Günlük yaşamda bilgisayar kullanımı, ağır yük kaldırma veya ters bir hareket sonrasında el bileğinde aniden beliren küçük şişlikler, çoğunlukla "nasılsa geçer" denilerek göz ardı ediliyor. Oysa tıp literatüründe "ganglion kisti" olarak adlandırılan bu oluşumlar, ihmal edildiğinde el fonksiyonlarını ciddi oranda baltalayabiliyor. İstanbul Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Gail Gasimov, ganglion kistlerinin eklem kapsülünden veya tendon kılıfından sızan, içi jel kıvamında bir sıvıyla dolu baloncuklar olduğunu belirtti. Bu kistlerin en sık el bileğinin sırt kısmında konuşlandığını ifade eden Gasimov; avuç içi, parmaklar, ayak bileği ve ayak tabanında da bu yapılara rastlanabildiğini aktardı.
Bilgisayar Kullanımı ve Ağır Antrenmanlar Kisti Büyütüyor
Ganglion kistlerinin kesin çıkış noktası tam olarak tayin edilemese de, eklem sıvısının dışarı doğru taşmasıyla büyüdüğünü dile getiren Op. Dr. Gail Gasimov, mekanik zorlanmaların bu süreci tetiklediğini söyledi. Özellikle el bileğinin yoğun ve tekrarlayıcı hareketlerle kullanıldığı meslek gruplarında, uzun saatler bilgisayar başında klavye-mouse kullananlarda, ağırlık antrenmanları, şınav ve plank gibi bileğe yük bindiren sporları yapanlarda kistin geçici olarak büyüyebileceğini ifade eden Gasimov, toplumdaki bazı ezberleri de bozdu. Gasimov, soğuk havaların, beslenme tarzının ya da vitamin eksikliklerinin kistin büyümesi üzerinde hiçbir bilimsel kanıtı ve etkisi bulunmadığını vurguladı.
Uyuşma ve Elektriklenme Varsa Sinir Basısı Olabilir
Ganglion kistinin dışarıdan bakıldığında düzgün sınırlı, yuvarlak ve yumuşak bir tümsek olarak kendini belli ettiğini söyleyen Op. Dr. Gail Gasimov, klinik belirtilere karşı uyardı. Bazı hastalarda kistin sadece estetik açıdan can sıktığını, ancak pek çok kişide kavrama gücünde azalma, kronik ağrı, hareket kısıtlılığı ve uyuşma yarattığını belirten Gasimov, şu kritik uyarılarda bulundu:
"Eğer el bileğinizdeki şişliğe uyuşma, karıncalanma, elektriklenme hissi ve el gücünde bariz bir azalma eşlik ediyorsa, kist o bölgeden geçen hayati sinirlere baskı yapıyor demektir. Sinir basısı sinyali veren bu tür belirtilerin varlığında, kalıcı bir fonksiyon kaybı yaşanmaması adına vakit kaybetmeden uzman bir ortopedi hekimine başvurulması şarttır."
İlkel Yöntemler Tendonları Kopartabilir
Halk arasında kulaktan kulağa yayılan ve kistin üzerine ağır bir kitapla sertçe vurarak patlatmayı hedefleyen eski yöntemlerin çok büyük bir tıbbi risk barındırdığını vurgulayan Op. Dr. Gail Gasimov, hastaları sert bir dille uyardı. Kistin kesinlikle evde sıkılmaması, iğneyle delinmemesi veya darbe uygulanarak patlatılmaya çalışılmaması gerektiğinin altını çizen Gasimov; bu tür ilkel müdahalelerin cilt altında ciddi enfeksiyonlara, damar ve sinir yaralanmalarına ve hatta parmakları hareket ettiren tendonların geri dönüşsüz şekilde kopmasına (hasar görmesine) neden olabileceğini söyledi.
Kendiliğinden Kaybolma Şansı Da Var
Hastalığın teşhisinin uzman muayenesinin ardından kistin iç yapısını incelemek için ultrasonla, kemik problemlerini elemek için röntgenle ve derin yerleşimli şüpheli vakalarda ise MR görüntüleme ile konulduğunu söyleyen Op. Dr. Gail Gasimov, tedavi algoritmasını anlattı. Her ganglion kistinin acil bir ameliyat gerektirmediğini müjdeleyen Gasimov, hiçbir ağrı ve kısıtlılık yaratmayan kistlerin zaman içinde kendiliğinden küçülüp tamamen yok olabileceğini, bu yüzden sadece düzenli takibin yettiğini belirtti. Ağrılı durumlarda kısa süreli medikal bileklik kullanımı, aktivite modifikasyonu ve ilaç tedavisinin uygulandığını; enjektörle kist sıvısını boşaltma (aspirasyon) yönteminin ise nüks oranının yüksekliği nedeniyle her hastada tercih edilmediğini açıklayan Gasimov, kronik ağrı ve sinir basısı olan vakalarda ise altın standardın cerrahi olduğunu sözlerine ekledi. Cerrahi operasyonda, kistin bir daha tekrarlamaması için eklemle bağlantı kurduğu kök ve kapsül bölümünün de titizlikle tamamen çıkarıldığı bilgisi verildi.