Bilim İnsanlarından Korkutan Sigara ve Nanoplastik Uyarısı: Akciğer Bariyerini Çökertiyor!

İtalya ve Belçika’da yapılan ortak araştırmada, sigara dumanına maruz kalan solunum yolu hücrelerinin nanoplastikleri çok daha kolay bünyesine aldığı saptandı.

İtalya ve Belçika’daki üniversite ile araştırma merkezlerinin ortaklığında yürütülen yeni bir laboratuvar çalışması, sigara dumanı ve çevresel nanoplastiklerin solunum sistemi üzerindeki birleşik tehlikesini gözler önüne serdi. İnsan bronş epitel hücreleri (BEAS-2B ve 16HBE) üzerinde gerçekleştirilen araştırmada, sigara dumanı özütüne maruz kalan hücrelerin polistiren nanoplastik parçacıklarını daha fazla içine emdiği belirlendi.

Sigara Dumanı Akciğerin Doğal Kalkanını Düşürüyor

Araştırma sonuçları, sigara dumanının solunum yollarını kaplayan epitel tabakasındaki sıkı bağlantı proteinlerini azalttığını gösterdi. Akciğerleri dış etkenlerden koruyan doğal epitel bariyerinin bozulmasıyla birlikte geçirgenlik arttı ve mikro boyuttaki nanoplastiklerin hücre içine girişi kolaylaştı. Gerçek solunum yolu yapısını taklit eden hava-sıvı ara yüzeyi modellerinde de aynı yıkıcı etki doğrulandı.

KOAH Benzeri Yapısal Değişiklikleri Tetikliyor

Sigara dumanı ile çevrede yaygın olarak bulunan nanoplastiklere aynı anda maruz kalmanın, mukus üreten "goblet" hücrelerinin sayısında belirgin artışa yol açtığı kaydedildi. Uzmanlar, bu durumun Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) ile benzerlik gösteren yapısal doku bozulmalarıyla doğrudan ilişkili olabileceğini vurguladı. Zararın yalnızca iltihaplanmayla (inflamasyon) sınırlı kalmadığı, doğrudan hücre bariyerinin çökmesinden kaynaklandığı açıklandı.

Sigara İçenler Nanoplastik Tehdidine Karşı Daha Savunmasız

Plastiklerin zamanla aşınmasıyla havaya karışan nanoplastiklerin insan dokularına kadar ulaştığı bilinirken; bu çalışma, özellikle sigara kullanan bireylerin plastik parçacıklarına karşı hücresel düzeyde çok daha savunmasız hâle geldiğini kanıtlıyor.

Bilim insanları, çalışmanın deneysel bir hücre kültürü araştırması olduğunun altını çizerek; insanlardaki kesin risk düzeyinin ve uzun vadeli klinik sonuçlarının belirlenmesi için saha çalışmalarının devam etmesi gerektiğini ifade etti.

Manşetler

YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILDI