Sağlık Bakanlığı, Yoğun Bakım Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, yoğun bakım ünitelerinin hayati fonksiyonları risk altında olan hastaların tedavisinde kritik rol oynadığını vurguladı. Açıklamada, bu birimlerin ileri teknoloji cihazlar ve uzman sağlık ekipleriyle donatıldığı belirtildi.
Yoğun bakımda sürekli izlem
Bakanlık açıklamasında, yoğun bakım ünitelerinde hastaların kalp atışı, tansiyon, solunum ve oksijen seviyelerinin 7/24 takip edildiği ifade edildi. Gerektiğinde solunum cihazı desteği sağlandığı, ilaç tedavilerinin damar yoluyla uygulandığı ve beslenmenin özel yöntemlerle gerçekleştirildiği aktarıldı.
Bu süreçlerin hastanın yaşamını korumak ve iyileşme sürecini desteklemek amacıyla yürütüldüğü vurgulandı.
Yatak kapasitesi 47 bini aştı
Kamu hastanelerinde yoğun bakım kapasitesinin önemli ölçüde artırıldığı belirtilerek, 2008 yılında 13 bin 965 olan yoğun bakım yatak sayısının 2026 itibarıyla 47 bin 809’a ulaştığı açıklandı. Bu artışın yaklaşık yüzde 242’lik bir büyümeye karşılık geldiği ifade edildi.
e-Nabız ile şeffaf takip
Açıklamada, e-Nabız sistemi üzerinden “Hasta ve Hasta Yakını Bilgilendirme” alanı sayesinde yoğun bakım hastalarının durumunun güvenli şekilde takip edilebildiği belirtildi.
Bu uygulamanın, hasta yakınlarının güncel bilgilere hızlı ulaşmasını sağladığı ve sağlık sürecinde şeffaflığı artırdığı ifade edildi.
Hasta ve yakınlarına iş birliği çağrısı
Yoğun bakım sürecinin hassas ve değişken bir süreç olduğuna dikkat çekilen açıklamada, hasta yakınlarının sağlık ekipleriyle iletişim halinde olması ve tedavi sürecine destek vermesinin önemine vurgu yapıldı.
Bakanlık, yoğun bakım hizmetlerinin daha erişilebilir ve yüksek standartlarda sunulmaya devam edeceğini belirtti.