Marmara Üniversitesi uzmanları, ev kazalarında kimyasal madde alımının çocuklar için ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirtiyor. Üniversite yetkililerinden Uzm. Dr. Türkmen, evlerde kullanılan temizlik ve kimyasal maddelerin kilitli dolaplarda veya çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklanmaması halinde küçük yaştaki çocukların bu maddelere kolaylıkla erişebildiğini ifade etti.
Türkmen, bazı maddelerin renkleri ve parlaklığı nedeniyle çocuklar için cazip hale geldiğini, emekleme ve yürüme çağındaki çocukların ilgisini çekerek bu maddeleri ağızlarına almasının sık görüldüğünü söyledi. Ağız yoluyla alınan kimyasal maddelerin tükürükle birlikte yutulması durumunda, içeriklerindeki asidik veya alkali özelliklerin yemek borusunda aşındırıcı etkiler oluşturduğunu vurgulayan Türkmen, “Yanlışlıkla içilen kimyasal maddeler yemek borusunda hasara, delinmeye sebep olabilir. Bu hayati bir sorun, çok ciddi bir problemdir” dedi.
Özefagus Yaralanmaları ve Endoskopi Gereksinimi
Bu tür kazalarda bazı hastaların günlerce beslenemediğini belirten Türkmen, mideden tüp ile beslenme zorunluluğu ve tekrarlayan endoskopik işlemlerin söz konusu olabileceğini kaydetti. Marmara Üniversitesi’ne yılda ortalama 170-180 kimyasal madde alımı vakasının başvurduğunu aktaran Türkmen, bu vakaların 60-70’inde güçlü asidik veya alkali madde maruziyeti nedeniyle endoskopi uygulandığını ve yaklaşık yüzde 10-20’sinde yemek borusunda yaralanma görüldüğünü söyledi.
Bazı kimyasal maddelerin uçucu etkisinin de olduğunu ifade eden Türkmen, bu maddelerin havayolu yoluyla akciğere zarar vererek solunum cihazına bağlı kalmaya yol açabileceğini belirtti. Yanlışlıkla yutulan kimyasallarda kusturma işleminin kesinlikle yapılmaması gerektiğini vurgulayan uzman, ailelerin çocuklarını derhal hastaneye götürmesini ve alınan maddenin de beraberinde getirilmesini tavsiye etti.
Ev Kazalarından Ders Çıkarmak
İstanbul’da yaşayan Nurcan Özyıldırım da yaklaşık 3 yıl önce yaşadıkları bir olayı anlattı. 8 yaşındaki kızının ev kazasında etiketsiz bir kimyasal ilacı içtiğini belirten Özyıldırım, “Yüksek bir yere koymama rağmen kızım bu ilacı içti. Acilen ambulans çağırdık ve hastaneye gittik. Tedavi süreci uzun ve zorluydu” dedi.
Kızının yemek borusundaki yanık nedeniyle damardan beslendiğini, daralan borunun endoskopik işlemlerle genişletildiğini ifade eden Özyıldırım, “Daha ağır sonuçlar da olabilirdi. Şimdilik iyiyiz, çok şükür. Evde etiketsiz hiçbir kimyasal maddeden uzak durulmalı” diye konuştu.
Özyıldırım, yaşadıkları sürecin aileler için önemli bir uyarı olduğunu belirterek, kimyasal maddelerin çocukların erişemeyeceği şekilde saklanmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.