OBEZİTE HASTALARINI EN ÇOK KELİMELER ÜZÜYOR !
Prof. Dr. Deniz Sezgin, obeziteli bireylerin en çok kelimelerle yaralandığının altını çizerek, kullanılan dil ve davranışlardaki her olumlu değişimin çok büyük etkiler yaratacağını da vurguladı.

15 Eylül 2021 Çarşamba 11:48
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğretim üyesi Reklamcılık ve Tanıtım Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Deniz Sezgin, 2020 yılında başlattıkları araştırma ile, obezitenin sadece başka sağlık sorunlarına sebep olmadığını, aynı zamanda maruz kalınan damgalayıcı ve ayrımcı yaklaşımlar nedeniyle obeziteli bireylerin hayatlarının oldukça kısıtlandığını ortaya koyduklarını belirtti. Bu yaklaşımların obeziteli bireylerin toplumda zaman zaman ‘gizli engelliler’ olarak yaşamalarına sebep olduğunu söyleyen Prof. Dr. Deniz Sezgin, “Obeziteli hastaların birer birey olarak görmezden gelinmesinin ve yalnızca sayılarla ifade edilmesinin önüne geçmek için toplumu birlikte mücadele etmeye davet eden proje, bu alanda yapılan ilk çalışma özelliğini taşıyor” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Deniz Sezgin, yaptıkları çalışmaların sonucunda ortaya çıkan ‘Rolüm Ağır – Obezitede Ayrımcılık ve Damgalama’ kitabı ile de obeziteli bireylerin yaşadığı bu zorlukları kendi ağızlarından aktardıkları bilgisini de sözlerine ekledi.
Sosyal Yaşamdan Soyutlanmalarına Neden Oluyor
Damgalayıcı ve ayrımcı yaklaşımların obeziteli bireyleri nasıl etkilediğine dair bilgiler veren Prof. Dr. Deniz Sezgin, şunları söyledi:
“Damgalama, öncelikle obeziteli bireylere aileleri ve çevreleri tarafından sevimli olduğu gerekçesiyle çeşitli sıfatlar takılarak başlıyor. Espri gibi söylenen sözler, takılan sıfatlar ne tepki gösterilecek kadar keskin ne de iltifat olarak kabul edilecek kadar güzel. Ancak bu ifadeler farkında olmadan kırılmış kalpler, ertelenmiş hayaller ve gerçekleştirilmeyi bekleyen planlar anlamına geliyor. Bunun yanı sıra eğitimde ve iş hayatında yaşadıkları damgalama tüm yaşamlarına etki ediyor, sağlık çalışanları tarafından maruz kaldıkları damgalayıcı davranışlar ise obeziteli bireylerin sağlık hizmeti almaktan vazgeçmelerine neden olabiliyor. Ulaşımdan restorana, kıyafetten arkadaş ilişkilerine kadar her alanda yaşadıkları damgalayıcı ve ayrımcı tutum sosyal yaşamdan da soyutlanmalarına neden oluyor. Ayrıca tüm kilolu bireylerin neşeli, eğlenceli ve hoş vakit geçirilen kişiler oldukları gibi bir baskı unsuru da var.
Kısacası kilolu bir kişinin kalabalık içinde mutsuz ve keyifsiz olma hakkı bile elinden alınıyor; girdikleri her ortama neşe katmak görevi kişiye sorulmadan usulca omuzlarına yükleniyor.”
Medyada obeziteli bireylerle ilgili yer alan bilgilerin etkisine de dikkat çeken Prof. Dr. Deniz Sezgin, “Obeziteli bireyler medyada da kalıp yargılarla ve damgalayıcı söylemlerle belirli sınırlar içine hapsediliyor. Yayınlanan haberler, programlar, filmler, diziler ve reklamlar ayrımcılığı pekiştiriyor” şeklinde konuştu.
Damgalanma ve Ayrımcılığın Önüne Nasıl Geçebiliriz
Prof. Dr. Deniz Sezgin’e göre bu sorunun çözümü ise obeziteli bireylere karşı özenli davranılmasında yatıyor. Obezitenin sadece fiziksel etkilerinin değil mutsuzluk, depresyon gibi psikolojik etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Deniz Sezgin, “Obezite hastaları hipertansiyon, kalp hastalıkları ya da diyabet kadar duygusal boşluk ve dışlanmışlık gibi zorluklar da yaşıyor. Ne giymeleri gerektiğinden, nasıl yolculuk edeceklerine kadar kendileri yerine karar verilen bir dünyada yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar” bilgisini verdi.
Yüzün Çok Güzel Ama Biraz Kilo Versen
Obeziteli bireylere doğru yaklaşımda, ilk olarak kullanılan dilde düzeltmeye gidilmesi gerektiği mesajını veren Prof. Dr. Deniz Sezgin şunları söyledi:
“Obeziteli bireyler en çok kelimelerle yaralanıyor. Her şey dil ile başlıyor. Genel kabulün aksine, yetişkinler ve ileri yaştaki obeziteli bireyler de kendilerine takılan lakaplardan hoşlanmıyorlar. Kilolu bireylerin sıkça karşı karşıya kaldıkları, “yüzün çok güzel ama biraz kilo versen!” ifadesi mesela… Ya da hemen hemen herkesin hayatında kullandığı, “senin iyiliğin için söylüyorum” ifadesi… Dolayısıyla önceliğimiz dilimizi değiştirmek, ifadelerimizi gözden geçirmek olmalı.”
Düşüncede ve Dilde Değişimi Başlatıyoruz
Obeziteli bireylerin eğitim, iş hayatı, sosyal yaşam, sağlık hizmetlerinden yararlanma ve medya başlıklarında damgalama ve ayrımcılığa uğradıklarını belirten Prof. Dr. Sezgin, projenin içeriği ve hedefleri ile ilgili önemli detaylar aktardı:
“Rolüm Ağır, Peki Senin Rolün Ne?” diyerek bu konuda bizlere düşen rolleri konuşacağımız bir proje hayat buluyor ve bu yıl öncelikle medyadan başlayarak dilde ve düşüncede değişimi başlatmayı hedefliyoruz. Medyanın kullandığı dildeki ve görsellerdeki dönüşümle toplumda bir farkındalık yaratılacağına inanıyoruz. Beraberinde diğer alanlarda farkındalık yaratmak üzere Türkiye Obezite Araştırma Derneği’nin öncülüğünde bu projeyi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. “Obezite Medya Kılavuzu”, medyanın obezite ile ilgili haber çalışmalarında, dil ve fotoğraf kullanımlarında destek olmak için hazırlandı. Daha sonra “Obezitede Medyanın Rolü” atölye çalışmalarına başlayacağız.”
Gerçekleştirilen atölye çalışmaları sonrasında 2022 Mart ayında bir medya analiz raporu hazırlamak istediklerini belirten Prof. Dr. Sezgin, medyanın göstereceği hassasiyet neticesinde toplumdaki pratiklerin de değişeceğine inandıklarını dile getirdi.
Kitap Obezite Hastalarını Nasıl Etkiledi
‘Rolüm Ağır-Obezitede Ayrımcılık ve Damgalama’ kitabı ile ilgili geri dönüşleri de paylaşan Prof. Dr. Sezgin, “Kitabın yarattığı etkilerden biri, görüşmeye katılanların, görüşmeler sonrası aldıkları kararlarla özellikle COVID-19 pandemisi nedeniyle uygulanan kısıtlamaların olduğu dönemde ara verdikleri tedavilerine devam etmeleri ya da tedaviye başlamalarıydı. Kilo verdikleri haberlerini, görsellerini ve mutluluklarını bizlerle paylaştılar” şeklinde konuştu.
Ayrıca toplumdaki herkese bir rol düştüğünü özellikle vurgulayan bu araştırmayı okuyan farklı meslek grupları ve sektörlerdeki çalışanlardan da “Bizim rolümüz ne? Biz ne yapabiliriz?” desteğini gördüklerini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Sezgin, kitabın diğer araştırmalar için bir kaynak olarak kullanılabileceğinin yanı sıra, farkında olmadan damgalayıcı ve ayrımcı ifadeler kullanan kişilerde de olumlu bir etkiye sebep olduğunu sözlerine ekledi.
