Dünya Obezite Günü: Her 8 kişiden 1’i obezite ile yaşıyor

4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla derlenen verilere göre, dünyada 2,5 milyar yetişkin aşırı kilolu, 890 milyondan fazlası ise obez. Uzmanlar, obezitenin artık düşük ve orta gelirli ülkelerde de hızla arttığına dikkat çekiyor.

AA muhabiri, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla obeziteye ilişkin verileri derledi.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunlarından biri olarak bilinen obezite, genel anlamda “bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkması” olarak tanımlanıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), aşırı kiloyu “vücutta aşırı yağ birikmesi durumu” olarak tanımlarken, obeziteyi ise aşırı yağ birikimiyle karakterize kronik ve karmaşık bir sağlık problemi olarak ifade ediyor. Obezitenin, enerji alımı ile enerji harcaması arasındaki dengesizlikten kaynaklandığı belirtiliyor.

DSÖ’ye göre vücut kitle endeksi 25’in üzerinde olanlar “aşırı kilolu”, 30’un üzerinde olanlar ise “obez” kabul ediliyor.

Obezite; tip 2 diyabet ve kalp hastalığı riskini artırırken kemik sağlığını ve üremeyi olumsuz etkileyebiliyor. Bazı kanser türlerinin riskini artıran obezite, uyku bozukluklarına ve hareket kabiliyetinde azalmaya yol açarak yaşam kalitesini düşürüyor. Uzmanlar, obezitenin çevresel ve psikososyal faktörlerin yanı sıra genetik varyantlardan kaynaklanan çok faktörlü bir hastalık olduğuna işaret ediyor.

2,5 milyar yetişkin aşırı kilolu

DSÖ’nün 2022 verilerini içeren son raporuna göre, dünyada her 8 kişiden 1’i obezite ile yaşıyor.

1990’dan bu yana yetişkinlerde obezite oranı 2 kattan fazla artarken, ergenlerde bu oran 4 katına çıktı. Dünya genelinde 18 yaş ve üzeri 2,5 milyar yetişkin aşırı kilolu, 890 milyondan fazlası ise obez olarak yaşıyor. Yetişkinlerin yüzde 43’ü fazla kilolu, yüzde 16’sı ise obezite sorunu yaşıyor.

5-19 yaş arası 390 milyondan fazla çocuk ve ergen fazla kilolu, bunların 160 milyonu obeziteyle karşı karşıya bulunuyor. 1990’da bu yaş grubundaki çocuk ve ergenlerin yalnızca yüzde 2’si (31 milyon) obeziteyle yaşarken, 2022’de bu oran yüzde 8’e (160 milyondan fazla) yükseldi.

Obezite artık düşük ve orta gelirli ülkelerin de sorunu

DSÖ’ye göre, bir dönem yüksek gelirli ülkelerin sorunu olarak görülen aşırı kilo, artık düşük ve orta gelirli ülkelerde de artış gösteriyor.

Afrika’da 5 yaş altındaki aşırı kilolu çocuk sayısı 2000’den bu yana yaklaşık yüzde 12,1 artış gösterdi. 2024 itibarıyla aşırı kilolu veya obeziteyle yaşayan 5 yaş altındaki çocukların neredeyse yarısının Asya’da bulunduğu bildirildi.

Aşırı kilo ve obezite ile bunlara bağlı bulaşıcı olmayan hastalıkların büyük ölçüde önlenebilir ve yönetilebilir olduğu vurgulanıyor.

Küresel eylem çağrısı

Uzmanlar, gebelik öncesinden başlayarak erken çocukluk dönemine kadar yaşamın her aşamasında önleyici müdahalelerin önemine dikkat çekiyor. Hamilelikte uygun kilo alımı, doğumdan sonraki ilk 6 ay yalnızca anne sütüyle beslenme ve ekran süresinin sınırlandırılması öneriler arasında yer alıyor.

Şekerli içeceklerin ve yüksek enerjili gıdaların tüketiminin azaltılması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi ve düzenli fiziksel aktivite obeziteyle mücadelede etkili yöntemler olarak öne çıkıyor.

DSÖ, küresel obezite krizine karşı uzun süredir uyarılarda bulunuyor. Üye ülkeler tarafından 2012’de onaylanan ve 2025’te DSÖ Genel Kurulu’nda 2030’a kadar uzatılan küresel beslenme hedefleri, çocukluk çağı obezitesinde artışın durdurulmasını ve diyabet ile obezitenin yayılımının kontrol altına alınmasını amaçlıyor. Uzmanlar, bu hedeflere ulaşmak için hızlandırılmış küresel eyleme ihtiyaç bulunduğunu vurguluyor.

Manşetler