PSİKOLOG ÇAPAR: “OTİZM TANISI ALAN BİREYLER HER GEÇEN GÜN ARTIYOR”
Psikolog Tara Çapar, otizm tanısı alan bireylerin arttığına dikkat çekerek, "Otizmi olan bireyler zorbalığa maruz kalıyor. Bundan kaçınmak için de davranışlarını...

02 Nisan 2024 Salı 12:15
Psikolog Tara Çapar, otizm tanısı alan bireylerin arttığına dikkat çekerek, "Otizmi olan bireyler zorbalığa maruz kalıyor. Bundan kaçınmak için de davranışlarını bastırıyor. Oysa ki toplum, bu zorluğa karşı tek başına mücadele eden otizmli birey ve aileye destek olmalı" dedi.
Acıbadem Adana Hastanesi Psikoloji Uzmanı Tara Çapar, doğumla birlikte ortaya çıkan ve yaşam boyu süren nörogelişimsel bir bozukluk olan "Otizm Spektrum Bozukluğu" (OSB) ile ilgili önemli bilgiler verdi. Otizme neden olan etmenlerin; kalıtımsal, nörobiyolojik, gebelik/doğum da yaşanılan komplikasyonlar, annenin psikolojisi, stres düzeyi, besinlerin alımı gibi sebepler olarak öngörüldüğünü belirten Psikolog Çapar otizm tanısına sahip kişilerde sosyal etkileşim ve iletişim becerilerinde eksiklikler olduğunu, davranışların, sınırlı ilgi ile tekrarlandığını ifade etti.
Otizm belirtilerinin çocuğun 12-24 aylık olduğu dönemde başladığına dikkat çeken Psikolog Çapar, "OSB tanısına sahip çocukların gelişim hızları normal gelişim seyrindeki çocukların gelişim hızlarından farklılık gösterebilir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki her OSB'li çocuğun gelişimsel özellikleri kendine özgüdür. Aileler ile konuşulduğunda çocuklarının daha önceden kazandıkları becerileri yitirdiği söylenir (regresif otizm). En erken belirti, erken bebeklik döneminde çocuğun göz teması kurmasındaki yetersizliği ile başlar. Çocuk ya hiç göz teması kurmaz ya da süresi kısa olan göz temasından sonra gözlerini kaçırır. Bebeğin kucağa alınmak, rahatlatılmak, sakinleştirilmek vb. isteklerinin bulunmadığı görülür" diye konuştu.
"İfadeleri anlamama, hareketleri tekrarlama başlıca belirtilerden"
Psikolog Çapar, ismi ile seslenildiğinde bakmama, taklit yapmama, komut almama, yüzdeki ifadeleri anlamama gibi belirtilerin otizm habercisi olduğunu; tekdüze bir tarzda hep aynı oyunları oynamak, dönen nesnelere ilgi göstermek, izlemek (araba tekerleği, çamaşır makinesini uzun uzun izlemek gibi) belirtilere de anne babaların dikkat etmesi gerektiğini söyledi.
Otizmli çocukların değişikliklerden hoşlanmadığını; hep aynı yoldan gitmek, aynı işleri aynı sırayla yapmak gibi tekrarlayıcı basmakalıp davranışları bulunduğuna değinerek "Çevrelerindeki kişilerden ziyade nesneler ile ilgilenirler. Heyecanlandıklarında veya sevindiklerinde el çırpma, kendi etrafında dönme, zıplama, parmak ucunda yürüme vb. davranışlar gözlemliyoruz. Akranları ile oyun oynama becerileri yetersizdir. Karşımıza çıkan davranışsal belirtiler; yüksek ses, aşırı ağlama, öfke kaynaklı kendine ya da bir başkasına zarar verme, inatçılık gibi davranışlar" dedi.
