Dünya genelinde milyonlarca bireyi ve aileyi etkileyen nörodejeneratif hastalıkların başında gelen demans konusunda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) önemli bir güncellemeye gitti. The Lancet’te yayımlanan bilimsel verilere dayandırılan yeni DSÖ rehberi, hastalığın gelişiminde rol oynayan ve müdahale edilebilir risk faktörlerini ele alıyor.
"Kalp İçin İyi Olan Beyin İçin de İyi"
DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus liderliğinde sunulan rehbere göre, demans riskini azaltmanın temel yolu kalp-damar sağlığını korumaktan geçiyor. Düzenli fiziksel aktivite, sigarayı bırakmak, aşırı alkol tüketiminden kaçınmak, tansiyon, kolesterol, kan şekeri ve kilo kontrolü sağlamak öncelikli adımlar arasında sıralanıyor. Ayrıca son dönem araştırmaları, işitme kaybının zihinsel yükü artırarak ve sosyal izolasyona yol açarak demans riskini tetiklediğini gösteriyor; işitme cihazı kullanımının yüksek riskli bireylerde bilişsel gerilemeyi yüzde 50 oranında yavaşlatabildiği ifade ediliyor.
Vitamin ve Omega-3 Takviyelerine Yanıltıcı Umut Uyarısı
Güncellenen rehberin en dikkat çekici maddelerinden birini gıda takviyeleri oluşturdu. DSÖ, klinik açıdan tanısı konmuş bir besin eksikliği bulunmadığı sürece demans riskini azaltmak amacıyla B vitamini, E vitamini, omega-3 ya da multivitamin kullanımını önermiyor. Yapılan klinik çalışmaların bu takviyelerin demansa karşı koruyucu olduğunu kanıtlamadığını belirten yetkililer, kontrolsüz ve yüksek doz takviye kullanımının zararlı etkilere yol açabileceğini bildirdi.
Değiştirilebilir Risk Faktörleri Bütüncül Yönetilmeli
DSÖ uzmanları, raporda geçen "yüzde 45 değiştirilebilir risk" ifadesinin bireysel bir kesinlik sunmadığını, toplum genelindeki epidemiyolojik potansiyeli yansıttığını hatırlattı. Erken yaştaki düşük eğitim düzeyi veya çevre kirliliği gibi kişisel kontrolün ötesindeki faktörlerin yanı sıra yaşam tarzı değişikliklerinin bütüncül bir yaklaşımla ve ertelemeden hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.