UZMAN PSİKOLOG ÇAPAR: “YAS TUTARKEN HATIRALARDAN KAÇMAYIN”
Her bireyin yas sürecini farklı yaşadığına dikkat çeken Uzman Psikolog Tara Çapar, yasın, nefes almada zorluk, boğulma hissi, güç kaybı, iştahsızlık,...

09 Temmuz 2024 Salı 09:33
Her bireyin yas sürecini farklı yaşadığına dikkat çeken Uzman Psikolog Tara Çapar, yasın, nefes almada zorluk, boğulma hissi, güç kaybı, iştahsızlık, çabuk yorulma gibi bedensel sorunlara yol açabileceğini söyledi. Psikolog Çapar, ölüm gerçeğiyle yüzleşmek, acıyı yaşayıp veda etmek için cenazeye gidilmesini önerdi, kaybedilen kişiyi hatırlatan yer ve kişilerden kaçmanın ise yas sürecini atlatmaya engel olacağını vurguladı.
Acıbadem Adana Hastanesi Uzman Psikolog Tara Çapar, sevilen kişi kaybedildiği zaman ortaya çıkan yoğun duygular ile yas tepkileri hakkında önemli bilgiler verdi. Herkesin kendine özgü bir biçimde yas tuttuğunun altını çizen Psikolog Çapar "Yas yaşamda karşılaşılan farklı bir olay olup yaş, kültür, cinsiyet ve daha önceki yas deneyimine bağlı olarak subjektif bir şekilde deneyimlenir. Kişiler evcil hayvanın kaybına veya ilişkilerinin bitmesine, ebeveynlerinin ölümüne üzüldükleri kadar derinden üzülebilirler. Yas tepkilerine verilen bu tepkiler kişiler arası farklılıklardandır" dedi.
Kaybedilen kişi ile kurulan ilişki, yas ile ilgili dini ve kültürel inançlar, geçmiş psikiyatrik öyküsü, kişilik özellikleri, geçmiş kayıpların oluşu, ölüm algısı, sosyoekonomik düzeyi gibi faktörlerin yas tepkilerini etkilediğini dile getirdi.
"3 çeşit yas var: Normal, travmatik ve psikolojik"
Yasın normal, travmatik ve patolojik yas olarak 3 gruba ayrıldığını belirten Psikolog Çapar, "Normal yas, kayıp sonrası gözlemlenen duygusal, zihinsel, fiziksel ve davranışsal tepkilerdir. Duyusal olarak kişiler, şok, üzüntü, şuçluluk, korku, çaresizlik, isteksizlik ve yorgunluk vb. ruh halleri içerisinde olabilir. Kaybedilen kişinin ardından tutulan yas yaşanması gereken doğal bir süreçtir. Genellikle dalgalanmalar şeklinde bedensel sıkıntılar görülür. Nefes almada zorluk, boğulma hissi, güç kaybı, iştahsızlık, çabuk yorulma vb. Sevilen kişinin kaybı sonrasında zihinsel süreçler incelendiğinde kişilerde inkar, inanmama, düşüncede karışıklık, hatalı/çarpıtılmış düşünceler, halüsinasyonlar, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, rahatsız edici rüyalar vb. belirtiler gözlemlenir. Kalpte ve boğazda düğüm hissi, nefes darlığı, ağız kuruluğu, seslere karşı duyarlılık gibi fiziksel belirtiler görülür. Alkol veya madde kullanma, kaybedilen kişiyi hatırlatıcı bireylerden kaçma, uyku ve yeme problemleri, takıntılı davranışlar, ölen kişiyi arama davranışları gözlemlenir" diye konuştu.