"Çocuğumda farklı bir durum var, hissediyorum"
Her otizmli çocukta bu belirtilerin tamamının bulunmadığının ve belirtilerin 3 yaşından önce çevre tarafından fark edildiğini vurgulayan Çapar, "Anne babalar çocuklarının geç konuşması şikayeti ile sağlık çalışanlarından destek almaya başlıyor. Otizm çocuğa bakım veren bireyler tarafından fark ediliyor. "Çocuğumda farklı bir durum var, hissediyorum" diyor. Psikolog veya psikiyatrist değerlendirmesi sonucunda tanı konuluyor ya da konulmuyor" diye konuştu.
"Otizmli bireyler sosyal zorbalığa maruz kalıyor"
Toplum tarafından en büyük hatalardan birinin otizmi siyah beyaz olarak görmek olduğuna değinen Psikolog Çapar, spektrum içinde her bir otizmli bireyin biricik, kendine özgül, birbirinden farklı olduğunu ve birbirlerine hiç benzemediğini ifade etti. Otizmli bireyin sosyal açıdan eğitim, arkadaş, ilişki yaşantılarında çeşitli zorbalıklara maruz kaldığını vurgulayan Psikolog Çapar "Otizm tanısı almış birçok birey fiziksel ve psikolojik şiddet görebileceğini varsayarak davranışlarını bastırıyor, maskeliyor. Göz teması kurmakta zorlanan birey göz teması kurmak için gözleri yansa bile kendini buna zorluyor. Bu süreçte çocuğu psikolojik açıdan desteklemek büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde ebeveynleri psikoeğitimler ile destekleyerek çocuk ve anne babaların ileride neler ile karşılaşabilecekleri, muhtemel bir sorun çıktığında nasıl çözebilecekleri hakkında yardımcı olunuyor" dedi.
"Anne babalar birbirini suçlayabiliyor"
Çocukları otizm tanısı almış ebeveynlerin tanıyı kabullenmesinin zor bir süreç olduğuna işaret eden Psikolog Çapar, tanı sonrasında ebeveynlerin şok evresini yaşadıklarını, başka başka uzmanlara gittiklerini ve "Otizm nedir, düzelir mi? Tedavisi var mı? Çocuğum için neler yapabilirim" diye araştırmaya başladıklarını dile getirdi.
Otizmin tüm semptomlarını ortadan kaldırmak ve tedavi etmenin mümkün olmadığını söyleyen Psikolog Çapar, "Bazı ebeveynler "Sen daha az ilgilendin, çok yoğun çalıştın, çocukla oyun oynamadın" diye birbirlerini suçluyor. Rahatlama otizmi kabullenmekle başlıyor. Bu zamana kadar büyüttüğünüz, yetiştirdiğiniz çocuk aynı. Karşılıklı güven çok büyük önem arz etmekte. Çocuğu tanımalı, ilgi alanlarını görmeliyiz. Çocuk tanı aldıktan sonra eğitim kurumuna bu eğitim kurumundaki nitelikli uzmanlarla basamak basamak çalışmaya başlanmalıdır. Toplum içerisinde bulunmalarını sağlamak gerekmektedir" diye konuştu.
"Toplum aileye destek olmalı"
Çapar, son olarak toplumda farkındalık oluşturmanın önemini anlatarak şunları söyledi:
"Toplumun otizmi bilmemesi ailelerin dışlanmasına, kendilerini farklı, kötü hissetmelerine neden oluyor. Otizm tanısı almış bireyler dünyada ve ülkemizde sayıca artmaktadır. Bir ailenin, anne babanın kaldıramayacağı, mücadele edemeyeceği engeli topluma farkındalık kazandırarak kaldırmakla başlayabiliriz."
