Hamilelikte Gelen Kritik Tanı: Zamanla Yarış Başladı
Büyükçekmece’de yaşayan Zeynep Beyaz, yüksek ateş, halsizlik ve nefes darlığı şikayetleriyle Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesine başvurdu. Yapılan tetkiklerde akut lösemi teşhisi konulan genç kadının, hastalığının hızlı ilerleyen bir tür olduğu belirlendi.
Hamileliğinin ileri haftalarında olması nedeniyle süreç daha da kritik hale gelirken, doktorlar multidisipliner bir yaklaşımla hem anne hem de bebeğin sağlığını koruyacak bir plan oluşturdu. Beyaz ise risklere rağmen bebeğini dünyaya getirmek istediğini ifade etti.
29. Haftada Doğum, Ardından Zorlu Tedavi
Gebeliğin 29. haftasında sezaryenle dünyaya gelen Aras bebek kuvöze alındı. Doğumdan sadece 3 gün sonra annenin lösemi tedavisine başlandı ve yoğun kemoterapi süreci uygulandı.
İlk tedaviye rağmen hastalıkta kalıntı bulguların devam etmesi üzerine ikinci basamak tedaviye geçildi ve ardından tam remisyon sağlandı. Uygun donör bulunamaması nedeniyle aile içinden yarı uyumlu kemik iliği nakli gerçekleştirilen Beyaz, başarılı operasyon sonrası sağlığına kavuştu.
“En Büyük Mucizem Bebeğim Oldu”
Tedavi sürecinde zorlu kararlar almak zorunda kaldığını belirten Zeynep Beyaz, yaşadıklarını “İki can arasında kaldım” sözleriyle anlattı. Prematüre doğan bebeğinin yaklaşık 45 gün kuvözde kaldığını ifade eden Beyaz, onun yaşama tutunmasının kendisine güç verdiğini söyledi.
Uzmanlar, gebelikte lösemi gibi ciddi hastalıkların multidisipliner yaklaşımla yönetilebildiğini ve doğru zamanda yapılan müdahalelerin hem anne hem de bebek için hayati önem taşıdığını vurguluyor.