UZMANLARDAN SU KESİNTİSİ SONRASINDAKİ ENFEKSİYON RİSKİNE KARŞI UYARI
Uzmanlar, su kesintilerinin ardından musluklardan akan ilk şebeke suyunun sağlıklı olmayacağını, özellikle çocuklar, hamileler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerin suyla bulaşan hastalıklara karşı daha savunmasız kalabileceği uyarısında bulundu

05 Ekim 2025 Pazar 11:53
SBÜ Gülhane Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder: - "Şebekeye tekrar su verildiğinde ilk gelen suda bulanıklık, pas, kötü koku veya mikrobiyolojik kirlilik görülebilir. Bu tür sular doğrudan içildiğinde ya da yemek yapımında kullanıldığında mide bağırsak enfeksiyonlarından cilt problemlerine kadar uzanan sağlık sorunlarına yol açabilir"
Ankara Etlik Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülnur Kul: - "Su kesintilerinden sonra gelen şebeke sularının mutlaka kaynatılması veya klorlanması gerekir. Özellikle içme suyu olarak ya da sebze ve meyvelerin yıkanmasında kullanılacak suların birkaç dakika kaynamaya devam etmesi sağlanmalı"
Uzun süreli su kesintilerinin ardından musluklardan akan ilk su, bazı enfeksiyon risklerini de beraberinde getiriyor. Bu tip suların doğrudan içilmesi, kişisel temizlikte veya yemek yapımında kullanılması, mide bağırsak enfeksiyonlarının yanında tifo, kolera, dizanteri, hepatit A ve E gibi hastalıklara da yol açabiliyor.
Söz konusu riskler ve alınması gereken önlemlere ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, su kesintilerinin sadece günlük hayatı aksatmadığını aynı zamanda halk sağlığı açısından da önemli riskleri barındırdığını söyledi.
Borularda uzun süre hareketsiz kalan suda, kesinti sonrası tortu ve mikroorganizma yoğunluğunun artabileceğine dikkati çeken Ergüder, "Şebekeye tekrar su verildiğinde ilk gelen suda bulanıklık, pas, kötü koku veya mikrobiyolojik kirlilik görülebilir. Bu tür sular doğrudan içildiğinde ya da yemek yapımında kullanıldığında mide bağırsak enfeksiyonlarından cilt problemlerine kadar uzanan sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle bebekler, yaşlılar ve bağışıklığı zayıf bireyler bu risklerden daha kolay etkilenir." dedi.
- "Kesinti sonrasında su hemen kullanılmamalı"
Prof. Dr. Ergüder, su kesintilerinin ardından ilk gelen şebeke suyunun kullanımına ilişkin şu uyarıları yaptı:
"Kesinti sonrası suyun hemen kullanılmaması, önce bir süre akıtılarak berraklığının ve kokusunun kontrol edilmesi gerekir. İçme ve yemek pişirme amaçlı olarak, şebeke suyunun güvenli olduğundan emin olana kadar ambalajlı su, kaynatılmış su gibi alternatif kaynaklara yönelmek en doğru yaklaşımdır. Ayrıca, apartman depolarının düzenli olarak temizlenip dezenfekte edilmesi, bireysel filtre veya arıtma sistemlerinin bakımının yapılması da kesinti sonrası bulaş risklerini en aza indirir."
Su kesintilerinin sadece teknik aksaklık değil, hijyen ve gıda güvenliğiyle doğrudan ilişkili bir durum olduğunu vurgulayan Ergüder, "Bu süreçlerde bireylerin bilinçli hareket etmesi, yerel idarelerin de düzenli bilgilendirme ve kontrol mekanizmalarıyla süreci yönetmesi halk sağlığı açısından büyük önem taşır." ifadelerini kullandı.
- "Doğrudan tüketilmesi, temizlikte kullanılması toplum sağlığı açısından tehlike oluşturur"
Ankara Etlik Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülnur Kul ise suyla bulaşan hastalıkların her yaş grubundaki bireyleri etkileyebileceğini, özellikle çocuklar, hamileler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerin bu hastalıklara karşı daha savunmasız olduğunu belirtti.