"5 aşamadan ilki şok ve inkar"
Yas tutma sürecinin ilk aşamasının "şok ve inkar" olduğunu, kişinin ilk zamanlarda ölüm gerçeğiyle kısa bir süre hissizlik yaşayıp genellikle kaybını yok saydığı ve inkar ettiğini dile getiren Psikolog Çapar, bir sonraki aşamanın "öfke" olduğunu, bu aşamada kişinin sorgulamaya başlayıp bunun neticesinde öfkelendiğini anlattı. Çapar, "Pazarlık" aşamasında ölen kişinin geri dönmesi beklentilerinin ortaya çıktığını, öfke ve yalnızlık hissedildiğini, suçluluk duyguları hisseden kişilerin neleri daha farklı yapabilecekleri üzerine düşündüklerini söyledi. Üzüntü ve çaresizlik hislerinin hakim olduğu "depresyon-kabullenme" aşamasını ise kayıp gerçeğinin kabullenildiği, hayatın yeniden düzene koyulduğu "yeniden yapılanma" aşamasının izlediğini sözlerine ekledi.
"Travmatik yasta öfke ve isyan gözlemlenebilir"
Travmatik yasın, sevilen birinin ani veya şiddetli bir biçimde kaybedilmesi sonrası gelişen problemlerin kişinin yaşantısını ve işlevselliğini olumsuz etkilemesi olarak tanımlayan Psikolog Çapar, "Kaybın üzerinden altı ay geçmiş olmasına rağmen günün büyük çoğunluğunu kaybedilen kişiye özlem duyarak geçirmek ve bazen bu duygunun yeti yitimine sebep olduğunu görürüz. Kişide otoriteye karşı öfke ve isyan etme gözlemlenir. Kaybedilen kişiyi düşünmemek için aşırı aktivite yaptıkları, güvenmekte zorlandıkları, sosyal ortamlardan uzaklaştıkları, bağlanma stillerinde değişiklik, sürekli ağlama isteği gibi belirtiler görülür. Beklenmeyen kayıp, kaybedilen kişi ile ilişki, kişilik özellikleri, ölüm biçimi, cenaze töreninin yapılmamış olması, ölüme tanıklık etme gibi faktörler travmatik yas yaşama riskini etkiler" diye konuştu.
"Bu süreç aile ve arkadaşlarla paylaşılmalı"
Kaybın ardından en az altı ay geçmesine rağmen kişinin işlevselliğinin giderek bozulmasının patolojik yas özelliği olduğuna değinen Psikolog Çapar, bu kişilerin normal yas evrelerinden birinde takılıp kaldığını, yas sürecini tamamlayamadığını, iyileşmediğini ve patolojik tepkiler verdiğini ifade etti.
Yas sürecini daha sağlıklı atlatabilmek için kişinin, duygularını güvendiği kişiler ile paylaşmasını; uyku ve yeme düzenine dikkat edilmesini tavsiye eden Çapar, "Duygularınızı ifade edebilmek, kayıp hakkında konuşma, hatırlatan objelere temas, yaşadığınız tepkilerin normal ve doğal olduğunu bilmenize yardımcı olur. Cenazeye gitmek ölüm gerçeğiyle yüzleşmenize, acınızı yaşayıp veda etmenizi sağlar. Kaybınızı hatırlatan yer, kişi ve nesnelerden kaçmak yas sürecini atlatmanıza engel olur" dedi.
"İki aydan uzun depresyonda psikolojik destek gerekir"
Psikolog Çapar, yas sürecindeki depresyon belirtilerinin iki ayı aşması veya patolojik yas belirtileri görülmesi halinde psikolojik destek önererek bu tedaviyle ölüm sonrası ayrılıkla ilgili çatışmaları çözümlemeyi, işlevselliği arttırmayı, baş etme yöntemlerini geliştirmeyi, psikoeğitim vermeyi ve hayata yeniden uyumu sağlamayı amaçladıklarını dile getirdi. Kişinin yas sürecini tamamladıktan sonra normal ve sağlıklı hayatına dönebileceğini, yası yaşamının bir parçası haline getirip bununla yaşamayı öğreneceğini sözlerine ekledi.
Çocukların yaşına göre ölüm kavramını farklı şekilde algılayabileceğinin altını çizen Psikolog Çapar, "Yas sürecinde suçluluk hissetseler de bu ölümün çocuğun davranışları sonucunda olmadığı belirtilmelidir. Yatak ıslatma, parmak emme gibi davranışlar veya öfke ve riskli davranışlar da gözlemlenebilir" dedi.
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










