Kadın sağlığını tehdit eden unsurların başında gelen göğüs kanseri, Türkiye'de ve dünyada en sık rastlanan kanser türü olma özelliğini sürdürüyor. Güncel tıbbi verilere göre ülkemizde her yıl yaklaşık 27 bin kadına, yani günde ortalama 73 kişiye göğüs kanseri teşhisi konuluyor. Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Hakan Mersin, Türkiye genelinde her 100 bin kadından 45 ila 48’inin bu hastalıkla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Bu oranların Batı ülkelerine kıyasla daha geride olduğunu ancak dünya ortalamasına yakın seyrettiğini belirten Prof. Dr. Mersin; tarama programlarının toplum tabanına yayılması, ortalama yaşam süresinin uzaması ve modern hayat tarzındaki değişimlerin son yıllarda vaka istatistiklerini yukarı taşıyan temel etkenler olduğunu dile getirdi.
Menopoz Sonrası Fazla Kilo Riski Katlıyor
Göğüs kanserine yol açan etkenler arasında müdahale edilebilir ve değiştirilebilir en önemli risk faktörünün obezite olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hüsnü Hakan Mersin, özellikle menopoz sürecini tamamlamış kadınlarda fazla kilonun kanser gelişme ihtimalini yüzde 20 ile 40 arasında yükselttiğini açıkladı. Menopoz dönemiyle birlikte yumurtalıkların östrojen üretimini büyük oranda durdurduğunu hatırlatan Mersin, bu aşamada devreye giren obezitenin sadece hormon dengelerini altüst etmekle kalmadığını, aynı zamanda vücutta kronik inflamasyona (bağışıklık sisteminin verdiği savaş), insülin direncine ve büyüme faktörlerinde artışa yol açarak kanserli hücrelerin beslenip gelişmesine uygun zemin hazırladığını belirtti.
Erken Teşhis ve Sağlıklı Kilo Hayat Kurtarıyor
Son dönemlerde yürütülen uluslararası bilimsel araştırmaların da fazla kilolu kadınlarda göğüs kanseri görülme sıklığındaki artışı net bir şekilde ortaya koyduğunu kaydeden Prof. Dr. Hüsnü Hakan Mersin, obezite problemi yaşayan hastalarda tanı konulduktan sonra tedavi süreçlerinin ve klinik sonuçların da olumsuz etkilenebildiğine dikkat çekti. Kansere karşı en güçlü savunmanın sağlıklı bir vücut ağırlığını korumaktan geçtiğini ifade eden Mersin, düzenli kontroller ve erken teşhis mekanizmaları sayesinde tedavi başarısının zirveye ulaştığını, kadınların kendi bedenlerindeki değişimleri yakından takip ederek tarama takvimlerini aksatmamaları gerektiğini sözlerine ekledi.