HEKİME SÖZLÜ ŞİDDETE 15 AY ERTELEMESİZ HAPİS!
İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED), bir üyelerine yönelik sözlü hakarete dava açarak, sanığın 15 ay ertelemesiz hapis cezası almasını sağladı.

26 Eylül 2019 Perşembe 12:28
İSTAHED Hukuk Genel Sekreteri Dr. Mustafa Tamur, hekime şiddetin terör boyutuna ulaştığına dikkat çekti ve her geçen gün daha da artan sağlıkta şiddetin artık sadece sağlık çalışanlarını değil halk sağlığını da etkilediğini söyledi.
Mutsuz ve endişeli sağlık çalışanlarının, kaliteli bir sağlık hizmeti sunmasının mümkün olmadığını söyleyen Dr. Tamur, “Bu nedenle sağlıkta şiddet konusunda ciddi önlemler alınmaması, hepimizin sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bunların başında da etkin ve caydırıcı ceza ilk sıradadır. Cezanın asıl amacı caydırıcılıktır. Ülkemizde sağlıkta şiddettin geldiği yere baktığımızda, mevcut yasalarla verilen cezaların caydırıcı olmadığı sonucunu çıkartabiliriz. Ancak yine de mevcut kanunlar içinde de sağlık kurumlarında zorbalık, sağlık çalışanlarına darp ya da tehdit ve hakaret açıkça suç olarak tanımlanmıştır. Hekimin özgür ve bağımsız çalışmasına engel olmak suçtur ve bu suçu işlerseniz hapis cezası ile karşılaşabilirsiniz.” dedi.
“BU AY SONUÇLANAN BİR DAVADA SANIK 15 AY ERTELEMESİZ HAPİS CEZASINA MAHKUM OLDU”
İstanbul'da askerlik muayenesi için aile hekimine başvuran hastasının keyfi isteklerini yerine getirmeyen üyemiz hastası tarafından tehdit edilmiş, hakarete maruz kalmıştı.” diye konuşan Tamur, “Bu tehdit ve hakaret sonrası verilen beyaz kod ve açılan dava derneğimizce bizzat takip edildi. Derneğimiz tarafından takip edilen davasında, mahkeme sanığa 15 ay ertelemesiz hapis cezası verdi. İSTAHED olarak sağlık çalışanlarına karşı uygulan şiddet karşısında üyelerimizin yanında olmaya, suçluların en ağır biçimde cezalandırılmasını sağlamak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Kimsenin sağlık kurumlarında zorbalık yapmaya hakkı yoktur. Kendi kişisel taleplerini hekimlere şiddet yolu ile yaptırmaya çalışan, sağlık kurumlarının işleyişini sekteye uğratan, diğer hastaların alması gereken sağlık hizmetini engelleyenlerin, bir anlık öfkeme yenildim deme hakkı yoktur. Sağlık çalışanlarından talebimiz, size göreviniz sırasında ve görevinizle ilgili yapılan her türlü sözlü veya fiziki şiddette beyaz kod başlatmanızdır. Bu konuda en ufak bir tereddüt göstermemeli, sağlık teröristlerinin yaptıklarının yanlarına kalmayacağını öğrenmeleri gerekmektedir. Aksi halde bu zorbalığı alışkanlık haline getiren kişiler taleplerini zorbalıkla yerine getirebilecekleri konusunda sahte bir inanca ve alışkanlığa sahip olacaklardır” diye belirtti.
