TEİS BASIN AÇIKLAMASI "REÇETELİ İLAÇ SATIŞI DAYATMASI"
TÜRKİYE'YE “REÇETELİ İLAÇ SATIŞI DAYATMASI"

14 Temmuz 2014 Pazartesi 12:28
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, Türkiye’nin reçeteli ilaç satışına hazır olmadığını ifade ederek, “Eczanelerimizde, astım krizi veya kalp krizi için kullandıkları ilaçları almaya gelen vatandaşlarımıza veya kucağında çocuğu ateşler içinde yanarken gelen babaya “REÇETEN YOKSA İLAÇ VEREMEM” denilemez” dedi.
TEİS Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, Türkiye’ye reçeteli ilaç satışının dayatılmaya çalışıldığını, ancak hem toplum olarak hem de altyapı olarak buna hazır olunmadığını söyledi.
Özellikle son günlerde Sağlık Bakanlığı denetimlerinde, “reçetesiz” ilaç sattıkları gerekçesiyle eczacıların mağdur edildiğini belirten Saydan, şunları kaydetti:
“Sağlık Bakanlığı tarafından gerekçe olarak, 86 yıllık 1262 sayılı kanun gösterilmektedir. Bizler biliyoruz ki Bakanlığımız bazı grup ilaçlar (doping ilaçları, hormonlar.vb) için hatırlatma yapmıştır. Ama bazı bölgelerde yapılan denetimlerde bütün ilaçların reçeteli verilmesi gerektiği yönünde sıkıntılar hasıl olmuştur. Bizler bu ülkenin eczacıları olarak aldığımız eğitim gereği hangi ilaçları kime vermemiz gerektiğini gayet iyi biliyoruz. Sürekli kullandığı kalp tansiyon ya da astım ilacı biten hastayı gecenin bir yarısı doktor ve hastane aratmaya zorlamak akılcı ve bilinçli ilaç kullanımını sağlamaya çalışmak değil hastalara zulüm yapmak olur.
Keşke ülkemizin hekim sayısı, vatandaş ilaç bilinci uygun olsa da, bizler de sadece yazılan reçetelere göre ilaç verebilsek. Ama ülkemiz maalesef bütün ilaçların tamamen “reçeteli” olarak verilmesi için henüz hazır değildir. Gerek SGK’nın muayene ücreti, reçete katkı payı, reçete parası gibi ağır koşulları, vatandaşlarımızın düzenli kullanmak zorunda kaldıkları ilaçları, reçete yazdırmadan eczanelerimizde almak istemeleri, gerekse ülkede yetişmiş doktor ve uzman doktor sayısının yetersiz olması sonucu sürekli kullandıkları ilaçları almak isteyen hastalarımızla bu uygulama yüzünden karşı karşıya gelmekteyiz.
86 yıllık, neredeyse asırlık olan bir kanunla zaman zaman Bakanlığımızın eczane denetimlerinde “hiçbir ilacı reçetesiz veremezsin“ demesi bizleri sıkıntıya sokmaktadır. Çünkü bu durumda ilaç üzerinden para kazanmaya çalışan fırsatçılara gün doğmakta, bu tür ilaçlara internet üzerinden gayet rahat olarak ulaşılabilmektedir. Daha market raflarında bulunan karekodlu ilaçlar sorunu halledilmeden eczaneleri suçlayıcı tarzda uygulamalar denetimler yapmak iyi niyet kuralları çerçevesinde görülmemektedir.
Bizler “reçetesiz ilaç“ satmak için değil, sürekli ilaç kullanan ya da acil durumdaki vatandaşlarımızın ilaçlarını vermek istiyoruz”
İlaç Takip Sistemi (İTS) ile ilaçların vatandaşın eline ulaşılıncaya kadar kontrolünün mümkün olduğunu ancak sistemin başlangıç sırasında 1,5 yıl çok sağlıklı çalışmadığını anlatan Saydan, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Eczanelerimizde olmayan ama sistemde biz bildirim ve düşüş yaptığımız halde gözüken ilaçlar mevcuttur. Bunların düzeltilmesi için TİTCK’in bizlere yol gösteren bir kılavuz yayınlaması ve vatandaşın devamlı kullandığı veya acil olarak reçetesi olmadığı halde alma ihtiyacı olan ilaçları alabileceği bir sistemin kurulması gerekmektedir. İTS de nasıl ilaçların TC numaraları mevcut ise vatandaşlarımızın da TC numaralarını girerek verebileceğimiz bir sistem yapılması gerekmektedir.
Bu sistemi kurmadan, Eczanelerimizdeki ilaçlarla ,İTS sistemindeki ilaçların eşitliğiniz sağlamadan eczanelerimize uygulanacak baskı ilaç ve eczacılık hizmetini cidi bir kaosa sokacaktır. Eczanelerimizde, astım krizi veya kalp krizi için kullandıkları ilaçları almaya gelen vatandaşlarımıza veya kucağında çocuğu ateşler içinde yanarken gelen babaya “REÇETEN YOKSA İLAÇ VEREMEM” denilemez. Bu durum sonucunda, ya eczacılar olarak şiddete maruz kalırız, ya da hastalarımızın sağlığını tehlikeye atmış oluruz. Biz bu durumlarla karşılaşmak istemiyoruz.
'Eczacılar 5 yıllık detaylı fakülte eğitimi almış ilaç uzmanlarıdır. Amacı dışında veya kötü amaç için kullanılan ilaçları zaten kontrollü olarak takip edilerek verilmektedir. Bakanlık tarafından kontrol edilmesi gereken ilaçlar (mor reçete, kırmızı reçete) zaten reçeteli veriliyor. Ama ağrı kesici, öksürük şurubu gibi ilaçlar ya da devamlı kullandığı bir ilacı kaybettiği, kırdığı için gece nöbetteyken gelen hastalardan reçete mi isteyeceğiz? Bu duruma vatandaş da, hastaneler de, acil doktorları da eczacı da hazır değil.
