İngiltere merkezli UK Biobank veritabanı kullanılarak yürütülen araştırmada, gece uyku sırasında ışığa maruz kalmanın uzun vadeli kalp-damar sağlığı üzerindeki etkileri incelendi. 7 gün boyunca bileklik sensörleriyle ışık düzeyleri ölçülen katılımcılardan 11 binden fazlasının kalp MR görüntüleri, 73 binden fazlasının ise 8-10 yıllık sağlık takip verileri analiz edildi.
Kalp Duvarında Kalınlaşma ve Kasılma Performansında Düşüş
Gece 3 lüksün üzerinde ışığa maruz kalan bireylerin kalp MR sonuçlarında, hiç maruz kalmayanlara göre sol karıncık kas kütlesinde yüzde 2,4 artış ve kalp duvarı kalınlığında yüzde 1,5 fazlalık tespit edildi. Kalbin pompalama gücünü gösteren kasılma performansında ise yüzde 1,9’luk düşüş gözlemlendi. Yaşanan bu değişimlerin, henüz klinik hastalık belirtisi göstermeyen fakat kalp yetmezliği, atriyal fibrilasyon (%15), kalp krizi (%24) ve inme (%33) gibi hastalıklara zemin hazırlayan subklinik hasarlar olduğu bildirildi.
Biyolojik Saat ve Düzensiz Uyku Kalbi Yoruyor
Araştırmacılar, gece ışığı ile kalp yapısındaki bozulmalar arasındaki ilişkinin yaklaşık yüzde 24 ila 49’luk kısmının kısa uyku süresinden kaynaklandığını belirtti. Gece ışığının melatonin salgısını baskılayarak biyolojik saati bozduğu ve bu durumun uzun vadede kalp dokusuna olumsuz yansıdığı ifade edildi. Uzmanlar çalışma gözlemsel olduğu için direkt bir neden-sonuç ilişkisi kurulamayacağını hatırlatmakla birlikte, yatak odalarının olabildiğince karanlık tutulmasını, perdelerin kapatılmasını ve uyku esnasında telefon ekranı ya da güçlü gece lambası kullanımından kaçınılmasını tavsiye ediyor.