“TÜRK CEZA KANUNU'NA SAĞLIKTA ŞİDDET YASASI BAŞLIĞI AÇILMALIDIR”
Türk Yargısının da sağlıkta şiddet uygulayan kişilere karşı tutumlarında aldıkları her kararın halk sağlığını da etkilediğini dikkate almalarını talep ettiklerini belirten Tamur, şöyle devam etti:
“Sağlık hizmetleri temel kanununa 2014 ve 2018 yıllarında eklenen iki maddenin de bu amaca yeterli katkıyı vermediği de ortadadır. 2014 yılında eklenen madde ile; ‘Ek Madde 12 – (Ek: 2/1/2014-6514/47 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tutuklama nedeni varsayılan suçlardandır. Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel, bu görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılır.’ denmişse de pratikte yargının bu maddeyi hayata geçirmediğini, sağlık çalışanını darp edip hakaret ve tehditlerine devam eden zanlıların, mağdurun yaralamadan dolayı hayati tehlikesi olmadıkça genellikle tutuksuz yargılandığını söyleyebiliriz. Yine 2018 yılında da; ‘(Ek fıkra:15/11/2018-7151/21 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince yakalanır ve gerekli işlemleri yapılarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir. Cumhuriyet savcısı adli işlemleri tekemmül ettirir. Bu suçların soruşturmasında, kolluk tarafından müşteki, mağdur veya tanık olan sağlık personelinin ifadeleri işyerlerinde alınır. Bu fıkra hükmü, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlar hakkında da uygulanır.’ maddesi sağlık hizmetleri temel kanununa eklenmiş, pratikte zanlıların karakol ifadelerini şiddete uğrayan sağlık çalışanları ile aynı mekanda, karakolda vermelerinin yol açtığı psikolojik sorun ile zanlının karakol ifadesi sonrası salıverilmesinin önüne geçilmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Ne var ki bu maddenin de şiddeti azaltmadığı, kolluk güçlerince işletilmediği, sağlık çalışanlarının hala karakollara davet edildiği, zanlıların da sadece prosedür amaçlı savcılıklara sevkinin yapıldığı da başka bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır.”
“ŞİDDETE KARŞI TOLERANSIMIZ YOKTUR, OLAMAZ!”
“Sağlıkta şiddet konusunda gerçekten işe yarayacak bir adım atılmalı, sağlık çalışanlarına karşı işlenen suçlar Türk Ceza Kanunu'nda ayrı bir başlık altında değerlendirilmeli” diye konuşan Tamur sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tutuklu yargılamanın yolu açılıp, cezası arttırılmalı, sağlık çalışanına uygulanan şiddet, hakaret ve tehdit “halkın sağlık hizmetini almasının engellenmesi” olarak da değerlendirilmeli, iki yıldan aşağı ceza verilememeli, zanlıların olay sonrası belli bir süre gözetim altında tutulması sağlanmalı, suçu sabit olanlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da erteleme işletilmemeli, cezalar paraya çevrilmemelidir. Bu tür suçları işleyenlerin acil haller dışında sağlık hizmetini yüksek güvenlikli kliniklerde ya da kolluk kuvveti eşliğinde alması da tartışılmalıdır. Sağlık kuruluşlarından hizmet alan vatandaşın bu hizmetten en üst seviyede faydalanabilmesi, o kuruluşlarda sükunetin hakim olması ve çalışanların kendini güvende hissetmesi ile olacaktır. Bunun sağlanması için de kurum dahilinde huzuru bozan, kurum kurallarına zorbalıkla karşı çıkmaya kalkan, kurumun iş akışı ile ilgili memnuniyetsizliğini yasal yollarla şikayet etmek yerine kendi gücü ve gürültüsü ile çözmeye çalışanlara karşı da kabahatler kanununda yapılacak değişikliklerle de anında cezalandırma uygulanmasının yolu açılmalıdır. Tüm bu değişikliklerin yapılıp hayata geçirilmesine kadar geçen süre içinde de mahkemelerin mevcut kanunları esnetmeden uygulayarak en üst seviyeden cezalarla aslında halkımızın sağlığını korumaya başlaması önemlidir. Şiddete karşı toleransımız yoktur, olamaz.”