Kul, su kaynaklı enfeksiyonların toplum içinde hızla yayılabildiğini ve ciddi salgınlara yol açabildiğini aktararak, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Su kesintisi dönemlerinde veya kesinti sonrasında gelen şebeke suyu, kuyu suları, tankerlerle taşınan sular, çeşme ve artezyen suları ile göl veya nehir gibi yüzey suları güvenilir olmayabilir. Bu tür suların doğrudan tüketilmesi ya da temizlikte kullanılması toplum sağlığı açısından tehlike oluşturur. Bu suların içilmesi, diş fırçalama veya banyo yapma gibi kişisel temizlikte kullanılması, sebze ve meyvelerin yıkanması veya buz yapımında tercih edilmesi tifo, kolera, amipli ya da basilli dizanteri, bağırsak parazitleri, hepatit A ve E, leptospiroz ve tularemi gibi hastalıkların bulaşmasına neden olabilir. Bu hastalıklar, hijyen kurallarına dikkat edilmediği durumlarda insandan insana da geçebilir."
- "İshal, bulantı, kusma, karın ağrısı belirtilerinde sağlık kuruluşuna başvurulmalı"
Doç. Dr. Gülnur Kul, kirli atık suların içme veya kullanma suyuna karışmasının o suyu kullanan birçok kişinin aynı anda hastalanmasına yol açabileceğine de dikkati çekti.
Hastalıkların kuluçka sürelerinin farklı olduğunu anlatan Kul, "Bazı bakteriyel ishal vakalarında bu süre birkaç gün iken, tifoda ortalama iki hafta, hepatit A'da ise yaklaşık altı hafta olabilir. İshal, bulantı kusma, karın ağrısı gibi belirtiler görüldüğünde, tanı konulması ve olası bir salgının önlenebilmesi için vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Aynı anda birden fazla kişinin hastalanması, salgın riski açısından ciddi bir uyarı olarak değerlendirilmelidir." diye konuştu.
Su kesintisi sırasında boru hatlarında dış ortama göre daha düşük (negatif) basınç oluştuğunu ve bu durumun çevredeki kirli suların boruların içine sızmasına yol açabileceğini belirten Kul, "Böylece, kesinti sonrası şebekeye verilen temiz su, musluklardan kirlenmiş halde akabilir. Ayrıca suyun akışının durması veya yavaşlaması sonucunda boru yüzeylerinde biriken 'biyofilm' tabakasında mikroorganizmalar çoğalabilir ve suyun mikroplarla kirlenmesine yol açabilir." bilgisini paylaştı.
Kul, ambalajlı ve ruhsatlı kaynak suları dışında kalan tüm suların enfeksiyon riski taşıyabileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Bu nedenle, su kesintilerinden sonra gelen şebeke sularının mutlaka kaynatılması veya klorlanması gerekir. Özellikle içme suyu olarak ya da sebze ve meyvelerin yıkanmasında kullanılacak suların kaynatılarak birkaç dakika kaynamaya devam etmesi ya da uygun şekilde klorlanması sağlanmalı. Bu işlemler, mikropların büyük oranda yok edilmesini sağlar."
