık Bakanlığının yeni düzenlemesi doğrultusunda, 1 Eylül itibarıyla 48. ayını dolduran çocuklara suçiçeği aşısının ikinci dozu uygulanmaya başlandı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:41BASIN HABERLERİ
Yaşlılarda Ani Kafa Karışıklığına Dikkat: Demans Değil "Deliryum" Olabilir!Yaşlı bireylerde aniden ortaya çıkan kafa karışıklığı ve davranış değişiklikleri her zaman demans belirtisi olmayabilir.10 Eylül 2026 Perşembe 16:39BASIN HABERLERİ
Yapay Zekâ Desteği Hekim Performance'ını Artırdı: 3 Ülkeden Katılan Hekimlerle Emsal AraştırmaEndonezya, Kenya ve Hollanda’dan 249 hekimin katıldığı randomize kontrollü yeni bir araştırma, GPT-4o erişimi sağlanan hekimlerin klinik vakalardaki performansının yapay zekâ desteği almayanlara göre daha yüksek olduğunu ortaya koydu.10 Eylül 2026 Perşembe 16:38BASIN HABERLERİ
Erken Akciğer Kanseri Teşhisinde "Kandaki DNA" Umudu: Likit Biyopsilerde Önemli GelişmeKandaki tümör DNA'sı ve metilasyon izlerini inceleyen yeni nesil likit biyopsi testleri, erken evre akciğer kanserini saptamada 2026 verileriyle ümit verici sonuçlar sağladı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:35BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı'ndan Anne ve Bebek Sağlığı İçin Yeni Dönem: RİTAS 81 İlde Devreye AlındıSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gebe ve lohusaların takip süreçlerini daha güvenli ve etkin kılmak amacıyla hazırlanan Riskli Takip Sistemi’nin (RİTAS) 81 ilde uygulamaya girdiğini duyurdu.10 Eylül 2026 Perşembe 16:34BASIN HABERLERİ
Yunanistan'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Son Bir Haftada 34 Yeni Vaka Saptandı, Can Kaybı 30'a YükseldiYunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY), ülkede yıl başından bu yana toplam 324 Batı Nil virüsü vakasının kaydedildiğini açıkladı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:33BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










