İSRAİL HAPİSHANESİNDE "KANSER TEDAVİSİ" UYGULANAN FİLİSTİNLİ ESİR, SERBEST KALINCA HASTA OLMADIĞINI ÖĞRENDİ
İmad es-Serrac: "Kullandığım ilaçlar nedeniyle bazı organlarımın yıkıma uğradığını hissediyordum. İdrar yollarım tahriş oldu ve idrar kaçırmaya başladım.

13 Kasım 2025 Perşembe 11:43
Yani bir şeylerin yanlış yapıldığından ve bunun bir aldatmaca olabileceğinden şüpheleniyordum çünkü bunun örnekleri hapishanelerde daha önce yaşandı. Ama pes etmiştim çünkü başka alternatifim yoktu"
"Nasır Hastanesindeki doktorlar bana kanser olmadığımı söyledi. Bu çok güzel bir müjdeydi. Ruhsal ve fiziksel durumum değişti. Moralim düzeldi, bugün daha iyiyim"
"İsrail hapishanelerinde bu şekilde kandırılan, yavaş yavaş öldürülen, maddi ve manevi tasfiyeye uğrayanların sayısı çok yüksek. Yalan haberler, söylentiler yayarak benim ailemi de defalarca öldürdüler, maneviyatımızı düşürmeye çalıştılar. Bu İsrail'in uyguladığı eski bir politika ve tam da işgalciden ve gardiyanlardan beklenen bir davranış"
İsrail hapishanesinde 23 yıl hapis yatan, uzun süre kanser teşhisiyle tedavi gören, bu sebeple fiziksel ve ruhsal çöküntüye uğrayan Filistinli esir İmad es-Serrac (46), esir takası anlaşması kapsamında özgürlüğüne kavuştuktan sonra Gazze'ye döndü ve aslında kanser olmadığını öğrendi.
İsrail hapishane ve gözaltı merkezlerinde aralarında kadın, çocuk, yaşlı ve hastaların da bulunduğu 10 bini aşkın Filistinli bulunuyor. İsrail bu Filistinlileri döverek, aç bırakarak, tıbbi ihmal ve bir de sahte hastalıklarla yavaş yavaş öldürme politikası izliyor.
İsrail hapishanelerindeki esirlerin kurtarılması ulusal bir mesele olduğu için 10 Ekim'de varılan ateşkesin en önemli maddelerinden biri karşılıklı esir takası oldu. Esir takasında özellikle müebbet hapis cezası almış olanların serbest bırakılması talep edildi.
İki defa müebbet ve artı 50 yıl hapis cezası alan El-Bureyc Mülteci Kampı'ndan İmad es-Serrac, esir takası kapsamında 13 Ekim 2025'te serbest kaldı. Özgürlüğüne kavuşan Serrac, aslında kanser olmadığını ve sadece "kandırıldığını" öğrendi.
Serrac, hapishanede yaşadıklarını, sahte hastalığına nasıl inandırıldığını ve İsrail Ceza İnfaz Kurumu'nun Filistinli esirleri "tıbbi ihmal ve sahte hastalıkla" fiziksel ve ruhsal olarak öldürme politikasını AA'ya açıkladı.
- Uzun süre kanser tedavisi gördü
Serrac'ın sağlık sorunları 2017'de hapishanelerde başlatılan açlık grevine katılmasıyla başladı. Mide, idrar yolları ve diğer organlarında sorunlar çıktı. İsrail Ceza İnfaz Kurumu tarafından yapılan tahliller sonrasında da Askalan'daki Barzilai Tıp Merkezi'ne sevk edildi. Orada Serrac'a prostat kanseri olduğu söylendi.
Yüksek doz kortizonlu ilaç almaya ve kemoterapi görmeye başlayan Serrac'ın tedavisi Ekim 2023'te İsrail'in Gazze saldırılarının başlamasıyla birlikte 7 ay boyunca tedavisi durduruldu.
Bedeni ilaçlara alışan Serrac, tedavisi durunca hem psikolojik hem de fizyolojik olarak zor bir süreçten geçti. İnfaz kurumu idaresinden tedavisine devam edilmesini talep eden Serrac'a kullandığı ilaçların yarısını tekrar vermeye başladılar ve hapisten çıkıncaya kadar "sözde" tedavisi bu şekilde devam etti.
- Hapisten çıkınca hasta olmadığını öğrendi
Serrac'ın hayatı hapisten çıktıktan sonra tamamen değişti. Serbest bırakıldıktan sonra Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Nasır Hastanesine gitti ve bir dizi tahlil yaptırdı. Elinde hastalıklarına dair bir rapor ya da belge olmadığı için doktorlara şifahi olarak durumu anlattı. Ama tahliller sonrasında doktorlar ona kanser olmadığını söyledi.
Tedavi süreci devam ederken bedenindeki değişimlerin kendisini şüpheye düşürdüğünü anlatan Serrac, şöyle konuştu:
"Kullandığım ilaçlar nedeniyle bazı organlarımın yıkıma uğradığını hissediyordum. İdrar yollarım tahriş oldu ve idrar kaçırmaya başladım. Yani bir şeylerin yanlış yapıldığından ve bunun bir aldatmaca olabileceğinden şüpheleniyordum çünkü bunun örnekleri hapishanelerde daha önce yaşandı. Ama pes etmiştim çünkü başka alternatifim yoktu."
Serrac, "Nasır Hastanesindeki doktorlar bana kanser olmadığımı söyledi. Bu çok güzel bir müjdeydi. Ruhsal ve fiziksel durumum değişti. Moralim düzeldi, bugün daha iyiyim." dedi.
- Filistinli esirler tıbbi ihmal sonucu hayatını kaybediyor
Hapishanelerdeki tıbbi ihmale de değinen Serrac, bu nedenle hayatlarını kaybeden Nasır Ebu Hamid, Kemal Ebu Va'ar ve Balata Mülteci Kampı'ndan Ramle Hastanesi'nde tanıştığı bir esiri örnek verdi.
Bu esirlere hastalıkları ilerledikten sonra kanser olduklarının söylendiğini kaydeden Serrac, çektikleri sıkıntıları şöyle anlattı:
"Ebu Hamid (20 yıl hapis yattıktan sonra 2022'de Ramle Hapishanesinde kanserden öldü) kemoterapi görmedi ve sonunda pes etti, ilahi takdire teslim oldu. Çünkü dönüşü olmayan bir noktaya geldiğini anladı. Ömrünün son 2 ayında hastaneden hastaneye nakillerden ve yapılan tahlillerden çok çekti.
Gazze'nin kuzeyinden Mahmud Ubeyd isimli bir esire de kan kanseri olduğunu söylemişlerdi. Kanını her ay filtreden (lökoferez denilen işlemde hastanın kanı bir filtreden geçirilerek içindeki artmış lökositler temizlenir ve hastaya geri verilir) geçirip geri veriyorlardı. Kemal Ebu Va'ar'a da kanser olduğunu söylediler ama son seviyeye geldiğinde."
- Esirler maddi ve manevi tasfiyeye uğruyor
Serrac, "esirlerin kasten öldürülmesi, tıbbi ihmal ve sahte hastalıklarla kandırılmalarının" İsrail'in uzun yıllardır uyguladığı ve herkes tarafından bilinen bir politika olduğunu vurguladı.
İsrail yönetiminin, sahte hastalık teşhisi ve kasıtlı yanlış tedavilerle esirlerin bedenlerine hastalıkları bir nevi "enjekte ettiğini" kaydeden Serrac, "Cenin'den bir esirin bedenine bu şekilde bir hastalığın enjekte edildiğini (çenesinden yapılan bir iğneyle) ve esirin serbest bırakıldıktan bir kaç hafta sonra vefat ettiğini" dile getirdi.