Tıp Dünyasının Gözü İstanbul’da: 33 Yıl Sonra Dev Kulak Burun Boğaz Kongresi (IFOS) BaşladıDünyanın en köklü ve prestijli sağlık organizasyonlarından biri olan Uluslararası Kulak Burun Boğaz Dernekleri Federasyonunun (IFOS) Dünya KBB Kongresi, 33 yıl aranın ardından İstanbul’da kapılarını açtı.11 Eylül 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Bipolar Bozuklukta Tedavi Uyumsuzluğu Alarm Veriyor: Pekin’deki Araştırmada Hastaların %42,7’si İlk Yılda İlacı BıraktıPekin’de 3.034 bipolar bozukluk hastasını kapsayan kapsamlı gerçek yaşam araştırması, kronik ruhsal hastalıklarda tedavi sürekliliğinin en kritik sorunlardan biri olduğunu gözler önüne serdi.11 Eylül 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
"Süper Besin" Hürafesine Son: Karaciğer Sağlığının Anahtarı Tek Yiyecekte Değil, Akdeniz Tipi BeslenmedeKaraciğeri detoks içecekleriyle veya tek bir mucizevi besinle temizleme iddialarının bilimsel temeli olmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:33BASIN HABERLERİ
Donuk Omuz Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar: Takviyeler Değil, Doğru Egzersiz ve Bütüncül Tedavi İyileştiriyorOmuzda şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığıyla seyreden donuk omuz (adezif kapsülit) hastalığında vitamin, mineral veya bitkisel takviyelerin iyileştirici etkisine dair güçlü bilimsel kanıt bulunmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:31BASIN HABERLERİ
Ölümcül Astım Atağında Şaşırtıcı Keşif: Bağışıklık İzleri Akciğerle Sınırlı Kalmıyor, Bağırsak Lenflerine Kadar UzanıyorNature Communications dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir çalışma, ölümcül astım krizlerinde bağışıklık sistemindeki sapmaların yalnızca akciğerlerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Afyonkarahisar’da Feci Kaza: 15 Yaşındaki Çocuğun Kopmak Üzere Olan Kolu Konya’da 8 Saatlik Ameliyatla KurtarıldıAfyonkarahisar'da motosiklet kazası geçiren 15 yaşındaki Muhammet Ali Şimşek'in omuz seviyesinden kopmak üzere olan sağ kolu, Konya'da 3 farklı branştan uzman ekibin katıldığı 8 saatlik zorlu bir multidisipliner operasyonla ampute edilmekten kurtarıldı.11 Eylül 2026 Cuma 16:25BASIN HABERLERİ
34 Haftalık Prematüre Bebeğe Mucize Müdahale: Kalbindeki Delik Kasıktan Girilerek KapatıldıManisa'da 34 haftalıkken prematüre doğan ve kalbinde 4 milimetrelik delik tespit edilen Mehmet Fatih bebek, İzmir Şehir Hastanesinde 16 günlükken gerçekleştirilen başarılı anjiyo operasyonuyla sağlığına kavuştu.11 Eylül 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
Kongo’da Ebola Salgını Büyüyor: Doğrulanmış Vaka Sayısı 6 Biti Aştı, Can Kaybı 3 Bin 267’ye UlaştıDünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 10 Eylül 2026 tarihli raporuna göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor.11 Eylül 2026 Cuma 16:22BASIN HABERLERİ
Kafein Hücresel 'Yaşlanma Şalterini' Kapatıyor: 500 Milyon Yıllık Genetik Mekanizma Keşfedildiİngiltere’de yürütülen uluslararası bir araştırma, kafeinin hücrelerde enerji dengesini ve DNA onarımını sağlayan 500 milyon yıllık evrimsel bir biyolojik mekanizmayı uyardığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:20BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Okul Reddine Dikkat: Arkasında Ayrılık Kaygısı ve Zorbalık Yatıyor OlabilirKTÜ Farabi Hastanesi uzmanlarından Dr. Öğretim Üyesi Volkan Şahin, çocukların okula gitmek istememesinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.11 Eylül 2026 Cuma 16:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










