Epilepsi Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar: Nöbetler Her Zaman Şiddetli Kasılmalarla mı Görülür?

Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre hastaların %70'e kadarına uygun tedaviyle nöbetsiz bir yaşam sunulabileceğine dikkat çekiyor.

Her Dalma Nöbeti Veya Uyuşma Epilepsi Anlamına Gelmez

Halk arasında genellikle şiddetli kasılmalar ve bilinç kaybıyla bilinen epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin elektriksel faaliyetlerindeki anormal değişiklikler sonucunda ortaya çıkan kronik bir nörolojik hastalık olarak tanımlanıyor. Amerikan Nöroloji Akademisinin (AAN) Haziran 2026'da yayımlanan rehberinde yer alan bilgilere göre; epilepsi nöbetleri her hastada aynı şekilde seyretmiyor. Birkaç saniyelik çevreye yanıt verememe (dalma), aniden ortaya çıkan farkındalık kaybı, istemsiz sıçramalar, ellerle tekrarlayan hareketler veya garip tat ve koku duyuları da nöbet belirtisi olabiliyor. Ancak uzmanlar, her dalgınlık veya tek bir nöbet geçirmenin doğrudan epilepsi tanısı anlamına gelmediğini, tanının uzman hekim değerlendirmesi, EEG ve MR gibi yöntemlerle konulduğunu vurguluyor.

Nöbet Sırasında Ne Yapılmalı? 112 Hangi Durumlarda Aranmalı?

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre uygun ilaç tedavisiyle hastaların %70'e kadarının nöbetsiz bir yaşam sürdürebileceği belirtilirken, nöbet sırasında tanıkların bilmesi gereken doğru ilk yardım adımları da önem taşıyor. Nöbet geçiren kişinin kasılmalarını durdurmaya çalışmamak, ağzına kesinlikle kaşık, parmak veya bez sokmamak, yaralanmayı önlemek için etraftaki sivri nesneleri uzaklaştırmak ve solunum yolunu açmak için kişiyi nazikçe yan çevirmek gerekiyor. Nöbetin 5 dakikadan uzun sürmesi, ilk nöbetin ardından bilincin toparlanamaması, nöbetin suda gerçekleşmesi veya kişinin hayatında ilk kez nöbet geçirmesi durumlarında ise vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması şart koşuluyor.

Manşetler