Gazze'de 20'li yaşlarda bir gençle tanıştığını, ona da "kan kanseri olduğunun söylendiğini, lökoferez ve kemoterapi tedavisi gördüğünü ama serbest kaldıktan sonra hasta olmadığını öğrendiğini" aktaran Serrac, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu şekilde kandırılan, yavaş yavaş öldürülen, maddi ve manevi tasfiyeye uğrayanların sayısı çok yüksek. Yalan haberler, söylentiler yayarak benim ailemi de defalarca öldürdüler, maneviyatımızı düşürmeye çalıştılar. Bu İsrail'in uyguladığı eski bir politika ve tam da işgalciden ve gardiyanlardan beklenen bir davranış."
Gürültü kirliliği kalp ve damar sağlığını etkiliyorÇağın önemli sorunlarından gürültü kirliliği, kalp ve damar sağlığını da olumsuz etkiliyor. 53 desibelin üstündeki gürültü kalp hastalığı riskini artırıyor, 45 desibelin üstündeki gürültü ise kalp ritmini bozuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:19BASIN HABERLERİ
Her öksürükte 'antibiyotiğe sarılmayın' uyarısıUzmanlar, solunum yolu enfeksiyonlarının birçoğunun sebebinin viral enfeksiyonlar olduğunu, viral enfeksiyonlarda da antibiyotiğin yeri bulunmadığını söyledi.03 Şubat 2026 Salı 14:13BASIN HABERLERİ
Dişlerinizin durumu erken ölüm riskinin habercisi olabilirYapılan araştırmalar, kaybedilen diş sayısının beklenenden daha erken ölüm riskine işaret ettiğini gösterirken; yeni bir çalışma, ağızda kalan dişlerin durumunun da hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:11BASIN HABERLERİ
Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi', Ankara'da açıldıSağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Normal Doğum Eylem Planı ve 'Her Gebeye Bir Ebe' yaklaşımı kapsamında, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Kadın Doğum Hastanesi bünyesinde Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi' hizmete açıldı.03 Şubat 2026 Salı 14:05BASIN HABERLERİ
En yaygın böbrek taşlarının içinde bakteri bulunduAraştırmacılar, en yaygın böbrek taşı türünün içinde bakteri bulunduğunu ortaya koydu. Bu keşif, böbrek taşı oluşumunda daha önce fark edilmemiş bir biyolojik bileşenin rol oynayabileceğine işaret ediyor.03 Şubat 2026 Salı 14:02BASIN HABERLERİ
Tarama, aşı, erken tanı ve tütünden uzak yaşam kanserden korunmada etkin rol oynuyorTürk Jinekolojik Kanser Vakfı Başkanı Prof. Dr. Polat Dursun, birçok kanser türünde, tarama programlarına katılım, İnsan Papilloma Virüsü (HPV) ile Hepatit B aşılarının yaygınlaştırılmasıyla kanserden korunmanın mümkün olduğunu belirtti.03 Şubat 2026 Salı 12:03BASIN HABERLERİ
Farelerdeki pankreas kanserini tedavi eden araştırmacılara klinik deneyler için en az 30 milyon avro gerekiyor"Üçlü kombinasyon tedavisi"yle farelerdeki pankreas tümörünü yok eden İspanyol araştırmacılar, klinik deneyler için en az 30 milyon avroya ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.03 Şubat 2026 Salı 11:56DÜNYADA SAĞLIK
Depremlerde sağlık altyapısı zarar gören Hatay'ın her ilçesine devlet hastanesiDepremlerde 11 devlet hastanesinden 5'i yıkılan Hatay'da, sağlık altyapısının ayağa kaldırılması için 9 yeni hastane yapılarak vatandaşların hizmetine sunuldu.03 Şubat 2026 Salı 11:54BASIN HABERLERİ
Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldıBitlis Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldı. Laboratuvarda, uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, narkolepsi ve parasomnia gibi uyku bozukluklarının tanı ve tedavisi yapılmaya başlandı.03 Şubat 2026 Salı 11:52BASIN HABERLERİ
AB'den bebek mamalarında toksinin düşürülmesi tavsiyesiAvrupa Birliğinin (AB) gıda güvenliğinden sorumlu kurumu, bebek mamalarında bulunan sereulid toksini için kabul edilebilir eşik değerinin düşürülmesini tavsiye etti.03 Şubat 2026 Salı 11:51DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