"Belirtiler Başlarsa Tedavisi Yok": Prof. Dr. Harun Albayrak’tan Hayati Kuduz UyarısıProf. Dr. Harun Albayrak, kuduzun klinik belirtileri başladıktan sonra %100 ölümcül olduğunu belirterek, evcil hayvanların aşılanmasının ve şüpheli temas anında sağlık kuruluşlarına başvurulmasının önemini vurguladı.20 Ağustos 2026 Perşembe 11:34BASIN HABERLERİ
ABD’den Peru’ya El Niño Desteği: "USNS Comfort" Hastane Gemisi GörevlendirilecekABD, Pasifik Okyanusu'nda etkisini göstermesi beklenen El Niño hava olayının olumsuz sonuçlarıyla mücadele eden Peru'ya insani yardım ve sağlık desteği sağlamak amacıyla dev hastane gemisini gönderecek.20 Ağustos 2026 Perşembe 11:33BASIN HABERLERİ
"Sadece Baş Ağrısı Sanılabilir": Doç. Dr. Gamze Akkuş’tan Sessiz Tehlike Kolesterol UyarısıÇukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gamze Akkuş, kolesterol yüksekliğinin çoğunlukla hiçbir belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekerek, rutin taramaların ve yaşam tarzı değişikliklerinin önemini vurguladı.20 Ağustos 2026 Perşembe 11:31BASIN HABERLERİ
Yaz Sıcakları Hipertansiyon Hastalarını Tehdit Ediyor: Uzm. Dr. Özkan Akyol’dan Kritik Uarılarİç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Akyol, yükselen hava sıcaklıkları ve nemin tansiyonda ani düşüş ile dalgalanmalara yol açabileceğini belirterek, hipertansiyon hastalarının sıcak havalarda alması gereken önlemleri sıraladı.20 Ağustos 2026 Perşembe 10:57BASIN HABERLERİ
Yapay Zekâ ve Giyilebilir Sensörlerle Kesintisiz Tansiyon Takibi: Kateter Sayısını Azaltacak DevrimJohns Hopkins Üniversitesi araştırmacıları, göğüs ve parmağa takılan giyilebilir sensörlerden alınan verileri yapay zekayla işleyerek yoğun bakım hastalarının tansiyonunu her kalp atımında kesintisiz tahmin eden "MOSAIC" adlı sistemi geliştirdi.20 Ağustos 2026 Perşembe 10:40DÜNYADA SAĞLIK
Parkinson Hastasının Yıllardır Süren Titremesi Cerrahi Müdahale Olmadan Dakikalar İçinde KesildiABD’de Parkinson nedeniyle şiddetli titremeler yaşayan 72 yaşındaki gazi Bud Leavell, kafatası açılmadan uygulanan MR eşliğinde odaklanmış ultrason tedavisi sayesinde dakikalar içinde sağlığına kavuştu.20 Ağustos 2026 Perşembe 10:31DÜNYADA SAĞLIK
Aşırı Sıcak İçecek Tüketenlere Kanser Uyarısı: Mesele Çay veya Kahve Değil, SıcaklıkBilimsel veriler, yıllarca ve alışkanlık halinde aşırı sıcak içecek tüketmenin yemek borusu kanseri riskini artırdığını ortaya koydu.20 Ağustos 2026 Perşembe 10:14BASIN HABERLERİ
Takviye Dünyasının Yeni Yıldızı Magnezyum: Hangi Form Ne İşe Yarıyor, Kimler Kullanmalı?Sosyal medyada uykudan kas kramplarına kadar pek çok soruna çare olarak gösterilen magnezyum takviyeleri kafa karıştırıyor. Uzmanlar, her magnezyum formunun vücuttaki etkisinin ve emiliminin farklı olduğuna dikkat çekiyor.20 Ağustos 2026 Perşembe 10:10BESLENME VE DİYET
29 Yıllık Araştırma Sonucu: Sigara Bırakıldıktan Sonra Ani Kalp Ölümü Riski Zamanla AzalıyorScientific Reports’ta yayımlanan ve 29 yıl süren araştırma, sigarayı bırakmanın ani kalp ölümü riskini zamanla düşürdüğünü, ancak yıllarca biriken sigara maruziyetinin etkilerinin tamamen silinmesinin uzun yıllar alabildiğini ortaya koydu.20 Ağustos 2026 Perşembe 10:04BASIN HABERLERİ
İzmir Şehir Hastanesinde Anne Adaylarına Özel Gebe Egzersiz Programıİzmir Şehir Hastanesi Gebe Egzersiz Ünitesinde, hekim ve fizyoterapist gözetiminde yürütülen egzersiz programıyla anne adayları 12’nci haftadan itibaren trimester dönemlerine göre doğuma hazırlanıyor.20 Ağustos 2026 Perşembe 10:02BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










