MİLLİ İLAÇ PROJESİ, ABD’DEKİ 150 ARAŞTIRMACININ PEŞİNDE
'Milli ilaç' projesinde Türk araştırmacıların çalışmalarını finanse edecek ve buluşlarını patentleyecek bir fon kurulacak. 5 Türk şirketi fona katılmayı kabul etti. Yol haritası çıkarıldı. ABD’de tıp alanında çalışan 150 civarında araştırmacıya ulaşılacak

28 Mart 2018 Çarşamba 10:26
İbrahim EKİNCİ
Türkiye, son dönemde, birçok teknolojiye sahip olmak için programlar geliştiriyor, yatırımlar yapıyor. Bunlardan en popüler olanı yerli araba markası… Ancak milli uçak, milli tank, milli savaş gemisi, milli piyade tüfeği, milli füze, nükleer teknoloji gibi daha birçok alanda çalışma var. Bunlardan biri de milli ilaç! Türkiye’nin hedefleri arasında “Global sağlık hizmet ve ürün ticaretinde iddialı bir oyuncu, önemli bir ilaç geliştirme merkezi haline gelmek ve milli molekülün, Türk bilim insanları ve yerli firmalar tarafından geliştirilmesini sağlamak” da yer alıyor.
Türkiye’de ilaç üretimi öteden beri yapılıyor ancak bunlar yabancı şirketler tarafından geliştirilmiş ilaçların lisanslı üretimleri şeklinde… Formülü Türkiye’de üretilmiş, molekülü Türk şirketleri tarafından bulunmuş bir ilaç yok… Bu tür buluşlar milyarlarca dolar yatırım gerektirdiğinden bu ticari riski uluslararası ölçekte büyük iş yapan, büyük Ar-Ge bütçeleri ayırabilen küresel ilaç şirketleri alabiliyor. Türkiye’de devletin işin içinde olması bu bakımdan zorunlu. Birinci sorun kaynak! İkinci sorun ise insan kaynağı!.. Türkiye’nin böyle bir kaynağı var ama onları ABD’li, Avrupalı şirketler kapmış durumda. Milli ilaç projesini sahiplenen özel sektör kuruluşlarının da dikkati bu araştırmacıların üzerinde. İlk tespitlere göre 150 kişi! Bunların bazıları büyük proje ekiplerinin içinde, hatta başında!
"Başbakan ile 10 kez görüştük"
ABD Türk İş Geliştirme Konseyi Başkanı Uğur Terzioğlu ile Başkan Yardımcısı Dr. Kemal Oğuz Kalafat Başbakan Binali Yıldırım’ın direktifi ile çalışıyorlar. Yol haritası, iş programı çıkarmışlar. Terzioğlu, “Türkiye 25 milyar lira ödüyor yılda. Başbakan Yıldırım’ın ABD ziyaretinde konu gündeme geldi. ABD’deki Türk profesörlerin, araştırmacıların başarıları anlatıldı ve buluşlarının başka ülkelerin üzerine patentlendiği konuşuldu. ABD’de ilaç araştırmaları üzerinde çalışan gruplarda, işin mutfağında çok sayıda Türk araştırmacı var” dedi.
Türkiye bu gücünü kullanabilir ve yerli ilaç, molekül üretebilirse 9 -10 milyar dolar tasarruf edebilir. Dahası ihracatını yapabilir. Uğur Terzioğlu, “Başbakan Yıldırım’la belki 10 kez buluştuk. Şuna bağlandı; ‘İlaç şirketleriyle görüşün (74 şirket var!) Davet ettiğim zaman bu işte bizimle olurlar mı? Bakın, ona göre çağıralım’ dedi. Biz de ondan sonra görüşmelere başladık. Başbakan bir danışmanı görevlendirdi, günün 24 saati bizimle iletişimde. Biz de Eczacıbaşı, Abdi İbrahim (Nezih Barut), Kaya Turgut (Turgut İlaç) Ersin Erfa (Cenetrion) ve Turkuaz Medikal ile görüştük. Hepsi sıcak baktı, ‘varız’ dediler. Görüşmelerimiz devam ediyor” dedi.
Yol haritası hazır
- ABD’de Türk yöneticilerin liderliğinde bir girişim sermayesi fonu kurmak, önde gelen Türk bilim insanlarının yönetimi altında, ilaç ve medikal cihaz şirketlerine hisse yatırımları yapmak.
- Bu firmaların icra kurullarında söz sahibi olmak ve Türk ilaç firmalarının bünyelerine katılmalarının yolunu açmak.
- ABD’nin en önemli AR-GE merkezlerinde ABD bilim dünyasındaki Türk diasporasının teknolojilerini ticari bir platforma taşımak, diasporanın uluslararası arenada ses getirecek projeler geliştirmesinin yolunu açmak.
- Türk şirketleri, üniversiteleri, araştırma hastaneleri ve AR-GE kurumlarına girişim sermayesi ile finansman sağlamak.
- ABD’de en başarılı bilim merkezlerinde AR-GE faaliyetlerini eş-zamanlı yürütmek isteyecek Türk firmalarını fonlamak,
- Stratejik sağlık ve ilaç alanlarında kor kabiliyet ve rekabetçi avantaj geliştirecek yatırımları desteklemek.
Bu şirketlerle görüşmenin amacı ne? Dr. Kemal Oğuz Kalafat anlattı:
“Başlangıçta 70 – 100 milyon dolar fon gerekir. Hükümet de içinde olacak. Şirketler, yatırımcılar bu desteği sağlayacak. Kendi patentimiz, molekülümüz yok. Üretmek için patent parası ödüyoruz. Hükümet ilaç endüstrisini stratejik kabul ediyor, yüksek teşvikler veriyor. Hedef kendi molekülümüzü üretmek. Önde gelen Türk firmalarını bir araya getireceğiz. Kendi molekülünü üreten 13 ülke var. ABD, İsrail, Kore, Japonya… Molekül üretebilen 14. ülke olmak istiyoruz. Her 10 molekülden 8’i ABD’de üretiliyor. Çünkü orada bunun eko sistemi var. En elit hocaları da toplasanız, araştırma ortamı, özgürlükler ortamı, sağlıklı bir eko sistem olmadan yapmak zor. Koreliler de ABD’de yapmış. Bu önde gelen araştırmacılar içinde Türk hocalar da var. Hotamışlıgil gibi. Laboratuvarında 60 kişi çalışıyor, 30’ü Türk.”
Başaranlar ne yaptı?
Son yıllarda özellikle İsrail, İrlanda, Çin, Japonya, Rusya ve Güney Kore gibi ülkeler aktif teknoloji politikaları sonucu, sağlık ve ilaçta ciddi mesafeler aldı, global oyuncu oldular. Bunu özel sektör yatırımlarının beraberinde, kamunun desteğiyle yaptılar.
İsrail: Yozma Programı, Teva İşbirliği Fonu, Bridge Investment Fund, Massachusetts-İsrail Yaşam Bilimleri İşbirliği Fonu ile yaptı.
İrlanda: Innovation Fund Ireland, Enterprise Ireland ve Ulusal Emeklilik Rezerv Fonu ve Elan Corporation Venture Capital ile başardı.
Güney Kore: LG ve Samsung’un biyoteknoloji yatırımlarına ek olarak, Harbour Pacific Capital LLC, Korea Investment Corporation ile sektörde söz sahibi oldu.

Hemşire kızının karaciğeriyle hayata tutunan baba: Evladım canından can verdiBursa'da karaciğer hastası Recep Özcan (55), hemşire kızı Ayşenur Gürleyen’den (31) yapılan nakille hayata tutundu. 10 saat süren operasyonla sağlığına kavuşan Özcan, mutluluğunu “Canımdan can verdiler” sözleriyle dile getirdi.04 Şubat 2026 Çarşamba 16:57BASIN HABERLERİ
Erkeklerde kalp sağlığı için 35 yaş dönüm noktası oluyorYeni bir araştırmaya göre, erkekler kardiyovasküler hastalık riskine kadınlardan yıllar önce, yaklaşık 35 yaşında girmeye başlıyor.04 Şubat 2026 Çarşamba 13:02BASIN HABERLERİ
Dünyada her yıl 20 milyon kişi kanser tanısı alıyorTürk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, kanserin görülmesinde genellikle çevre, yaşam ve fiziksel faktörlerin etkili olduğunu belirtti.04 Şubat 2026 Çarşamba 12:59BASIN HABERLERİ
Türk hekimler Burkina Faso'da ikinci seri böbrek nakli ameliyatları yapacakTürkiye Organ Nakli Vakfı heyeti; Sağlık Bakanlığı ve TİKA'nın desteğiyle yürüttüğü proje kapsamında, Burkina Faso'daki ikinci seri böbrek nakli ameliyatlarını gerçekleştirmek üzere başkent Vagadugu'ya geldi.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:31BASIN HABERLERİ
Daha önce 21 kez böbrek taşı operasyonu geçiren hastadan 295 taş çıkarıldıAğrı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde daha önce 21 kez böbrek taşı ameliyatı olan bir hastadan yapılan operasyonla 295 taş çıkarıldı.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:29BASIN HABERLERİ
DSÖ'den 2026 için 1 milyar dolarlık acil sağlık çağrısıDünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sağlık Acil Durum Programı İcra Direktörü Chikwe Ihekweazu, "DSÖ, 2026'da dünyanın en ciddi acil durumlarında temel sağlık hizmetlerini sürdürmek için 1 milyar dolar yardım çağrısında bulunuyor." ifadelerini kullandı.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:27DÜNYADA SAĞLIK
Araştırma: Ultra işlenmiş gıdalar, meyve ve sebzelerden çok sigarayla daha fazla ortak noktaya sahipBilim insanları, yaptıkları araştırmada, ultra işlenmiş gıdaların (UPF) meyve ve sebzelerden çok sigarayla daha fazla ortak noktası olduğuna ve daha sıkı düzenlemelere tabi tutulması gerektiğine işaret etti.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:25BASIN HABERLERİ
'Akciğer Kanserinde Deneyim ve İçgörü Haritası' araştırmasının final bulguları açıklandı“Akciğer Kanserinde Deneyim ve İçgörü Haritası” araştırmasının final sonuçları 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında açıklandı.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:23BASIN HABERLERİ
AstraZeneca Türkiye, kanserle mücadelede erken tanı ve farkındalık seferberliğini sürdürüyorTedavi süreçlerinin yanı sıra toplumsal farkındalık projeleriyle de sağlık ekosistemine çözüm ortağı olan şirket, bilimin ışığında her hastanın hikâyesine değer veren bütüncül yaklaşımıyla çalışmalarını sürdürüyor.04 Şubat 2026 Çarşamba 10:53BASIN HABERLERİ
Gürültü kirliliği kalp ve damar sağlığını etkiliyorÇağın önemli sorunlarından gürültü kirliliği, kalp ve damar sağlığını da olumsuz etkiliyor. 53 desibelin üstündeki gürültü kalp hastalığı riskini artırıyor, 45 desibelin üstündeki gürültü ise kalp ritmini bozuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