Pankreas Kanserine Karşı Önleyici Aşı Araştırmasında Umut Veren Gelişme!Aşılanan 20 kişinin 18’inde güçlü T hücresi bağışıklık yanıtı elde edilirken uzmanlar, çalışmanın henüz ilk aşamada olduğunu ve kanseri tamamen önlediğini kanıtlamadığını vurguladı.22 Temmuz 2026 Çarşamba 15:19BASIN HABERLERİ
Kan Dolaşımını İyileştiren Besinler Hangileri? Bilimsel Araştırmalar Ne Söylüyor?Pancar, yağlı balıklar, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kuruyemişlerin damar sağlığını desteklediği bilinse de uzmanlar ve bilimsel araştırmalar tek bir besinin "kendiliğinden damar açamayacağı" uyarısında bulunuyor.22 Temmuz 2026 Çarşamba 14:58BESLENME VE DİYET
Protein Yaşlanmasında Devrim Niteliğinde Adım: Kalıcı Sanılan Hasarı Silen Enzim Geliştirildi!Mühendislik ürünü CMLase enzimi, laboratuvar ortamında yaşlı insanlardan alınan damar, deri ve göz dokusu örneklerinde biriken kimyasal yaşlanma hasarlarını belirgin şekilde azalttı.22 Temmuz 2026 Çarşamba 14:56BASIN HABERLERİ
Aşırı Sıcaklar Türkiye'de: Güneş Çarpması ile Sıcak Bitkinliğini Birbirine Karıştırmayın!Erdem Hastanesi Çakmak İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Muazzez Caymaz, Avrupa'dan gelen sıcak hava dalgası sebebiyle kronik hastalar, yaşlılar ve çocukların yüksek risk altında olduğunu bildirdi.22 Temmuz 2026 Çarşamba 11:37BASIN HABERLERİ
Şifalı Kaynak Suları Organ İflasına Yol Açabilir: Türk Böbrek Vakfı’ndan Hayati Uyarı!Halk arasında böbrek taşını düşürdüğüne ve böbreklere iyi geldiğine inanılan analiz edilmemiş kaynak suları, hayati tehlike saçıyor.22 Temmuz 2026 Çarşamba 11:15BASIN HABERLERİ
Erzurum’da 19 Yıllık Sevgi Büyüklüğü: Eşine Karaciğerini Bağışlayarak Hayata Tutunmasını Sağladı!Erzurum'da yaşayan 46 yaşındaki Murat Kılıç, 12 yıldır portal hipertansiyon hastalığıyla mücadele eden 19 yıllık eşi Fadime Kılıç'a karaciğerini bağışladı.22 Temmuz 2026 Çarşamba 11:07BASIN HABERLERİ
Elektronik Sigara Diş Etlerini Tehdit Ediyor: "Duman Çıkmaması Zararsız Olduğu Anlamına Gelmez!"Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burcu Karaduman, elektronik sigara kullanımının diş eti hastalıkları ve çene kemiği kaybı riskini önemli ölçüde artırdığı uyarısında bulundu.21 Temmuz 2026 Salı 16:01BASIN HABERLERİ
Eldeki Uyuşma Karpal Tünel Değil Boyun Fıtığı Olabilir: "Sinyal Boyunda Bozulup Alarm Elde Çalabilir!"Prof. Dr. Erdinç Tunç, parmaklardaki uyuşma, karıncalanma ve güç kaybının her zaman el bileğindeki karpal tünel sendromundan kaynaklanmadığını, bu şikayetlerin arkasında boyun fıtığının yatabileceğini açıkladı.21 Temmuz 2026 Salı 15:54BASIN HABERLERİ
Yaz Sıcaklarında Limonata Tehlikesi: "Oda Sıcaklığında En Fazla 2 Saat Kalmalı!"Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, yaz aylarının vazgeçilmez serinleticilerinden limonatanın oda sıcaklığında 1–2 saatten fazla bekletilmemesi gerektiğini açıkladı.21 Temmuz 2026 Salı 15:18BASIN HABERLERİ
Türkiye’de Bir İlk: MS Yaşam Merkezi Hastalara Umut Oluyor!Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde Konya’da kurulan Türkiye’nin ilk "MS Yaşam Merkezi", Avrupa ve dünyada az sayıda bulunan kapsamlı modeliyle kapılarını açtı.21 Temmuz 2026 Salı 14:51BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










