22 ülkeden 2 milyon 50 bin 716 katılımcının verileriyle gerçekleştirilen kapsamlı bir sistematik derleme ve meta-analiz, günlük içecek tercihlerinin ruh sağlığı üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. PubMed, Web of Science ve PsycINFO gibi temel veri tabanlarındaki araştırmaların incelendiği çalışmada, şekerle tatlandırılmış içecekler, bubble tea, gazlı içecekler ve enerji içeceklerinin yüksek miktarda tüketimi depresyon ve kaygı ile pozitif yönde ilişkili bulundu.
Şekerli İçeceklerde Risk Yüksek, Kahve Depresyonu %13 Azaltıyor
Birleştirilmiş analiz sonuçlarına göre şekerle tatlandırılmış içeceklerde depresyon olasılık oranı 1,29, bubble tea'de 2,62, gazlı içeceklerde 1,81 ve enerji içeceklerinde 1,30 olarak hesaplandı. En güçlü ilişkinin çocuk ve ergen grupta görüldüğü araştırmada; kahve ise tamamen zıt bir tablo çizdi. Daha yüksek kahve tüketiminin depresyon riskinde yaklaşık yüzde 13'lük bir düşüşle (0,87 olasılık oranı) ilişkili olduğu saptandı.
"Neden-Sonuç İlişkisi İçin İleri Araştırmalar Gerekiyor"
Uzmanlar, araştırmaya dahil edilen çalışmaların büyük bölümünün kesitsel (zaman eşli) nitelikte olması sebebiyle bulguların doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi olarak yorumlanmaması gerektiğinin altını çizdi. Kahvedeki antioksidan ve anti-inflamatuar bileşenlerin koruyucu bir etki sunabileceği tartışılsa da; beslenme, uyku ve yaşam tarzı gibi değişkenlerin sonuçlarda rol oynayabileceği, bu nedenle kesin yargılar için ileriye dönük kohort araştırmalarına ihtiyaç duyulduğu belirtildi.