İlacını kaybeden, kıran, doktor tarafından tavsiye edildiği halde SGK'nın Sağlık Uygulama Tebliği koşullarından dolayı ilaçlarına ulaşamayan hastalarımızın ilaçlarını verebilmeliyiz.
Yetkililer unutmasınlar, kimse sabah kalkıp veya gece yarısı aklına esip, zevk için gidip ilaç alayım demez. Ama ilaca ihtiyacı olan vatandaş, mutlaka ilaçlarını temin etmek zorundadır. Aksi halde anında kullanılması gereken ilacını alamayan hastanın hayati sorumluluğunu kim karşılayacaktır?
Özetle; YASALAR GÜNÜN KOŞULLLARINA UYGUN HALE GETİRİLMELİ, Kurum tarafından gerekli kılavuzlar hazırlanarak ve ilaç eczacılık hizmetini aksatmayacak yöntemlerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.
TEİS BASIN BÜROSU/14/07/2014
HPV Aşısı Rahim Ağzı Kanserine Karşı Hayat KurtarıyorKadın hastalıkları ve doğum uzmanı Opr. Dr. Mustafa Melih Erkan, dünyada her yıl yüz binlerce kadının hayatını kaybetmesine neden olan rahim ağzı kanserine karşı HPV aşısının en etkili korunma yöntemlerinden biri olduğunu belirtti.10 Mart 2026 Salı 16:36BASIN HABERLERİ
Göğüs boşluğundaki tümör, uzun bir operasyon sonucu çıkarıldıAnkara Bilkent Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen operasyonla, göğüs kafesinde ve büyük damarların arasında yer alan paratiroid tümörü yaklaşık 5 saat süren ameliyatla çıkarıldı. Ameliyatın ardından hastanın şikayetleri büyük ölçüde geriledi.10 Mart 2026 Salı 16:32BASIN HABERLERİ
Beynindeki Damar Yumağı 5 Saatlik Ameliyatla AlındıArdahan’da aniden bayılan 29 yaşındaki Emre Toptaş’ın beyninde ani ölüme yol açabilecek damar yumağı tespit edildi. Zamanla yarışan doktorlar yaklaşık 5 saat süren riskli ameliyatla hastayı hayata döndürdü.10 Mart 2026 Salı 16:29BASIN HABERLERİ
AYM’den Sağlık Çalışanlarının Nöbet Ücreti Sınırına İptalAnayasa Mahkemesi, sağlık çalışanlarının nöbet ücretlerine getirilen saat sınırını Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Kararda, belirli sürenin üzerindeki nöbetler için ücret ödenmemesinin sağlık çalışanlarına “orantısız külfet” yüklediği vurgulandı.10 Mart 2026 Salı 16:27BASIN HABERLERİ
Araştırma: Şekerli İçecekler KOAH Riskini ArtırabilirABD’de yapılan yeni bir araştırma, şekerli içecek tüketiminin ölümcül bir akciğer hastalığı olan KOAH riskini artırabileceğini ortaya koydu.10 Mart 2026 Salı 14:32BASIN HABERLERİ
Vücudunun Yüzde 75’i Yanan Genç 17 Ameliyatla Hayata TutunduKahramanmaraş’ta tiner bidonunun patlaması sonucu çıkan yangında ağır yaralanan 16 yaşındaki Ökkeş Can Baykuş, Gaziantep Şehir Hastanesi’nde geçirdiği 17 ameliyatın ardından sağlığına kavuştu.10 Mart 2026 Salı 14:13BASIN HABERLERİ
e-Nabız’a Yeni Özellik: “İlacım Nerede?” Hizmete SunulduSağlık Bakanlığı, e-Nabız sistemine “İlacım Nerede?” adlı yeni bir özellik ekledi. Uygulama sayesinde vatandaşlar reçetelerinde yer alan ilaçların hangi eczanelerde bulunduğunu saniyeler içinde görebilecek.10 Mart 2026 Salı 14:11BASIN HABERLERİ
Türkiye’de 10 Milyon Kişi Böbrek Hastalığı Riskiyle Karşı KarşıyaProf. Dr. Aydın Türkmen, Türkiye’de kronik böbrek hastalığının görülme sıklığının yüzde 16’ya ulaştığını belirterek yaklaşık 10 milyon kişinin böbrek yetersizliği riski taşıdığını söyledi. Türkmen, erken tanı ve organ bağışının önemine dikkat çekti.10 Mart 2026 Salı 14:10BASIN HABERLERİ
Hastanede Nefes Alamayan Çocuğu Heimlich Manevrasıyla KurtardıKütahya Şehir Hastanesinde boğazına şeker kaçan 3 yaşındaki çocuk nefes alamayınca sağlık personeli Sabri Demirbaş hızla müdahale etti. Heimlich manevrası uygulayan Demirbaş, çocuğun boğazındaki şekeri çıkararak yeniden nefes almasını sağladı.10 Mart 2026 Salı 13:26BASIN HABERLERİ
Araştırma: Uzun Ömür İlaçlarının Etkisi “Biyolojik Piyango” GibiYeni bir araştırma, rapamisin gibi yaşam süresini uzatmaya yönelik ilaçların etkisinin kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu durumun uzun ömür tedavilerinin sonuçlarını “biyolojik piyango”ya benzetti.10 Mart 2026 Salı 13:25BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