Prostat Kanseri Tedavisinde Yeni Dönem: Radyoligand Tedavisi Riskleri Yüzde 28 AzalttıWeill Cornell Medicine öncülüğünde 20 ülkede yürütülen Faz 3 PSMAddition çalışması, metastatik hormona duyarlı prostat kanserinde standart tedaviye eklenen ^177Lu-PSMA-617'nin hastalığın ilerleme ve ölüm riskini yüzde 28 oranında düşürdüğünü ortaya koydu.11 Ağustos 2026 Salı 16:55BASIN HABERLERİ
ABD'de Et ve Fermente Gıdalar Akımı: Geleneksel Soframız Dünya GündemindeABD'de kırmızı et ile yoğurt, kefir, turşu gibi fermente gıdaları bir araya getiren beslenme modeli tartışma başlattı. Türk mutfağına son derece tanıdık olan bu kombinasyonun bağırsak sağlığına etkileri inceleniyor.11 Ağustos 2026 Salı 16:53BESLENME VE DİYET
Karaciğer Sağlığında Tabağın Gücü: Akdeniz Tipi Beslenme Modeli Öne ÇıkıyorKaraciğer sağlığını korumada tek bir besin öne çıkmak yerine genel beslenme düzeni belirleyici oluyor. Uzmanlar, Akdeniz tipi beslenme modelinin yağlı karaciğer hastalığı riskini azalttığını ve organ fonksiyonlarını desteklediğini vurguluyor.11 Ağustos 2026 Salı 16:50BESLENME VE DİYET
Dövme Mürekkebinin Bilinmeyen Tehlikesi: Lenfoma ve Melanom Riski Arttı mı?İsveç'te gerçekleştirilen geniş kapsamlı araştırmalar, dövme mürekkebinin cilt altında sabit kalmayıp lenf düğümlerine taşındığını gösterdi.11 Ağustos 2026 Salı 15:59BASIN HABERLERİ
Meme Kanseriyle Mücadelesini Kazanan Aile Hekimi Nihan Şenol Görevine Dönüp Umut OlduGaziantep'te yaşayan 46 yaşındaki Aile Hekimi Doktor Nihan Şenol, 1,5 yıl süren meme kanseri tedavisinin ardından hem mesleğine geri döndü hem de katıldığı seminerlerde deneyimlerini paylaşarak erken tanının önemine dikkat çekmeye başladı.11 Ağustos 2026 Salı 15:17BASIN HABERLERİ
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola Bilançosu Ağırlaşıyor: Can Kaybı 2 Bini AştıKongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Mayıs ayında başlayan Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 11'e ulaştı. Uluslararası kuruluşlar, salgının dünya tarihindeki en büyük Ebola krizine dönüşebileceği yönünde endişelerini dile getiriyor.11 Ağustos 2026 Salı 15:15BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanı Memişoğlu Duyurdu: Sporcu Sağlık Raporları Yönetmeliği Yürürlüğe GirdiSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sporcu sağlığını korumayı hedefleyen ve lisans süreçlerini kolaylaştıran yeni Sporcu Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin detaylarını açıkladı. Düzenleme ile rapor geçerlilik süreleri 3 yıla çıkarıldı.11 Ağustos 2026 Salı 15:13BASIN HABERLERİ
Kahramanmaraş'taki Kuvözde Şiddet Davasında Flaş Gelişme: Adli Tıp Raporu Dosyaya GirdiKahramanmaraş’ta kuvözdeki bebeğe şiddet uyguladığı iddiasıyla tutuklanan hemşirenin yargılandığı davada Adli Tıp Kurumu raporu açıklandı.11 Ağustos 2026 Salı 15:01BASIN HABERLERİ
Avrupa'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Yunanistan'da Vakalar Hızla ArtıyorAvrupa'da Batı Nil virüsünün en çok görüldüğü ikinci ülke olan Yunanistan'da sağlık yetkilileri harekete geçti. Atina Doktorlar Birliği, artan ölüm ve vakalar üzerine sivrisineklerle mücadelenin acilen artırılması için çağrıda bulundu.11 Ağustos 2026 Salı 14:48BASIN HABERLERİ
Türkiye İlaç Sektöründe AR-GE Patlaması: Harcamalar 5 Yılda 8,3 Katına Çıkarak 5,6 Milyar Liraya UlaştıRekabet Kurulunun İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu'na göre Türkiye ilaç pazarında AR-GE harcamaları 2020-2024 döneminde devasa bir artış gösterdi.11 Ağustos 2026 Salı 14:45BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










