İzmir’de Tıp Tarihine Geçen İlklere İmza Atıldı: Kapalı Yöntemle Kanserli Memeyi Boşalttılar!

İzmir Şehir Hastanesinde meme kanseri teşhisi konulan 2. evre hastaya, İzmir’de ilk, Türkiye’de ise sadece 7 merkezde uygulanabilen endoskopik yöntemle müdahale edilerek, meme dokusu 4 santimetrelik kesiden tamamen boşaltıldı.

İzmir’de yaşayan ev hanımı Zümrüt Kartal, geçtiğimiz yılın kasım ayında memesinde fark ettiği kitle şikayetiyle hastaneye başvurdu. Yapılan ultrason, mamografi, MR ve PET tetkiklerinin ardından Kartal’a ikinci evre meme kanseri teşhisi konuldu. Kitlenin koltuk altına da sıçrama göstermesi üzerine, tümörü küçültmek amacıyla İzmir Şehir Hastanesinde 16 kürlük yoğun bir kemoterapi süreci başlatıldı. Kemoterapinin tamamlanmasının ardından toplanan Multidisipliner Meme Konseyi, genç hastanın hem kanserden tamamen kurtulmasını sağlayacak hem de sosyal ve psikolojik yaşam konforunu en üst düzeyde koruyacak devrim niteliğinde bir ameliyat kararı aldı.

Safra Kesesi Ameliyatı Yapar Gibi Memenin İçini Temizlediler

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet Alperen Uğur ve Plastik Cerrahi Uzmanı Efe Şimşekcan tarafından gerçekleştirilen operasyonda, Türkiye'de yalnızca sayılı merkezde uygulanan ve İzmir'de bir ilk olan "Endoskopik Meme Başı Koruyucu Mastektomi" (NSM) yöntemi başarıyla uygulandı. Ameliyatın detaylarını paylaşan Dr. Mehmet Alperen Uğur, normal şartlarda memenin tamamının kesilerek alınması gerektiğini ancak hastanın genç olması nedeniyle estetik yapıyı korumak için kapalı yöntemi seçtiklerini belirtti. Uğur, ameliyat sürecini şu sözlerle aktardı:

"Plastik cerrahi ekibimizle birlikte koltuk altından sadece 4 santimetrelik küçük bir kesi açtık. Kemoterapinin tümöre tam yanıt verdiğini ameliyat esnasındaki hızlı patolojiyle gördükten sonra endoskopik kamera ve çubuklar yardımıyla tıpkı bir safra kesesi ameliyatı yapıyormuş gibi memenin içerisine girdik. Meme dokusunun tamamını dışarıdan hiçbir büyük kesi yapmadan, içeriden kapalı yöntemle boşaltarak aldık. Hemen ardından aynı 4 santimetrelik delikten silikon protezi yerleştirdik. Böylece dış görünüşte hiçbir bozulma yaşanmadı."

"Güncel Tıp Artık Sadece Kanseri Değil, Yaşam Kalitesini de Hedefliyor"

Teknolojinin tıp alanındaki yansımalarının hastaların psikososyal durumlarına doğrudan etki ettiğini vurgulayan Dr. Mehmet Alperen Uğur, güncel tıbbın artık sadece hastayı hastalıktan kurtarmayı değil, ameliyat sonrası hayat kalitesini de korumayı amaçladığını söyledi. Genç bir kadının meme dokusu alınırken dış görüntünün tamamen korunmasının hayati bir psikolojik destek sağladığını belirten Uğur, bu yöntemin konforlu yapısına rağmen her meme hastasının anatomik ve tıbbi durumunun bu ameliyata uygun olamayabileceğinin altını çizdi.

"Korktuğum Gibi Olmadı, Hiç Ağrım Bile Yok"

Yaklaşık 3 ay süren tetkik ve ağır kemoterapi süreçlerinin ardından sağlığına kavuşan ve patoloji sonucunu bekleyen Zümrüt Kartal ise ameliyat sonrasındaki mutluluğunu dile getirdi. Ailesinde kanser öyküsü bulunmadığı için ilk duyduğunda büyük şok yaşadığını söyleyen Kartal, kapalı ameliyat sayesinde sürecin çok konforlu geçtiğini belirtti. Sadece koltuk altında küçük bir dikiş izi kaldığını söyleyen Kartal, "Ameliyat korktuğum gibi geçmedi, hiç ağrım bile olmadı. Bu süreçte eşim, çocuklarım ve dostlarımın moral desteği benim en büyük dayanağım oldu. Tüm kadınlara çağrım, kontrollerini asla aksatmasınlar; erken tanı hayat kurtarır" diyerek toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekti.

Manşetler