Kansere Karşı Biyolojik Kalkan: Otoantikorlar Kanserin Seyrini ve Riskini Değiştirebilir

Bilim insanları, bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırmasına neden olan "otoantikorların", ömür boyu yüksek riske maruz kalmalarına rağmen bazı kişilerin kansere yakalanmasını önlemede koruyucu bir rol oynayabileceğini keşfetti.

İnsan bağışıklık sistemi; virüs, bakteri ve toksinler gibi dış tehditlerle mücadele etmek amacıyla milyarlarca farklı antikor üretir. Ancak bazı durumlarda antikorlar yanlışlıkla vücudun kendi sağlıklı hücrelerine yönelerek "otoantikor" (oto-Ab) haline gelir. Daha önce enfeksiyon hastalıkları ve otoimmün iltihaplanmalarla ilişkilendirilen bu protein sınıfı, şimdi kanser tedavisinde yepyeni bir dönemin kapısını aralıyor.

"Kansere Karşı Koruyucu Otoantikorlar Haritalandırılacak"

UT Southwestern Çocuk Tıp Merkezi Araştırma Enstitüsünden (CRI) Prof. Laurent Casanova ve ekibinin saygın bilim dergisi Cell’de yayımlanan araştırması, otoantikorların kanser bağışıklık gözetimini doğrudan şekillendirdiğini gösterdi. Bağışıklık sisteminin kanserdeki kritik rolüne değinen Prof. Casanova, "Görevimiz, kansere karşı koruma sağlayabilecek veya hastalığın gidişatını etkileyebilecek otoantikorların varlığını tespit etmektir" ifadelerini kullandı.

Araştırmacılar şimdiye kadar bağışıklıkta rol oynayan sitokin moleküllerine bağlanan çok sayıda otoantikor keşfetti. Bu bulgular, günümüzde yaygın olarak kullanılan kontrol noktası inhibitörleri ve CAR-T hücresi gibi çığır açan immünoterapi yöntemlerinin temelini oluşturdu.

Sigara Tiryakileri ve 100 Yaş Üstü Bireyler İncelemede

Otoantikorların haritalandırılması için geniş kapsamlı bir çalışma başlatmayı planlayan bilim insanları; yoğun sigara kullananlar, 100 yaşını aşmış bireyler ve yüksek kanser riski taşıyan genetik sendromlu kişilerden oluşan gönüllü gruplarını inceleyecek. Ayrıca, doğuştan gelen bağışıklık kusurlarıyla ilişkili 80'den fazla gende meydana gelen mutasyonların kanser gelişimi üzerindeki etkileri de araştırılacak.

Çalışmanın, yüksek risk taşımasına rağmen kansere yakalanmayan kişilerin biyolojik sırlarını çözerek yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Manşetler

DUYURU-11