HASTALARINA ŞİFA VERİRKEN SANATIYLA DA RUHLARI BESLİYOR
Eurovision Şarkı Yarışması'nda 2000 yılında eşi Pınar Ayhan ile birlikte Türkiye'yi temsil eden tıp doktoru Prof. Dr. Sühan Ayhan, bir yandan hastalarına şifa verirken diğer yandan gitarıyla ruhları besliyor.

13 Mart 2018 Salı 08:24
Eurovision Şarkı Yarışması'nda eşi Pınar Ayhan ile birlikte Türkiye'yi temsil eden Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sühan Ayhan, bir yandan hastalarına şifa verirken diğer yandan gitarıyla ruhları besliyor.
Eurovision'da Türkiye'ye 2000 yılında 10'unculuk getirdikleri "Yorgunum Anla" isimli şarkının ardından tıpta yoğunlaşan Ayhan, şimdi de eşi Pınar Ayhan tarafından sahneye konulan "Orada Duruverseydi Zaman-Kemal" isimli müzikal belgeselde sahnenin arkasında yer alıyor.
Prof. Dr. Ayhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ailesinde tıp doktorları bulunduğu için çocukluğundan itibaren her zaman hekimlikle iç içe olduğunu söyledi.
Bulunduğu sosyal çevreden aldığı kazanımlarla meslek tercihinde tıp fakültesine doğru yöneldiğini anlatan Ayhan, ortaokul yıllarında içinde büyüyen bir müzikal yetenek olduğunu fark ettiğini dile getirdii. Ayhan, Atatürk Anadolu Lisesi'nde yoğun bir müzik eğitimi verildiğini, öğrencilerin okula gitarlarıyla geldiğini ifade ederek, "Fransızca derslerine girdim. Arkadaşlarım, gitarlarıyla okula geliyordu. Pencere pervazları gitarlarla doluyordu. Ben de arkadaşlarımın gitarını alarak çalmaya başladım ve babamdan gitar istedim. Bir gitar aldık ve ben çalmaya başladım." diye konuştu.
Tatil döneminde yazlıktaki arkadaşlarının da gitar çalmaya başlamasıyla müziğin hayatının içine yerleştiğini aktaran Ayhan, üniversite döneminde grup oluşturduklarını ve konserler vermeye başladıklarını belirtti. Ayhan, uzmanlık eğitimi döneminde nöbetlerinden arda kalan iki günde de grup arkadaşları Selim Öncel ve Orkun Yazgan'la birlikte sahne aldıklarını anlatarak, bir yandan müzik bir yandan cerrah olabilmek için meslek aşkının devam ettiğini söyledi.
Prof. Dr. Ayhan, eşi Pınar Ayhan ile birlikteliklerinin de müzikle başladığını belirterek, Orkun Yazgan'ın bir arkadaşının Eurovision Şarkı Yarışması'nın Türkiye finaline kaldığını vurgulayarak, ona vokal yapması isteğinde bulunduğunu ifade etti. Eurovision'a katılma hayalinin kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayan Ayhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"1996 yılında yarışmaya vokal olarak katıldık. Diğer bir doktor arkadaşım Erdinç Tunç da besteci ve o da yarışmacıydı. Bestelediği şarkıyı Pınar'ın söylediğini belirtti. Provaların yapıldığı Arı Stüdyosunda Pınar ile tanıştık ve o seçmelerde Pınar ikinci oldu. Biz, dereceye giremedik ama benim en büyük kazancım Pınar oldu. Müzik, bana Pınar'ı kazandırdı. Bu sefer 1997'de yarışmaya Pınar'ın vokalisti olarak katıldık ve ikinci olduk.
Sonra Amerika'ya gittik ve orada da beste yapmaya devam ettik. Türkiye'ye döndüğümüzde orada yaptığımız bestelerden ikisini Eurovision Şarkı Yarışması'na gönderdik. Bunlardan biri finale kaldı. Oğlumuz Yankı doğduktan 3 hafta sonra finale kaldık. Pınar, lohusaydı ve finalde birincilik aldık. Yıllardır hayalini kurduğumuz yere gelmiştik. Türkiye'yi temsil edecektik. Kucağımızda oğlumuz Yankı ile birlikte yarışma için hazırlıklara başladık."
"Türkiye'yi temsil etmek gerçek bir gurur"
Hazırlıkların tamamlanmasının ardından 13 Mayıs 2000'de düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil ettiklerini ve 59 puanla 10. olduklarını anımsatan Ayhan, "Ben o an heyecandan ziyade gurur hissettim. Çünkü, Türkiye'yi temsil etmek gerçek bir gurur. Dekor da muhteşemdi. Arkamızda kocaman bir Türk bayrağı. İlk kez İngilizce söyleyen bizdik. Şarkının yarısını İngilizce söyledik." dedi.
