Hukukçu Çiftin Hayatını Karartan İhmal: Gebe Zehirlenmesi Teşhisinde Gecikme Avukatı Felç Bıraktı!

İzmir'de bebek heyecanı yaşayan avukat Şinda Zorooğlu Akçay, iddiaya göre Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. K.K. ve hastane personelinin zincirleme ihmalleri nedeniyle doğum esnasında beyin kanaması geçirdi.

İzmir'de yaşayan ve meslek hayatlarında başarıyla ilerleyen avukat Şinda Zorooğlu Akçay ile kendisi gibi avukat olan eşi Levent Akçay’ın hayatı, bebek sahibi olmaya karar verdikleri dönemde tıp dünyasında "preeklampsi" olarak bilinen gebe zehirlenmesi ihmaliyle tamamen altüst oldu. Doğal yollardan hamile kalan Şinda Zorooğlu Akçay, hamilelik sürecinin takibi için Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. K.K.’nin muayenehanesine devam etti. Doğumun yaklaştığı aylarda riskli gebelik teşhisi konulan ve evde düzenli tansiyon takibi yapılması istenen Akçay, 17 Ekim 2020 gecesi aniden fenalaştı. Eşi Levent Akçay'ın yükselen tansiyon sonuçlarını mesajla ilettiği Dr. K.K., çifte "sabah hastaneye gelmelerini" söyledi. Ancak ilerleyen saatlerde durumun ciddileşmesi üzerine Akçay, apar topar özel bir hastanenin acil servisine kaldırıldı.

Mesajlara Dönüş Yapılmadı, Saatlerce Odada Bekletildi

İddiaya göre, eşinin durumunun kötüleştiğini hem hastaneye gitmeden önce hem de acil servisteki takip sırasında Dr. K.K.'ye defalarca mesajla bildiren Levent Akçay hiçbir geri dönüş alamadı. Acil serviste doktorun adını vermelerine rağmen, hastane personeli tarafından "doktorun durumdan haberdar olduğu" söylenerek çift kadın doğum servisinde sadece bir odada sabaha kadar bekletildi. Şinda Zorooğlu Akçay'ın sancı ve ağrıları katlanarak artarken, Dr. K.K. ancak sabah saat 08.00 sularında mesajla yanıt vererek tahlillerde önemli bir durum olmadığını ve ilaç verip taburcu etmeyi düşündüğünü belirtti.

180 Tansiyonla Gelen Felç ve Yoğun Bakım Dramı

Bu iyimser mesajdan sadece yarım saat sonra hastanede panik havası esti ve genç kadının gebe zehirlenmesi (preeklampsi) nedeniyle acil doğuma alınması gerektiği söylendi. Bu sırada bilincini kaybetmeye başlayan Akçay'ın tansiyonu 180'e fırladı ve apar topar sezaryene alındı. Doğum gerçekleştikten sonra yoğun bakıma alınan Akçay'ın, kendisi de ebe olan annesi durumdan şüphelenerek kızının konuşmadığını ve sağ el ile kolunu hareket ettiremediğini fark etti. Israrlı uyarılar neticesinde çekilen beyin tomografisinde, Şinda Zorooğlu Akçay'ın doğum esnasında beyin kanaması geçirdiği ortaya çıktı. Kanamanın saptanmasında yaşanan yaklaşık 2 saatlik gecikmenin ardından acil ameliyata alınan genç avukat, hayatta kalmayı başarsa da vücudunun sağ tarafı felç oldu ve konuşma yetisini büyük ölçüde kaybetti.

Adli Tıp Kurumu Raporu: "Tıbbi Eksiklik ve Kusur Var"

Yaşanan bu trajedinin ardından avukat Levent Akçay konuyu yargıya taşıdı ve sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu. Soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) alınan bilirkişi raporu, hastanede yaşanan skandallar zincirini bilimsel olarak kanıtladı. ATK raporunda; preeklampsi şüphesiyle takip edilen gebeden alınan kan örneklerinin zamanında incelenmemesi ve sonuçların erken sorgulanmamasının net bir "tıbbi eksiklik" olduğu vurgulandı. Hastanın hayati bulgularını ve tansiyon takiplerini düzenli olarak kayıt altına almayan ebeler L.D. ve R.Y.'nin kusurlu olduğu belirtilirken; Dr. K.K.’nin ise zehirlenmenin ağırlaştığını gösteren laboratuvar ve klinik bulgulara rağmen kan sonuçlarını zamanında değerlendirmeyerek acil sezaryen kararında geciktiği, bu nedenle eylemlerinin tıp kurallarına uygun olmadığı alt çizilerek açıklandı.

"Hayatımıza Bomba Düştü, Adalete Güveniyoruz"

Yaşadıkları hukuk mücadelesini ve yıpratıcı süreci anlatan acılı eş Levent Akçay, tahlil sonuçlarının hastane tarafından gizlendiğini veya geç fark edildiğini belirterek şöyle konuştu:

"Doktorun bize 'idrarda albümin (protein) olsaydı doğuma alırdık' dediği saatten tam 5 saat önce, zaten laboratuvar testlerinde albümin tespit edilmiş. Sonuçlara bakılmamış. Eşim çok sevdiği avukatlık mesleğini artık yapamıyor, motor korteksleri ağır hasar gördü. Çocuğunu doğduğundan beri hiç emziremedi, koklayamadı, bakamadı. Hayatımıza adeta bir bomba düştü. 5 yıldır hem hukuksal hem ruhsal olarak çok yıprandık ama bu davanın sonuna kadar gideceğiz. Adalete inancımız tam."

Uzun süre tekerlekli sandalyeye mahkum kalan ve yoğun fizik tedavilerle yeni yeni ayağa kalkmaya çalışan Şinda Zorooğlu Akçay ise güçlükle konuşarak, "Mesleğimi yapamıyorum, çocuklarıma annelik edemiyorum. Önce Allah'a, sonra Türk adaletine güveniyorum" ifadelerini kullandı.

Karşıyaka 1'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada; Kadın Doğum Uzmanı Dr. K.K. "bilinçli taksirle yaralama", hastane personeli L.D., M.S.Y., O.A.T., Ö.N.M. ve R.E. ise "taksirle yaralama" suçlarından tutuksuz olarak yargılanmaya devam ediyor.

Manşetler

YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILDI