Yaz aylarında rekor seviyelere ulaşan hava sıcaklıkları, özellikle kronik hastalığı olan ve düzenli ilaç kullanan bireyler için gizli bir tehdit oluşturuyor. Vücudumuz sıcak havalarda terleyerek ve cilt damarlarını genişleterek kendi serinletme mekanizmasını çalıştırsa da, günlük hayatta sıkça kullanılan bazı ilaçlar bu doğal süreci sekteye uğratabiliyor. Uzmanlar, kullanılan bazı tedavilerin terlemeyi azaltarak, susuzluk hissini baskılayarak veya aşırı sıvı kaybına yol açarak sıcak bitkinliği ve sıcak çarpması riskini ciddi oranda artırdığını belirtiyor.
Diüretikler ve Tansiyon İlaçları Başı Çekiyor
Sıcak havalarda en büyük risk grubunu idrar söktürücü olarak bilinen diüretikler ile tansiyon ilaçları oluşturuyor. Terlemeyle kaybedilen sıvıya diüretiklerin yol açtığı mineral atılımı da eklendiğinde; şiddetli susuzluk, tansiyon düşmesi, bayılma ve akut böbrek hasarı gelişebiliyor. Beta blokerler kalbin sıcaklığa yanıt olarak pompaladığı kan miktarını sınırlarken, diyabet tedavisinde kullanılan insülin ise sıcak havadaki artan kan akımı nedeniyle daha hızlı emilerek kan şekerinin aniden düşmesine yol açabiliyor.
Bazı Alerji ve Psikiyatri İlaçları Terlemeyi Engelliyor
Antikolinerjik etkiye sahip bazı mesane ilaçları, Parkinson tedavileri, eski kuşak alerji ilaçları ve bazı antidepresanlar ter bezlerinin çalışmasını baskılayarak vücudun buharlaşma yoluyla soğumasını engelleyebiliyor. Antipsikotikler beynin ısı düzenleme merkezini etkilerken; uyku ilaçları ve kaygı gidericiler ise kişide oluşturduğu zihinsel bulanıklık nedeniyle susuzluk ve sıcaklık belirtilerinin geç fark edilmesine sebep olabiliyor.
İlaçlarınızı Sakın Kendi Kendinize Kesmeyin!
Sıcaklık artışlarının ilaçları aniden bırakmak için bir gerekçe olamayacağının altını çizen uzmanlar, tedavinin aniden kesilmesinin mevcut kronik hastalıkları çok daha tehlikeli boyutlara taşıyabileceği uyarısında bulunuyor. Bunun yerine, özellikle yaşlılar ve birden fazla ilaç kullanan hastaların hekimlerine danışarak sıcak günlere özel kişisel bir sıvı ve doz takip planı oluşturması gerekiyor. Ayrıca ilaçların doğrudan güneş ışığında, otomobil içlerinde saklanmaması ve yapısı bozulan medikal ürünlerin kullanılmaması hayati önem taşıyor.