Öğretim üyeliği ve cerrah olarak üstlendiği sorumlulukları yerine getirirken müzikle de iç içe yaşamaya devam ettiğini kaydeden Ayhan, "Çünkü eşim müzisyendi. Müzik hep evimizin içindeydi. Rahatlamak istediğimde yanımda olan hep gitarımdı, hep müzikti." diye konuştu.
Ayhan, hekimlerin umut veren ve şifa vermeye çalışan kişiler olduğuna dikkati çekerek, sanatın çok önemli bir iletişim aracı olduğunu söyledi.
Hislerin ayrıntılarda gizli olduğunu belirten Prof. Dr. Ayhan, duyguların notalarda, renklerin ve sözcüklerin uyumunda gizli olduğunu anlattı. Ayhan, şöyle konuştu:
"İnsan vücudunda da böyle. Biz hekimler de vücudu anlamaya çalışan, hastalıkları bulmaya çalışan, yorumlayan kişileriz. Bu noktada, hekim de sanatçı da aynı frekansta. İkisi de insancıl duyguları yansıtmayla mükellef. Bu da ortak yanı. Sanatçı, insanda birtakım duyguları uyandırıyor, hekim de hastalara bu duygularla yaklaşıyor. O yüzden hekimler sanata yaktın oluyor."
Müzikal belgeselin yapım ve yönetmenliği Ayhan'a emanet
Müziğin yanı sıra sanatın bir başka dalında da yer aldığını anlatan Ayhan, eşi Pınar Ayhan ile Eurovision Şarkı Yarışması'nda başlayan birlikteliklerinin şimdi müzikal belgesel "Orada Duruverseydi Zaman-Kemal" ile devam ettiğini söyledi.
Bu sefer sahnenin önünde değil arkasında olduğunu dile getiren Ayhan, hazırlık sürecinin tamamlanmasının ardından bir tanıtım filmi çekildiğini vurguladı. Ayhan, "Tanıtım filmi hazırlandı. Ben de o dönemde Plastik Cerrahi Derneği'nin yönetim kurulundaydım ve kongremiz vardı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için düzenlenecek program için sundum. Çok beğendiler. İlk sahne 29 Ekim'de gerçekleşti. Yapılan bir tiyatro oyunu değildi, müzikal bir belgeseldi." ifadesini kullandı.
Birçok yerde sahne alınmasıyla birlikte kendisinin de izleyici olmaktan ziyade aktif rol almaya başladığını belirten Ayhan, şunları kaydetti:"Rejiyi üstlendim. Şimdi, 'Orada Duruverseydi Zaman-Kemal' müzikal belgeselin yapım ve yönetmenliğini yürütüyorum. Aynı zamanda sosyal medyanın da yöneticiliğini yapıyorum.
Son nefesime kadar bu şekilde sanatın içinde olmaya devam edeceğim. Çünkü, sanat hayatımda hep önemli bir yer kapladı çocukluğundan bu yana. Meslek yaşantımda birlikte yürüttüm. Beni ben yapan, benim kimliğimi oluşturan çok önemli yapı taşlarından biri oldu. Benim işim sadece hekimlik ve şifa değil. Hayatta toplumsal başka görevlerim de var. Hayatın her alanında yer almak lazım. Bunan sonra da hem tıp hem sanat yaşamında yer almaya çalışacağım."
"Ekibimiz 'Sühan baba' diyor kendisine"
Pınar Ayhan da eşi Sühan Ayhan'la birlikte her zaman sanatla iç içe olduklarını, şimdi de müzikal belgeselde birlikte çalışmanın heyecanını yaşadıklarını dile getirdi.
Eşi Sühan Ayhan ile her zaman birlikte yürüdüklerini, hayata geçirdikleri tüm projelerde birbirlerine destek verdiklerini anlatan Pınar Ayhan, "Birbirinizin hedeflerini görmez, ona saygı göstermezseniz aynı yolda yürüyemezsiniz zaten. Değer verdiğimiz şeyler konusunda birbirimize her zaman destek olduk." dedi.
Şarkı söyledikleri sahneden bu gün tiyatro sahnesinde sanatın farklı bir dalında müzik ile tarihin bir araya geldiğini ifade eden Pınar Ayhan, "Yüz yılımızdan tarihi hikayeler anlatıyorum. Hikayelerin kendi türkülerini, şarkılarını söylüyorum. Olayların birebir fotoğraflarını yansıtıyoruz." diye konuştu.
Pınar Ayhan, hazırlıkların tamamlanmasının ardından ilk gösterimi Plastik Cerrahi Kongresi'nde yaptıklarını bildirerek, "Eşim Sühan da müzikal belgeselin yapım ve yönetmenliğini üstlendi. Gösterinin rejisini yapıyor. O olmazsa zor. Zaten ekibimiz 'Sühan baba' diyor kendisine." dedi.
Ayhan çifti, değerlendirmelerinin ardından Eurovision Şarkı Yarışması'nda söyledikleri "Yorgunum Anla" isimli şarkıyı birlikte seslendirdi.
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










